Menfur Watson'ın kefaret yolculuğu
2026 NFL sezonu tüm hızıyla devam ederken henüz hiçbir takım diğerlerinden belirgin biçimde ayrışıp şampiyonluğun mutlak favorisi olamadı. Ligi kimin kazanacağı konusunda net bir favorim yok ancak bana göre sezonun en ilginç geri dönüş hikâyesi Deshaun Watson'a ait. Cleveland Browns'ın oyun kurucusunun kariyerinin bittiğini, bir daha Houston Texans dönemindeki başarısına ve popülerliğine ulaşamayacağını düşünenlerin sayısı hiç de az değildi.
Deshaun Watson'ın hikâyesini bilmeyenler için kısaca özetleyeyim. 2017'de Houston Texans tarafından seçilen Watson, özellikle 2020 sezonunda ligin en dikkat çekici oyun kurucularından biriydi. Ancak 2021 yılında hakkında ortaya atılan cinsel taciz ve cinsel saldırı iddialarıyla kariyeri bambaşka bir yöne sürüklendi. 2021 sezonunun tamamında forma giymedi. Bu süreçte Cleveland Browns'a takaslandı ve NFL'in verdiği 11 maçlık uzaklaştırma cezasının ardından Aralık 2022'de sahalara döndü. Son normal sezon maçını oynadığı 3 Ocak 2021'den 4 Aralık 2022'ye kadar yaklaşık 23 ay NFL'de normal sezon karşılaşmasına çıkmadı.
2023 sezonunda sakatlıklar nedeniyle yalnızca altı maçta oynayabildi. 2024'te yaşadığı aşil tendonu sakatlığı ise kariyerinin devamına ilişkin soru işaretlerini daha da artırdı. Amerikan spor medyasında Watson'ın bir daha eski seviyesine dönemeyeceği yönündeki değerlendirmeler giderek yaygınlaştı.
Burada hukuki süreci de doğru hatırlamak gerekiyor. Watson hakkında 2021'den itibaren çok sayıda kadın tarafından cinsel taciz ve saldırı iddiaları ileri sürüldü. İki ayrı Teksas büyük jürisi, önlerine gelen ceza şikâyetleri bakımından iddianame düzenlenmesine karar vermedi. Ancak Watson'ın hakkında ceza davası açılmamış olması, bütün iddiaların asılsız olduğunun kanıtlandığı anlamına gelmiyor. Üstelik NFL, kişisel davranış politikasını ihlal ettiği gerekçesiyle Watson'a 2022'de 11 maç men ve 5 milyon dolar para cezası verdi. Dolayısıyla hukuki süreçle ligin disiplin yaptırımını birbirinden ayırmak gerekiyor.
Benim asıl dikkat çekmek istediğim ise Watson'ın sahadaki dönüşü ve bu dönüşe eşlik eden kamuoyu algısı. Uzun süre eleştirilerin odağında kalan bir oyuncunun yeniden başarılı sonuçlar almaya başlaması, spor dünyasının başarıya ne kadar çabuk odaklanabildiğini gösteriyor.
2026 sezonu öncesinde Cleveland Browns'ın en büyük soru işaretlerinden biri, takımın oyun kurucusunun kim olacağıydı. Yeni başantrenör Todd Monken tercihini Watson'dan yana kullandı. Yedi hafta sonunda Browns, 5 galibiyet ve 2 mağlubiyetle AFC Kuzey Grubu'nun zirvesinde. Üstelik Pittsburgh Steelers ile aynı galibiyet-mağlubiyet derecesine sahip olmasına rağmen grup içi sonuçlarda avantajlı durumda. Geçen sezon ligin en kötü takımlarından biri olan Cleveland'ın böyle bir başlangıç yapacağını kaç kişi tahmin edebilirdi?
Browns'ın bu yükselişini daha da ilginç kılan, sezon arasında kadronun kâğıt üzerinde güçlenmemiş olması. Geçtiğimiz sezon ligin en iyi savunma oyuncusu seçilen Myles Garrett'ın Los Angeles Rams'a takaslanması, savunmada önemli bir kayıp anlamına geliyordu. Buna rağmen Cleveland beklenmedik biçimde kazanmaya devam ediyor.
Peki bu başarının sırrı ne? Watson olağanüstü mü oynuyor? Hayır, bence öyle değil. Monken hücumda devrim niteliğinde yeni bir sistem mi geliştirdi? O da hayır. Bana göre Monken daha çok kontrollü, riskleri sınırlamaya çalışan ve zaman zaman eski usul sayılabilecek bir anlayışla takımını yönetiyor.
Bu yedi haftalık başarılı başlangıcın arkasında biraz uygun fikstür, biraz şans ve Watson'ın değişen oyun anlayışı var. Hatta futbol tanrılarının bile Watson'a sahada ikinci bir şans tanıdığını söyleyebiliriz. Uzun süreli aralar ve sakatlıklar nedeniyle eskiden sahip olduğu bazı patlayıcı özelliklerini kaybetmiş olabilir. Ancak zamanla oyunun başka yönlerini geliştirmiş görünüyor. Özellikle saat yönetimi, baskı altında karar verme ve doğaçlama oyunlarda geçmişe göre daha olgun bir görüntü çizdiğini düşünüyorum.
Elbette Watson'ın oyununu kusursuz bulmuyorum. Ancak sürekli kazanmanın da bir beceri olduğunu unutmamak gerekiyor. Tennessee Titans deplasmanında alınan 27-24'lük galibiyet bunun son örneğiydi. Watson, 36 pas denemesinin 25'inde isabet bularak 308 yard üretti. Bir pası rakip tarafından yakalandı ancak son çeyrekte yaptığı 9 yardlık touchdown koşusuyla takımını öne geçirdi. Maçın son anlarında Andre Szmyt'in başarılı alan golü vuruşu Cleveland'a galibiyeti getirdi.
Watson'ın geçmişi hakkında herkesin farklı düşünceleri olabilir. Benim gözümde sahadaki başarısı, hakkında ileri sürülen ciddi iddiaları veya NFL'in uyguladığı yaptırımı ortadan kaldırmıyor. Bununla birlikte futbol açısından bakıldığında, kariyerinin bittiği düşünülen bir oyuncunun yeniden kazanan bir takımın lideri hâline gelmesi dikkat çekici bir hikâye.
Deshaun Watson, her hafta sahaya çıktığında yalnızca rakip savunmalarla değil, kendi geçmişinin gölgesiyle de karşılaşıyor. Kamuoyunun gözünde menfur Watson'dan makbul Watson'a dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek. Ancak bu sezon her maç, onun için yeni bir kefaret sınavına dönüşmüş durumda.
Haftanın en çok merak edilen maçında ise son şampiyon Seattle Seahawks, kendi sahasında namağlup Kansas City Chiefs'i 20-3 gibi net bir skorla mağlup etti. Seattle savunması maç boyunca rakibine touchdown izni vermedi ve önceki haftalarda yaşanan beklenmedik mağlubiyetleri bir ölçüde telafi etti. Geçen sezonun Super Bowl MVP'si Kenneth Walker III'ün bu kez Chiefs formasıyla Seattle'a döndüğü maçta eski takımının savunması ona geçit vermedi. Walker 14 koşuda yalnızca 36 yard üretebildi. Seattle hücumunda ise Jaxon Smith-Njigba bir kez daha fark yaratan isimlerden biri oldu.
NFC Kuzey Grubu mücadelesinde Detroit Lions, çalkantılı bir sezon geçiren Green Bay Packers'ı kendi sahasında 20-17 mağlup etmeyi başardı. Lions savunması maçın son bölümünde sürprize izin vermedi ve önemli bir grup rakibi karşısında galibiyete uzandı.
49ers ve Chiefs'in de mağlup olmasıyla ligde namağlup tek takım Minnesota Vikings kaldı. Yedinci haftayı dinlenerek geçiren Los Angeles Chargers ise galibiyeti bulunmayan tek takım olmayı sürdürüyor.
Minnesota Vikings'in üretkenlik sorunu yaşayan hücumuna rağmen Brian Flores yönetimindeki baskıcı ve agresif savunmasıyla daha ne kadar ilerleyebileceğini benim gibi bu sporu seven herkes merak ediyordur. Vikings, Indianapolis Colts'u 16-10 yenerek derecesini 6-0'a taşıdı. Hücumdaki eksiklikleri savunmayla telafi eden bu takımın en az üç maç daha yenilmeden yoluna devam edeceğini düşünüyorum.
Vikings derecesini 10-0'a taşıdığı hafta, yazımı tamamen bu harika savunma takımına ve oynadığı futbola ayıracağım.
Yatırım tavsiyesi değildir!
GO BILLS!
NFL SÖZLÜĞÜ
NFL (National Football League): Amerika Birleşik Devletleri'nin en üst düzey profesyonel Amerikan futbolu ligi.
AFC (American Football Conference): NFL'in iki ana konferansından biri. Cleveland Browns bu konferansta yer alır.
NFC (National Football Conference): NFL'in diğer ana konferansı. Seattle Seahawks ve Minnesota Vikings bu konferansta mücadele eder.
Quarterback (QB): Oyun kurucu. Hücumun yönetilmesinden, pasların atılmasından ve hücum kararlarının uygulanmasından sorumlu oyuncu.
NFL Draft: NFL takımlarının kolej futbolundan ve diğer uygun kaynaklardan gelen yeni oyuncuları belirli bir sırayla seçtiği sistem.
Touchdown (TD): Topun rakibin sayı alanına taşınması veya burada yakalanmasıyla elde edilen altı sayılık skor.
Interception: Oyun kurucunun attığı pasın rakip savunma oyuncusu tarafından yakalanması. Hücum hakkı rakip takıma geçer.
Field Goal (Alan Golü): Topun kale direkleri arasından geçirilmesiyle kazanılan üç sayı.
Super Bowl: AFC ve NFC şampiyonlarının karşılaştığı, NFL şampiyonunu belirleyen final maçı.
MVP (Most Valuable Player): En değerli oyuncu. Normal sezon veya belirli bir karşılaşmanın en başarılı oyuncusuna verilen ödül.
Yard: Amerikan futbolunda mesafe ölçmek için kullanılan uzunluk birimi. Bir yard yaklaşık 91,44 santimetredir.
Bye Week: Bir takımın normal sezon fikstüründe maç oynamadan geçirdiği dinlenme haftası.
