CHP nereye?

CHP lideri Özgür Özel, olağanüstü kurultay toplamak için delegelerin imza işleminin başladığını söyledi.

Fakat delegelerin imzalarıyla alacakları kurultay kararını uygulayıp uygulamamak resmi Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun elinde… Uygulamazsa, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurmaları ve kongreyi toplaması için mahkemenin “çağrı heyeti” atamasını istemeleri gerekecek.

Ama Türkiye’de artık “kurultay, kongre, delege, Parti Meclisi” deyince hemen akıllara “yargı” ve “iktidar” kavramları geliyor.

Türkiye’de yargı bağımsızlığı çok eskilerden beri yaşanan ağır bir sorun. İstinaf’ın “mutlak butlan” kararı vermesi ve YSK’nın da “yetkim yok” diyerek kenara çekilmesinden sonra zihinlerle yargı ve siyaset kavramları büsbütün iç içe geçti.

HANGİ DELEGELER?

Evvela hangi kurultayın delegelerinden imza toplanıyor?

Evet ortada bir “mutlak butlan” kararı var fakat bu karar, 2023 kurultayının delegeleri hakkında değil, kurultayda yapılan seçimler hakkındadır.

İptal edilen 2023 Kurultayının delegelerine Kılıçdaroğlu’nun da hiç itirazı olmadı. Çünkü o delegeler 2023 yılının Mayıs-Eylül döneminde mahallelerden başlayarak, ilçe ve il kongrelerinde seçilmişlerdir.

Tek itiraz İstanbul’da olmuştu. 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, il kongresini iptal etmiş, kayyım atamıştı…

İstanbul delegelerinin imzaları alınmıyor. Özgür Özel ve arkadaşları, ‘kayyım tayin edilmiş bir ilin delegeleri katıldı’ diye bir bahane vermemek için onları dahil etmiyorlar. İmzaları toplanan delegeler, İstanbul hariç, 2023 kurultayına katılmış ve hiç kimsenin itiraz etmediği meşru ve geçerli delegelerdir.

YARGI NE DER?

Sekiz saatte 600 delegenin imza vermesi yeterli sayıda imzasının toplandığını gösteriyor. Bir araya gelip, olağanüstü kurultaya gitmesi için resmi Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na dilekçe gönderecekler.

Kılıçdaroğlu. Uygulamazsa ne olur?

Yargıya giderler!

Bakın, yine “yargı” kavramı karşımıza çıktı.

Hatırlayın MHP’de de Meral Akşener, Ümit Özdağ, Koray Aydın ve Sinan Ogan, delegelerin noterden onaylı imzasıyla olağanüstü kongre istemişler, Bahçeli bunu uygulamaya koymamıştı. Muhalifler Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak kongreyi toplamak üzere “çağrı heyeti” atanmasını istemişlerdi. (5 Şubat 2016)

Sulh Hukuk Mahkemesi çağrı heyetini atamış, süreç Yargıtay’dan geçmiş fakat ünlü “Gemerek Mahkemesi”nin tedbir kararıyla adliye koridorlarında tıkanmış, muhalifler mecburen İYİ Parti’yi kurmuştu.

CHP olayında, yargı kurultay yolunu mu açar, yoksa bir “Gemerek Mahkemesi” daha mı bulunur?

Dahası da var: Delegeler kurultay için harekete geçince, Ankara Başsavcılığı da harekete geçti, delegelerin ve birinci derece yakınların mali durumunu araştırıyor! Kurultayı engellemek için şaibe arıyor belli ki!

İşte “öngörülemeyen”, yargının bu tavırlarıdır! “Siyasi sorun” da budur zaten.

ANA MUHALEFETİ SİLKELEMEK

Evvela altı yıla yakın kurultay yapmamış sayılarak CHP’nin genel seçimlere girememe tehlikesi vardır. İktidar bunu göze alamaz.

Fakat hukuki süreçler yine adliye koridorlarında tıkanırsa, taban desteğine sahip Özgür Özel ve arkadaşları, yeni parti kurmak zorunda kalacaklar… Iki parçadan biri çok küçük, diğeri çok büyük olsa bile ana muhalefetin bölünmesi, tam da iktidarın istediği “silkeleme”nin eksiksiz gerçekleşmesi olur. Sadece oy bölünmesi olarak düşünmeyin, CHP’nin kurumsal imkanları fevkalade önemlidir.
İktidarın kabaca son on yılda adım adım otoriterleşmesinin ülkemizi hem siyaseten hem iktisaden ne hale getirdiği ortada. Tüm kamu kurumlarının, tüm erklerin ne hale geldiği ortada.

Yolsuzluk algı indeksindeki, hukuk devleti indeksindeki, akademik özgürlükler indeksindeki düşüşlerimiz, gelir dağılımındaki feci bozulmalar, dışarıya beyin ve sermaye göçü… Hepsi ortada.

KURULTAY YOLU

Kılıçdaroğlu, delegelerin başvurusu üzerine Temmuz ayı içinde kurultayı toplamalıdır. PM listesinde uzlaşarak bu mümkündür. Kılıçdaroğlu geçmişte partisine ve demokrasiye yaptığı hizmetlere kendi eliyle sünger çekmekten sakınmalıdır.

Asıl “arınma”, evrensel standartlarda yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık kanunlarının çıkarılması olacaktır.

İmamoğlu engellenmiş ama Özgür Özel’in liderliğini büyük kitleler benimsemiştir. Mansur Yavaş hakkında büyük kitlelerin desteği vardır; Kılıçdaroğlu da kolay itiraz edemez.

Türkiye, içte ve dünyada güven yaratacak kalitede hukuka, kuvvetler ayrılığına, yargı bağımsızlığına, başta Merkez Bankası olmak üzere kamu kurumlarının liyakat ve işlevine dönmezse, önümüzdeki yıllarda daha da ağırlaşacak otoriterleşme ülkenin sıkıntılarını büsbütün artıracaktır.

Tarih de bugünkü aktörler hakkında buna göre karar verecektir.

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.