Toplumu şekillendiren askeriye

Ulus devletlerin kuruluşu ve şekillenmesinde askeri düzenler belirleyici etkenlerin en başında geliyor. Avrupa’da krallık yönetimlerinin son bulup vatandaşlık temeline dayalı ulus devletlerin kurulması, ortaya yeni bir toplumsal düzen ve hiyerarşi çıkardı. Askeriye yeni oluşan ve şekillenen toplumun en önemli ilham kaynaklarından birisiydi.

Özellikle Almanya’da ordu, toplumu ve devleti şekillendiren en önemli kurumdu. 1807 yılında Napolyon’a karşı ağır bir yenilgi olan Prusya Krallığı’nın bu mağlubiyetten sonra yaptığı askeri reformlar ve yeniden kazanılan bağımsızlık, Alman ordusunun Avrupa sınırlarının ötesinde, bu arada Osmanlı İmparatorluğunda da hayranlık duyulan örnek olmasına neden oldu. Bu efsane İkinci Dünya Savaşı’na kadar sürdü.

Prusya Krallığında mecburi askerlik hizmetinin uygulanması, ordunun silah ve yönetim olarak modernize edilmesi, subaylık kurumunun toplunda hayranlık uyandıran bir sınıf haline gelmesine yol açtı. Ordudaki disiplin ve hiyerarşi eğitimde, iş hayatında, günlük hayatta da uygulanan bir örnek oldu.

Alman ekonomisinin o dönemlerde alay edilen bir konumdan sıyrılıp, dünyada öncü devlet haline gelmesinin nedenlerinden birisi de söz konusu ordu disiplini ile adeta savaş yapılıyormuşçasına tutku ve ciddiyetle yapılan üretim oldu. Daha 19. Yüzyılın ortalarına kadar İngilizler tarafından taklit ve kalitesizlik uyarısı olarak kullanılan Made in Germany ibaresi yıllar içinde kalite ve güvenin sembolü olarak dönüşüme uğradı.

Alman ordusu ile büyüyen ve ekonominin canlanmasının en önemli tarihi örneklerinden birisi olan Rheinmetall Almanya’nın sadece askeri alanda değil, teknoloji geliştirme ve üretme konusunda da tetikleyici ve ilham verici örneklerinden birisiydi. Otomobil, iş makinaları vs. gibi teknolojileri tetikleyen en önemli faktörlerin başında orduya silah üreten şirketler geliyor.

Bu arada Rheinmetal’in 1899 yılında Osmanlı İmparatorluğu’na sattığı silahların aslında bir kandırmaca ile başlamış olması da bu şirketin tarihi anlatılırken bahsedilen ilginç bir hikaye. O dönemin en modern silahlarını üreten Rheinmetall’i ziyarete gelen Osmanlı delegasyonuna, üretimini yapmadıkları halde ateşleyici fünyeleri, çevreden topladıkları ustalarla üretiyormuş gibi şov yapan Rheinmetall yetkilileri, Osmanlı delegasyonunu ikna etmeyi başardı ve ihaleyi aldı. Osmanlıdan alınan bu karlı ihale ise daha sonra satın alınan bir fünye fabrika ile yerine getirildi.

Alman dilinde de günlük hayatta kullanılan birçok kavram askeri anlayışının ne denli izler bıraktığı hakkında fikir veriyor. Alışkanlık, sıradanlık ve vasatlığı ifade etmek için kullanılan 0815 kavramı 1915 yılında üretilen 08 isimli makineli tüfeğin adından esinlenen bir kısaltma. Bu silah zaman içinde sıradanlaşmış ve teknolojisi yetersiz hale gelmişti. Almanların bu durumu kısaca ifade etmek için icat ettiği 0815 bugün bile kullanılan bir kavram. Buna benzer kökeni askeri olan onlarca kavram bugün Almancada günlük hayatta kullanılıyor.

Avrupa’da ve özellikle Almanya’da askeri düşüncenin topluma yeni bir form kazandırması, Osmanlının Almanlara duyduğu hayranlık, güven ve nihayetinde Birinci Dünya Savaşı’nda ortaklıkla neticelen işbirliği ile Türkiye’de de kalıca etkiler bıraktı. Modern anlamda askerlik ve askeriye Türkiye’de de topluma form verdi. Türkiye’nin siyasi yapısının oluşumunda ve gelişiminde belirleyici oldu.

Osmanlı Ordusu’nu modernize etmek için Alman İmparatorluğu’ndan getirilen ve Osmanlı’da Goltz Paşa olarak anılan Alman mareşal ve yazar Colmar ve der Goltz’un ünlü Ordu ve Millet isimli eseri, Mustafa Kemal Atatürk de dahil olmak üzere tüm İttihat ve Terakki subayları üzerinde büyük etki bırakmış ve önemli ilham kaynağı olmuştur.

M. Şükrü Hanioğlu’nun henüz hak ettiği değeri göremeyen Atatürk Entelektüel Biyografi adlı eserinde Ordu ve Millet isimli eserin Atatürk ve dönemin Osmanlı subayları üzerindeki etkisi hakkında ayrıntılı bilgiler mevcut. Alman askeri düşüncesi ve Türk modernleşmesi başlı başına araştırılması gereken bir konu.

Avrupa’da ve dünyada savaşla kurulmamış hemen hemen hiçbir ulus devlet yok. İtalya, Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovenya 19. yüzyılda verdikleri bağımsızlık savaşı sonrasında, tıpkı Türkiye gibi bir ulus devleti haline geldiler. Diğer devletler de monarşiden, demokrasi ve ulus devleti haline gelmek için önemli savaşlar yaşamak zorunda kaldı

Her halükarda, Türkiye’de ulus bilinci ve Cumhuriyet konusunu konuşurken o dönemde yaşanan tüm kırılma, dönüşüm ve değişimi, bu olayları sadece biz yaşamışız gibi tartışıyoruz. Oysa o dönemlerde (özellikle 19. YY sonları ile 20. YY başları) bütün milletler ve devletler benzeri sınavlar ve zorlamalarla karşı karşıya kalmıştı.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.