Back To Top
Enerji kredilerinin kanuni takibe atılması

Enerji kredilerinin kanuni takibe atılması

 - Son Güncelleme: 10.09.2019 Salı 11:39
- A +

BDDK’nın bankalara 1,9 milyar dolarlık (yaklaşık 11 milyar TL) enerji kredilerini kanuni takibe atma talimatı verdiği belirtiliyor.

AK Parti 2002’de iktidara geldiğinde elektrik üretim endüstrimiz çökmek üzereydi. 32 MW kurulu güç ve 130 GWh tüketim vardı. 32 MW olan kurulu güç kapasitesi bugün 91MW’ye yükseldi. Üretim de 129 GWh’den 303 GWh’ya yükseldi. Gerçekleştirilen yatırımların değeri de yaklaşık  120 milyar dolar.

Son on yılda fizibilite değeri 85 milyar dolar olan elektrik üretim tesisleri yatırımına gidildi. Bu yatırımlar için de 60 milyar dolar kredi kullanıldı. Bu kredilerin neredeyse üçte biri ödendi ve bugün bu kredilerin bakiyesi yaklaşık 40 milyar dolar. Bu yatırımların yüzde 60’ı yenilenebilir enerji, yüzde 40’ı da termik alanında.

Bu yatırımların yenilenebilir olanlarında fiyat garantisi bulunduğu için neredeyse hiç sorun yok. Sadece, değeri bir milyar dolar civarındaki bir-iki yatırımın yeniden yapılandırılmaya ihtiyacı var. Bu kredilerle ilgili ne yatırımcılar ne bankalar geri ödeme problemi öngörmüyor.

Sorunlu kredilerin temelinde çoğu, devletten özelleştirme yoluyla çok pahalıya satın alınmış kömür santralleridir. Devlet bu tesisleri çok pahalıya satışa çıkarmıştı. Fizibilite raporlarında bu açıkça görülüyordu. Buna rağmen yatırımcılar yarışarak bu tesisleri satın aldı; bankalar da ortaklaşa olarak bu yatırımları finanse etti. Şimdi krediyle satın alınan bu kömür ve yeni inşa doğalgaz esaslı santrallerde yaklaşık 7-8 milyar dolarlık kredi geri ödenemiyor. Çünkü bu santrallerin tüm gelirleri kredilerin faizine bile yetmiyor. Çünkü teknoloji olarak çok geriler ve verimlilikleri de yeni olanların yarısı civarında.

Bu kömür santrallerinin değeri düşmüş ve hiçbir şekilde bir daha yükselmeyecek. Bankalar bunu biliyor ve teminat değer düşüklüğü ve ödeme zaafiyetlerinden dolayı, bu işle ilgili belki de 10 milyar TL kadar karşılık ayırmış bulunuyorlar. İlave ayrılacak karşılıklar bankaları fazla etkilemeyecektir.

Yapılması gereken, bu santrallerinin tekrar ekspertizinin yapılması ve bu yeni ekspertiz değeri üzerinden, mülkiyetlerini bankaların sahibi olacağı bir fona aktarmaktır. Başlangıçta her bir üretim tesisi için ayrı bir fon kurulmalı ve ilerleyen dönemde ilave düzenlemelere kapı bırakılmalıdır. Hepsi bu kadar.

Ben bu konuyla ilgili tam bir yıl önce, yine gazetemiz KARAR’da bir yazı yazdım. Sayın Berat Albayrak altı ay önce böyle bir fon kurulacağını söyledi. Bu dönemde Bereket Enerjinin 4,5 milyar dolarlık borcu yapılandırıldı. Bugün için sorunlu krediler toplamı 8 milyar dolar civarına indi.

İstenen ve beklenen, kamunun liderliğinde, banka ve müşterilerinin yeni kurulacak bir fon fikri etrafında sorunlarını çözmeleridir.

Sayın Albayrak, bu enerji ve gayrimenkul sorunlarını çözecek fonlar için, kamu kesimindekilerin, elini taşın altına sokmak istemediklerini söylemişti.

Ak Parti 2002 yılından bugüne kadar en az 120 milyar dolarlık enerji yatırımının gerçekleşmesini sağladı; ilaveten, kamuya ait dağıtım şirketlerini ve üretim tesislerini, neredeyse değerinin iki misli fiyata, yaklaşık 30 milyar dolara, özelleştirdi. Bunlar her bakımdan büyük başarılar.

Ancak bu işlerin yanında, hacim ve nitelik olarak çok küçük kalan bazı borçların yapılandırılmasını bir türlü başaramıyor.

Dünün şartlarında özelleştirmeye gitmek ne kadar doğruysa, bugünün şartlarında, gerekirse elini taşın altına koyarak, bu yapılandırma taleplerine müdahale ederek sorunların çözülmesini sağlamak o kadar doğrudur.

Devlet bazen bir kurtarıcı olarak piyasalara müdahale edebilir. Yeter ki kurtardığı şahıs değil şirket olsun; kurtulması mümkün olmayan değil, yaşayabilecek şirketler olsun.

Çözümsüzlüğün ve sürüncemenin kaynağı olarak, mevcut Ak Parti’nin kendi geçmiş tecrübelerinden yararlanmayı bilmemesi mi; yoksa cumhurbaşkanı hükümet sisteminin işleyişindeki çarpıklık mı rol oynuyor veya ikisi birden mi; bir türlü karar veremedim...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 09:32
Türkiyenin kömür santrallarına alım garantisi vererek teşvik etmesi büyük hatadır. Dünyanın gidişatının tersinedir. Yapılması gereken yerli ve temiz kaynaklara ( güneş, rüzgar ve çevreye saygılı hidro) teşvik verilmesi ve önündeki bürokratik engellerin kaldırılmasıdır.
karar okuru 11 Eylül 2019 00:08
bırak kim batarsa batsın.iyi günde günahını bile paylaşmayanlar için kimse kılını kıpırdatmasın.ne halleri varsa görsünler.
hamza akyol 10 Eylül 2019 23:06
tokatcı tabir edilen kişilerin ikna gücü var siz de. "çok pahalı..." olan tesisleri yatırımcıların almak için yarışması müthiş bir espri. bundan sonra da devletin elini taşın altına koyma gereğini belirtiyorsunuz ya.... söyleyecek söz bulamıyorum. devletin vereceği paranın bizim paramız olduğu gerçeği aklıma bile gelmiyor. hemen size destek çıkıp; "tabi yav, devlet bunlara para versin demek istiyorum.
E.D. 10 Eylül 2019 22:09
Hayır yurtdışına önerilmesin milli olarak faaliyetlerini sürdürsün denirse kamulaştırılsın yada modernize olmuş tesis gayet katma değer yaratabileceği için bir kısmı/önemli bir kısmı borsaya kote edilerek kaynak yaratsın,üretilen kaynakla hissedar bankalar ve yatırımcılar yer değiştirsin,banka krediyi tasfiye ederken yatırımcıda kazanmaya devam etsin.Bizim kıt aklımızla üretebildiklerimiz bu kadarken kural koyucuların neler üretebileceğini tahmin etmek güç değil...
E.D. 10 Eylül 2019 22:01
Ülkemizde problem olarak gördüğümüz bir durumu israf,üretmiyoruzki vs gibi görüşler sepetine bağlamak maalesefki artık bir trend...Öneri gayet net,problemli kömür santralleri için tıpkı g.menkul yatırım fonları gibi bir fon kurup her bankanın riski nispetinde bu fona ortak olabilmesi...İleri safahatında neler olabilir?Santraller uzun vadeli ve düşük faizli sendikal kredilerle modernize(rehabilite)edilebilir.Böylece yatırımcı iştahı canlandırılabilir.Almanya ve Belçika gibi enerji sektörünü her daim yakın takipte tutan ülkelerin yatırım otoritelerine önerilebilir(Alman RWE ve EoN gbi)
aydın 10 Eylül 2019 21:42
Müteahitleri kurtardı,zenginleri ve güçlüleri kurtardı bir elektrikçiler kaldı zaten.Nerede "ticarette kar ve zarar vardır"kuralı?Nerede serbest piyasa?Köşe olsalardı halkamı dağıtacaklardı?İnsaf. bak memura emeğe zam %4. umurunda değil.
Brahma 10 Eylül 2019 20:46
Asıl yanlış, üretime dayalı bir kalkınmadan ziyade tüketime dayalı kalkınma tercih edilmiş olmasıdır. Dolayısıyla üretimden kaynaklı alımlar azalmıştır(enerji vs). Bu gün üretim fazlası veremediğimizden ya da en azından tüketimi üretimle karşılayamadığımızdan sorunlar gırtlağa dayanmıştır.
KARAR OKURU 10 Eylül 2019 18:29
Kamulastirsin devlet. Israf etmeyen akilli burokratlarimiz var hala o sirketleri verimli hale getirir. Sanayi de kaybolmaz.ornek Uzelin arsasindan dolayi sanayisini batiran bir burjuva mantigi ile milletin gelecegi ile oynanmaz. Sanayi ise kamulaatirilir.
Serhan 10 Eylül 2019 11:26
Kurulu güç ve elektrik üretim değerleri 1.000 ile çarpılmalı. Yani kurulu güç 2002 de 32.000 MW (32 GW), güncel olarak 91.000 MW (91 GW), elektrik üretim ise 2002'de 130.000 GWh (130.000.000 MWh), güncel olarak 303.000 GWh (303.000.000 MWh) olmalı.
mustafa altıntaş 10 Eylül 2019 08:11
Beyefendi yazdıklarınız tekrar okuyunuz. toplamda 32 MV kurulu güç gibi vahim yanlışlarınızı düzeltiniz. Bir daha da bilmediğiniz konularda yazmayınız.
Mehmet Ali Verçin 10 Eylül 2019 16:45
0
Düzeltme için teşekkür ederim.
KARAR OKURU 10 Eylül 2019 23:13
0
Mustafa Bey insanoğlu bazı konularda makul hatalar yapabilir.Bunları düzeltirken yapıcı olmak adab-ı muhaşerettendir.Varlık nedenimiz “insan olmak ve insan olarak kalabilmek’ten ibarettir,unutmayınız! Vahim derken neresi vahim tashih eder geçersiniz,bu kadar!
musto 10 Eylül 2019 00:27
Hamama giren terler.AKP önce üretim tüketimi karşılayamıyor kurulan santrallara alım garantisi veriliyordu.Akp döneminde Çin ve avrupadan kömür santralların alınması diğer rüzgar ,güneş ve kurulumu basit doğalgaz santralların devreye girmesi üretimin artması ve aynı oranda sanayi üretiminin çökmesi ile enerji fazlası ortaya çıktı.En azından Desülfürizasyon tesislerinde üretilen onlarca ürün için sanayi kurulursa ülkeye yatırım çekebilirse sıkıntı ortadan kalkar.AKP Telekomda tedbir almadığı için 5 milyar doları bankaların dolayısıyla halkın kucağına bıraktı hangi gerekçeyle kurtaracak.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN