Back To Top
Hıncını dava zannetmek...

Hıncını dava zannetmek...

- A +

Adı ilk olarak 2017 yılında Anadolu Ajansı’nın geçtiği, Breaking Bad dizisini hatırlatan bir haberle duyulmuştu.

Tekirdağ’da 17 yaşından beri makyözlük yapan Göknur Damat, 30 yaşında kansere yakalandığını öğrenmiş, doktorların altı ay ömrünün kaldığını  söylediği genç kadın, bu altı aya neler sığdırabileceğini düşünürken, sevdiği mesleğinde ilerlemeye karar verip, küçük bir salon açmıştı. Bu arada Hollanda’da katıldığı bir makyaj şampiyonasında Avrupa birincisi olan Damat, KOSGEB hibelerine başvurmuş, aldığı hibeyle küçük salonunu bir makyaj stüdyosuna çevirmiş, Dubai’den de bir makyaj stüdyosu açması için teklif almıştı.

İşinden aldığı büyük moral hastalığına da iyi gelmiş ve nihayet kanserle mücadelesini de kazanmıştı.

İlham verici bu başarı hikayesini, haberden bir kaç ay sonra katıldığı bir Esnaf Buluşması’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan da anlatınca Türkiye, Göknur Damat’ın adını öğrendi.

Genç kadın, gazetelerde haber oldu, televizyon programlarına çıktı. Beştepe’deki resepsiyonlara katıldı.

31 Mart seçim kampanyası sırasında Tekirdağ’a gelen Cumhurbaşkanı’nın mitingine de “Cumhurbaşkanının manevi kızı” kokartıyla özel olarak davet edildi.

Paylaştığı bir videoya bakılırsa bu yüzden çevresi tarafından da yandaşlıkla suçlanmıştı.

Göknur Damat, geçen hafta sosyal medya hesabından Ekrem İmamoğlu’nun kampanyasına yaptığı 20 TL bağışın dekontunu #herşeyçokgüzelolacak hashtagiyle paylaşınca olanlar oldu.

Almanya’da bir arabanın içinde çektiği siyasi videolarla tanınan bir sosyal medya fenomeni, genç kadının dekontu paylaştığı tweetini ve miting için kendisine verilen “Cumhurbaşkanının manevi kızı” kokartının görsellerini (nereden bulduysa!) birlikte paylaşıp, şöyle yazdı:

“Bizden olanı bir kenara attık. Bizden olmayanı baş tacı ettik. Onlar da aldı bizi ayak altına paspas etti.”

Onun ardından başkaları da “Davadan olmayanları bir yerlere yerleştirme” yi eleştiren, “Büyük ihanet” , “temizlik şart”, “Vefa”, “Reis çok yalnız” diyen mesajlarla bu lince katıldılar.

Birkaç gün sonra Göknur Damat, Tekirdağ’da “Sen misin o cesur yürek” diyen bir kişi tarafından baldırından bıçaklandı.  Neyse ki genç kadın saldırıdan hafif yaralarla kurtuldu.

Göknur Damat’ı önceki gün Ekrem İmamoğlu da Tekirdağ’a giderek ziyaret etti.

Saldırıyı yapan kişi henüz bulunamadı. O yüzden motivasyonunun ne olduğunu, sosyal medyadaki linçten etkilenip etkilenmediğini tam olarak bilmiyoruz.

O yüzden bu üzücü olayın kriminal kısmını bir tarafa bırakıp, linci başlatan o mesaja dönelim:

“Bizden olanı bir kenara attık. Bizden olmayanı baş tacı ettik. Onlar da aldı bizi ayak altına paspas etti.”

Artık hiçbirimize çok da tuhaf gelmeyen bir dil bu: “Bizden olanlar” ve “bizden olmayanlar.”  

Ama mesajı atan için zaten genç kadını “bizden olmayan” yapan şey siyaseten farklı bir tercih yapması değil. Onun öfkesi en baştan zaten “bizden olmadığı” belli olan birinin böyle “baştacı” edilmesine. Bizden olanlara kıymet vermeyip, bizden olmayanlara kıymet verirsen, onlar da sana böyle yapar diyor.

Hadi onun kıskançlığının, en ileri, en şampiyon, ne tavizsiz pozlarının başka motivasyonları var.

Ama bu mesajı beğenip, yayanların, kanseri yenmiş başarılı genç Tekirdağlı makyözün “bizdenmiş” gibi takdir edilmesiyle ne alıp veremediği var?

Bu öfkenin sebebi ne?

Zannedildiği gibi sorun bu insanların ideolojilerinde, partilerinde veya davalarında değil.  

Türkiye’de karşıt fikrin mensuplarına yaşam hakkı tanımayan, onların başarılı, mutlu olmasından, takdir edilmesinden kıskançlık duyan sadece bir kesim yok.

Yaptıklarından hoşlanmadığı dindarları eleştirmek kesmeyince “Sizi tarihten sileceğiz” diyen solcu gazeteci de aynı dünyanın insanı.

Ama onun nefretinin kaynağı da solculuk, partisi ya da gazetesi değil.

Türkiye’de arkasında siyasi, ideolojik, dini saikler aranan pek çok tepkinin, tavrın, pozisyonun, tercihin arkasında ilkel bir insani duygu var: Hınç duygusu.

Hiçbir dini, ideolojik, ahlaki bağlama dayanmayan, ötekine nefretten beslenen, sınıfsal, sosyal eziklikler, korkular, endişelerle, geçmişin travmalarından gelen bir duygu bu.

Nietzsche “Ahlakın Soykütüğü Üstüne”de hıncı, “kendilerini hayali bir intikamla avutan sürülerin duygusu” diye tanımlıyor, toplama kamplarında iki yıl yaşamış, Almanlığından kurtulmak için kendisine bir Fransız ismi seçmiş Jean Amery ise geçmişle yüzleşmek için değer verdiği hınç duygusunun  geleceğe çıkışın önünü kestiğini” anlatıyor.

Fransız yazar Eric Fassin ise “Popülizm: Büyük Hınç” kitabında, dünyanın her yerinde yükselen popülist hareketlerin sınıfsal ve iktisadi bir tepki olarak açıklanmasına karşı çıkarak bu hareketlerin ötekinin mutluluğuna, başarısına, kendisinden daha fazla dünyadan haz almasına, dünya nimetlerinden faydalanmasına karşı duyulan bir hınç duygusundan kaynaklandığını söylüyor.

Dünyadaki popülist hareketler elitlere, mültecilere, farklı olanlara karşı bu hınç duygusuyla kitleleri mobilize ediyorlar. Trump, Bolsonaro, Orban gibi ana akım siyasetlerden kendini ayırmış yeni popülist liderlerin yakıtı da bu hınç duygusu.

Türkiye’de de siyasi “dava”ların çoğunluğu gücü elde etmek, ötekine aman vermemek, geçmişin intikamını almak gibi dürtülerin hareket geçirdiği kültürel ve sosyal bir hınç duygusundan besleniyor.

Böylesine ilkel, varoluşsal insani bir duygunun motor gücü olduğu kutsal “dava” lar uğruna ahlaki sınırları aşmak da kolaylaşıyor.

Böyle bir iklimdeki siyasi tartışmanın içinde sürekli “biz” ve “onlar” kelimeleri dolaşıyor.

“Biz” ve “Onlar”ın sınırlarını aşmaya çalışanlar ötekilerin korkunç hikayeleriyle korkutulurken, “onlar”la diyalog kuranlar davaya ihanetle suçlanıyor.  

Bu hıncın sürmesinden nemalananlar, bütün varoluşlarını ve itibarlarını bu kavganın sürmesine borçlu olanlar hınç duygusunu sürekli kamçılayıp diri tutuyor, “biz” ve “onlar”  ateşini sürekli harlıyorlar.

Öyle olunca da Tekirdağ’da kanser atlatmış genç bir makyöz kadın bile “bizden” olmadığı için nefretin, hıncın hedefi olabiliyor.

Hıncını dava zannedenler en çok, iktidar savaşının siyasi rekabete dönmesinden, insanların cemaat duvarlarını aşıp topluma karışmasından, siyasetin ayaklarının yere inmesinden korkuyor.

Göknur Hanım’a çok geçmiş olsun.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 18 Mayıs 2019 22:03
Çok güzel bir yazı fakat bu duyguyu aktif hale getiren esas şey; insanın zekasını naifleştirememesi, katı bir cahillik bu duyguyu kırmızı gören boğa durumuna getiriyor.
KARAR OKURU 18 Mayıs 2019 16:57
Yıldıray bey istiğfar edin duâ isteyin kendiniz için. Bu hâl / bu istikamet bozulmasın inşallah. İyi olmak iyilikle başlamıyor gerçekten de. Kötüye karşı çıkmakla başlıyor. Kaleminiz ve güzel amellerinşz bereketlensin. Geç okuduğum için geç yazdığım bu yorumu okuyanlar da âmin desinler umarım. Selâmlarımla.
'Okur' okuru 16 Mayıs 2019 12:50
Bir süreden beri sizin yazılarınızı takip ediyorum. Hepsini takdir ettim diyebilirim. Kafa ile kalbi bütünleştirerek yazılan yazılar olduğunu düşünüyorum. Bu yazınız da öyle olmuş. Bana Mevlana'nın fil metaforunu hatırlattı. Herkes bir mum yakmış olsaydı ortalık aydınlanacak, gerçekler bir bir ortaya çıkacaktı. Fakat mum yakana da, yakılmasına da 'hıncı' olan insanlar oldukça, mumların da aydınlatması maalesef bizim cenahta pek mümkün olmuyor. Kaleminize ve gönlünüze sağlık.. Bu yazılarınız devam ettiği sürece sizi okumaya devam edeceğim..
BİRİSİ 16 Mayıs 2019 03:53
Harika bir yazı
KARAR OKURU 16 Mayıs 2019 01:30
Bu seçim CHP'yi iktidara getirmenin veya PKKlılara destek olmanın seçimi değildir. İl belediye meclisi ve diğer tüm iktidar zaten Akpartinin elince, İmamoğlu'nun AKParti onaylamadan yapabileceği çok bir şey yok. Bu seçim 'İmamoğlu oy mu çaldı yoksa AKPartinin bazı yanlışlarına seçmen tepki mi gösterdi' seçimidir. Eğer AKParti kazanırsa 'bakın çalmışlar' deyip Mart öncesindeki hınç siyasetiyle yoluna devam edecektir. İmamoğlu kazanırsa AKParti içindeki haksızlığa ve yanlışlığa karşı çıkan sesler güçlenecektir.
Müntekid-i Hakiki 15 Mayıs 2019 20:36
"..“Ben falancalardanım!” diyebilmek her şey! Kegan bu safhada “Falancalardanlık” şahsın öznesidir diyor. O mensubiyeti karşısına alıp ona bir nesne gibi bakamıyoır. Şahsiyeti mensubiyetidir. Mensubiyette mantık, düşünce falan gerekmez.[1] Engin Geçtan’ın “ellerinde göbek bağları, sokacak piriz arıyorlar” dediği işte tam bu haldir. Sokulacak piriz parti de olabilir, cemaat de…Kegan, sosyal safhada donmuş kişinin başka birinin yazdığı senaryoyu oynadığını söylüyor.."- Prof. Dr. İskender Öksüz-"Demokrasi’nin ölümü"
Sayın Oğur, kızmamak başka, kızamamak başka şeylerdir. Ve kızamamak eşekliktir. Günümüzde kızamamayı insanlık zanneden eşekler çoğaldı...
Süleyman d. 15 Mayıs 2019 19:34
Kılavuzu a haber olan kendini hınctan kurtaramaz! Ne kadar; hak hukuk, akıl mantık, izan, anlayış, vicdan, nezaket yoksunu varsa doluşmuşlar kanalizasyona. Uretim rekoru kırıyorlar!!!
levent öz 15 Mayıs 2019 18:51
Nisa Suresi, 135. ayet: Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. Maide Suresi, 8. ayet: Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O
Benim adım KHAN 15 Mayıs 2019 18:30
Benim adım Khan filmindeki Annenin oğluna söylediği şu sözleri hiç unutmam. İki tür insan var der, Biri sürekli kötülük yapan insan, biri sürekli iyilik yapan insan. Bu iki insandan hem müslümanların içinde var, hem hindularin içinde var. Biz hep iyilik yapanın yanında olacağız der. İzlemeyenler şiddetle tavsiye ederim.
KARAR OKURU 16 Mayıs 2019 12:41
0
alıntı güzelde film tam bir abd propagandasıydı. rezil bi filmdi
Mevlüt 15 Mayıs 2019 15:51
Fetö terör örgütünden en fazla mağdur olan kesim alevilerdir. İşten atıldılar, sürgüne gönderildiler, kumpasa uğradılar. 15 temmuz hain darbe girişimi bastırıldıktan sonra Malatya'da meydanda toplanan kalabalık provokasyon ile Alevilerin mahallesi ne yönlendirmeye çalıştılar. Allah'tan emniyet güçleri erken tedbir aldılar. İşte hınç'ın alt sosyolojisi budur.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 15:03
“dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik...” - Necip Fazip Kisakurek Yani Yildiray Bey, ustadlari boyle derse talebelerinin hinclarini dava zannetmeleri gayet normal degil mi?
İbrahim Erdoğan 15 Mayıs 2019 13:41
Güzel bir makale... Kindar ve dindar nesiller yetiştirmeye heves edenler okumalı. Eline ve gönlüne sağlık kardeşim..
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 12:24
Necip fazıl ne güzel demiş sen benim hızımız sin diye günah hınç davası derken yeni ak partiyi değil doksanı geçen yıllar yılı müslüman anadolu insanına kin kusan nefret eden kısa bacaklı kıllı diyen dinimize alçakça saldıran örtü düşmanı chpkk ne çabuk unuttun
karar okuru 15 Mayıs 2019 15:26
1
CHP 'NİN İKTİDARI 1950 YILINDA BİTTİ ONDAN SONRA Kİ ON YILLAR BOYUNCA ÜLKEYİ KİMLER KİMLER YÖNETTİ SEN BUNLARI HİÇ BİLME EMİ
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 18:41
2
sus be necip fazıldanda nefret ettireceksiniz mileti
İnsan Beşer 15 Mayıs 2019 11:57
Selamlar Bravo yine acaip bir olayı açığa vurdunuz. Zavalı kadının bıçaklanma nedenini araştırdınızmı? Araştırmıssanız niçin yazınızın bir yerine koymadınız?
Mehmet Ali Kara 15 Mayıs 2019 11:31
Çok teşekkürler Sayın Oğur.Dokunulması gereken konuların en başlarında gelen bir konuya el atmışsınız.Mevzu aydın ve ilim adamlarının çok daha kapsamlı ele alması bir konu.İşlenip çıkış yollarımız gün geçtikçe tıkanıyor bu böyle biline.Çünkü gün be gün artan bir de dinin davalaşması süreci var
BİRİSİ 15 Mayıs 2019 11:11
Dava, ideoloji, cemaat, tarikat... midemi bulandırıyor bu kavramlar. Oysa mesele bu kadar karmaşık değil; kimsenin hakkına girmeden yaşamak daha büyük bir değer yok.
alperen 15 Mayıs 2019 11:11
sn oğur, muhafazakarların ne demokrasi ne hukuk ne de adil bir yönetim dertleri yok..tek dertleri bir şekilde nimetlerden yararlanmak ve bu yararlanmanın devamlı olması..eğer bu devamlılığı engelleyebilecek bir şey zuhur ederse topyekün saldırıya geçmek farz oluyor...bu saldırıyı yaparlarken de hiçbir ahlaki kural tanımıyorlar...işte 'dava' denen şey de bu...
Karar Okuru 15 Mayıs 2019 16:38
0
Yağmacı kültür denebilir. Bun.un muhafazakarlıkla alakası yok. Bizim kültürde muhafazakar da solcu da yoktur. Öyle sanırlar. Yazarın belirttiği gibi solcu “acıkta bana ver” düşüncesinde. Sağdakiler de “rabbena hep bana”. Az gelişmişin solu sağı olmaz!
Abdullah 15 Mayıs 2019 11:02
İslam sadece kendinden olanları değil kendinden olmayanları da kucaklamayı emrederken kendilerini islamın temsilcilisi gibi görenler siyaseten kendi gibi düşünmeyenleri dışlıyorlar. Eğer islam bunlar gibi hareket etmeyi emretseydi sığ ve küçük bir din olarak kalırdı. Halbuki İslamın hoşgörüsü, kucaklayıcılığı varken siyasetin dar kalıplarına sığmaz
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 09:48
Bir günlük de şehitler için başsağlığı dile sen analarinin hikayesini acısını niye şehit düştüklerini kimin kahpece saldırdığını yazsan ha kardaş bese hozat denen adi terörist in ekreme oy istemesini sorgulayan olur musun
KARAR OKURU 17 Mayıs 2019 15:49
0
Ne tesadüf degilmi Ocalana gorusme yasagı kalkıyor. Mehmet zaten gitmiş birdem dagdaki video yolluyor. Allah Allah
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 09:19
Varoluş; kokuşmuş bir düşünce sistematiğine oturtulunca hınç en önemli boyut oluyor. Hınç sürekli diri tutulmalı ki varoluş sorgulanmasın. Hınç olunca da akla, mantığa, bilime, hukuka dayalı her şey eğilip bükülebilir oluyor. Gerçeğin eğip bükmek değiştirmiyor gözünü kapatsan da, yandan baksan da tersten baksan da orada duruyor gerçek... Yalan ve algı yönetimi ile değişmiyor gerçek...
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 08:03
"Adımız miskindir bizim Düşmanımız kindir bizim Biz kimseye kin tutmayız Kamu alem birdir bize" Yunus Emre
KARAR OKURUahs 15 Mayıs 2019 07:55
Yeni Şafak'tan ayrılan Kemal Öztürk'ü KARAR'da bekliyoruz. Kaliteli ve vicdanlı yazılarıyla.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 10:22
0
Ne güzel olur, ne kadar çok yakışır. Bu gazete Vicdanlı insanların gazetesi olsun.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 06:45
Insan düsunen bir varliktir. Dusuncesi zamanla degisir. Hep ayni seyleri dusunmek zorunda degildir. Bir insan liberalken sosyalist sosyalistken milliyetci olabilir gayet normal. Tamamen insana dairdir bu degisim.
Çerkez Ethem 15 Mayıs 2019 04:52
..."Bu hıncın sürmesinden nemalananlar, bütün varoluşlarını ve itibarlarını bu kavganın sürmesine borçlu olanlar hınç duygusunu sürekli kamçılayıp diri tutuyor, “biz” ve “onlar” ateşini sürekli harlıyorlar"...Bu HINC'ı körükliyenler ve canlı tutanlar, ASIL sorumlulaları, aynı zamanda bu durumdan en çok faydalanlardır, herzamanki gibi elit/siyasetçiler'dir. 100 yıldır aynı, hepsi Malı mülkü götürdüler yetmedi, kolpa davaları yolunda toplumları böldüler.
musto 15 Mayıs 2019 13:22
5
İsmini kullandığın insan gibi mert ol o insan hiç bir zaman bozgunculuk yapmadı bozguncuları Yozgattan Ankaraya kadar astı fikir uyşmazlğına düştü çekti Ürdüne yerleşti ve Af çıkardıkları halde dönmedi onu bu yola kışkırtanların tamamı döndüler.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 11:40
4
Gene suçlu CeHaPe yani!! Hey allahım yarabbim ya! Bari böyle bir yazının altına dökmeseydin hıncını!
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 04:17
Bu 'dava', 'yerli', 'milli' kelimelerinden öyle gına geldi ki. Her kötülüğün kılıfı olmuşlar. Bu topraklara dair tek aidiyetim dinim kaldı, ellerinizi çekin!
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 04:03
uzucu ve provokasyon izlenimi veren bir olaya benziyor. sizlere de gecmis olsun yildiray bey, nefretin sadece bir yuzunu gorup diger yuzunu israrla gorememek ciddi sorun...
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 04:06
Yazı için teşekkür ederim. Bazı yorumcular AKP yi eleştireceğiz derken tüm dindar, müslüman, islamci, muhafazakar herkesi aynı kefeye koyup ağır şeyler söyleyerek işin tadını kaçırıyorlar. Hınç kültürü sığlaşma kültürüdür. Bu arkadaşların, kavrayamadıkları veya kavramak istemedikleri farkları görmezden gelip toptancı bir yaklaşımla yaptıkları yıkıcı eleştirileri görünce, AKP gitse birşey değişmeyecek galiba diye üzülüyor insan.
H.Senel 15 Mayıs 2019 03:25
Halbuki,asırlar öncesinden sesleniyor..Bırakın şu karışık formullü,çok bilinmeyenli “davayı”,Dünya’ya bunun için gelmediniz.Sevebilmek,kendin bilmek,vs. sade ama zor fakat her türlü hedefe ulaşmanın en sağlam yoludur..
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 02:44
Yeniçeri zihniyeti halen devam ediyor.Söyletmen vurun.
Has Parti 15 Mayıs 2019 01:12
Göknur Damat'ı bıçaklayanımuhtemel ki 'yiğidini yedirmek' istemeyenler yakalamak istemiyor. Bu yiğitler o kadar yiğitler ki, tek başına bir kadını bıçaklayabiliyorlar, sürü halinde yetmiş yaşında bir parti başkanını linçle öldürmeyi ya da tek başına yakaladıkları bir gazeteciyi, arabalarına taktıkları sahte plaka ile, yedi kişi sopalarla öldürmeye çalışıyorlar. Ya yakalanmıyorlar ya da serbest bırakılıyorlar. Balık kokarsa tuzlarsın, tuz kokarsa ne yaparsın?
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 05:06
1
Tuz kokarsa çöpe atarsın.
KARARLI KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 01:02
Böylesine ilkel, varoluşsal insani bir duygunun motor gücü olduğu kutsal “dava” lar uğruna ahlaki sınırları aşmak da kolaylaşıyor. Dava ne? Sağ ve sol farketmiyor, dava dava diye süslenen ve büyütülen aslında dünyevi MENFAATler.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 05:05
0
Dava=Menfaat En kirlisi de İslam Davası adı altında yapılan cakalliklar. Allah dini kullanarak menfaat elde edenlerin burunlarını sürtsün inşallah.
Karar Okuru 15 Mayıs 2019 00:43
Bir kaç kez bu yorum sayfalarında da belirtildi bu durum. Özetle özellikle kendinden ve de diğer şartlardan kaynaklanan yetersizlik nedeni hayattan beklediğini ve nimetleri alamamanın verdiği öfke ile hareket eden yığınlar her dönemde olmuştur. Ancak son zamanlarda yetenek ve imkanları İle her anlamda önemli gelişme ve kazanım elde eden bir gurup insan diğerlerinin kapatamayacağı bir fark ile ayrıştı. Geri kalanlar “biri yer biri bakar” durumunda kaldı. Hal böyle olunca bu yığınlar siyasetten bağımsız olarak öfke ve hınçlarını önüne gelene haset ola
musto 15 Mayıs 2019 00:19
Kendim ettim kendim buldum dünyası kendimiz yaptık sonrada taptık.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 00:16
Son kepazeligi duydunuz mu? Nihat Hatipoglu tv programinda 13 yasindaki bir Ermeni cocuga Kelime-i Sahadet getirtti. Annesinden izin alindigini soyledi. Meger annenin haberi yokmus. Islam'da bu gunah degil midir bilmiyorum ama kanunlara gore suc olduguna kuskum yok. Bakalim yargilanacak mi.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 06:25
15
O değil de CHP'li milletvekili DHKP-C'lileri meclise çağırmış duydunuz mu? İslam'a göre günah mıdır bilemem ama suç olduğuna kuşkum yok. İnsan niye terörist olur ki? 00:16 sence de terör kötü birşey değil mi? İsveç'te Norveç'te niye böyle olaylar olmuyor. O medeniyet seviyesine biz ne zaman çıkacağız? :):)
KARAR OKURU 53 15 Mayıs 2019 08:34
2
Korkacak bir şey yok. Zaten tv şovu maksatlı bir hadise. Şehadet kelimesini söylemekle kişi müslüman olmaz. Bilmekle de olmayacağı gibi. Önemli olan söylenen kelimenin bizden istediklerini (teklifini) yerine getirip getirmediğimizdir.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 09:03
2
13 yasinda bir cocuga velileri yaninda olmadan yapilacak sey mi bu? Butun mesele "benim dinim seninkinden iyidir. Gel benim dinime inan kurtulursun" zihniyetinden geliyor. 13 yasindaki cocuga Kelimeyi Sehadet getirtiyor, seyreden kalabalik da hep birlikte alkisliyor. Hristiyanlarda da var bu zihniyet. Dinini dergistir, Hristiyan ol, kurtul.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 09:23
1
08:35 Senin 13 yaşındaki çocuğun, senden habersiz bir hristiyan kanalında naklen vaftiz edilip, hristiyan ilan edilse aynı rahatalıkla "korkacak bir şey yok, vaftiz olmakla hristiyan olunmaz, önemli olan hıristiyanlığın gereklerini yerine getirip getirmediği" der miydin?
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 13:15
0
karar okuru 53'te, hacı murta tadı aldım biraz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN