Sihirli formül yok

Terör Türkiye’yi bir kez daha başkentinde vurdu. 40’a yakın masum insan öldü, onlarcası da yaralandı. Basına yansıyan istihbarat raporlarından başka saldırı hazırlıklarının da olduğunu anlıyoruz. Umarız daha büyük acılar yaşanmadan polisiye tedbirlerle yapılması muhtemel diğer saldırılar önlenir, önlenirken de hukuk sınırları içinde kalınır.

Acının, hüznün ve hamasetin ağır bastığı bir ortamda bunları yazmak ne kadar doğru bilmiyorum. Ama ne yazık ki terörün, bilhassa da bu türünün önlenmesi için sihirli bir formül yok. Okuduğumuz tespitler, dinlediğimiz mikro analizler doğru bile olsa çözüm üretmekten uzak. Çoğu sorundan ziyade benzer siyasi görüşleri paylaşanlara hitap ediyor.

Askeri yöntem de belli ki fazla işe yaramıyor. Amerika’nın, Rusya’nın, Suriye’nin ya da İran’ın suçlanmaları da öyle. Yasaların değiştirilmesi, Türkiye’nin demokrasisinden taviz vermesi ise terörün önlenmesinden çok güçlenmesine yardımcı olma potansiyeli taşıyor.

***

Bazılarının iddia veya ima ettiği gibi hükümetin istifası da terörün bitmesini sağlamayacak, sadece şiddetin etkili bir siyasi yöntem olduğunu tescil edecek. Terörün sebebi Ankara’nın atanamayan emniyet müdürü de olamaz. Öyle olmuş olsaydı başka hiçbir ilimizde terör yaşanmazdı. Müdürün atanmış olması, iktidar bloğunun içindeki görüş ayrılıklarının giderilmesi tabii ki önemli. Fakat teröre çare değil.

Önleyici tedbirler mutlaka alınmalı, istihbarat yetenekleri arttırılmalı, sivil güvenlik görevlileri eğitilmeli. Hava operasyonları da devam etmeli. IŞİD ve PKK kaynaklı şiddetin güçlenmesine neden olan Suriye sorununun çözümüne destek verilmeli. Maksimalist beklentiler yerine optimum formüllere yönelinmeli. Rusya’nın Pazartesi günü yaptığı sürpriz açıklamanın yarattığı fırsattan yararlanılmalı.

***

Hepsinden önemlisi de terörün ve özellikle de PKK’nın hedefinin Türkiye’yi bezdirmek olduğu hiç akıldan çıkartılmamalı. Hedefi doğru tanımlarsak, amacın Türkiye’nin bölünmesini sağlayarak devlet kurulması olduğunu görürsek, bölmeye çalışan aktörün dünya değil PKK olduğunu en yalın şekliyle kabul edersek ve anayasa yapmak dahil tüm önceliklerimizi erteleyip hep birlikte PKK’ya odaklanırsak, bir çözüm mutlaka üretiriz.

Türkiye’nin iktidarı, muhalefeti, basını, akademisiyle yapmaması gereken tek şey bu sorunu araçsallaştırmaktır. Kabul edelim ki terör ülkenin en ciddi sorunudur, sadece iktidarın değil. PKK şiddetini Gezi olayları ya da başka bir muhalefet eylemiyle karşılaştırırsak, sorunları birbirine karıştırır, yanlış teşhisler koyarız. Terörün çözümüne yönelik politikalar geliştiremeyiz.

Unutmayalım ki Ankara’yı, İstanbul’u vuran terör eylemleri Türkiye’de de, dünyada da ülkenin geleceğine ilişkin kuşkular duyulmasına yol açmaktadır. Yarattığı insani trajedilerin yanı sıra ekonomiyi etkilemekte, turizmi öldürmektedir. Terörden bütün Türkiye zarar görmektedir. Sorun Ankara ve İstanbul’da patlayan bombaların doğurduğu trajedilerden ve tepkilerden daha büyüktür.

***

Terörün amacına ulaşmasını ancak birlik olursak, hiçbir siyasi tercihi ön plana çıkartmadan teröre karşıyım diyebilirsek engelleyebiliriz. Terörün işe yaramadığını PKK’ya ve diğerlerine gösterebiliriz. Dün Abdülkadir Selvi’nin Yeni Şafak’taki köşesinde dillendirdiği İspanya’da ETA’ya karşı mücadelede etkili olan toplumsal dayanışma modelini Türkiye’de de hayata geçirebiliriz.

Bunun için Türkiye’nin hem kendisiyle, hem de dünyayla barışması gerekiyor. Başbakan Davutoğlu’nun reform sözünü yerine getirmesi, demokrasiden ve insan haklarından hiçbir şekilde taviz vermemesi, Sare Davutoğlu’nun başlattığı bölge ziyaretlerini sürdürmesi şart. Hendek siyasetinden zarar görenlerle de empati kurmak zorundayız. Amacımız PKK şiddetinin demokrasi içinde boğulması olmalı. Mucizevi olmasa da bilinen en etkili formül bu…

YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
3 Yorum