Rahmet dilerken

Günlük hayat kendi seyrinde akarken yaşadığımız kayıpların ardından bile tartışma çıkarmayı başaran bir toplum haline gelmemiz gerçekten çok üzücü. Bu durum ne zaman bir ünlü cenazesi olsa görünür oluyor. Cenazenin ardından “Allah, rahmet eylesin.” demeyenler, “Işıklar içinde uyu.” gibi bazı cümleleri tercih ediyorlar. Haklı olarak “Allah rahmet eylesin demek bu kadar mı zor?” diyenler çıkıyor ve bir tartışma kopuyor.

Aslında bu konu hakkında biraz daha bilgi sahibi olunsa böyle bir tartışmaya gerek kalmayacak çünkü bu konu çerçevesi olan bir konu; yani kimin ölümünün ardından rahmet okunup okunmayacağı Kur’an’da belirtilmiş. Bugün bu konuda tartışmalar oluyorsa bunun başlıca iki sebebi var. Birincisi konuyu yeteri kadar bilmemek yani kimin arkasından rahmet dileneceği, kimin arkasından rahmet dilenmeyeceği pek bilinmiyor. İkincisi ise bunu bilenler bile, hayata nasıl uygulanacağı hakkında fikir sahibi değiller. Bu sebeple üzerinde durmakta fayda var.

İslam dininde “rahmet” kavramı, önemli bir kavramdır; fakat Türkçesi ne demektir diye sorsam pek çok kişi bilmez. Halk arasında “merhamet” ile özdeşleştirildiği için çoğu kişi “Allah, rahmet eylesin.” cümlesini “Allah, merhamet eylesin.” cümlesi ile aynı şekilde anlar. Yanlış mıdır, tam olarak değil ama anlam daha geniştir ve incelikleri vardır. Bu yüzden önce “rahmet” kavramının anlam dünyasından biraz söz edeyim.

“Rahmet” kelime anlamı olarak “iyilik ve ikramı gerektiren incelik” anlamındadır ve Allah’a ait bir özellik olarak ifade edildiğinde sadece “iyilik ve ikram” anlaşılır. Mesela bir işe başlarken her zaman söylediğimiz besmelede anlamca “Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla (başlarım)” derken, rahmet kavramının iyilik ve ikram anlamlarını aynı kökten gelen iki ayrı kelime olan “rahman ve rahim” ile karşılarız. Böylece besmelenin anlamı “İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla…” şeklinde verilebilir. Kısaca rahmet, Allah’ın iyilik ve ikramıdır.

Kur’an’da Tevbe suresi 113. ayet açıkça belirtmiş olmasaydı bile, sadece rahmet kelimesinin anlam dünyasına bakarak, herkesin arkasından “Allah, rahmet eylesin.” denmeyeceğini anlamış olurduk çünkü karşınızda ömrünü Müslüman olmayarak geçirmiş biri varsa, ona Allah’ın iyilik ve ikramını dilemek açık bir çelişki oluşturacaktır. İşte burada kimin “Müslüman olduğunu, kimin olmadığını nereden bileceğiz?” şeklinde bir soru çıkar karşımıza. Bu durumda da çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede yaşadığımız için, ölen kişiye hüsnü zanda bulunmak gerekir; yani günahları çok olsa bile Müslüman olarak öldüğünü düşünmekte fayda vardır. Bu hüsnü zannın sınırlarını çok genişletip de yaşarken ateist olduğunu vb belirtenlere ulaştırmamakta da fayda vardır çünkü bir insan nasıl kendi tercihiyle Müslüman oluyorsa aynı şekilde kendi tercihiyle ateist veya başka bir dine mensup da olabilir. Yaşarken söz ve davranışlarıyla bunu dile getirmişse o kişi için ölümünden sora rahmet yani Allah’ın iyilik ve ikramı dilenmez. Bu yüzden cenazelerde, ölenin arkasından “Işıklar içinde uyu.” veya “Toprağı bol olsun.” gibi farklı temennilerde bulunanları da yadırgamamak gerekir. Belki onlar, ölen kişinin herkesin bilmediği dinî düşüncelerini biliyorlardır. Kısaca, “Allah rahmet eylesin.” cümlesi Müslüman olarak öldüğü düşünülen kişiler için kullanılan bir temenni cümlesidir. Hatta Tevbe suresi 113. ayette Müslüman olarak ölmediği düşünülen kişiler için rahmet dilenmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Ayet meali şöyledir:

“Bu nebinin ve müminlerin, yakıcı ateşin ahalisi oldukları kendilerine açıkça belli olduktan sonra müşriklerin bağışlanmasını isteme hakları yoktur. İsterse o müşrikler en yakınları olsun.” (Tevbe 9/113)

Cenazelerde ölenin ardından farklı temenni cümleleri kurulmasında yadırganacak bir durum yoktur ancak Müslüman olarak öldüğü düşünülen kişiler için farklı temennilerde bulunmaya çalışmak da gereksizdir. Allah’ın rahmeti günahları çok olanları kuşatacak kadar geniştir.

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.