Back To Top
İyi ki bağlayıcı

İyi ki bağlayıcı

 - Son Güncelleme: 21.11.2018 Çarşamba 12:33
- A +

Türkiye, tam adı, ”İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Sözleşmesi” olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni bundan 68 yıl önce Demokrat Parti iktidarında (4 Kasım 1950) Roma’da imzaladı.

Sözleşme 1954 yılında TBMM’de kabul edilerek ile onaylandı.

Fakat sözleşme kabul edilirken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını tanımayla ilgili bir irade beyanında bulunulmamıştı. O yüzden bu hak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vermemiş oldu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının tanınması ilk olarak 27 mayıs darbesinden sonra kurulan İnönü Başbakanlığındaki koalisyon hükümeti sırasında gündeme geldi.

Teklifi veren BM Hukuk Komisyonu’nda görev yapmış bir kamu hukuku Profesörü olan CHP Kocaeli Milletvekili Nihat Erim’di.

Daha sonra 1971 muhtırasından sonra Başbakanlık yapacak, 1980’de de bir suikasta kurban gidecek CHP milletvekili Erim, 27 Mayıs darbesinin yarattığı hukuksuzlukların giderilmesi, Türkiye’nin dünyadaki imajının düzeltilmesini gerekçe göstererek AİHM’e bireysel başvuru hakkının tanınması için Meclis’e bir önerge vereceğini açıkladı. 

Meclis’in hapisteki aralarında Celal Bayar’ın da olduğu DP’li vekillere affı görüştüğü günlerdi. Af yüzünden bile ortalık karışmış, affa karşı ordu içinden sesler yükselmeye başlanmış, CHP’li gençler protesto gösterileri sırasında Adalet Partisi binalarını taşlamıştı.

Bu şartlar için oldukça ilerici bir teklifti bu.

Fakat Nihat Erim, teklifinin karşısında önce kendi partisini buldu.

Önerge CHP grubunda hararetli bir oturumda tartışıldı. Daha sonraki yıllarda “statükocu” deyince akla gelecek isimler olacak CHP milletvekilleri Çoşkun Kırca ve halen Anayasa Mahkemesi üyesi olan Osman Paksüt’ün babası olan CHP milletvekili Emin Paksüt grupta söz olarak bunun ülkenin egemenlik haklarını aykırı bir karar olacağını söylediler.

Sonra kürsüye Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin çıktı. Teklifin “Endişeye mücip noktaları olduğunu” anlattı.

En son sözü İsmet Paşa söyleyecekti. İsmet İnönü, kürsüye çıktı, teklifin sakıncalarını, yaratacağı sorunları anlattı ve teklife karşı olduğunu açıkladı. Oylamada çekimserlerin oyu karşı çıkanlar ve destekleyenlerden fazla çıktı. Kafalar karışmıştı.

Ne yapacağı şaşıran Nihat Erim, bir kaç gün düşündükten sonra geri adım atmayacağını açıkladı. Teklif, Meclis Anayasa Komisyonu’na geldi. Ama burada CHP’li vekillerin oylarıyla CHP’li vekil Nihat Erim’in AİHM’e bireysel başvuru hakkı teklifi reddedildi. 

Bireysel başvuru hakkı daha sonra bir kere de 1978 yılında Ecevit’in Başbakanlığı sırasında gündeme geldi. Hakkı en çok savunanlardan biri Mümtaz Soysal’dı ama yine öneri kabul görmedi. 

Türkiye iç hukukunun üzerinde bir mahkemeye başvuru yapma gibi devrimci bir adımı atmaya cesaret eden ise 1987 yılında Özal oldu.

12 Eylül darbesi, ayyuka çıkan işkenceler,  1984’de Meclis’in aldığı iki idam kararı ve son olarak Avrupalı parlamenterler ve gazetecilerin refakatinde Türkiye’ye dönen TKP liderlerinin komünist propagandadan tutuklanmasıyla gerilen Avrupa ile ilişkiler tamir edilmeliydi. Çünkü ekonomik olarak ABD ve Orta Doğu’dan beklentiler boşa çıkmıştı.

Ocak 1987’de bir Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye, Avrupa İnsan Hakları  Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını kabul ettiğini açıkladı.

Bu hakkın tanınması sayesinde 1989’da bir komutan tarafından dışkı yedirilen Yeşilyurtlu köylülerden, 1993’te patlayan Ümraniye çöplüğünde ailesini kaybedenlere kadar Türkiye’deki mahkemelerden hakkını alamamış binlerce insan için adalet sağlandı.

AİHM, 2005’teki başörtüsü kararı gibi Türkiye’deki demokratikleşmeye yardımcı olmayan kararlar da aldı ama genel olarak AİHM kararları Türkiye hukuk sistemini değiştirip, dönüştürdü ve demokratikleştirdi. Pek çok yasal değişikliğe ve iyileşmeye vesile oldu. Ama yine de Türkiye, AİHM’e vatandaşları tarafından şikayet edilen ülke sıralamasında ilk üçten hiç düşmedi.

O vatandaşlardan biri de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dı. Aldığı ceza yüzünden muhtar bile olmayacağıyla ilgili sevinçli manşetler atılan Erdoğan, Türkiye hukuk sistemi içinde gasp edilen hakları için üç kez AİHM2e başvurdu. 

İlk olarak, okuduğu şiir yüzünden 1998’de DGM tarafından hakkında verilen 10 aylık mahkumiyet kararını 1999 yılında “Fikir hürriyetinin engellendiği için” AİHM’e götürdü. 

İkinci başvuruyu 2002 yılında yaptı. 312. maddeden ceza alan Erdoğan, AB Uyum Yasaları çerçevesinde hüküm giydiği suçun ortadan kalktığı tezine dayanarak, milletvekili adayı olabilmek amacıyla, adli sicil kaydının silinmesi için Diyarbakır 3 No'lu DGM'ye başvurdu.

Mahkeme, bu başvuruya olumsuz yanıt verince temyize gidildi ve bir üst mahkeme olan Diyarbakır 4 No'lu DGM Erdoğan'ın sicil kaydının silinmesine karar verdi. Ancak Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu itiraz edince,  kararı görüşen Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Diyarbakır 4 No'lu DGM'nin kararını "yok hükmünde" saydı. Bunun üzerine de o günkü titriyle AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın avukatları  “seçilme hakkını engellediği” gerekçesiyle bir kere daha AİHM’e gittiler.

Üçüncü başvuru yine 2002 yılında yapıldı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu  Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak  TCK 312/2. maddesi uyarınca devlete karşı işlenmiş suçlardan ceza aldığı için Erdoğan’ın siyasi parti kurucusu olamayacağını, “Türkiye'nin ekonomik ve siyasal türlü güçlüklerle karşılaştığı bir dönemde siyasî yaşamda büyük rol oynayabilecek bir Siyasî Partinin genel başkanı olarak görevine devam etmesinin kamu düzeni, kamu yararı ve ivedilik gözönünde bulundurularak ileride doğabilecek sakıncaların giderilmesi” için AK Parti’nin uyarılmasını isteyen bir başvuru yaptı.

Kanadoğlu ayrıca partinin kurucuları Ayşe Böhürler, Ayşe Nur Kurtoğlu, Habibe Güner, Sema Ramazanoğlu, Fatma Ünsal Bostan ve Serap Yahşi Yaşar'ın türbanı simge ve dayatma unsuru olarak kullandıkları ve bu halleriyle milletvekili seçilme yeterliliğine sahip bulunmadıklarından kurucu üyelikten çıkarılmaları için davalı partiye ihtar kararı verilmesini de istedi.

Başvuruları inceleyen Anayasa Mahkemesi, ikinci talebi reddeti ama Erdoğan’ın kurucu olmayacağı ile ilgili ihtar talebini Haşim Kılıç ve dört üyenin itirazına rağmen kabul etti.

Erdoğan’ın avukatı Hayati Yazıcı bu kararı da “Türkiye’de ayrımcılık yapılıyor” diyerek AİHM’e götürdü. Hatta AİHM’e başvuru dönemin laik medyasında “Tayyip de Türkiye’yi Batı’ya şikayet etti” başlıklarıyla verildi.

Fakat 2003 yılında üç başvurunun gerekçesi, AİHM henüz karar vermeden, Siirt seçimleri ve kanuni değişikliklerle ortadan kaldırılınca, artık Başbakan olan Erdoğan, üç başvurusunu da “Türk millerinin hukuk mücadelesine duyduğu şükranların zorunlu bir ifadesi olarak” geri çekti.

Fakat  bu tarihten sonra da fikir hürriyeti ve seçilme hakkı engellenenler oldu.

Ve bu haklarını Türkiye’de elde edemeyenler haklarını son adres olarak AİHM’de aramaya devam ettiler.

2010 yılında referandumla Türkiye, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını tanıdı.

Yani AİHM’e bireysel başvuru hakkı Fransa’nın, Hollanda’nın vatandaşlarının olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşları için de bir güvence.

İklimlerin çabuk değiştiği, içeride hukuk ve adalet aramanın sık sık zorlaştığı Türkiye gibi bir ülkede özellikle de kaybedilmemesi gereken bir güvence. 

Yukarıda okurken bile bunlar Türkiye’de mi olmuştu dediğimiz olaylar bundan sadece 15 yıl önce bu ülkede yaşanmıştı.

Benzer hak ihlalleri bugün de yaşanıyor, yarın da yaşanacak.

O yüzden AİHM’in Demirtaş kararının Türkiye için bağlayıcı olması hepimizin menfaatinedir.

Kararlar hoşumuza gitsin gitmesin. 

AİHM kararlarının bağlayıcılığı iyidir, iyi ki de bağlayıcıdır...

 

18-11/21/yildiray-ogur-1542799666.jpg

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
İnsiyator. .. 23 Kasım 2018 17:19
Aihm tamam lazım. Fakat herkes aBihm demiş diye Koşa, koşa ülkesinde uygulama yapmıyor. Araştırın bütün ülkeleri herkes ISİNE GELENİ uyguluyor.Avrupada ye,iç, yat biraz soylen serbest..fakat ETLIYE,SÜTLÜYE karistirmazlar..Bize gelince Tam press niye fakir oğlan FABRİKA KIZINA aşık diye. :)) cari açığımız var.!.mangir yok.!..tü, kaka biziz.:)))..Sazci cici arkadaş .! .ne yaptığı ALENEN ORTADA görmek isteyenler için yazar efendi. !. .
Doktor 22 Kasım 2018 10:56
Gazeticisiniz ve yazarsınız. Dili böyle katletmeye hakkınız var mı? Daha önce de kaç defa uyardık ama hiç düzelme olmadı. bu yazıda dikkatimizi çeken hatalar. 1- O yüzden bu hak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vermemiş oldu. 2- grupta söz olarak bunun ülkenin egemenlik haklarını aykırı bir karar olacağını söylediler. 3-Türkiye hukuk sistemi içinde gasp edilen hakları için üç kez AİHM2e başvurdu.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 20:12
Ee Machiavelli ne demis. Köprüden gecene kadar ayiya dayi demek caizdir. Bu durumda makyavelist kim ?
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 18:49
AİHM KARAR lari bizi BAGLAMAZ. KARAR gazetesi hiç BAGLAMAZ. Avrupa'dan üyelik için gelen HİBE ler hani karşılıksız olanlar ,,,,, bak onlar bizi BAGLAR. Ha .......bu arada makaram sarı BAGLAR. (Çünkü makaranın bağlayıcılığı var.AİHM kararlarının yok ) Ancak ne yapalım işte , kız söyler gelin aglar.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 18:43
İnönü'nün CeHaPe'sindeki parti içi demokrasi, AKP'de olsa, Türkiye uçarmış yahu.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 15:58
Erdoğan katil değildir demirtaş elli uc kişinin vahşice katledildigi terörist saldırının azmettiricisidir nokta
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 19:10
5
Saldiriyi yapanlar ISIDci, mahkum oldular, olenlerin cogu de Demirtas' in sempatizanlari. Saldiriyia Demirtas'in ne alakasi var? Demirtas hersey olabilir ama ISIDci degil. Kulaginiza ufurulen her propagandaya inanmayi birakin da biraz bagimsizca kafanizi calistirin lutfen..
KARAR OKURU 22 Kasım 2018 10:44
1
15.58 15 temmuz kimlerin eseri o kadar ocak söndü.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 19:24
2
Onun için mi neredeyse iki senedir hüküm giymedi bu suçtan ?
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 22:03
3
Katil nedir? Demirtaşa sıra gelene kadar. Demirtaş binlerce kez silahlar sussun demiştir. Ayrıca 53 kişinin katliyle Demirtaşın zaten alakası yok. Onu destekleyenler öldürüldü orada.
musto 21 Kasım 2018 13:54
Demirtaş iyi hatip kitleleri coşturabiliyor pkk karşı çıkamadı serbest olsaydı ilk turda erdoğan seçilemez kesinlikle ikinci tur olurdu yargı inceliyoruz falan diyerek yerel seçimlere kadar oyalar ...
Biri var... 21 Kasım 2018 13:51
Bir zamanlar Sabih Kanadoğlu’nun akp lehine büyük işler yaptığı açık. Pek tabi chp de üstüne düşeni her daim yaptı. Şimdi sahneye yeni oyuncular sürülmek istenebilir ama an itibari ile izlediklerimiz oyunun hakkını her şeyleri pahasına vermekteler. Sahnenin dışındakiler bu yüksek performansın farkında ve üzgünler. Avantayı kapma yarışında 15 yıllık tecrübe genç isteklileri saf dışı bırakacak. Bir süre daha böyle. Ta ki seyirciler ayakta olduklarını anlayana kadar...
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 13:12
Demirtaş büyük adammış!(!) Adamı kestirmeden bırakın diyememiş, uzatmışda, uzatmış.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 12:52
Yıldıray Bey iyi günler.AİHM'in Türk yargısı ve Türk hukuku üzerinde olumlu etkileri olduğu aşikar.Ancak Leyla Şahin'in başörtüsü davasını, PKKlıları apaçık koruyan kararlarından da bahsetseydiniz keşke.Çünkü aşağıdaki yorumlara bakınca AİHM'in kötü kararlar veremeyeceği gibi sonuç çıkaran okurlar olmuş.Onları eksik bilgilendirmeniz yanlış olmuş.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 13:41
2
kime göre kötü karar? kim karar veriyor kararın iyi/kötü olduğuna?
Karar Okuru 22 Kasım 2018 00:51
1
Türk insanı ne kadar unutkanmış onu farkettik.AKPye muhalif olmak adına canlı bomba cenazelerine vekillerini gönderen,alenen PKK propagandası yapan,PKK sempatizanı ve elemanı olduğunu inkar dahi etmeyen,YPG için yapmadıkları şey kalmayan,Hendek terörü vs..de sorumluluğu(Yasin Börü vs...) bir kişi ve onun temsil ettiği parti ve ideoloji için sözüm ona hukuk(!) istenebiliyor.Hukuk onlara da lazım diyecekler için çok basit bir cümle:Sevdiklerini canlı bomba saldırılarında kaybeden ve bu saldırıyı gerçekleştiren teröristin cenazesine bir partinin başkanı ve
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 12:30
Demirtaş masum değildir.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 22:07
3
Suçu ispat edilinceye kadar herkes masumdur. Yok öyle değil diyorsanız siz de masum değilsiniz.
KARAR OKURU 22 Kasım 2018 10:40
3
12.30 bence sen masum değilsin. En günahsızınız taş atsın.
KARAR OKURU 22 Kasım 2018 10:47
3
10 milyon masum değil demek ki senin gözünde. Bir tek masum sensin desem inandın mı?
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 12:19
ahlakli bir yorum!
KARAR OKURU veli 21 Kasım 2018 12:17
Sn Oğur, yazılarınız ilmi temellere ve araştırmalara dayanıyor...tetikçi demagojisi değil, gazetecilik yapıyorsunuz..Bu zamanda takdiri hak ediyorsunuz.. Olayın temelinde şu var sanırım...Biz vesayet döneminden şikayet ederken tabiri caizse apartmanda kapıcı idik hep daire sahibi olmak istiyorduk o yüzden daire sahiplerini sevmiyor şikayet ediyorduk..şimdi daire sahibi biz olunca ne olduğumuz ortaya çıktı.. Aslında biz hak hukuk değil de dünyalık istiyorduk...
musto 21 Kasım 2018 11:41
Zavallı Nihat erim hem bir suikst'da kurban gideceksin hemde adına beddua ile ağıt söylenecek erim,erim eryesin yılan çayan yesin seni anlaşılamayan değerlerimizden birisi allah rahmet eylesin...
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 11:36
Endülüste çekilen bir belgesel izliyorum muhabir elhamra sarayında iki türk kızına rastladı kızlardan birisi müslümanlar o zaman bilimde sanatta avrupanın fersah fersah önündeyken șimdi neden bu duruma düștük diye samimi bir soru sordu 18 yașlarında bir kız bu. Bende bunun üç cevabı var
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 11:33
AİHM kararlarini kabul etmismisiniz meclisinizde evet.Eeeeee daha ne.Bunun konusulacak nesi kaldiki.Eeee kabul etmiyorsaniz sahsen neden 3 sefer basvurdunuz.A.Gul un esi neden gitti o zaman.Eeeee turban icin gidenler neden gitti o zaman.Eeee sonra insanlar ellere varda bize yokmu derler.Demirtas la benimde aram yoktur amma o zaman katdesim kendi hukukunu duzelt adami duzgun yargila ver cezasini.Apo ya nasil verdin ise onada ver.Zaten ulkede yargidan dolayi Aihm e gitmeyen kalmadi neredeyse.Yedogimiz tazminatlarda cabasi.Once kendi olmayan hukukumuza bakalim bence.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 11:27
Selahattin Demirtaş’ın Tramp gibi bir dayısı, Merkel gibi bir teyzesi , Macron gibi bir kuzeni yok.
Araştırmacı 21 Kasım 2018 10:48
Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında ''Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.Esas olan bu ama cerbeze ile başka suçlar ile hapse devam.
Tomas 21 Kasım 2018 10:41
benim adım tomas bunlar bizi bağlamas dönemindeyiz.
Mk 21 Kasım 2018 09:37
Adalet sadece partinin tabelası. İçi boş, vicdanlar boş, ruhlar boş, başı boş! Kimse Demirtaşın yaptıklarını savunamaz ama yaz iddianameyi ve çıkar yargı karşısına. Yok ben icerde eziyet edeceğim dersen adaleti çarpıtirsin. On binlerce insan iki yıldır perişan vaziyette yargilanmayi bekliyor. Sen iddianame bile hazirla(ya)miyorsun. O zaman beni bağlamaz diyemezsin. Bağlar babam bağlar.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 07:45
3 kez AHiMe basvuran Cumhurbaskanimiz dun AHiMin aldigi karar bizi baglamaz diye demec verdi. Dipsiz bir kuyuya dustuk.
KARAR OKURU 22 Kasım 2018 12:02
0
Hem de ne dipsiz. Papaz müebbet ti gitti. Nasıl oldu bu?
MN 21 Kasım 2018 07:40
Eyvallah
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 07:39
AHIM'in siyasi bir karar vermeyeceğini düşünecek kadar naifsiniz
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 11:54
2
Evet öyleyiz.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 11:57
4
aklı almıyor yargının siyasetten bağımsız olabileceğini. başka türlüsünü görmemiş.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 07:09
15 Temmuz davalarının birinde 2 hakim Bylock tek başına yeterli bir kanıt değildir dediler diye anında sürülmüşlerdi. Daha sonra haklı oldukları anlaşıldı. 11.000 küsur kişi ezan okuma programı diye bilmeden telefonlarına indirmişlerdi. İktidar sık sık yargı, yürütmeye müdahale ediyor diyor ama aslında tam tersi oldu. Yargı yürütmenin emrine girdi. Yasama da ellerinde. Medyayı da teslim aldılar. İşin kötüsü iyi niyetli eleştirileri bile hainlik olarak algılıyorlar. İmkanım olsa bu ülkede bir dakika bile durmam.
Cemal Esen 21 Kasım 2018 07:09
"AİHM, 2005’teki başörtüsü kararı gibi Türkiye’deki demokratikleşmeye yardımcı olmayan kararlar da aldı" demişsin. Açık açık terorist PKK ile paralel faaliyetler içinde olan ve bundan gurur duyduğunu her fırsatta dile getiren, 'Apo'nun heykelini dikeceğiz" diyen, Kandil'den talimat aldığını gizlemeyen, 52 insanın katledildiği 6-8 Ekim provokasyonun tetikçisi olan Demirtaş için verilen karar da bu yanlış kararlardan biri. Bunu da yazabilseydin iyi olurdu.
T.durak 21 Kasım 2018 15:20
1
Bir kaç yıl öncesinde,''Sayın Öcalan'' diyen bey değildim herhalde.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 06:22
Turkiye uyesi olmadigi bir birligin hukuk ustunlugunu neden kabul eder? Pkk'yi buyuten Avrupa'nin, pkk'nin siyasi ayagini desteklemesini "Hukuk, Demokrasi" diye satmaya calismak en hafif ifadeyle iki yuzluluk degilmidir?
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 09:06
0
Avrupa Birliği ile Avrupa Komisyonu'nu karıştırmışsınız. AİHM AB'nin değil AK'nin bir organıdır. AK'ye Türkiye ve Rusya dahil neredeyse tüm Avrupa ülkeleri tam üyedir.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 09:09
0
Pardon Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu değil.
engineer 21 Kasım 2018 09:28
0
el cevap:121 milyon euro luk ab yardım dilimlerini alabilmek için, yardım ve borç alan emir de alır, reis bugün,121 milyon euro luk ab yardım dilimi almayı onayladı tabbiiki ab raporunu da onaylamış oldu.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 11:43
1
kabul etmeli, zira biz hukuk açısından alt liglerdeyiz. avrupalılar siyasi kürt alanını destekleyebilirler. bunda bir sıkıntı yok.avrupaya da, bize de düşen, terör ile siyasi ayağı birbirine karıştırmamak.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 05:35
Islamcilarin hukuk anlayisi tam bir komedi.
KARAR OKURU 22 Kasım 2018 11:16
1
Onların hukuku kendilerine AİHM e 3 kez neden gittin diye sormazlarmı sana?
T.durak 22 Kasım 2018 16:32
0
Kendi ve sistemin istediği hukuk anlayışı, 100 sene evvel söylerdi Şair M. Âkif; “Kaç hakikî Müslüman gördümse; hep makberdedir / Müslümanlık bilmem ama, Galiba göklerdedir..’’ Sen Müslümansın... Büyük değil, hakkaniyetli düşün. Büyüklük zaten adalet ve hakkaniyettedir.
Okur 21 Kasım 2018 01:04
Sonuç bölümü çok kısa olmuş :)))
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 00:52
Salıverilsin! Cevap: Bizi bağlamaz! Biri Türkiye'de yargı bağımsız mı dedi? Evet tabi bağımsız. Hukuktan bağımsız.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 00:48
Vatandaşını dışarından gelecek adalete muhtaç edenler utansın.
KARAR OKURU 21 Kasım 2018 11:15
0
adaletin içi dışı olmaz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN