Aliyev’in aynasındaki Oktay Saral dersleri

Bakü, iktidarın Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına gösterdiği hoşgörünün binde birini başörtüsü yasağına Türkiye’deki sivil eleştirilere dahi göstermiyor.

Aliyev’i okullarda başörtüsü yasağından dönmeye çağırdığı için, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevinden oldu.

Saral’ın göreviyle bağdaşmayacak sosyal medya aktivizmi, kendi muhaliflerimizi sivri dille dümdüz giderek hedefe koyarken dert edilmedi.

O gazeteciye suyunun ısındığını söylerken veya iktidara şu yan bakanı muhafızlar tutsun, zindana atsın havalarında esip gürlerken danışmana yakışmaz, denmedi.

Saral’ı uyaran, durduran çıkmadı. Tâ ki Aliyev’in başörtüsü yasağına muhalefetine kadar, o zaman başı yendi.

Danışman da yerini bilip dış politikaya destursuz dalmasaydı, diye geçiştiremeyiz.

Çünkü Hans’la George’a karşı dış politikaya destursuz dalmak, bir başdanışmanın sınırlarını aşan popülist polemiklere girmek sorun olmamıştı. Temsil ettiği makamın icaplarıyla, devlet ağırlığı ve ciddiyetiyle kendini sınırlaması gerektiğini nereden bilecekti?

Ayrıca AK Parti iktidarı, kendisine yönelik ikazları iç işlerine müdahale sayarken insan hak ve özgürlüklerini başka ülkelerin iç işleri olarak ne zaman gördü, ne zaman tepkiden kendini alıkoydu ki...

O yüzden şöyle yadırganıyor: Danışmanlıktan aldıracak en haksız ve yanlış çıkışlarda alınmadı da, en haklı ve en doğru çıkışından dolayı mı alınacaktı?

Aliyev öyle istedi. İstekleri de resmi görevlilerle bitmiyor.

Bakü, Türkiye’den tepkileri iç işlerine müdahale, milli güvenliklerine tehdit, Cumhurbaşkanı Aliyev’e saldırı ve hatta darbe tezgahı olarak değerlendiriyor.

Aliyev’in partisi, devlet televizyonu, başka medya ve siyasileri yansıttı. Ankara’dan talepleri, beklentileri açık.

Aliyev yönetimi; yasağa tepki gösterenlerimiz iktidardansa kovulmalarını, muhafeletten ve sivil toplumdansa yakalanıp cezalandırılmalarını bekliyordu.

Siyasetçi, gazeteci, yazar ve hatta ak trollerimizden bir liste hazırlayıp ülkeye giriş yasağı koymuşlardı.

İşte Azerbaycan’da istenmeyen o kişilerden bazıları kendi illerimizde gözaltına alınmaya başladı. Aliyev’e yönelik sosyal medya paylaşımlarına bağlanıyor.

Dün Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ni takip ettim, bir yalanlama yoktu.

Üstüne Aliyev, dün yine zehir zemberek konuştu. Kendilerine ne yapacaklarını söylemeye kalkanlara ayar çekiyor, hak ve özgürlük savunuculuğu taslayacak ahlaki üstünlüğe sahip olmadıklarını hatırlatıyor, aynada kendilerine bakmaya davet ediyor, halklarına nasıl davranacaklarını kimsenin emir buyurup dikte edemeyeceğine dair esip savuruyordu.

İlk de değil, bu ikinci verip veriştirmesi.

İktidar, peygamberimiz Hz. Muhammed’in adına dil uzatma ve Müslüman düşmanlığında Trump’a, İsrail’le dostluk ve basörtüsü yasağında da Aliyev’e gösterdiği anlayışı kimseye göstermedi.

Yarısını değil çeyreğini Fransızlar, Almanlar yapsa seyreyleyin gümbürtüyü. Dinimize, kutsallarımıza saldırı diye üstüne vazife almaması mümkün mü, kim tutardı Ankara’yı....

Ancak idare ettiklerimiz ve hatırını saydıklarımız, yüz verdikçe astarını da istiyor.

Trump ne isterse yapacağımızı, Aliyev ise ne yapacağını söyleyemeyeceğimizi vurup duruyor yüzümüze.

İkisi de yenilir yutulur olmayan demir leblebi, hazımları zor.

Görmezden, duymazdan gelme safhası da geçildi. İstedikleri cevapla geri dönüyoruz. Yine de gösterdiğimiz esneklik ve tolerans, karşı tarafta hoşnutluk yerine sıfır tolerans katılığına çarpıyor.

Kızılmayacak gibi mi? Ama kızmak yerine iğneyi onlara batırırken Aliyev’in tuttuğu aynada çuvaldızı asıl kendimize batırmazsak ders çıkaramayız.

Gerilimin daha başlarında sormuştum: Aliyev’in, ‘eleştiri ve tepkileri susturun’ talebindeki rahatlık nereden geliyordu?

‘Ayıplayacak ve kınayacak durumda değilsiniz. Yapmadığınız şey mi bunlar, kendinize gördüğünüz hakkı bize de tanıyın’ rahatlığından başka neden olabilir?

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.