Back To Top
İster portakal, ister mandalina, istersen narenciye ol...

İster portakal, ister mandalina, istersen narenciye ol...

 - Son Güncelleme: 19.12.2018 Çarşamba 09:43
- A +

Son günlerde portakalda vitamin bile olmayan protesto gösterisi ihtimali üzerinden Türkiye’de tehditler, hakaretler havada uçuşurken dünyanın her yerinde farklı nedenlerle insanlar sokaklardaydı.

Paris’teki Sarı Yelekliler malum. Budapeşte’de de Orban hükümetinin Meclis’ten geçirmeye çalıştığı çalışma sürelerini uzatan “Köle Yasası” ve yargıyı iktidara bağlayacak yeni mahkemelerin kurulmasına karşı Macarlar sokaklarda. Dün 10 bin gösterici “iktidarın borazanı” olmakla suçladıkları devlet kanalına yürüdü.   

Ürdün’ün başkenti Amman’da ise sosyal medyadan örgütlenen halk, günlerdir artan vergileri, hükümetin kemer sıkma politikalarını protesto ediyor. 

ABD, Avusturalya, Belçika, İsveç gibi müreffeh ülkelerin sokaklarını ise haftalardır Polonya’daki sonuçsuz iklim zirvesini protesto eden ve hükümetlerini adım atmaya çağıran küresel ısınma karşıtı gençler dolduruyor. Bütün dünyaya yayılan eylemleri 15 yaşındaki İsveçli Greta’nın okul boykotu çağrısı başlatmıştı.

Atina sokakları da hareketli. 10 yıl önce polis tarafından öldürülmüş 15 yaşındaki bir çocuğu anma gösterilerinde yine olaylar çıktı.

Bir süredir Çekler, ondan önce de İsrailliler yolsuzluk soruşturmaları yüzünden Başbakanlarının istifası için sokaklara çıkıyorlar. 

17 Aralık ayrıca Tunus'ta zabıtanın mallarına el koyması üzerine kendini yakarak Arap Baharı'nın fitilini ateşleyen Muhammed Bouazizi'nin de ölüm yıldönümü.

Her protestoyu oyun, kurgu, birilerinin düğmeye basması olarak görenler için inanması zor ama işte dünyada hala sokaklara çıkıp protesto gösterileri düzenleyen insanlar var. 

Tabii hiç bir iktidar sokaklarda protesto edilmekten memnun olmaz.

Türkiye’de de hiç bir zaman olmadı. 

Demokrat Parti’nin anti demokratik Tahkikat Komisyonu yasasını protesto için darbeden bir ay önce 28 Nisan’da İstanbul ve Ankara’da patlak veren öğrenci olayları, iktidarı panikletmiş, güç kullanmasına neden olmuş, o aşırı güç kullanımı da darbeyi hızlandırmıştı.

12 Eylül darbecileri de darbenin gerekçelerinden biri olarak darbeden kısa bir süre önce Konya’da MSP’nin öncülüğünde düzenlenen ve Erbakan’ın da katıldığı Kudüs Yürüyüşü’nü göstermişti. 

12 Eylülcüler bu yüzden yeni anayasada ve uygulamasında toplanma ve gösteri hakkına sınırlar getirdiler.

Valilikler ve emniyet “kamu düzeni” gibi gerekçelerle hoşlanmadığı gösterileri iptal etme hakkında sahip oldu. 

Valiliğin izin vermediği yürüyüşlerden biri de 1991 Körfez Krizi günlerinde İstanbul’daki bazı parti il başkanlarının çağrı yaptığı “Savaşa Hayır” yürüyüşüydü.

O günün CHP’si, SHP’nin İstanbul İl başkanı Ercan Karakaş’ın ev sahipliği yaptığı ilk toplantıdan sonra, sekiz partinin temsilcileri (SHP İl Başkanı Ercan Karakaş, DYP İl Başkan Yardımcısı Recai Dıblan, Halkın Emek Partisi (HEP) İl Başkanı Osman Özçelik, Sosyalist Birlik Partisi MKYK üyesi Erol Kızılelma, Sosyalist Parti İl Başkanı Mustafa Birçek, Türkiye Birleşik Komünist Partisi İl Başkanı Başkanı Zeynep Vardal ve Yeşiller Partisi temsilcisi Türksan Başer Kafaoğlu) yürüyüş çağrısı için Refah Partisi İl Başkanlığı’nda bir araya geldiler. Ev sahibi RP İstanbul İl Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dı.

Fakat valilik sekiz partinin “Savaşa Hayır” yürüyüşüne izin vermedi. Daha sonra sekiz parti miting yapmak için bir kere başvurdu. Yine “kamu düzeni”, “ülkemizin içinden geçtiği hassas günler” gerekçeleriyle mitinge de izin çıkmadı.

Bunun üzerine RP il başkanı Erdoğan, SHP il başkanı Karakaş, HEP il başkanı Özçelik, Sosyalist Parti ve Sosyalist Birleşik Komünist Partisi temsilcileri hep birlikte Eminönü Meydanı’nda halka bu yasağı protesto eden bir bildiri dağıttılar.

Bildiri epey sert yazılmıştı:

“Halkımızın büyük bir bölümü bu savaşa karşı ama Özal ve ANAP iktidarı adım adım ülkeyi savaşa götürüyor. TRT ve Magic Box Özal’ın savaş politikalarının sözcülüğünü yapıyor. Savaşa son verilsin diyen barış yanlısı insanlara olmadık baskılar uygulanıp, miting ve gösteri yapmaları engelleniyor. Bizler muhalefet partilerinin İstanbul il yöneticileri olarak bu savaşa derhal son verilmesini, daha fazla insana kıyılmamasını, doğal çevrenin tahribinin önlenmesini ve ülkemizin hiçbir şekilde bu savaşa girmemesini istiyoruz. İşçi ve emekçileri Özal ve ANAP iktidarından kurtulmak için dayanışmaya çağırıyoruz.”

İktidarların hoşlarına gitmeyen sokak gösterilerini kriminalize etmesi, arkasında komplo, oyun, dış kaynak aramasının da yakın tarihimizden sayısız örneği gösterilebilir.

 

Onlardan en ilginçlerinden biri 1994’de yaşanmıştı.

Türkiye büyük bir ekonomik kriz içindeydi. Hükümet meşhur 5 Nisan kararlarını açıklamış, işçiler, memurlar sokaklara dökülmüştü. Sendikalar grevlere gidiyor, otoyollar, fabrikalar işgal ediliyordu. Tabii kimsenin aklına bütün protestoları yasaklamak gelmiyordu.

O günlerde Türkiye’nin yakından izlediği Bosna Savaşı’ndan gelen bir haber ise büyük bir şok yaratmıştı. 9 Nisan’ı 10 Nisan’a bağlayan gece, TGRT ve Star televizyonları Sırpların Boşnakların yaşadığı Gorazde’yi kimyasal silahlarla vurduğu haberini geçmeye başladılar. Sabaha kadar televizyonlara bağlanan gazeteciler, yazarlar protesto çağrıları yaparak katliamı lanetledi.

Ertesi gün kimyasal saldırıyı protesto için bir milyonu aşkın insan Taksim Meydanı’nda toplanmıştı. Ankara’da ve Türkiye’nin her yerinde de halk sokaklara çıkmıştı.

Daha sonra haberin doğru olmadığı ortaya çıktı ama ellerinde Refah Partisi, MHP, Osmanlı ve o günlerin medya tabiriyle “yeşil şeriat bayrağı” ile bir anda meydanları dolduran kalabalıklar hükümeti ve medyayı ürkütmeye yetmişti.

Başbakan Çiller’e göre “gösterilerin arkasında ikisi de rejim karşıtı RP ve DEP (o günlerdeki HDP) ittifakı” vardı.  Başbakan Yardımcısı Karayalçın’a göre ise  “Bunlar kendiliğinden oluşmuş gösteriler değildi. Sistemli ve örgütlü bir şekilde sahneye konulmuştu.”

Çalışma Bakanı Moğultay “Gösterilerin laikliğin kabul edildiği 10 Nisan gününe denk gelmesinin tesadüf olmadığına” dikkat çekerken, Adalet Bakanı Oktay ise “İki televizyon ve gösteri için çağrı yapanlar hakkında DGM’lerin harekete geçtiğini” açıkladı.

Bu açıklamalar üzerine konuşan RP lideri Necmettin Erbakan daha sonra parti kapatma gerekçesi olarak kullanılacak meşhur “kanlı mı olacak kansız mı” konuşmasını yaptı. 

Konuşmasının bir yerinde de Taksim’deki mitinge sahip çıkarken şöyle demişti: “Sen uşaklık yaparsan halk da ayaklanacak. Ankara’da, İstanbul’da gösteri yapacaktır. Seçimle gitmezseniz halk da böyle ayaklanacaktır.”

Erbakan hakkında da soruşturma açıldı.

Antalya’da toplantı halindeki savcılar bir bildiriyi yayınlayarak “laikliği koruyacağız” mesajı verdi. Toplantıya telgraf gönderip savcıları tebrik eden Genelkurmay Başkanı’nın mesajı da ayakta dakikalarca alkışlandı.

Türkiye bu tecrübelerden sonra 2001 yılında AB reformlarına uyum yasaları çerçevesinde "Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” diye başlayan Anayasa’nın 34. maddesinin devamındaki sınırlamaları kaldırdı.

Gösteri ve protesto düzenlemek için öngörülen bildirimin bir izin olarak uygulanması ve bu yüzden yaşanan hak ihlallerinin bireysel başvuruyla önüne gittiği Anayasa Mahkemesi de üst üste kararlar alarak bildirimin izin değil, usul gereği bir düzenleme olduğunu netleştiren, toplanma ve gösteri hakkının altını çizen içtihatlar oluşturdu. Bir gösteri sırasında yol kapamayı, gece yürüyüşü ve mitingini yasaklayan düzenlemeleri iptal etti. 

http://www.anayasa.gov.tr/icsayfalar/basin/kararlarailiskinbasinduyurulari/genelkurul/detay/28.html

https://www.evrensel.net/haber/357509/aym-gosteriye-ceza-hak-ihlalidir

Böyle tecrübeler yaşamış, Anayasası’nda izin almadan barışçıl protesto hakkını düzenleyen açık bir hüküm olan, Anayasa Mahkemesi’nin içtihatlarıyla bunun altı çizilmiş bir ülkede 2018 yılında televizyonda tam dökümü şöyle olan bir konuşma yapıldı:

"Geçtiğimiz günlerde Sayın İbrahim Kalın'ın da 'İnsanlar haklarını aramak için böyle yapmalılar. Seslerini duyurmak için bu şekilde yapmalılar' diye sözleri vardı. Bunun mümkün olmayacağını biliyorsunuz arkadaşlar. Türkiye'de barışçıl protestoların dahi mümkün olamayacağını, barışçıl bir protesto yapmak için sokağa çıkanların karşısına polis memurlarının amirlerinden aldığı emirleri uygulamak zorunda olduğunu biliyorsunuz. Evet Sayın Cumhurbaşkanı böyle söylüyor. İcraatın başında olduğu için söylüyor. Aslında gerçeği bilenler de var. Ben gerçeği görenlerdenim. Kendisi de bence gerçeği söylüyor. Samimi mi o sözünde? Bence değil. Ben samimi miyim sözümde? Ben samimi olduğumu düşünüyorum. Hadi bakalım, barışçıl bir eylem için zamları protesto edelim. Doğalgaz zamlarını. Hadi bakalım, yapalım. Yapabilecek miyiz? Kaç kişi çıkacak sokağa korkudan, endişeden? 'Dayak yerim' vesaire. 'Hakkımı arayacağım ama ne yaparım, başım derde girer mi girmez mi? Kaç kişi çıkar Allah aşkına söyler misiniz? İşte bu şekilde toplumsal muhalefeti, bireysel ve toplumsal muhalefeti baskı altına almaya, yıldırmaya çalışıyorlar. En doğal hak ama maalesef uygulanamıyor. Fransa olmuş, Türkiye olmuş çok da fark etmiyor açıkçası." 

Fox Tv ana haberi sunan gazeteci Fatih Portakal’ın bu sözlerine normalde hükümet yetkililerinin Anayasa hükmünü hatırlatarak itiraz etmesi beklenirken tam tersi oldu. 

Portakal, eleştirisini haklı çıkartırcasına halkı sokağa çağırmakla suçlandı. Günlerdir hakkında tehditler, suç duyuruları havada uçuşuyor.

En son Cumhurbaşkanı Şeb-i Arus için gittiği Konya’da Portakal için “Birileri çıkmış, portakal mıdır, mandalina mıdır, narenciye midir? Sokağa çağırıyor. Haddini bil, haddini. Bilmezsen haddini, bu millet patlatır enseni. Bu milletle dalga geçilmez” dedi.

Cumhurbaşkanı akşamında da Şeb-i Arus törenlerine katılarak hoşgörü temalı güzel bir konuşma yaptı.

Başlıktaki cümle de o yüzden böyle bir kafa karışıklığının eseri.

Mevlana’nın o sözü (kendisine ait olmadığı söylense de) böyle değildi galiba. Yoksa o da “Ne olursan ol yine gel” diyerek halkı sokağa mı çağırıyordu. Biraz karıştırmış olabiliriz.

Mevlana’nın anma gününde, Konya’da bir gazetecinin soyadıyla böyle dalga geçmek, “millet patlatır enseni” demek, bütün bunları da yapmadığı bir çağrıyı yapmış gibi yapmanın vahameti bir tarafa, sokaklarda barışçıl gösteri yapmak, insanları barışçıl gösteriye çağırmanın kendisi de suç ve ayıp değil 

Bunu hatırlamak için de arşiv karıştırmak şart değil, arada anayasa okumak yeterli..

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Kurtuluş özdemir 19 Aralık 2018 23:21
Sizi anlamak mümkün değil sayın yazar...lakin şu açık ki çok iyi bir demogogsunuz...portakal’a benzetmenin bile portakal İçin bir hakaret olduğunu düşündüğüm, kimin iti olduğu belli bir zavallıyı kıvırtarak savunmanızı anlamak mümkün görünmüyor...önce “sözü söyleyene bakmak lazım adam mı diye!”
Ali Desidero 19 Aralık 2018 22:18
Ya işte böyle, ne güzeldi vesayetle mücadele değil mi!İçinden ne çıktı! Velayeti Reis.Artık biraz idare edeceğiz!El El e yürüyüşü bu ülke tarihinde olaysız en büyük sivil gösterisi!Vesayet Altında yapılmış.Polis kameraya almıştı.Şimdi El Ele yürüyüşünü yapanlar despot kesilmiş.Yazık. Böyle giderse ,sonunda bu ülke ve topluma bedel ödetecekler.Yazık!Çıkmaz sokak olduğunu son 20 yılda yaşanan ortadoğu ülkelere baksalar görürler!
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 21:08
Portakal olmaya gerek sadece ahlaklı vicdanlı namuslu demokrat olmak yeterli
Abdullah Koç 19 Aralık 2018 18:02
Ben bir Portakalim !!!
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 19:55
6
Fark etmez, mandalina da olabilirsin...
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 20:19
1
Bizler (affedersiniz) turunçgillerdeniz!..
Kararlı okur 19 Aralık 2018 17:40
Sayın yazar, çok hoş, çok insani, çok demokratik düşünceler bu yazdıklarınız. Eğer Türkiye'de görünüşte Gezi ile (yoksa one minute miydi) başlayıp 15 Temmuzda doruk yapan gelişmeleri yok sayarsanız haklısınız. Yani siz,Türkiye üzerine hiçbir oyun oynanmıyor, o oyunu kurgulayanlara yerli 5.kol elemanları yardım etmiyor diyebiliyor musunuz ?
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 20:23
3
O zaman, anayasayı kaldırıp atalım!.. Zaten denilmedi mi ki: "mevzuatı kaldırıp bir tarafa koyacaksınız" işte öyle...
Karar Okuru 19 Aralık 2018 17:31
Koltuğu kapanlar hemen "Dün dündür, bugün bu gündür." moduna geçiveriyorlar...... Halkın istekleri mi? oda neymiş?
CHP Adalet Yürüyüşünü Ak Parti iktidarında yaptı. İktidar, anamuhalefetin bu demokratik tepkisi için bütün güvenliği, alt yapıyı sağladı. Yürüş yapanlar da hiç bir vandallığa meydan vermedi. Bu hadise için CHP'yi de iktidarı da kutlamak lazım. Portakal'ın üslubu belli. Bu üsluba avukatlık size yakışmadı...
GİRESİNLİ 19 Aralık 2018 16:49
HAKTAN YANA ADALETTEN YANA TAVRINIZI ALKIŞLIYORUM.BU İKTİDAR MAALESEF TÜM ÜMİTLERİMİZİ ZAYİ EDİYOR.AK PARTİ BİTİŞİ YAŞIYOR.
Ali Osman 19 Aralık 2018 16:16
Sağduyu protesto demokrasinin emniyet sübabıdır nefes alamıyorum dikkat et yoksa ben boğulurken sana da hayatın tadı kaçar
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 17:02
5
Vandallığın, magandalığın adı ne ara sağduyulu protesto oldu?.. Sağduyulu protesto CHP'nin Adalet yürüyüşü idi. Protestonun sebebini doğru bulmasam da yapılma biçimi gayet demokratik bir tavır içindeydi. İktidar da gerek güvenliği aldı. Protestonun yapılmasına yardımcı oldu.
samim 19 Aralık 2018 14:16
bak kardeş niye çıkma sokağa diyorlar sende biliyosun herkes biliyor kurnazlık yapma marjinal tü m guruplar erketede bekliyor yağma talan isyan baş kaldırı milleti gazlamak için bir sürü plan yapılmıştır sokağa çıkanlar için provekatörler iple çekiyor sokağı devlet bunu bilmiyomu burası hollandamı yunanitanmı almanyamı kurnazzzzzzz
Menderes Fırat 19 Aralık 2018 16:02
3
Ne zaman müsait olursunuz?
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 17:19
6
CHP 500 Km. protesto yürüyüşü yaptı. Adam olana bir şey yapılmıyor. Niyeti vandallık olan kuduruk oluyor...
Ömer bin Hattab !!! 19 Aralık 2018 17:22
6
Cumhurbaşkani doğru söylemiş !! Burasi ,Fransa, Hollanda gibi demokratik bir ülkemi milleti sokağa davet ediyosun ey Portakal !!! sen ülkeleri şaşirdin galiba !!
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 19:59
10
17.22, Milletin zekası ile dalga mı geçiyorsun. Ortalığı yak yık adına demokratik hak de. Fransa'da 5000'e yakın gösterici göz altına alındı.
benben 19 Aralık 2018 13:56
karar yazarları sizlere ne oldu böyle kardeşlerinizi eleştirmeyi her yaptıklarına kulp bulmayı meslek haline getirdiniz eleştiri nasihat tabiiki olmalı ama bu fox un portakalı chp nin kemaliyle aynı safta durarak olmaz
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 17:17
1
Hangi kardeşten bahsediyorsunuz? Reklamları kestirerek farklı düşünenlere düşmanlık yapanlarla ne kardeşliğinden bahsediyorsunuz? Bu ülke bu dünya bu kainat sizin mi kardeşim? Yalancıdan, hukuksuzdan ve utanmazdan Karar okuruna ve yazarına kardeş olmaz. En azından bana olmaz. Saadete oy veriyorum diye bana zillet diyen hain diyen insanlar önce tevbe etsin.
İnsiyator. .. 19 Aralık 2018 13:33
Hz Mevlana ne olursan ol gel Dememiştir. mana çok siradanlasiyor. .ornek:Borcumu ödedim temizlendim Ne demek Hamamda mi yikandim. Denize mi girdim. Üstüme su mu döktüm vb. Adam olmak isteyipte.Çare bulamdiysan. Kimse seni kabul etmiyorsa GEL BANA DİYOR. .yoksa necasetinle , karanliginla, burayida pisle demiyor. Sokağa çıkış Kimden, Gelirse Gelsin ACİZ, ZAVALLI, ÇARESİZ. BİTİK, KENDİNE ve TOPLUMA acimayanlarin ya Gafil ya da Maksatlı Karakterlerin işidir. Fitne çıkaranlar eninde SONUNDA KENDİLERİNE ULAŞIR. .!
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 13:16
Fatih beyin yanındayız dün foks ailesi olarak kanalı aradım teşekkür ettim başarılarının devamını dilerim
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 12:20
gezi barbarlığı , hendekçi teröristler ve fetöcü mankurtların işgal girişimi ülkeyi bu hale getirdi, şimdi aynı gezi zekalılar,hendekçiler ve yavru mankurtlar demokrasi havarisi kesilmiş, yüz yok utanma yok ahlak yok bol bol kuyruk acısı oaln tip, beter olun.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 14:05
2
Eleştirdiğin suçladığın insanlardan senin farkın ne?
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 14:41
1
Bir cumhurbaşkanının kendi vatandaşının soyadı ile dalga geçtiği bir ülke daha var mı ya göster bana. Ki bu soyadı sadece ona ait değil o kişinin babasına, dedesine kendi aslına ait!!! Hangi izana sığar hangi terazi tartar bunu? Bir kişinin sadece şahsı ile değil aslı ile dalga geçmek ne demek ya! ! Hem de öyle bir konumdayken
ismail duman 19 Aralık 2018 16:10
3
Tam bir faşist bakış açısı
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 16:17
2
14:41, AKP başkanına, Cumhurbaşkanlığı üç-beş numara büyük geliyor. Üstünde hiç şık durmuyor.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 16:26
4
12:20: Ülkeyi de bu saydıkların yönetiyordu zaten değil mi? Kahrolası Paralelller...)
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 18:02
9
14:41, bu da o meşhur uyduruk Soyadı devriminin meyvesi (!) işte !
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 12:06
Hafızamız tazelendi tebrikler gerçek GASTECİSİN
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 11:39
Mesele ağaç değil halâ anlamadinmi hadi gel diktatör yapacağız zulüm 1453de başladı menderes öğrenci leri kıyma yapıyor diye diye üç ilk diye darbenin yolları ni açan bu ülkede sokak hep abd yahudinin kışkırtmasıyla olmuştur sen daha iyi bilirsin yazar bey
Salih 19 Aralık 2018 10:57
Portakal'ı ben de sevmem ve izlemem ama söylediği sözler bunlar ise bu sözlerden nasıl toplumsal ayaklanma çağrısı yapıldığı iddia ediliyor hayret...adamın görüşü bize uymuyor diye niyet okuyup durumdan vazife çıkarmak, bunu siyaset malzemesi yapmak ve insanları bu şekilde itibarsızlaştırmak hiç ahlaki değil... Hem de toplantı ve gösteri yürüyüşü bir anayasal güvence altına alınmış bir hak iken...
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 16:11
7
Portakal'ı ben severim. İzlerim de. Waşhington mu daha ucuz, Finike mi, takip eder, hangisi bütçeme uyarsa onu alırım. Kan portakalla aram pek iyi değil, onu izlemem. :)
musto 19 Aralık 2018 10:50
1950 den sonra iktidar olabilmek için her yol mübah sayıldı yalan talan din iman adam kayırmacılık aşırı kullanıldı halk da bu na yatkın bunun düzelmesi mümkün değil böyle gelmiş böyle gider...
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 10:46
Ne denir ki. Helal olsun sn yazar
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 10:29
Gerçekten çok doğru bir yazı. Türkiye herkese ve hatta halkının bir bölümünü düşman addederek bir yere varamaz. Önce iç barışı sağlayacak bir adalet sistemi ve sonrasında dış komşularla karşılıklı barış ve huzur ortamını sağlaması lazım.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 10:28
muhteşem bir yazı olmuş. elinize sağlık.
Korkum odurki böylesine değerli bir yazarın aleyhinde de fetö örgüt üyeliğinden kraldan çok kralcı bir savcı iddianame hazırlayıp dava açabilir...
HACI MURAT 19 Aralık 2018 10:11
Yıldıray Bey kronolojiyi gene iyi vermiş.Ama bence eksikler var, sanırım unutmuş onları yazarımız. Mesela 2014'te Kobani eylemi yapılmış 50 kişi öldürülmüştü.1977'de 1 Mayıs'ta Taksim'de "bayram" kutlaması için yüründüğünde 34 kişi ölmüştü. Bayram kutlamanın bu şekline oldum olası şaşırmışımdır. Kutlamaya gidenlerin elinde kürek sapı gibi kalın sopalar bulunurdu.Kafa yarma,göz çıkarma,bir kaç mevta eksik olmazdı.Dini bayram arefelerinde çarşıda adım atacak yer kalmaz,kimsenin kılına zarar gelmez.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 11:47
2
Kobani eylemlerini uzaktan izleyen fetöcü polisleri unutuyorsun sanırım Hacı Murat. 77 Mayıs'ında neler olduğunu anlatmaya anlatırız da buralara sığmaz.Ya Sivas? Gezi? Onlar da provakatör işi değil mi? Kısacası provakatörleri, ajanları kollar, enselersen kimsenin canı yanmaz.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 12:26
3
Onların gözleri vardır görmezler kulakları vardır duymazlar.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 13:47
2
Hacı, yakında bir etkinlik planlıyoruz. Gününü bilahare bildiririm. Sabah namazını Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi'nde kılıp, kahvaltımızı Gezi Parkı'nda yapacağız. Davetlisin. :))
HACI MURAT 19 Aralık 2018 14:57
2
@13.47 Berhüdar olasın birader! Velakin böyle PLANLI ETKİN'liklerden ben biraz huylanırım.Planlı olmasa düşünebilirdim!En iyisi ben sabah namazını mahalle camimizde kılayım.Ayrıca dışarıda kahvaltı yapmaktan pek hazzetmem;evde yaptığım kahvaltıyı hiç birine değişmem.Zeytinimi,peynirimi yerim Allah'ıma şükrederim vesselam.
HACI MURAT 19 Aralık 2018 15:53
2
@13.47 Niçin PLANLI ETKİNLİK'ten huylandığımı biraz daha açayım isterseniz,böylece konu iyice vuzuha kavuşmuş olsun.Malum olduğu üzere hatırladığımız en son PLANLI ETKİNLİK,Suud'un İstanbul Başkonsolosluğunda yaşandı.Sizin Gezi etkinliğinde piknik malzemesi olarak testere gibi edavat ve piknik için gerekli kimyasal maddeler de var mı?Pek açık yazmamışsın da şöyle bir miktar ip ucu elde etmeye çalışıyorum. Fikrimi değiştirip gelecek olursam bunları bilmem lazım.
Menderes Fırat 19 Aralık 2018 09:37
Hoşgörü simgesi bir zatı anma töreninde ama yüzünde ve sözlerinde hoşgörüden eser yok. Televizyonda kazara karşıma çıksa hemen kanal değiştiriyorum. Görüntüsü bile vücudumda gerginlik sebebi. Ve 12 yıl ben bu insana oy verdim (2015 milletvekili seçimi). Ama pişman değilim o zaman halkın iradesini yok sayanlara karşı yanında durduk şimdi yine aynı sebeple, halkın talepleri görmezden gelindiği güç tek elde toplandığı için karşısındayım.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 09:26
Fatih portakal ideolojik olarak taban tabana zıt olduğum birisi ama o gün söylediğine internetten baktım Cumhurbaşkanın tarif ettiği şekilde bir şey çıkaramadım ama şunu gördüm bize yıllarca baskıyı ! Hani anlatırdık ya bir haksızlık karşısında kurt kuzuya suyumu bulandırma haaaaa
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 08:56
bu iktidar çöküşün habercisi ve ispatıdır. bu kdar kötü değil devlet bakkal yönetsen batar. liyakat sıfır, seviye sıfır, ahlak sıfır, akıl sıfır, ülup sıfır, bir diyebileceğimiz tek şey hitabetti. oda bitti. patlatırlar enseni ne yav
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 08:30
Çok meşgulüm. Elemanlara söylüyorum, onlar bana özetini okuyor. Sonra hep beraber çok gülüyoruz. Özellikle temel hak ve hürriyetler diye bir bölüm var ölürsün gülmekten!
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 07:56
Anayasamızın haklar kadar ödevler de yüklüyor, ödevlerini yapan iyi vatandaşlar tabi ki eylem yapabilirler..
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 07:55
Yıldıray bey, daha dün 90’lar nostaljisi yaparak liderlerin hoşgörüsünden bahsetmiyor muydunuz? Demek ki 90’lar da en az bu dönem kadar antidemokratikmiş. Tek fark onların gücü böylesine ellerine geçiremeyip her fırsatta askerden medet ummaları olabilir.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 08:33
5
O zaman muhalefet askerden medet umuyordu simdi iktidar, fark bu
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 17:48
13
Emin misin? REİS sadece halktan medet umuyor. Gözlerinizi açın efendiler.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 07:35
Bunca yıldır insanlar DAVA diye boşunamı yoruldular...Solcular ...sağcılar...ülkücüler... İslamcılar...(menfaatçiler hariç=onların davası paradır) Suyun başına geçen alttakilerin suyunu kesiyor demekki.O zaman kimin kimden ne farkı var.Koltuğunu kendiliğinden bırakan Japonları görünce hayranlığımız artıyor.Onlar bu ahlakı nasıl kazanmışlar.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 18:42
1
yüksek islam ahlakı sayesinde. hani müslüman olmayan ahlaklı olamaz ya ondan.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 06:48
kendilerine müslüman bunlar
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 06:36
Türkiye islamcisi=Türkiye milliyetcisi=Türkiye solcusu=turkiye liberali.yok birbirinizden farkınız.biz osmanlı bankasiyiz:)
misafir 19 Aralık 2018 06:21
Kalemine sağlık,
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 03:06
Sap saman, elma armut... Ver gazı Yıldıray ver gazı
Çerkez Ethem 19 Aralık 2018 02:46
Çok güzel açıklamışsınız. t.c. nin klasik elit/siyasetçileri, mevkiler değişince fırıl fırıl dönerler ve güce erişinciye kadar hertürlü konuşurlar. FARKETMIYOR, Kim Gelirse Gelsin başa, isterse en büyük ataputçu, demokrat, sosyalist, islamcı olsun. Sistem aynı ve 100 yıldır Aynı Son ! Trajikomedi olan bu kolpacıları başa getiren halk sorumlu olduğu halde hala alışamadı yalanlara/kandırılmaya ! Tek çözüm, Oy Verme ! Nasıl olsa 100% kandırılcaz ! En azından Keriz yerine koyulmadık deriz ve kendimizle rahat oluruz !
tepekoylu 19 Aralık 2018 02:36
ıktıdarın bu yaptığı çok doğal normal ve tamda tıynetine uygun şeyler...tuhaflık ve anormallik bu tıynetteki ınsanlardan demokrası hukuk ve özgürlük bekleyip ummak...işte bu gerçektende eler tutar anlaşılır birsey değil...
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 01:51
Guzel yazi tebrikler yildiray bey
Kasım Özdemir 19 Aralık 2018 01:21
Kardeşlerim! Nereden nereye!
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 01:13
Hiç kimsenin farkında olmadığı ya da olsa bile dile getirmediği; böylesi vahim bir tavrın Şeb-i Arus gününde ve mekanında ortaya konmuş olmasıdır. Yazınızın tamamı çok güzel ve çok haklı. Ancak, bunu vurguladığınız için özellikle tebrikler ve teşekkürler.
eski islamcı 19 Aralık 2018 01:07
eskiden islamcılar su kesiliyor yıkanamıyoruz derlerdi gösteri yaparlardı şimdi akp ile birlikte islamcılar su dogalgaz zammını eleştirenlere terörist dış güçler hain diyor nerden nereye demekki islamcıların tüm yaygaraları akp ye kadarmış akp kesenin agzını açınca islamcılar rte ye körü körüne biat ettiler paranın yüzü sıcak be reiss..
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 18:47
7
Edkiden İslamcıları şamar oğlanı yapmıştınız, artık yemiyor. Sizin sorununuz bu ! Etme bulma dünyası !
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 00:58
Bir yanda daha 15 yaşındayken küresel ısınmayı mesele edinecek bir bilinç seviyesi. Diğer yanda eleştirilerine herhangi bir somut cevap vermeden sadece soyadı üzerinden dalga malzemesi çıkarmış bir seviye. Batı bizi kesin kıskanıyordur, ben şahsen ikna oldum.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 18:45
0
işin özü bu
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 00:54
Erdoğan Reisimiz Halife-i Rui Zemin... Bunlar söylenirken bu günlere referans vardı. O gün karşısında durabilseydiniz bir anlamı olurdu. Artık çok geç.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 00:52
Politikacılar ne enteresan değil mi? Sabah ayrı telden, akşam ayrı telden ama bünyeleri hiç reaksiyon göstermiyor bu duruma. Portakal hedef gösterildi en hafifinden. Türkiye tecrübesi olanlar (gazeteci cinayetleri) bile bile, oy uğruna, meydanları çoşturmak için nasıl böyle risk alır? İnsan hayatı hiç bu kadar değersiz olmamıştı.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 00:46
Portakal'ın yaptığı malumun ilamı, o kadar.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 00:40
''İşçi ve emekçileri Özal ve ANAP iktidarından kurtulmak için dayanışmaya çağırıyoruz.” İlk gezici kimmiş öğrenmiş olduk. Kınadıkları her şeyi fazlasıyla yapmışlar/yapıyorlar.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 00:37
Yıldıray Bey, aman dikkat, uyuyan uyumaya devam edecek, böyle yazılarla başınıza iş almayın, biz buna değecek bir toplum değiliz. Tecrübeyle sabittir:(((
Krr okr 19 Aralık 2018 10:10
3
Hayır efendim. Bu memlekette birkaç Yıldıray Oğur daha yazsa çok şey değişir. Esas böyle zamanda yazmak icap eder. Az sayıda olan iyi insanların yüzü suyu hürmetine yazmak gerekir. Sustukça hep tepemize çıktılar.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 10:10
2
Umut
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN