AYM’nin kararı özgürlükçü hukuk açısından önemli

Türkiye’de yargı sistemindeki sorunlar yüzünden büyük mağduriyetlerin yaşandığı bir gerçek. Hakkaniyetli olmak açısından hemen belirtmek gerekiyor ki, 15 Temmuz’da millete silah çeken kanlı darbe örgütü FETÖ’ye karşı hukuk çerçevesinde yapılması gerekenler yapılmalıdır ve bu konuda kimsenin bir itirazı da olamaz. Hatta bu çerçevede geniş çaplı tutuklamaların yapılmasını da bir yere kadar anlamak mümkün.

Ancak sadece FETÖ bağlamında değil, farklı kesimlere uzanan bir alanda “Kuvvetli suç şüphesi”ni yansıtan deliller olmadığı halde, gazetecilerden akademisyenlere kadar geniş çaplı bir tutuklamaya gidilmesi hukuken sorunlu bir durum oluşturmaktadır.

Hatırlayalım, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 10 Mart 2019’da yaptığı bir açıklamada, üç yılda 30.801 kişinin tutuklandığını, 511 kişinin de gözaltına alındığını açıklamıştı. Bu oldukça büyük bir rakam, eğer yargısal süreçleri “kuru” ile “yaşı” birbirinden ayıracak bir titizlikte sürdüremezsek adaletin tecellisinde sıkıntılar olabilir.

Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi’nin en son akademisyenlerle ilgili olarak verdiği ”hak ihlali” kararı, hukukun özgürlükler ekseninde işleyişi açısından son derece önemli.

Bilindiği gibi, “Suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiri nedeniyle mesleklerinden ihraç edilen, haklarında disiplin cezaları verilen, “terör örgütü propagandası” suçundan dava açılarak hapse mahkum edilen ve bir bölümü cezaevine konulan akademisyenler AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuşlardı.

***

AYM geçtiğimiz hafta, 1128 imzayla açıklanan bildirinin ardından gelişen yaptırım sürecine maruz kalan akademisyenlerin bir bölümünün yaptığı başvuruyu ele aldığı toplantıda ‘hak ihlali’ kararı verdi. Oylamada 8’e 8 sonuç çıkması üzerine, eşitlik durumunda başkanın bulunduğu tarafın görüşü kabul edildiği için, hükümde AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın ‘hak ihlali’ var şeklindeki kararı tayin edici oldu. Bu arada, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından atanan beş üyenin (AYM Başkanı Zühtü Arslan dahil) oylarının kararda etkili olduğunun altını çizmek gerekiyor. Emsal niteliğindeki karar, diğer başvurular için de uygulanacak.

Kuşkusuz Türkiye’nin, terörle doğrudan fiili ilişki içinde olan, bizzat terör yapan ve darbeye iştirak edenler hariç, hukuken sonu hiçbir yere varmayan zayıf davaları, daha hukuksal bir zemine çekmesi gerekiyor. Bu konuda AYM’nin akademisyenler ve benzer davalarda verdiği kararlar içtihat niteliği taşıdığı için, alt mahkemeler tarafından kesinlikle dikkate alınmalıdır. Aksi taktirde dünyanın en mükemmel yasalarını da çıkarsak, mağduriyetlerin önüne geçmek mümkün olmayacaktır.

Unutmayalım, yangının ‘kuvvetli suç şüphesi’ne ilişkin delillere dayanmadan vereceği her karar, toplumda adalete olan güveni zedelemeye devam edecektir. Hatırlayalım, FETÖ soruşturmasında yer alan bir gizli tanığın Amerikalı rahip Brunson’un FETÖ ve PKK lehine faaliyetlerde bulunduğu yönündeki ifadeleri doğrultusunda tutuklanmış ve olay Türkiye-ABD arasındaki ilişkilerde kriz yaratmıştı. Sonrası malum, gizli tanık ifadesini değiştirdi ve rahip memleketine gönderildi...

Aynı şekilde Alman gazeteci Deniz Yücel de, “PKK/KCK silahlı terör örgütü ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün propagandası suçunu zincirleme olarak işlediği ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu işlediği” iddiası ile tutuklanmış ve sonunda hepimizin bildiği gibi memleketine gönderilmişti.

Ancak şunu da belirtmek gerekiyor ki, yargı her zaman bu iki davada olduğu gibi hızlı işlemiyor. Mesela İstanbul13. Ağır Ceza mahkemesi, “Gezi olayları darbe teşebbüsü değildir” şeklinde karar vermiş olmasına rağmen, Osman Kavala “Gezi’yi organize ederek darbeye teşebbüsten” tutuklu yargılanmaya devam ediyor.

İşte tam da bu yüzden, 2019-2023 dönemini kapsayan Yargı Reformu Stratejisi, “güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi” vizyonuyla Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan reform paketinin bir an önce hayata geçirilmesinde sayısız faydalar bulunmaktadır. Zira tutukluluğun ancak zorunlu hallerde istisnai bir tedbir olarak yapılması, tutuksuz yargılamanın da asıl yöntem olarak uygulanacağı Paket’in öne çıkan maddelerinden birisidir ve hayati bir öneme sahiptir.

YORUMLAR (34)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
34 Yorum