İktidar hukuku sevmiyor

Belki ‘iktidarlar’ demek daha doğrudur ama hukuku sevmemekte AK Parti, son on yılda bir “mükemmel fırtına” örneği veriyor.

AK Parti’nin kuruluş belgelerinde ve Erdoğan hükümetinin ilk programlarında “Kuvvetler ayrılığı” kavramı vurgulanıyordu. Daha 17 Aralık 2004’te Türkiye “Kopenhag kriterleri”ni “yeterince karşıladığı” için tam üyelik müzakerelerinin yolu açılıyor, Türkiye’ye yatırım yağmaya başlıyordu.

Son on yılda “Kuvvetler ayrılığı ayak bağı” oldu.

İlk on yılda Kemal Derviş’in reformları ve bu iktidarın AB reformları temelinde, Ocak 2002 ile Haziran 2004 arasındaki 2.5 yılda, enflasyon %73'ten %9'a inmişti.

2013-2014 gibi bozulma başladı… Haziran 2023 ile Haziran 2026 arasında üç yıllık Mehmet Şimşek’in reformsuz kemer sıkma döneminde enflasyon %38'den %32'ye indi…

Bu konuda Prof. Selva Demiralp’ın Enflasyon neden daha hızlı düşmüyor? başlıklı yazısını mutlaka okumak lazım.

Son on yılın özeti, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in şu sözüdür:

Yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelebilmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz… Yatırımcıyı cezbeden teşviklerdir ama onu ülkede tutan hukuki güvencedir.” (27 Nisan)

CEZA HUKUKUN SINIRI

Hukuka güveni sarsan olayların yahut AYM ve AİHM kararlarının listesi buraya sığmaz.

Örnek bir olay “tavuk şirketlerine gözaltı” diye özetlenen soruşturmadır. Bu konudaki gözaltı işlemlerini ve ‘denetim kayyımı’ atamalarını biliyorsunuz. Büyük tepki çekince, savcılık da geri adım atmıştı.

Temelde fevkalade önemli bir sorun var: Rekabet Kurulu’nun alanına giren “Rekabet hukuku” alanına, emniyet ve yargının görev sahası olan “ceza hukuku”nun müdahale etmesi…

Hukuki güvensizliğin birçok sebebi var, biri de bu.

Ekopolitik adlı düşünce kuruluşunun uzmanlar tarafından hazırlanan “Ceza Hukukunun Ekonomiye Müdahalesi: Beyaz Et Soruşturması ve Kayyım Tedbiri” başlıklı 50 sayfa araştırması, bu sorunu bütün boyutlarıyla ortaya koyuyor: “Hukuk güvenliği, mülkiyet hakkı, teşebbüs özgürlüğü ve ceza muhakemesi hukukunun sınırları” sorunu.

Hukuk devleti, her hukuk dalının kendi sınırları içinde kalmasını gerektirir.

ÜRETİM SORUNU

Doç. Dr. Av. Ramazan Arıtürk’ün başkanlığında bir düşünce kuruluşu olan Ekopolitik’in bu araştırmasında okudum, Türkiye beyaz et sektörü, 2024 yılında 2 milyon 512 bin ton tavuk eti üretimi, 2 milyon 188 bin ton iç tüketim gerçekleşmiş. 371 bin tonu ihracata gitmiş. İhracat tutarı 612.7 milyon dolar. Beyaz et üretimde dünyada 10’uncu, ihracatta 7. sıradayız

2024’te Türkiye’nin kırmızı et üretimi 2 milyon 106 bin ton olarak tahmin ediliyor, ki bunun çok düşük olduğu el yakan etiketlerden belli.

Daha çok yatırım yaparak, bu işin uzmanlarını daha çok istihdam ederek düşük maliyetle daha çok üretim şart, değil mi?

Ama “daha çok yatırım” deyince, işte karşımıza, “hukuki güven” sorunu çıkıyor, Adalet Bakanı’nın da itiraf ettiği sorun.

Mehmet Şimşek’in, Kemal Derviş gibi reformlar yapamayışının sebebi, bilgisizlik değil, sistemin hukuku sevmemesi, hukukun üstünlüğünü sağlayacak, kurumları güçlendirecek reformlara kapalı olmasıdır.

HUKUK EKMEKTİR

Özgürlükler, ekonomik özgürlüklerle zemin buluyor. Sovyet ve Batı sistemleri arasında yetmiş yıllık kavganın temelinde bu konudaki felsefi ihtilaf vardı. Ekopolitik’in raporunda şu satırların altını çizdim:

Ekonomik özgürlükler ekonomik refahın artırılması yanında bireyin ve özel sektörün devletten bağımsız hareket alanını korur, özel mülkiyetin güvence altına alınmasına katkı sağlar ve ekonomik çoğulculuğun sürdürülmesine imkân tanır.”

İktisadi ilişkilerde de cezai anlamda suç işlenebilir, elbette mali polis ve yargı soruşturur. Piyasa dalgalanmalarını cezai suç, piyasa ilişkilerini de “suç örgüt” sayarsanız, bunun anlamı ekonomiyi sopayla düzeltmeye kalkmaktır.

İktidar, elindeki sopanın muazzam gücünü fark ettikçe bunu muhalefete karşı da piyasaya karşı da kullanıyor. Raporda bunun “yatırım kararlarının ertelenmesi, risk alma iştahının azalması, yeni girişimlerin azalması, sermaye hareketlerinin yavaşlaması…” gibi sorunlar doğurduğu anlatılıyor.

Durum ortada. Özetin özeti, hukuk ekmektir.

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.