Futboldan başka nerede Yeşil Burun’dan daha geriyiz?

Türkiye, OECD’nin Rüşvetle Mücadele Çalışma Grubu’nun raporunda ağır şekilde itham ediliyor. Uluslararası sözleşmede imzamız var ama tavsiyelere uymuyoruz. Hiçbir rüşvet ihbarı dikkate alınmıyor ve 26 yılda bu konuda tek bir mahkumiyet kararı verilmedi. Böyle bir rapor var ama tek bir yetkili bunu inkar etmiyor, reddetmiyor. Bunu geçtik, bir bakan veya bir sözcü çıkıp, “Bu rapor dış güçlerin oyunudur. Bizi kıskanıyorlar” bile demiyor.

Bir ülke hakkında söylenebilecek en ağır sözler ortada dolaşıyor, üzerine alınan yok. Adını sanını bilmediğimiz yabancı gazete haberlerini bile en ağır dille yalanlayan iktidar, üyesi olduğumuz kuruluşun raporuna tek kelam etmiyor.

Uluslararası hukukun üstünlüğü endeksi, şeffaflık endeksi, ifade hürriyeti endeksi veya yolsuzluk algısı endekslerindeki kötünün kötüsü yerlerimize sessiz kalındığı gibi rüşvet raporunda da aynı sessizlik. “Kim oluyorsunuz da bize bunları söylüyorsunuz” diyen bir yetkili çıkmıyor. Böyle bir ülke sahipsiz değil de nedir?

Büyük bir dirayetle başını kuma gömen ve iki üç gazete yazar sonra unutulur gider diyen sarsılmaz bir sessizlik politikası…

Üç gün önce ana muhalefet lideri Meclis’ten sesleniyor: Türkiye, dünyanın en yüksek enflasyona sahip ve en yüksek gıda enflasyonu yaşayan beş ülkesinden birisidir!

Yine aynı sessizlik. Yok öyle bir şey, diyen çıkmıyor.

Aynı anda Hazine Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı, bilmem kaçıncı defa revize edilen ve hiçbirisi isabet etmeyen enflasyon hedefinin bu kez de İran krizi yüzünden tutmadığını anlatıyor. Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Amerika’ya kadar başka hiçbir ülke bundan etkilenmemiş gibi. Ayrıca, ekonomi yönetimi zaten krizlere karşı dayanıklılık ve hazırlık olmak değilmiş gibi. Bir adım sonrası artık enflasyon hedefi ilan etmemek olmalı. Çünkü dünya çok karışık, ne olacağı belli değil ve zaten bizim hiçbir karışıklığa karşı tedbirimiz yok. Bizde enflasyon normal zamanda da olur, kriz zamanında da!

Bakan İran’ı bahane edecekse, Türkiye’ye gelsin diye neredeyse üste para vermeyi vaat ettiğimiz Dubai sermayesinin savaştan sonra yanımızdan vızır vızır geçip neden başka ülkelere demirlediğini anlatsa daha iyi olur.

O da biliyor ki hepsi bu listelerdeki berbat sıralarımız yüzünden.

Bir ülkeyi ülke yapan branşlarda dökülüyoruz. Hukuk, şeffaflık, ifade hürriyeti, rüşvetle mücadeleden tutun da enflasyon, faiz ve döviz kurunun yüksekliğine kadar her alanda en kötüler arasındayız ve bütün bunlarla mücadele etmenin tek yolu derin bir sessizliktir! Sessiz kaldıkça, konuşmadıkça, problemin üzerine gitmedikçe, meselelerimizi tartışmadıkça her sene birkaç sıra daha geriye gidiyoruz.

Türkiye siyaset mühendisliği ile meşgul, olmadı suni gündemler üreterek mış gibi yapmanın peşinde ve koskoca bir ülke dünyada gelip dayandığı yerin farkında bile değil. İletişim çağı, dijital haberleşme imkanları, sosyal medyanın sınırsız özgürlük alanı da bu acı gerçekler karşısında çaresiz. Bütün bunlara rağmen bir toplumun tamamen içine kapanabileceğini, dünyadan bihaber olabileceğini ve durumun vahametinden uzakta kendi halinde yaşayabileceğini görüyoruz.

Dünya Kupası’nda dibi boylamak, bu listelerdeki perişanlığımızdan daha acı verici olabiliyor. Oysa hukuk, ekonomi, ifade hürriyeti, şeffaflık ve enflasyonda Yeşil Burun Adaları’ndan ve hatta hukukta da Çuraçao’dan daha gerideyiz.

Kendi kendimize anlattığımız büyüklük hikayelerine ara verip hiç olmazsa bir kez gerçeklerimizle yüzleşsek iyi olacak.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.