Nev’i şahsına münhasır

Türü kendine özgü” anlamına geliyor bu ifade, bizim nesil bilir.

Bu söz bugün, Sırbistan siyaseti için rahatlıkla söylenebilir.

Avrupa’nın birçok ülkesinde gençler – eylemciler farklı gerekçelerle sokakta, ama Sırbistan olayı başka. Orada öğrenci inisiyatifi seçimlere girdi ve yüzde 53 oy alarak 14 yıllık Aleksandr Vucic yönetimine son verdi.

“Öğrenci listesi” diye bir siyasi yapı, eylem yapanların kendileri yerine ülke içinde farklı alanlarda tanınmış, güvenilir kişileri adaylaştırması, böyle bir liste oluşturup seçime katılabilmesi, bu listenin aldığı sonuç üzerine Vucic’in görevi bırakması, gençlerin seçim sonucunda yönetimde söz sahibi olmak yerine adaylaştırdıkları kişilere yönetimi devretmeleri…. Ve devlet televizyonunun gerçekleri gizlediği için halktan özür dilemesi… Bütün bunlar bilinenlerin dışında bambaşka bir siyasi vakıayı ortaya koyuyor.

Sırbistan’ın bir de 2000 yılında Miloseviç’i deviren Otpor (Direniş) tecrübesi var. O da bir gençlik hareketi idi. Bu sonuncusu daha bir farklı sanki. Yapay zekâdan yararlanarak derledim bilgileri. Süreç şöyle gelişiyor:

-Hareket, Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunda 16 kişinin hayatını kaybettiği sundurma faciasıyla başladı. İnşaattaki ihmal, usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları üzerine sokağa çıkan üniversite öğrencileri, adalet talebiyle otoyolları kapatarak kitlesel eylemler başlattı. Bu protestolar zamanla ülke genelinde 14 yıllık otoriter Aleksandar Vučić yönetimine karşı geniş çaplı hükümet karşıtı bir harekete dönüştü.

Hareket, geleneksel muhalefet partilerinden tamamen bağımsız ve lidersiz bir yapı kurdu.

Öğrenciler sadece büyük şehirlerde kalmadı; “Her Köye Bir Öğrenci” kampanyası başlatarak bisikletlerle ve yürüyerek iktidarın kalesi olan kırsal kesimleri ve köyleri tek tek dolaştı.

Hareket, Öğrenci Listesi (Student List) adıyla seçime girdi. Ancak listenin en dikkat çekici özelliği, adayların hiçbirinin öğrenci olmamasıydı. Kendilerini öne çıkarmak yerine, toplumun güvendiği akademisyenleri, doktorları (liste başı Kardiyolog Ilija Srdanovic’ti), sanatçıları ve çiftçileri aday gösterdiler.

Yapay zekâ, seçimde başarının “kırsal kesime ulaşmak, halkın korkusunu kırmak ve sandığa rekor katılım sağlamak”la elde edildiği bilgisini veriyor. Yapay zekaya “güvenlik güçlerinin tavrı ne oldu öğrenci eylemleri karşısında?” diye sordum.

“Sert Müdahaleler ve Güç Kullanımı”ndan örnekler verdi yapay zekâ. “Kitlesel gözaltılar ve tutuklamalar oldu. Sivil/Kimliği Belirsiz Gruplar Kullanıldı eylemleri bastırmak için. Seçim günü ise bazı bölgelerde seçmenlere yönelik baskı, usulsüzlük girişimleri ve gerginlikler yaşandı. “Tutuklamalar gençlik hareketini yıldırmadı mı?” sorusuna yapay zekanın verdiği cevap şuydu: “Hayır, tutuklamalar gençlik hareketini yıldırmadı; tam aksine hareketi daha da büyüten, kitleselleştiren ve halkın gözünde meşrulaştıran bir “yakıt” işlevi gördü.

Yapay zekâ, “Tutuklama dalgalarının hareketi yıldırmak yerine nasıl güçlendirdiği”ni açıklarken şu hususlara dikkat çekti:

-Bir kere öğrenciler “Dayanışma Ağları ve “Gözaltı Takibi” ekibi kurdu.

-Sonra “Arkadaşlarımızı Geri Alacağız” eylemleri” yapıldı, bir arkadaşları tutuklandığında binlerce öğrenci adliye binalarını abluka altına aldı. Bu durum, mahkemelerin üzerinde büyük bir toplumsal baskı oluşturdu.

-Hareket, gözaltına alınan her genç için anında avukat ordusu sağladı ve aileleriyle kesintisiz dayanışma ağları kurdu. Ve,

-Hükümetin üniversite öğrencilerini, profesörleri ve adalet arayan insanları hapse atması, toplumun tarafsız veya kararsız olan kesimlerinde vicdani rahatsızlık yarattı.

Yapay zekâya, “Bu tarz oluşumlarda gençlik hareketinin dışardan manipüle edildiği yönünde iddialar ortaya çıkar. Sırbistan özelinde böyle iddialar gündeme geldi mi?” sorusunu sordum.

Cevap şöyleydi:

Evet, “dış güçler tarafından fonlanma, manipüle edilme ve Batı destekli bir renkli devrim senaryosu olma” iddiaları çok güçlü bir şekilde gündeme getirildi. Hatta “Kosova’nın bağımsızlığını hemen tanıyacak, Batı kuklası bir yönetim getirmek” teması da devreye sokuldu.

Aleksandar Vučić hükümeti, devlet kontrolündeki medya organları ve müttefiki olan Rusya, hareketin meşruiyetini sarsmak için bu iddiaları sistematik bir propaganda aracı olarak kullandı.

Yapay zekâ, Gençlik hareketinin bu iddialara karşı seçime girerken listelerine Batı dünyasıyla organik bağı olan isimleri değil; halkın çok iyi tanıdığı yerel doktorları, saygın Sırp bilim insanlarını ve çiftçileri koyduğunu belirterek bu durumun, “Sırbistan’ı dış güçlere pazarlayacaklar” argümanını tamamen çökerttiği yorumunu yaptı.

Ayrıca Hareket, dış kaynaklı hiçbir vakıftan veya büyük NGO’dan (Sivil Toplum Kuruluşu) doğrudan fon kabul etmediğini açıkladı.

Peki Hareketin reform öncelikleri neler? Yapay Zekâ Öğrenci listesi (Student liste)nin Eylül’de yayınladığı 11 maddelik paketi bildirdi.

Listede şunlar var:

1. Hukuk, Yargı ve Güvenlik Reformları: Yolsuzlukla Mücadele Özel Polis Birimi -Kolluk Kuvvetlerinde Arınma -Haksız Kazançların Müsaderesi -Şeffaflık ve Medya Özgürlüğü Kanunları

2. Medya Reform Paketi -İhale ve Proje Denetim Kanunu -Kamuda Liyakat Yasası

3. Ekonomi ve Sosyal Güvence Düzenlemeleri -İş Kanunu Değişikliği -Gıdada İthalat Lobisiyle Mücadele

4. Eğitim ve Sağlıkta Fırsat Eşitliği -Eğitim reformu -Her köye bir doktor.

SONA DOĞRU

Sırbistan’da yeni duruma göre sistemin durulması için daha alınacak epeyce yol var. Yeni hükümetin oluşumu, Öğrenci listesi ile hükümet ilişkileri, AB ve Rusya ile ilişkiler, vadedilen reformların yapılabilirliği gibi birçok sancılı başlık söz konusu.

Ama her halükârda siyaset yapısı açısından nev’i şahsına münhasır bir durumun oluştuğu gerçek.

Bu tür durumlarda analojiler yapılır. Ülkelerin sorunlarının ve sistem yapılarının benzerliğinden hareketle çıkarımlarda bulunulur. Ama her başlığa dikkatle bakmak gerekir. Sistem aynı sistem mi, siyasetçi yapısı aynı mı, gençlik yapısı aynı mı, halkın benzerliği ne durumda? Dikkat gerekir.

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.