Terörden korunmak…

I

IŞİD Türkiye’yi bir kez daha vurdu. 40’dan fazla kaybımız, 250 kadar da yaralımız var. Saldırının ülke ekonomisine ve turizmine verdiği zarar da büyük. Görünen o ki çok daha büyük bir zayiat hedeflenmiş, ama alınan güvenlik önlemleri ve verilen anlık reaksiyonlar hedeflenen zayiatın gerçekleşmesine engel olmuş. Umarız bundan sonra alınacak yeni güvenlik önlemleriyle bu tür saldırılar hiç zayiat olmadan durdurulur, artırılan istihbarat imkanlarıyla teşebbüs aşamasında önlenir.

Ancak kendi içimizde ne yaparsak yapalım, hangi tedbiri alırsak alalım IŞİD kaynaklı şiddete tamamen engel olmamızın mümkün olmadığını anlamamız gerekiyor. IŞİD bu bölgede varlığını sürdürdüğü, propagandasıyla insanların aklını çeldiği sürece Türkiye için tehdit oluşturmaya devam edecektir. Bazen yabancı savaşçılar, bazen de yerli işbirlikçileri marifetiyle Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını, vatandaşlarının ve misafirlerinin güvenliğini hedef alacaktır. Bir yerde tedbir alsanız başka bir yere saldıracaktır.

***

Türkiye siyasetiyle, bürokrasisiyle, kanaat önderleriyle IŞİD saldırılarının konjonktürel değil yapısal, taktik değil stratejik olduğunu görmelidir. IŞİD’e karşı verilen mücadeleyi orantısal reaksiyonlarla sürdürmek giderek daha fazla güçleşmektedir. Tehdidin cezalandırıcı operasyonlarla sınırlanması ve caydırılması mümkün olmayacağa benzemektedir. Ankara IŞİD’e karşı mücadelesini bir üst seviyeye taşımak, bu mücadeleye daha fazla stratejik önem atfetmek zorundadır.

IŞİD belki başkalarının aracı da olabilir ama zararı bu örgüt vermekte, ortadan kaldırılmasının gereğini bize dayatmaktadır. IŞİD’in neyin ve kimin aracı olduğunu varsayım ve önyargılarla tespit etme alışkanlığı da artık terk edilmelidir. İktidara yakın kanaat önderleri Türkiye’yi bu örgüt karşıtı koalisyonun daha aktif bir üyesi olmaya, IŞİD’e karşı verilen mücadeleye daha etkin katkıda bulunmaya teşvik etmelidir.

Muhaliflerin de IŞİD ile AK Parti arasında zorlama bağlantı kurma çabasını terk etmesinin, saldırıları nesnel ölçütlerle değerlendirmesinin zamanı çoktan gelmiştir. Terörden mi yoksa AK Parti iktidarından kurtulmanın mı daha önemli olduğuna bir an önce karar vermeleri, sanki teröristin hiç suçu yokmuş da her şey iktidarın Suriye politikasının sonucuymuş gibi yazmaktan, konuşmaktan vazgeçmeleri gerekmektedir.

Rusya ile olan ilişkilerin normalleşmesinin, doğruysa Suriye rejimi ile Cezayir’de temasa geçilmesinin, İsrail ile barışılmasının IŞİD’e karşı mücadelede Türkiye’ye önemli imkanlar sağlayacağı görülmelidir. Ayrıca IŞİD’e karşı daha aktif olan Türkiye, PKK’ya karşı verdiği mücadelede de yanında daha fazla müttefik bulacaktır. Türkiye’nin Rusya, İsrail ve belki yakında Suriye ile olan ilişkilerini yeniden kurgulamasının ne anlama geldiğini büyük bir olasılıkla PKK da idrak edecektir.

Dengeler bir kez daha Türkiye’nin inisiyatifiyle Türkiye’nin lehine değişmiştir. PKK eğer bu değişimi okuyabilirse, silahlı unsurlarını Türkiye’den çekmek için teşebbüse geçecektir. PKK liderliği Türkiye’ye yönelik şiddet eylemlerini sona erdirdikleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 28 Mayıs’ta Diyarbakır’da söylediği gibi silahlarını toprağa gömüp koordinatlarını bildirdikleri takdirde şartlar onlar için de değişecek, en azından PYD-Türkiye ilişkisi IŞİD vesilesiyle farklı bir nitelik kazanacaktır.

***

Daha önce de pek çok kez yazdığım gibi IŞİD’e karşı verilmesi gereken mücadele tek boyutlu değildir. Önleyici tedbirler havaalanlarında, alışveriş merkezlerinde ve özellikle de üniversitelerde mutlaka alınmalıdır. İstihbarat imkanları güçlendirilmelidir. Komşularla işbirlikleri geliştirilmeli, askeri imkanlar da her fırsatta kullanılmalıdır. Koalisyonla ortaklık başka konular için araçsallaştırılmadan derinleştirilmelidir.

Ama asıl siyasete önem verilmelidir. Türkiye siyasi mücadelesini “Medeniyetler İttifakı” benzeri küresel çapta projelerle güçlendirmeli, bir zamanlar yarattığı demokrasi odaklı modele benzer bir modeli yeniden hayata geçirmelidir. Unutmayalım ki, İslam coğrafyasının emsal alabileceği, güvenebileceği bir modele ihtiyacı vardır. Türkiye örnek olacak, örnek gösterilecek bir model sunmalıdır. Hem kendisi, hem de başkaları için…

YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
3 Yorum