Dünya derbisinin rezilliği
Fenerbahçe - Galatasaray maçları, adaletli federasyonlar olsa karakolda biterdi. Suçlular ifade verir, savcı tutuklama talep eder, hâkim tutuklar...
Yanlış olmasın, kavga taraftarlar arasında değil, milyonluk futbolcular arasında oluyor. Yönetimleri de onları koruyucu açıklamalar yapıyor, futbolcularının suçsuzluğun dan bahsediyorlar; şaşırdık mı? Şaşırmayalım; pazartesi yaşanan olaylar Fenerbahçe Stadı’nda da yaşanacak.
“Özel cezalar gelmezse bu olayların sonu gelmez.”
Ne olur bu cezalar? Kulüpler sorumluluk alır, oyuncuları süresiz kadro dışı bırakır; TFF 10 maç üzeri ceza verir, tekrarlanma olursa lisans askıya alınır.
Bir soru akıllara takılıyor: Marangoz, sıvacı, işçi, vatandaş görev başında olan bir memura hakaret etse sonucu ne olur? Mert Hakan, Abdülkerim Bardakçı gibi futbolcular yapınca ne olur?
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 125. maddesinde temel cezası 1 yıldan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
“Vatandaşa uygulanır, futbolcuya?..”
Düşünün, polis dahi artık kavgalara engel olamıyor; oysa derbide 30 bin güvenlik görevlisi iş başındaydı. Girerken görevli, çıkarken görevli, tuvalete gitsen yanında bir görevli, basın tribününde gazeteciden daha çok güvenlik görevlisi yer alıyor. Savaş mı var, maç mı var? Çözebilen yok. Olayları önlemek için saha içinde her oyuncunun yanına da görevli lazım.
Hafta sonu Camp Nou'da El Clasico vardı. Tahmini 130 milyon kişinin izlediği bir derbi olmuş. Diğer zamanlarda daha fazla seyirciye ulaşıyordu. İki takım mücadelelerini yaptılar, Real Madrid kazandı, oyuncular birbirlerine sarılıp sohbet ettiler. İngiltere’de oynanan çoğu derbide böyle, sert mücadele içerisinde geçse de maç bitimi her şey geride kalıyor.
Bizde artık Fenerbahçe-Galatasaray derbilerinde çevik kuvvet etkisiz kalıyor; Meclisten yasa çıkarıp asker sahalara inerse şaşırmayalım…
Sadece İsmail Kartal mı?
Perşembe’nin gelişi çarşambadan bellidir. İsmail Kartal durumu Roma maçı sonrası belliydi. Aziz Yıldırım o dakikalar şeker ilacını almış olacak ki, istifa eden teknik direktörünü bırakmamıştı. Bu olay sarı-lacivertliler için kâbus oldu. Kâbusların kurbanı da zaten akıllarda olmayan Fenerbahçe çocuğu oldu.
"Ben Fenerbahçeyim" diyen başkanın aklında acaba kim vardı? Muhalefetken Conte, Mourinho, Guardiola isimlerini sayan başkan 5. İsmail dönemi ile göreve başladı. Sörloth, Guirassy, Jackson forvet isimleri varken Muriqi, yanına 110 kiloluk Lukaku aldı.
İsmail Kartal'ı her açıklamasını boşa düşüren, bütün transfer planlamasında Aziz Yıldırım'ın 'futbol aklı' dediği Oğuz Çetin ne yaptı?
Sayın, Çetin katıldığı bir yayında sportif direktör ve teknik adamın beraberce görevden ayrılması gerektiğini anlatıyordu.!
Mükemmel takım kurduk, sosyal medyacılar şimdi konuşacak' diyen Cihan Kamer: Derbiye devşirme stoperle başlanıldı, derbiyi çevirsin diye Mert Hakan oyuna girdi. Galatasaray’da Milan'dan gelen Leao, Bayern Münih'ten gelen Sane girmişti. Fenerbahçe mi kusursuz transfer süreci geçirdi?!
Ama haksız yere şampiyon oluyorlar. Yoksa biz hak ediyoruz şampiyonluğu. Kendini kandıran bir topluluk var. Herkes en büyük Fenerbahçeli olduğunu kanıtlama yarışında, gerçekleri konuşan, eleştiri yapan herkes hain durumunda.
Fenerbahçe’nin 96 saatinde neler yaşanmış:
C Tesi : Aziz Yıldırım, Hazirana kadar İsmail Kartal burada benimle
Pazartesi: İsmail Kartal, derbi kazanamasakta şampiyon olacağız lig uzun.
Salı: İsmail Kartal, ben istifa ediyorum.
Yönetim : Kabul
Çok ilginç bir kafa yapısı içinde 120 yıllık kulüp.
O zaman sormazlar mı sen Fenerbahçe başkanısın;
Pep Guardiola boşta GİT AL
Antonio Conte boşta GİT AL
Julian Nagelsmann boşta GİT AL
Ernesto Valverde boşta GİT AL
Murat Göle: Hala takımda
En büyük aday: Milli takım görevinden ayrılan Montella, plase Abdullah Avcı olabilir.
Not: Asıl enteresan olan olay, yönetim kurulu toplantısında, bazı yöneticiler İsmail Kartal konusunda kararsız! kaldığı haberi. Düşünmek lazım; Aziz Yıldırım sözü üstüne söz söyleyebilen, fikir sunan yönetici var mıdır?!
