“Kurtlar Vadisi izlemekten özünü baş kahraman gibi görenler’’

Her diplomatik soruna, Türkiye dış politikasında geri dönüşü olmayan tarihi bir kırılma gözüyle bakan insanların, Azerbaycan ile yaşanan siyasi gerilimi, kaos terminolojisiyle okumalarına şahit oluyoruz. Azerbaycanlı influencer Uğur Kürşad Qismetli‘nin (Kurshadmedya) yerinde tabiriyle “Kurtlar Vadisi izlemekten özünü baş kahraman gibi görenler”, Türkiye kamuoyunda akıl, mantık dışı bir Azerbaycan gündemi oluşmasına neden oldu.

Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, her iki ülkenin sahip olduğu coğrafi ve stratejik kıymeti dolayısıyla, neredeyse tüm dünyanın müdahil olduğu menfaat çatışmaları ve rekabetin yoğun olduğu bir alan. Her iki ülke arasında tüm tarihi ve coğrafi olumsuz koşullara rağmen prensipte ideal sayılacak bir ilişki düzlemi yakalanmış bir vaziyette. Bu ilişki, gereksiz ve anlamsız hatalar yapılmadığı müddetçe çok daha yoğun şekilde gelişmeye müsait.

Durum böyleyken başörtüsü meselesi yüzünden iki ülke arasında bütün gemileri yakmaya hazır zihinlerin, Türkiye kamuoyunu bu denli etkileyebilmesi büyük bir zafiyet. Bulunduğumuz coğrafyada mantıklı ya da mantıksız hep gerilimler yaşandı. İş birlikleri, ortaklıklar, akla mantığa sığmayacak gerekçelerle sonlandı. Bu tehlike gelecekte de aynı şekilde sürecek. Takipçi kasacağız diye akılları sıra Azerbaycan kamuoyuyla polemik sürdürenler, verdikleri zararın farkında bile değil. Hatta bunun umurlarında olduğunu da düşünmüyorum.

Devletler arasında bu tür sorunlar hep olur ve gerilimlerin sonucunda gerekirse bir danışman da gider bakan da... Bunun, coğrafyanın dinamikleri ve sahip olduğu iş birliği potansiyelleri yanında hiçbir kıymetiharbiyesi yok. Dünya siyasetinde yaptığı siyasi gaflar nedeniyle makamını kaybeden yüzlerce örnek var.

Başta Cenap İlham Aliyev’in yaptığı konuşma olmak üzere, Azerbaycan kamuoyunda Türkiye’ye yönelik eleştirilerde, kavramakta güçlük çektiğimiz yüzde yüz haklı bir arka plan var. Türkiye kamuoyunda yıllardır Azerbaycan, Azerbaycan Türkleri, dili ve kültürü hakkında kullandığımız üslup, Azerbaycan Türkleri tarafından haklı olarak üstenci algılanıyor. Hatta direkt ifade etmeseler de bu üslubu ukalaca bulanlar var.

Türkiye kamuoyunun en azından küçümsenmeyecek bir bölümünün “büyük abi tavrı”, hem nezaketsiz hem gerçekçi olmayan üstten bakıcı bir yaklaşım. Türkiye kamuoyu bunun farkında bile değil. Bugün bile sadece Azerbaycan‘a “ayar vermeye çalışanlar” değil, iki ülke arasındaki güçlü bağlara dikkat çeken bazı kişiler bile farkında olmadan bu üstenci tavrı destekler bir üsluba sahip.

Azerbaycan medeniyeti, binlerce yıllık bir geçmişe dayanıyor. Sahip olduğu kültürel değerler hakkında çok azımız yeterli bilgiye sahip. “Bir millet iki devlet” derken öbür devletin menfaatleri, hassasiyetleri, öncelikleri, gelecek planları olabileceği ve bunun Türkiye’nin önceliklerinden farklı olabileceği gibi temel bir gerçekliği hesaba katmıyoruz.

Anlaşılan o ki, Azerbaycanlı Türklerin Türkiye’ye olan sevgilerinden ötürü birkaç yıldır sadece ima yoluyla yaptıkları hatırlatmaları anlayamadık, kavrayamadık. Cenap İlham Aliyev’in ünlü konuşması bu yönüyle gerekli ve kaçınılmazdı.

Başörtüsü meselesinde Türkiye’nin 28 Şubat tecrübesiyle oluşan üslubunu, önüne arkasına bakmadan Azerbaycan’a aktarmak gereksiz ve yanlıştı. Bu elbette Azerbaycan’ın bir iç meselesidir ve Azerbaycan’ın iç meselesi hakkında konuşurken gerekli nezaketi ve hassasiyeti göstermek lüzumlu olduğu gibi aynı zamanda ahlaki bir yükümlülük.

Azerbaycan şiiri hakkında çoğumuz yüzeysel de olsa kanaat sahibiyiz. Severiz ve okuruz. Oluşan bu gerilime karşı şiir şifa olabilir. 1 Ağustos 2026’da 96 yaşında hayatını kaybeden ünlü Azerbaycan şairi Neriman Hasanzade’nin “Sen olan dünyaya gurban olaram” isimli şiiri aslında karşı cinse yazılmış bir aşk şiiri. Ama insanlar bu şiiri, özellikle Xezer Süleymanlı’nın Neriman Hasanzade’yle birlikte okuduğu mükemmel yorumuyla, sosyal medyada çocuklarına ve aile bireylerine atfen yayımlıyor. Bence bizzat, Azerbaycan’a atfen de okunabilir.

Yenə də gözlərim gözündə qalıp,

Gördüyüm mənaya qurban olaram.

Əgər həqiqətsən, mən həqiqətə,

Röyasan, röyaya qurban olaram.

Söhbətin şirindi, gülüşün təzə,

Saldın ürəyimi eşqə, həvəsə.

Sən ayaq basdığın o yola, izə,

Çəmənə, səhraya qurban olaram.

Çatsın hər muradın başa dünyada,

Bir arzun dəyməsin daşa dünyada.

Bu dünya gözəldi, yaşa dünyada,

Sən olan dünyaya qurban olaram.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.