2021 belalı bir seneydi...

Türkiye için belalı bir sene olan 2021 yılının takvim ömrü doldu ama 2022’ye iyimserlikle bakabilir miyiz? Ben iyimser olmakta zorlanıyorum. Niye mi? 2021’nin sorunları devam ediyor da ondan…

Bu sorunların anası, Türkiye’nin rasyonel bir anlayışla değil, konjonktürel tepkilerle, bir öyle, bir böyle yönetilmesidir.

KİLİT KURUM MERKEZ BANKASI

Geçen sene bu zamanlar Cumhurbaşkanı Erdoğan “faiz acı ilaçtır, kararlılıkla uygulayacağız” diyordu. “Ekonomi ve hukuk alanındaki reformları yakında paylaşacağız” müjdesini veriyordu. (15 Ocak 2021)

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da “reform çalışmaları Avrupa Birliği ile pozitif atmosfere katkı sağlayacaktır” diyordu. (23 Ocak 2021)

Güzel işaretlerdi bunlar.

Berat Albayrak istifa ediyor, Naci Ağbal ve Lütfi Elvan göreve getiriliyordu. İkisi de piyasalarda güven yaratan rasyonel iktisatçılardı… Ekonomide iyileşme işaretleri başlamıştı: 2021’in Şubat ayında devlet borçlanması demek olan tahvilin faizi yüzde 15’e kadar düşmüştü; Naci Ağbal’ın “acı ilaç” uygulaması iyi geliyordu.

Cumhurbaşkanı da o dönemde “nass var” demiyordu.

Fakat dört ay sonra politikayı değiştirdi. Naci Ağbal’ın yerine, “faiz sebeptir” yazılarıyla tanınan Şahap Kavcıoğlu’nu atadı. (20 Mart 2021)

Merkez Bankası’nda “deprem gibi” atamalar yapıldı. Peş peşe faiz indirimleri açıklandı... Cumhurbaşkanı “nass var, nass” diyordu. (17 Kasım 2021)

Fakat “acı ilaç” bırakılarak emirle faiz indirtilmesi ekonomideki hastalığı azdırdı: Devlet borçlanmasını yansıtan tahvil faizleri yüzde 25’e çıktı!

Bütün tarihimizde en çok faiz ödeyen hükümet, bu hükümettir

ÇİN MODELİ’

Yeni politika TL’nin değerini düşürmek, bu şekilde döviz karşısında ucuzlayan Türk mallarını daha çok ihraç ederek döviz kazanmaktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ““Kurdaki rekabet gücü yatırım, üretim ve istihdamda artışa yol açar” diyordu. (22 Kasım 2021).

Hatta “Çin de böyle büyümüştü.” (3 Aralık 2021)

Fakat TL’ye güven o kadar sarsılmıştı ki, dolar 18 liraya çıkmış, alarm zilleri çalmaya başlamıştı… Erdoğan “dövize endeksli mevduat”ı açıkladı, dolar öyle bir düştü ki 9 lirayı gördü. Bu zafer bazı yerlerde havai fişekleriyle, bazı yerlerde davul zurnayla kutlandı.

Cumhurbaşkanı “TL’nin onurunu kurtardık” diyordu:

Benim Türk liram varken ne işin var senin halen yok dolardı, yok avroydu. Türk lirası, Türk lirası, alışacaksınız buna.” (25 Aralık)

Artık “rekabetçi kur” dönemi bitmişti; TL’nin aşırı değer kaybının nasıl bir ekonomik yıkıma yol açacağı iktidar tarafından öngörülememişti ama gelip çatmıştı…

Fakat dolar düştüğü yerden 12.64 liraya çıkınca “endişelenmeli miyiz?” sorusuna Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati “hayır, tam aksine doların yükselmesi aslında iyi bir şey” karşılığını verdi, önceki akşam. Bakan böyle derse dolarını bozdurup TL’ye dönenler artar mı, azalır mı?!

BAŞARI İHTİMALI

Sanırım iktidar TL ve dövizin ortalarda bir yerde dengelenmesini bekliyor. Fakat her gün propaganda yapma tutkusuyla ekonomiyi iktisat biliminin diliyle değil, siyasetin propaganda diliyle konuşuyor bu da iktisadi rasyonellik güvenini sarsıyor.

En önemlisi, üç dört ayda bir politika değişmesi, öngörüyü zorlaştırıyor.

2022’nin mesela Mart yayında, Haziran ayında nasıl bir ekonomik ortamda olacağız?

Bu iktidarın son altı yılda açıkladığı Orta Vadeli Program’ların tamamındaki öngörüler tutarsız çıktı.

2020’de Berat Albayrak’ın açıkladığı Orta Vadeli Program’da, 2021 yılında ortalama dolar kurunun 7.68 lira, enflasyonun ise yüzde 8 olacağı öngörülmüştü! Enflasyon TÜİK’e göre bile yüzde 20, doların durumu gözler önünde.

Bu tabloya bakarak 2022 için iyimser olmak kolay mı?

İktidar bilimsel olarak doğrulanmış ‘ortodoks’ iktisat ilkelerine dönerse, bu güveni veren yetkin isimleri öyle üç dört aylığına değil, tam yetkili olarak görevlendirirse, dış politikadaki yönsüzlüğü bırakıp “geleceğimiz Avrupa’da” sözünü diplomaside, hukukta ve demokraside gerçekten uygularsa… Ve de bunda devam edeceğine piyasaları inandırırsa, iyileşme başlar ama henüz böyle bir yöneliş gözükmüyor… Yine de inşallah diyelim.

Yine de 2022 yılının ülkemize iyilikler getirmesini, yılbaşı ışıklarının mutlu bir yılın işaretleri olmasını temelli edelim…

YORUMLAR (55)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
55 Yorum