Gelecek eşit dağılmıyor
Geçmiş yazılarımdan birinin başlığı “Ben yapay zekâ, geliyorum!” idi. Bilin bakalım kimden esinlendim? Kılıçdaroğlu gelemedi ama yapay zekâ çoktan geldi ve bir tsunami gibi gelmeyi, kapsamayı, derinleşmeyi sürdürüyor. Cin şişeden, diş macunu tüpten çıktı; artık geri girmez.
Biz, yapay zekâdan bahsedilirken sanki yabancı ülkelerde yaşanan bir olay gibi bakıyoruz. Hani oralarda oluyormuş ama bizi pek etkilemez — teğet geçer. Bu da anlaşılabilir, çünkü yapay zekâ kullanımının yayılmasında başı çeken ülkelerden değiliz. Dünya ortalamasının da gerisindeyiz. Microsoft, yapay zekâ kullanımının 2025 istatistiklerini yayımladı. (https://bit.ly/ms-yz/) Ülkeleri karşılaştırıyor. Her ülke için 2025’in ilk yarısıyla ikinci yarısını da karşılaştırıyor. Dolayısıyla kimin hangi hızla büyüdüğünü görebiliyorsunuz.
GLOBAL KUZEY VE GÜNEY
Yaygınlık ölçüsü olarak yapay zekâ araçlarını kullananların çalışma yaşındaki nüfusa oranını almış. 2025’in ilk yarısında, bu oranın %40’ın üstünde olduğu ülkeler sırasıyla; Birleşik Arap Emirlikleri (59,4), Singapur (58,6), Norveç (45,3) İrlanda (41,7), Fransa (40,9). İkinci yarıda bu beşe, İspanya (41,8) ve Yeni Zelanda da (40,5) katılmış. İlk beşlide de oranlar sırasıyla 64.0; 60,9; 46,4; 44,6 ve 44,0’a yükselmiş.
Microsoft’un raporunda ülkeler, Global Kuzey ve Global Güney diye ikiye ayrılıyor. Bu ayrım biraz coğrafya ama daha çok kalkınmışlık ve teknolojiye uyum. Mesela Birleşik Arap Emirlikleri pek Kuzey’de değil ama Kuzey’in başını çekiyor. Global Kuzey yapay zekâ kullanımında ortalama %24,7’deyken Global Güney %14,1’de. Daha kötüsü, Kuzey birinci 6 aydan ikinci 6 aya kullanımı %1,8 arttırırken Güney ancak %1,0 arttırmış. Yani “dijital uçurum” azalmamış, artmış. Bir başka yıldız iki yarı arasındaki kullanım artışı hızının şampiyonu Güney Kore. %25,9’dan %30,7’ye sıçramış. %4,8’lik sıçrayışla dünyada 18. sıraya yükselmiş. Dünya ortalamasını vermedim; o da %16,3 ve artış hızı %1,2.
ŞAHLANSAK MI?
Türkiye bunun neresinde? Türkiye %14,6 ile dünya ortalamasının gerisinde. Global Güney’e yakın. Artış hızımız dünya ortalamasıyla aynı, %1,2. Yapay zekâmızda henüz bir “şahlanış” veya “Türkiye yüzyılı” görünmüyor.
“Dijital uçurum” bir tabir. Bir de veyl mağluplara anlayışıyla söylenmiş, yarı şaka, yarı aşağılama bir söz var: “Gelecek geldi. Gelecek burada. Ama eşit dağılmıyor.”
Yapay zekâ yeni bir teknoloji ve her yeni teknoloji gibi bir S eğrisi çizerek yayılacak. S eğrisi yavaş başlar, sonra hızlanır, sonra doygunluğa ulaşır. Hani cep telefonlarının veya daha önce otomobillerin yayılışı gibi. Öyle ama tam öyle de değil. Çünkü yapay zekâ, yayılan sabit bir ürün değil. Cep telefonu ve otomobil de yaygınlaşırken gelişti. Fakat yapay zekâda gelişmenin hızı, yaygınlaşmanın, şimdilik, çok önünde. 2023 başında o zamanın en gelişmiş modeli GPT 3.5’e üniversite giriş sınavının Türkçe testini vermiştim. 40 soruda 8,75 net yapmıştı. Bu sınava giren adayların %21’inden daha iyi bir sonuçtu. O yıl, Türkiye ortalaması 15 net idi. Benzer testi 2024’te GPT 4.0’e, bu hafta da GPT 5 kullanan Copilot’a verdim. İkisinde de sonuç birbirine yakındı. Adayların %95’inden iyi sonuç aldılar.
TALİH HAZIRLIKLI OLANA GÜLER
Microsoft’un raporunda iki ülke özel incelemeye alınmış. Biri kullanımda başı çeken Birleşik Arap Emirlikleri. 2017 Ekim ayında, dünya ChatGPT ile yapay zekâya uyanmadan ta beş yıl önce BAE, dünyanın ilk Yapay Zekâ’dan Sorumlu Devlet Bakanı’nı atamış. Aynı yıl, 9 kritik sektörü kapsayan bir millî yapay zekâ stratejisi tasarlamışlar. Başarı hazırlıklı olana geliyor.
Özel incelemeye alınan ikinci ülke, kullanımın en hızlı büyüdüğü Güney Kore. Güney Kore’de benim Türkiye’de TYT sonuçlarıyla verdiğim gelişmeye paralel bir hikâye var. GPT3.5’te yapay zekâ, İngilizce testlerinde öğrencilerin %70-80’inden iyiymiş. Benzer testin Korece’sinde başarısı en düşük %5’teymiş. GPT4.o’da İngilizce %90-95’e, Korece’de %70’e tırmandı. Nihayet bugün, Korece, İngilizce ile (ve Türkçe ile) aynı sonuçları alıyor. Testlerde öğrencilerin %95’inin üstünde.
Gelecek eşit dağılmıyor. Geleceği hızlandırmanın iki yolu görünüyor. Biri ülkenin olup bitene uyanık olması; kendisini ve halkı hazırlaması. Nutuk maalesef bu başarı için yeterli değil. İkinci yol, yapay zekânın daha da zekileşmesi. Yapay zekâyı Türkçe kullanıcılar için daha zeki kılmanın bir yönü de bizim sorumluluğumuzda. Yapay zekânın eğitiminde dilin yazı varlığı kullanılıyor. Derin bir geçmişi, devleti, edebiyatı olan dillerin milyarlarca kelimeden oluşan, dil biliminde “corpus ~ gövde” denilen yazılı birikimi vardır. Türkçenin bütün yazılı varlığını dijitalize edip yapay zekâyı onunla eğitmeliyiz. Türkçe corpus, yapay zekâ şirketlerinin kullanımına açılmalı, belki daha iyisi, biz kendi büyük dil modellerimizi (LLM’lerimizi) eğitmeliyiz. Kulağa geldiğinden daha karmaşık ve maliyetli bir iş ama yapmak zorundayız. Bu yönde teşebbüsler olduğunu duyuyorum.
