Back To Top
O programın banttan tekrarını izlerken...

O programın banttan tekrarını izlerken...

 - Son Güncelleme: 26.12.2018 Çarşamba 17:22
- A +

"Halkı T.C. Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik", “Cumhurbaşkanı’na hakaret”

Ünlü komedyenler Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in polis nezaretinde savcılığa getirilmesine neden olan, mahkemeden adli kontrolle (yurtdışı yasağı ve haftada bir karakolda imza atmak) serbest bırakıldıkları ve tutuksuz yargılanacakları suçlar bunlar.

Ağır suçlamalar bunlar.

Bu suçlamaların sebebi Halk Tv’de yayınlanan gazeteci Uğur Dündar’ın sunduğu Halk Arenası programında yaptıkları konuşmalar.

Konuşmalar hakkında günlerdir televizyonlarda ve internette kısa videolar dolaşıyor.  Büyük bir çoğunluk bu kısa videoları izleyerek kararını verdi.

Ama uzun bir konuşmanın kaydı ya da bir televizyon yayınında söylenen sözler üzerine kanaat oluşturmak için o kısa kesilmiş videolara güvenmemek için çok yeterli sebeplerimiz var.

Alparslan Kuytul, Altan/Ilıcak davaları bunun en berbat örneklerinden. O davalar uzun konuşmalar içinden, bağlamından koparılarak kesilip biçilmiş ve dolaşıma sokulmuş kısa videolar üzerine kuruldu. Hala daha hükümler o kesilmiş kayıtlar üzerinden veriliyor. Kimse de merak edip hepsi bir Google uzaklıkta olan orijinal kayıtlara bakmıyor.

O yüzden bu soruşturmada öyle yapmayalım ve Youtube’dan Halk Tv’deki programın tam kaydını bulalım.

O da ne tam 2 saat 53 dakika!

Acaba bu program üzerinde anında soruşturma açan, raporlar yazan polisler, savcılar ve bu konuşmalar üzerine haber yapan, kanaat bildirenlerden kaçı bu üç saatlik büyük zahmete girişti?

Tabii kolay değil.  Halk Tv’de üç saatlik tek taraflı bir tartışma programını izlemek için insanın hem epey boş vakti hem de sağlam bir sabrı olmalı.

Uğur Dündar’ın Halk Arenası programı, Halk Tv’nin en popüler programı.  Seyircili bir program bu. Kapalı ve açık salonlarda kalabalık ve çoşkulu izleyicilerin önünde çekiliyor.

Bu salonların çoğu da CHP’li belediyelere ait. Gelenlerin siyasi menşeini tarif etmeye herhalde gerek yok.

Bu kez Halk Arena’sı Kadıköy Belediyesi’nin bir salonunda çekilmiş. Salon hınca hınç dolu.

Program salondaki izleyicilerin coşkulu “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” tezahüratlarıyla başlıyor. Sonra öğreniyoruz ki programda bu bir gelenek. Programın kapanışı da İzmir Marşı ile yapılıyor.

Kameralar izleyici sıralarını gösterirken programın izleyicilerinin yaş ortalamasının da bir hayli yüksek olduğu göze çarpıyor.

“Silahlı isyana tahrik edildiği” ileri sürülen bu insanların yaş ortalaması muhtemelen 65 üstü.

Program hastaneye kaldırılan oyuncu Ayşen Gruda hakkında konuşmalarla başlıyor.

Müjdat Gezen son haberleri veriyor, üzüntülerini ve durumunun ciddi olduğunu anlattıktan sonra da konuyu değiştirmek istediğini söyleyip, Cumhurbaşkanı’nın Kadıköy, Beşiktaş’ta oturanlara “Türkiye’nin kaymağını yiyenler” dediği konuşmasına sözü getiriyor:

“Ayrıca bu gece Kadıköy’deyiz. Konumu, konuyu değiştirmek istiyorum izin verirsen.  İstanbul’un kaymak tabakası şu anda burada yav. Şuraya bak ya. (Salonda kahkaha ve alkışlar) Ben sana bir şey söyleyeyim, Uğur bak. Türkiye’de kıyamet kopsa bunların kılı kıpırdamaz, bak ben sana söyleyeyim. (Salonda kahkaha ve alkışlar)

Görüyorsun hali. Bir çoğunun bunların sarayları da vardır, onu da söyleyeyim. Çünkü bu AKP Genel başkanı Tayyip Erdoğan çıktı bir yığın isim saydı, Beşiktaş, Kadıköy de saydı. Sen Kadıköy de oturuyorsun di mi, ben de. Seni, beni, bizi, dedi ki ‘Türkiye’de kıyamet kopsa ha, bunların kılı kıpırdamaz.’ Herkesi azarlıyor, herkese parmak sallıyor, herkese haddini bildiriyor. Ya kardeşim böyle bir şey olmaz. Bak Recep Tayyip Erdoğan, sen benim, bizim vatanseverliğimizi sınayamazsın, haddini bil. (Alkışlar- Mustafa Kemal’in askerleriyiz sloganları)”

İşte Müjdat Gezen’in Cumhurbaşkanı’na hakaretten mevcutlu savcılığa getirilmesi ve yurtdışı yasağı ve haftada bir karakolda imza kaydıyla tutuksuz yargılanmak üzere bırakılmasına neden olan sözlerinin sansürsüz tam dökümü böyle

(Program sırasında, Uğur Dündar ile Müjdat Gezen arasında bir kaç kez bu sözleri yüzünden yargılanabileceği esprileri yapılmış.

Dündar: Şimdi madem Kadıköy’deyiz toplumda büyük bir kutuplaşma var. Bazıları Müjdat’ın sözlerini adım gibi biliyorum cımbızlayacaklar.

Gezen: Cımbızlanacak bir şey yok ki, o ne dediyse onu söyledim ben.

Dündar: Yine de cımbızlayacaklar

Gezen: Cımbızlasalar ne olur Uğur, zaten kapıya her gün bir celp geliyor.”)

Bu davadan çıkacak karar “Haddini bil”  demenin hakaret olup olmadığı hakkında da ilginç bir karar olacak.

İlginç çünkü bu söz hakaret kabul edilirse, Cumhurbaşkanı ve diğer siyasi parti liderlerinin neredeyse her salı günkü Meclis konuşmalarında birbirilerine ve başka liderlere karşı kullanmaktan epey hoşlandıkları bu terkipten vazgeçmeleri gerekecek.

Müjdat Gezen kısmı bu kadar.

Geçelim Metin Akpınar’ın "Halkı T.C. Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik" suçundan yargılanmasına neden olan konuşmalarına.

Konuşmalar, çünkü internette bu programdan Akpınar’ın iki ayrı konuşma videosu dolaşımda. İkisi aynı programda ama birbirinden bir saat arayla yapılmış konuşmalar bunlar.

Ama haber ve yorumlarda bu iki konuşmadan sanki aynı anda ve birbiriyle ilgili olarak söylenmişler gibi bahsediliyor.

Şimdi tek tek onları dinleyelim.

Önce “ayağından asılır”lı konuşmanın tam dökümüne bakalım:

“Efendim yalnız sanatçılar kaybolmuyor dünyadan, bazı hayvan popülasyonları da kayboluyor. Bunlardan biri de Tanrı’nın çok estetik kaygıyla yaratmadığı gergedan. Boynuzlarını kesiyorlar, afrodizyak diye nesli tükeniyor. Son zamanlarda Türkiye'de de görüşen bir grip virüsünün adı da gergedan. Yüzde 41’i gergedan virüsünden oluyormuş. Virüs olarak yaşadığı gibi bizim ülkemizde artarak çoğalan bir gergedan soyu var. (Alkış ve kahkahalar) Hitler, Hinderburg’u kandırıp iktidara geldiğinde faşizmin ayak sesleri yükselirken, Ionesco, Gergedan diye bir oyun yazdı. Biz de o oyunu oynadık. Paris’te bir bistroya bir adam koşarak girer “Bir gergedan kovaladı beni, evden buraya kadar” der. Cafe’dekiler dalga geçerler. Afrika gergedanı mıydı, Asya gergedanı mıydı? Tek boynuzlu muydu, çift boynuzlu mu. Hadi canın olur mu öyle şey. Fakat bir süre sonra gergedanlar giderek artarlar. Sonra o gergedanlar için güzel sözler söylenmeye başlar. Çok da sevimsiz hayvanlar değil bunlar. Bak rengi de böyle hakimsi. Bir de çok güçlüler kuvvetliler, maşallah, girdikleri her yeri dağıtıyorlar diye. Önce bünyelerinde sindirmeye başlarlar. Sonra da gergedanlaşmaya başlarlar. Giderek herkes gergedan olur. Sonunda sarhoş Berenger, sevgilisi Daisy’yi de gergedan ortamına gönderdikten sonra “Ben insan doğdum, insan kalacağım” diyerek haykırır. Şimdi bizde de gergedanlar sadece faşizmin ayak seslerini hatırlatan postallı gergedanlar değil, köktendincilik gergedanları ve etnik kimlik ayrımcı gergedanlar ve onların bazı kolları olan bir gergedan nesli büyüdü. Kargaşayı da, bölünmeyi de polarizasyonu da maalesef bunlar yapıyor. Bunların karşısında ancak insan olarak, insanlığımıza sahip çıkarak bunları saf dışı etmek zorundayız başka çaremiz yok diye düşünüyorum. (Alkışlar)  Bu polarizasyon böyle giderse, bırakın sokakta hak aramayı, iç savaşa kadar gideriz. Allah göstermesin. Bunu hiçbirimiz arzulamadığımız için gene bazı kavram kargaşası yaratan tarifleri yeniden yapmak gerekir diye düşünüyorum. Demokrasi için bizi hep eşitlik diye kandırdılar, sonra eşit olmadığımızı anladık. Sonra çoğunluğun karşısında azınlığın haklarının korunduğu kurum ve kuralların olduğu rejim dediler. Ama baktık o da olmuyor. Çoğunlukçu değil, çoğulcu bir şeye gittik. Sayısal üstünlük çoğalan hakkını gücüyle aldı. Öbür tarafı da koruyan yok. Etrafını cami ağyarını mani bir tarif yapmak gerekirse demokrasiyi şöyle tarif etmek gerektiğini düşünüyorum. Bize demokrasi anlatıldığı gibi, herkesin aynı düşündüğü bir ortam asla olmamalı. Tam tersi, tam aksi düşünenlerin şiddet unsuru  ve dayatma olmaksızın birlikte yaşayabildikleri bir rejimin adı olması lazım. Bir başka tarifi de hepimizin özen göstermesi gereken eğer patolojisi yoksa, bireylerin özgür iradesiyle geleceklerini tayin edebildikleri bir rejim demokrasidir. Bu polarizasyondan, kargaşadan kurtulmamızın tek çaresi de demokrasi diye düşünüyorum. Oraya ulaşabilirsek ne ala, kavga dövüş olmaz, biz bu işin içinden çıkarız. Ulaşamazsak her faşizmin olduğu gibi, karşılaştığı gibi belki liderinin ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür, belki adı geçen başka liderlerin yaşadığı gibi kötü sonlar yaşayabilir ama bize yazık olur biz harap oluruz. Bu güzel bir ülke. Necip Türk milleti necip Türk milletidir, bize kıymasınlar. Bizim şimdi demokrasi adına direnmemiz gerekli. Bu direnci gösteriyor muyuz? Ben çok gösterdiğimiz kanaatinde değilim. Cumhuriyet güzel bir rejim. Cumhur yani halkın kendi kendini yönetmesi ama ne Cumhuriyetler var. Demek ki tek başına cumhuriyet yetmiyor....”

Konuşmanın tam dökümü böyle.

Dağınık, içinde pek çok yanlış olan, yanlış anlaşılmalara müsait bir televizyon konuşması bu. Ama burada her hangi bir darbe iması yok. Bir isim de geçmiyor. Ama daha yeni darbe olmuş bir ülkede, “ayaktan asılan, zehirlenen faşizm liderleri” sözleri yakışıksız, talihsiz bulunabilir. Konuşmada Türkiye’den bahsedildiği için burada Cumhurbaşkanı’nın ima edildiği söylenebilir. Ama o imadan bir tehdit çıkarmak da zorlama olur. 77 yaşındaki bir komedyenin bu tehdidi gerçekleştirebilecek bir fail olmadığı da açık.  Halkın bir kısmını gergedana benzetmesi belki daha rahatsız edici.

Ama bu konuşmadan nasıl “Halkı T.C. Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik" suçlaması çıkabildiğini herhalde iddianame yazılınca göreceğiz.

Şimdi konuşmanın diğer problemli bölümüne bakalım. Darbe, ihtilal sözü bu bölümde geçiyor. Ama bu program sırasında az önceki konuşmadan bir saat sonra, başka bir bağlamda yapılmış bir başka konuşma. Bu programda sık sık yaşandığı gibi konunun yeniden Atatürk’e geldiği bir bölümde geçiyor. Uğur Dündar’ın Atatürk’ün faziletleriyle ilgili sorusuna Metin Akpınar cevap vermiş:

“Mustafa Kemal bize hep bize iyi bir asker olarak tanıtıldı ama Mustafa Kemal’in başka hasletleri de var. Müthiş bir futuralist mesela. 1991’de Sovyet Rusya’nın dağılacağını 36’da söylüyor. Bu kadar öncül görülü bir adam. Beyni, gönlü bu kadar açık bir adam. Artı şok iyi bir asker ama çok iyi de mi bir stratej. Bugün Putin’in de söylediği gibi . Bolşevik olmadığı halde Bolşevizmi gösterip Ruslardan yardım alan bir stratej. Onun dışında kim Rusya’ya döndüyse iktidardan gitti, onu da söyleyeyim. Adnan Menderes bir ay sonra randevu almıştı, ihtilal oldu. Süleyman Demirel aynı şekilde Kuzey’e döndüğü zaman ihtilal oldu. Bakalım darısı kimin başına. (Gülüşmeler- alkışlar)

Uğur Dündar: Aman ihtilal falan olmasın, aman. O devirler çok geride kalmış olsun.

Metin Akpınar: Efendim Mustafa Kemal’in devrimleri öyle kolay yok edilecek devrimler değil. Bence büyük başarısı orada. Bugün harf inkılabına karşı çıkmak mümkün mü?...”

Tabii bu konuşmada da yanlış bilgiler, kelimeler var. “Füturalist”, “stratej” gibi. Ayrıca Atatürk’ün Sovyetlerin çöküşünü 1936’da gördüğü de bir efsane. Neyse.

Esas mesele konuşmanın ihtilal çağrısı yaptığı iddia edilen bölümü. Burada yüzünü Rusya’ya dönen iktidarlar, ihtilalle devrilmiş derken, yaygın bir sol komplo teorisi dillendirilmek istenmiş. “Bütün darbelerin arkasında ABD vardır ve hangi iktidar yüzünü Rusya’ya dönse ABD darbesi gelir” deniyor özetle. Ama Atatürk dışında. Yani yüzünü Rusya’ya dönmek Akpınar için kötü bir şey değil. Darbeyi savunan değil, eleştiren bir konuşma bu. Sonunda espriyle söylediği “bakalım darısı kimin başına” sözünden kastın Türkiye ile Rusya’nın bugünkü iyi ilişkileri olduğu açık ama bunun bir dilek olmadığı da belli. Yeni darbe girişimi yaşamış bir ülkede münasebetsiz bir espri olabilir ama bunun da bir darbe çağrısı olmadığı açık değil mi?

75 yaş üstü iki komedyen isteseler de ortalama 70 yaş üstü bir kalabalığa konuşup onları “Halkı T.C. Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik” edemezler.

Bu üç saatlik programı izleyince, ardından bu konuşmalara bu kadar anlamlar yüklenmesini, iki ünlü komedyenin  polis nezaretinde savcılığa getirilmesini, adli kontrol kararını, edilen onca sözü düşünce insan ülkenin uğraştığı şeyler için üzülüyor.

Ama birbirine güvenmeyen, birbirine karşı hınçla dolu bir toplum var karşımızda. Yaşanan acı tecrübelerin tahribatı kolay geçmiyor.  Kötü imalar, aşırı alınganlıklar ve çarpık/taraflı bilgi kanalları birbirini besliyor. Dil çok sert, kavgadan beslenenlerin sayısı çok, hukuk da çok kolay bu kavganın aracı haline geliyor.

Olan da ülkeye ve tabii bu yazıyı yazmak için üç saat Halk Tv izlemek zorunda kalmış yazarlara oluyor...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Naz Ferniba 03 Ocak 2019 01:54
Adalet herkese lazım...Yurügine sağlık Yıldıray Bey lütfen yazmaya devam...Karar susmasın...
Kazim tanriverdi 29 Aralık 2018 18:27
Sayin Yildiray Oğur bu yazinizi ayri tutuyorum
K. Demir 28 Aralık 2018 14:04
Gücü eline geçiren otoriteler,Sağcısı,solcusu,İslamcısı olsun, çoğunun kafaları komplo teorilerinden başka hiçbir hakikati alamayacak kadar nefret dolu. Bu kafa bilim, sanat, edebiyat üretemeyeceği gibi,Türkiye’yi ileriye taşıyacak hiçbir hareketin parçası olamayacakları gibi, bilakis her türlü olumlu çabayı katledecek pozisyonların hamili olabilirler. Bu nedenle de Türkiye için çok ciddi bir sorun teşkil ediyorlar. Türkiye’de yaşayan farklılıkları, yok edilmesi gereken şeyler olarak gören, gözünü nefret bürümüş bu insanlar tam da bu nedenlerle
nebliyem 28 Aralık 2018 01:33
Kendi dogmatik putperest çizgisi dışında kaldığı müddetçe değil seçilmiş iktidarları ülkeyi bile yabancı ve düşman bilen, hor ve hakir gören bir zihniyet için çekilen zahmete bakar mısınız... Mehmet Akifin cenazesine katılmaktan korkulan bir dönemin özlemcileri üzerinden yapılan eleştiriler daha kaynağında haklılığını kaybediyor, itici kalıyor sayın Oğur...
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 18:46
Valla bravo, Metin Akpınar bile kendini bu kadar savunamazdı. Senin niyet okumadan da öte, Akpınarın düşüncelerine yön vermek olmuş. İbretle takip ediyorum. Ama şunu nasıl pas geçersin anlamıyorum. Yaşadığımız bütün darbelere ihtilal gözüyle bakıyor. Asıl sorun da bu.
M. Ç 28 Aralık 2018 11:57
1
Sağsa, Menderes hayranı babana dedene sor bakalım, 27 Mayısa darbe mi ihtilal mi diyecek. Halktan bu kadar uzak olmanıza üzüldüm.
arapgirli 27 Aralık 2018 16:45
Yazar problemi güzelce ortaya koymuş, ama yine okuyucunun faturayı kime kesecegini çok iyi biliyor. Halbuki problem başka yerde: Bu ülkenin savcı ve hakimleri kuruluştan beri hep devleti koruma refleksi ile hareket ettiler. Bunu yaparken aşırıya gittiler, hükümetler degişti, Avrupa normları kanunlara girdi, ama onların normları yine degişmedi. O halde bu problemi tesbitte anlaşalım ve hep birlikte karşı çıkalım. İlave edeyim ki ben de Akpınar ve Gezen'in ceza almasına karşıyım.
mthn1923 27 Aralık 2018 14:46
yılların tiyatro sanatcısı metin akpınarın savcılık önünde ben mizah yaptım diyerek yalan sölemesi inanın bizim gibi zamanında kabaresine gitmiş olan insanları üzdü.alenen cumhurbaşkanını tehdit edip bu sözleri mizah diye kıvırması bizleri üzdü.aynı 1 kilo eroinle yakalanıp ben satıcı değilim içiciyim diyen torbacılara döndü metin akpınar.
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 07:51
Burda vahim olan sadece savcılığın müdahalesi değil bence, aydın geçinen kesimin hala bir fikir üretemeyip 77 yaşındaki bir komedyenden medet umması, dinleyici kitlesinin yaş ortalaması da 65 dediniz bu da hiç değişmiyor, bu kesimin hala statikocu olduğunu gösteriyor.Bana kalsa hiç savcılık müdahale etmesin zaten doğal süreçleri içinde yok olmuşlar derdim, akpınara gülerdim severdim de ama o diğeri yokmu adını duyunca salya sümük konuşan, hakaret eden bir insan geliyor aklıma. demokrasi adına hem de bu kadar aydın olmayan insanlar için müdahale edilmeme
M. Ç 28 Aralık 2018 12:02
0
Empati yapın biraz, devletten beklentileri olan bir genç, mesela bir öğretmen adayının, bu programa katılması elenme sebebi olmaz diyebilir misiniz.
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 00:11
Temizlemeye çalışıyorsunuz ama nafile..Hem kendiniz hem de aklamaya çalıştıklarınız halkın gözünde değerlerini hızla sıfırlıyorsunuz...Kimseyi ikna edmiyorsunuz...
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 00:09
Bu komedyenler, benzer “komik” ifadelerin Atatürk hakkında söylenmesine katlanabilir mi acaba!? Dananın kuyruğu da orda kopuyor zaten! Biz söylenecek çok şey olduğu halde ulu orta Atatürk hakkında ciddi ya da mizah konuşabiliyor muyuz!? Ben fikir özgürlüğünden yanayım, cumhurbaşkanına hakaret ya da eleştiri -hukuki sınırları neyse artık bilemiyorum- suç olmamalı. Ama ben bu ülkede yasal olarak mecburen çenemi tutuyorsam, onlar da tutuversin bir zahmet… Türkiye böyle bir ülke, Ak parti iktidarıyla böyle olmadı, hep böyleydi…
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 02:47
8
Ey cahil Şunu ayrı bir yere koymayı unutma Atatürk ile hiçbir insan bir değildir! Bu ülkeyi toprakları mustafa kemal Atatürk Silah arkadaşları ve halk kurtardı bunu unutmayın!!!Silemeyeceksini Mustafa Kemal ATATÜRK ü!!
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 08:27
3
Böyle gitsin diyorsunuz.Böyle kafalar çok olduğu müddetçede gider,rahat uyuyun.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 23:42
Muhtemelen işinize olan saygınız gereği bahse konu olan o uzun programı baştan sona izlemişsiniz. Bence programın ne uzun ne de kısa versiyonunu izlemeye gerek vardı ne de soruşturmayı bu kadar ciddiye alıp, bu kadar uzun ve kafası karışık bir yazı yazmaya... Niyet gayet açık ve net. İktidar bir süredir, gezi, şu, bu vs. ile birilerini sokağa davet ediyor. Amaç ise sokağı birileri ile doldurup, başka birilerinin gelir adaletsizliğini, enflasyonu ve işsizliği protesto etmemesini sağlamak. Tek dertleri bu...
ali namlı 26 Aralık 2018 21:33
Hay Allah senden razı olsun;vallahi sabırla yazınızı sonuna kadar okudum!İşte köşe yazarı dediğin böyle olur! Gerçekten çok çok teşekkür ederiz sağolun,varolun.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 21:33
Ömrünü ve tüm emeğini sanata harcamış sanatkarlar hakkında "komedyen" tabirini kullanmanız ne denli samimi olduğunuzu ortaya koyuyor zaten.
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 09:16
1
Komedyen çünkü onlar
Semih Uykusuz 26 Aralık 2018 21:05
Sanatçı(!) olunca ağzına geleni söyleme hakkı elde edilmez. Henüz kimseye haddi bildirilmedi. Ayağın falan asılan da yok. Siz de kaleminizi çok gereksiz yere yormuşsunuz. Ülkede savunulacak çok şey varken.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 18:50
Hayatlarının son demlerini yaşayan bu kişilerin siyasi düşünce hayatlarının barındırdığı umutsuzluğun son demde ihtilal mizahçılığına dönüşmesi onlar için büyük talihsizlik.Türkiye tarihinde gördükleri en fazla şeyin Türk siyasetinde asker ve darbeler olunca başka bir şey gelmiyor akıllarına.Günümüzü de okumaktan çok uzaklar.özellikle metin abi adına üzgünüm konuşunca şiir gibi konuşan adam
Gördükleri 26 Aralık 2018 22:31
1
Türk siyasetinde tek gördükleri asker ve darbeler değildi. Çoğunluk totaliterizminin anayasal rejimi ve Cumhuriyeti ortadan kaldırışını da ahir ömürlerinde yaşayıp gördüler.
Bir bilen 26 Aralık 2018 18:16
Sayın yazar makalesinde gale giyle demiş ancaaaak sayın sanatçıların yaş Kemal İse Mazur görülmeli gibi yuvarlamış o Kamil kişi laflar edecek etmez ise seriatin kestiği parmak acımaz
Ehl-i İrfan 26 Aralık 2018 17:48
Sayın Oğur;Davaya konu olan iki komedyenin ilgili televizyon programı psikanaliz yönünden şöyle yorumlanabilir mi?"Ders kitaplarından başlayıp, yeşilçam filimlerine kadar nerede muhafazakar ve milli olan bir şey varsa dalga geçip aşağılıyorduk, çünkü üstündük, üstünlüğümüzüde İslam'a ve geleneklere küfür ederek elde ediyorduk.Sonra bir imam-hatipli geldi ve bizi şizofren etti,konu bundan ibarettir".
KARAR OKURU 28 Aralık 2018 02:32
0
Helal olsun kardeşim.
M. Ç 28 Aralık 2018 12:11
1
Sorun şu. Muhafazakar camianın bunlara cevap verecek kalitede kültür adamları yetiştirememesi. Mevcudun da cesur olmaması. Düşünün ki, Ertuğrul u oynayacak bir muhafazakar yok. Haliyle, cevap yargının kaba kuvvetine kalıyor.
Mustafa Cakir 26 Aralık 2018 16:54
Cokca baglamsal butunlukten yoksun, tutarsiz, kendinden menkul tanimlara ya da tespitlere dayanan safsatalardan ibaret bir konusmadan bahsediyorsunuz. Konusmacilar yas, salonun yas ortalamasi yuksek. Bir de konusmalarin TCK kapsaminda suc teskil etmediginden bahsetmissiniz. Suc kasti yok, olsa da suc islemeye mecalleri yok diyorsunuz. Yani...? Ne zamandir her meseleyi varsa savcilik iddianemesinin ya da yargilamanin usul ve esas sartlari uzerinden okur olduk. Yapilmali elbette ancak tek musteki devlet mi? Devletin hodbinligi yeni birsey degil, onu biliyoruz. Sirf devlet menfi manada
barış 26 Aralık 2018 16:36
65puanhangiişegiriliyor
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 16:26
Sayin yazar bir gün sizi anlayacaklar ama umarim ve insaallah anlaşildiniz gün her şeyimizi kaybettiğimiz gün olmasin. Umarim kin ve nefreti iman sananlar bir an evvel sevgi merhamet ve adaletin aydinligina döner gercek imani idrak ederler. Fe eyne tezhebun.. Nereye bu gidiş??
NC.. 26 Aralık 2018 15:21
Yazıya diyecek sözüm yok. Ama şu var. Bence en ağır ifade gergedan benzetmesi ama sanırım orada da hayvandan ziyade gergedan denen hayvan ile temsil edilen farklı tarihsel durumlarda otoriterliğe cevaz veren hatta linç kültürü ile harekete geçirilen aslında kendi kuyusunu kazan toplumsallık kastediliyor. Öte yandan yazarın son cümlesi de incitici. Halk TV izlemek zorunda kalarak eziyete mi katlanmış Yıldıray Oğur? İzleyenleri inciten bir sözdür. Değilse kimse gergedandan alınmasın. Çünkü Halk TV kendine izler ama gergedanlıkla temsil edilen zihniyet Türk hal
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 14:48
Aklama komisyonu gibisin maşallah.
Karar Okuru 26 Aralık 2018 14:46
80 darbesi, 28 Şubat dönemi “adalet uygulamalarını”, dönemin savcı ve hakimlerinin açtığı davalara verdiği hükümleri görmüş birisi olarak sanki bir filmi yeniden izliyormuş gibi bir hissiyat içindeyim.Devir değişmiş, siyasi aktörler değişmiş, muhtemelen savcı ve hakimler değişmiş ama yöntem olarak yağmurla ördek arasında irtibat kurup bundan iddianame çıkaran ve bu iddianame doğrultusunda kara veren savcı hakimlerle bugün adalet arıyoruz.Mağdurlarla mağrurlar yer değiştirmiş ama adli sistemimiz aynı ve son derece istikrarlı.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 14:40
RTE'nin her gün kullandığı kelimeleri yazdım. editör yayınlamadı. niye acaba?
KARAR OKURU 28 Aralık 2018 11:02
0
Doğru olduğunu biliyor editör fakat yargı 1 kişinin iki dudağı arasındaysa nasıl yayınlasın.
Fatih 26 Aralık 2018 14:14
Alparslan Kuytul'a açılan soruşturmaların hiçbirinde orjinal videolar kullanılmadı. Savcı adeta bir AKTROLL misali videoları kelime kelime kırpıp iddianameye yerleştirmişti.
Nuh 26 Aralık 2018 23:39
3
ali kıran baş kesenden korkmuştur....
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 14:14
Halk TV de bütün programlarda sabah akşam bu ülkede yaşayan kendileri gibi yaşamayan düşünmeyen vatandaşlara hakaretler ediliyor,asagilanmalar yapılıyor, sonra aynı tipler en ufak bir eleştiride bu ülkede demokrasi yok diye bağırıyor... Tam bir cinnet hali.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 17:18
4
yalancı seni. eleştirmekle kalsan mesele yok. hapse atılıyor arkadaş muhalifler. muhalefet zımnen yasaklandı ülkede. muhalefetin yasak olduğu rejime demokrasi denmez.
KARAR OKURU 28 Aralık 2018 11:09
1
4 mevsimi yaşadığımız ülkede pazarda 5 tl nin altına yiyecek yok.
M. Ç 28 Aralık 2018 12:18
0
Kanal A ve Halk TV konukları becayiş yapsalar, ülkede bir tane yalan kalmaz.
Temel 26 Aralık 2018 13:41
cumhurbaşkanlığına hakaret parlamenter sistemde olur. parlamenter sistemde cumhurbaşkanı semboliktir. başkanlık sisteminde cumhurbaşkanına hakaret suçu olmaz. cumhurbaşkanı siyasi yarışta olan siyasi bir kişidir.
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 22:12
0
Cumhurbaşkanına hakaret edilebilir yani...
M. Ç 28 Aralık 2018 12:24
0
Eski sistemde başbakana hakaret diye bir suç yoktu. Hergün hakaret mi ediliyordu. Meydandan, basit bir spikeri muhatap alıp portakal mandalina diyecek. O da sensin mandalina dese cb ye hakaret. mandalina gibi suyunu sıkarım da darbe iması olabilir sanırım.
KARAR OKURU 28 Aralık 2018 12:29
1
Cumhurbaşkanı ve yandaşları halka hakaret edebilir yani:)
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 13:05
parlamenter sistemlerde cumhurbaşkanlığı, bayrak gibi, sembolik bir makamdır. siyasi gücü yoktur. o sebeple cumhurbaşkanına hakaret suçu vardır. başkanlık sistemlerinde başkanlık siyasi bir makamdır. icra gücü vardır ve başkan siyaseten bir yarıştadır. başkanlık sisteminde cumhurbaşkanına hakaret yasası diye bir yasa olmaz.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 16:03
1
aynen, parlamenter sistemde cumhurbaşkanı futbol maçındaki hakem gibidir. El kol işareti yapamazsın, faul yapamazsın. Ama parti başkanı takım kaptanıdır. Oyunda gerekirse sert girersin, gole gidiyorsa gerekirse çelme bile takarsın. Erdoğan faul yaprken, rakibe sert girerken ben oyuncuyum diyor, rakip sert girince hakeme faul yaptın al sana kırmızı kart diyor.
karar okuru 26 Aralık 2018 13:00
Dün Dilipak ın yazısını okudum. Nasıl kullanıldıklarını çok açık ve net bir biçimde anlatıyordu. Dolmabahçede solcular 6.filoya ve ABD askerlerine defol derken conilerle birlikte olup nasıl secdeye vardıklarını anlatıyordu. M.Şevki Eygi nin gazetelerinde nasıl kanlı manşetler attıklarını anlatıyordu. Yani pişmanlığın bini bin para. Yani demem odurki keşkelerle dolu pişmanlıklarla dolu bir hayatınız hiçbir zaman olmasın. Size dayatılmak istenen hayatı değil özgürce ahlaklıca sevgi ve saygı dolu bir hayatınız olsun. Zaman akan birşeydir çünkü
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 12:56
bu hakaretlerin mislini televizyondan bir kesime yonelik hergun duymuyor muyuz?
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 12:16
Cımbızlama. montajlama işini eski arkadaşları fetöden iyi öğrenmişler bu PARAmiliter yandaş gazeteciler
Ramazan Görgülü 26 Aralık 2018 12:14
Ne diyelim tam anlamıyla gazeteciliğin resitalini yapıyorsunuz. (İnşaAllah kelime yanlış değildir) bir adamın kini, nefreti bizi ne durumlarda bırakıyor hasılı adamsın değerli yazar
karar okuru 26 Aralık 2018 12:01
Bende sizin gibi üşenmedim tüm yorumları tek tek okudum. Durum gerçekten çok vahim. Demokrasiyi içselleştirememiş bir sürü sanki kana susamış kin öfke nefret kokan yorumlar bunlar. En ufak birşeyde insanlığımızdan çıkıp sanki birbirimizi parçalayıp etrafı kan gölüne çevrilmesini isteyenlerin yorumları gibi. Gerçekten ruh hali bu ve çok üzücü. İdeolojilerle siyasi rantlar uğrana algılarla yapılan siyaset insanları demekki bu hale getiriyormuş. Yazıkki ne yazık.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 11:51
Kadir misirogli içinde üç saat ayirdinmi linç edilirken daha dün kk sana az bir kesim oy verdi meşru değilsin benim cb değilsin derken canlı izledinmi ataturk e ağzını acani linç ederken duyarlı olmadınız
izzet 26 Aralık 2018 11:05
Cok fazla kasmissiniz! Besebeli ki bu kitle bugun bir darbe olsa, bu Ataturkcu oldugunu sanan zavallilar bayram yapacak. Bu asma, kesme, zindan, zehirleme sozcukleri sozde demokrasi perdesinin altindan spontane olarak ortaya cikan canli yayin kazalari. Adamlarin zikri diline vurmus. Siz de kalkmis 40 takla atarak tevil etmeye calisiyorunuz. Isin savcilik kismi derseniz: bence bu zavallilari kendi hallerine birakmak gerek! Arenada kendi kendilerine zirvalayip kendi kendilerini alkislasinlar bu arkayik ruhlu arkadaslar. Mahkeme falan isleri bunlara hak etmedikleri onemi vermektir kanimca.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 12:33
3
Bence yarin obur gun darbe olsa tum muhalifler destekler. Bu nedenle bence muhalifleri memur falan yapmamali hatta beyin yikama kamplarina alip fikirlerini degistirmeliyiz. Eger hala milli varliga tehdit olmaya devam ediyorlarsa vatandasliktan cikarmaliyiz.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 15:40
1
izzet, hukuktan zerre anlamıyorsun. suç nedir ne değildir hiç ama hiç anlamamışsın. senin hoşuna gitmeyen şeyler düşünmek söylemek suç değildir. niyet okumadan suç çıkmaz. suç somut delile dayanır.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 18:39
5
15.40 güya hukuktan Anlamıyorsun diyorsunuz,ama sizin anlamadığınız kesin .Darbeyi övücü konuştu.Ama izzet kendi haline bırakılsaymış diyerek tarafgirlik yapmadığını belli ediyor.Ama siz aleni övücü sözlerini yok sayarak taraflı baktığınızı gösteriyorsunuz
Insiyator. .. 26 Aralık 2018 10:58
O tv programı belli New Çağdaş JÖNTurkculer. .:)))..hep kelimeleri eğip, büküp,oyun hamuru gibi ceşitli kalıplara sokmak isleri. Darbukaci baryam ifla olmaz bir retorikci hep onlar EN İYİ BİLİRLER ve cooook itici bir tip. ..Metin beye yakışmamış o sözler. Daha evvel bazı TV'lerde roportajlarda acikalmaları vardı gayet derinlikli, vizyoner....bence acilen o Arena'dan çıkması menfaatine. Arenada ne olur belli Roma tarihinde. .!
ahmet 26 Aralık 2018 10:58
sonuç ne olur bilmemde artık ekranlarda metin akpınar zeki alasya filmlerini ancak henüz doğmamış torunlarımız seyreder :))
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 10:29
Bu insanlar komedyen , zaten durum ya da kelime manipülasyonu ile insanları gizliden ya da açıktan eğlendirme alışkanlıkları var..Mesleki deformasyon yani, ama unuttukları artık burada eleştirel komedi yapil(a)mayali en az 10 yıl oluyor. Perde "Tarafsız kalinamayacagi yoksa bertaraf olunacağı" ile açıldı , oyun kesintisiz olarak devam ediyor.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 10:29
Sayın Oğur, bir CHP li olarak, çoğunlukla sempati duyduğum konuşmaların olduğu Uğur Dündar ile Halk Arenası programını, ben bile 3 saat izleyemiyorum. Son cümleniz beni çok güldürdü.
karşıt 26 Aralık 2018 10:02
İlgilinin düpedüz ima yollu düşüncelerini yaşı ile ilişkilendirerek masumiyet üretmeye çalışmanız sizin kalibrenize yakışmadı. Salonda yaşı ilerlemiş zevatın bile kahkaha ve alkış ile onayladığı bu imaları temize çıkarmaya çalışmanız hayret verici....
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 12:02
0
Anlamakta zorluk çekiyorsunuz, ben yazayim.Belli bir yaşı geçince insanlar hem sözlerini hem duygularını hem başka şeylerini kontrol etmekte güçlük çeker.Hatta edemez.Belli durumlarda Cezai ehliyetleri dahi ortadan kalkar.Buyrun atın zindanlara 80 dedeleri nineleri, yüreğiniz soğursun
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 14:10
1
Ha cezaî ehliyetleri yok, yani guvenilir ve dimağı saglam olmayabilir diyorfunuz yani.
Karar Okuru 26 Aralık 2018 10:02
Sayın Yıldıray OGUR yazısını; "birbirine güvenmeyen, birbirine karşı hınçla dolu bir toplum var karşımızda....." diyerek bitiriyor. Acaba bunun müsebbibi kimdir? Bilen varsa beri gelsin.....
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 09:57
Fransız ihtilali de bu şekilde okumuş aydın! kesimin halkı kral ve yönetimine karşı yazdıkları oyunlarla, eserlerle, makalelerle etkilemesi ile çıkmamış mıydı
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 09:56
Cumhuriyet mitingi yapıldığı zamanlarda başlarına asker göreve yazılı pankartlar ı görmeyenler bu gün kelimelerin içinde darbe arıyor malumun ilanı bu zihniyet yıllarca müslümanları tecrit etti ya biz ne yapıyoruz onlardan farklı bir şey ortaya koyabiliyormusun yazık
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 09:55
Bu konu bana "Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz" şiirini hatırlattı, buldum tekrar okudum o güzel şiiri
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 09:54
Söylenenleri hakaret ve tehdit olarak algılayabilmek için kişinin Türkçe bilgisinin kıt olması gerekir. Anadilini düzgün kullanamayan insanlar yaşlı başlı kişileri anlamadıkları cümleler üzerinden linç etmeye kalkıyor.
seko69 26 Aralık 2018 09:37
meselenin akpınar veya gezen olmadığını dün erdoğan'ın "Hulusi Akar'a laf söyleyenlere tazminat ve ceza geleceğini" demesinden anlıyoruz. bunun da hangi yönetim tarzına işaret ettiği aşikar. kısaca şunu demek istiyorlar " kim olursanız olun, ya biat edeceksiniz ya biat edeceksiniz" ötesi yok. biat etmeyen ise cezalandırılacak. örneklerde olduğu gibi.
Ömer Faruk 26 Aralık 2018 09:08
"Bakalım darısı kimin başına derken" darbeyi hafife aldığı hatta olumladığı açık. Ama ondan daha açık ve feci olan sizinde belirttiğiniz gibi halkın bir kesimine kışkırtıcı (köktendinci diyerek -ki dindarları kastederler) sözleri var.Bu önemsizmiş gibi sadece c.başkanını konu etmek halkın değerini göstermesi açısındanda ibret verici bir durum. Ama netice olarak hoşgörüsüz davranıp konuyu gündem edildi, konuşma ademe mahkum edilseydi dahamı iyiydi? Evet kesinlikle daha iyiydi .Kutublaşma böyle oluyor zaten iki tarafında katkısıyla...
N.C. 26 Aralık 2018 15:30
3
Köktenci yahut köktendinci dogmatik insan demektir. Etnik saplantısı olanları da konu etmiş. Neden hakaret olsun ki? Bence sadece bir tespit. İyi be, kimse burnundan kıl aldırmıyor.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 09:02
Sayın Oğur; Birilerinin,"doğuştan Türkiye'nin elitleri olma "ayrıcalığını demokratik yol ve sürece bağlı kaybetmenin verdiği kin,ihtiras ile seçilmiş iktidara,onu müteaddit defalar genel, yerel seçimlerle iktidara taşıyan halka olan nefretlerini"Arena"adını verdikleri programlarla ortâya dökmeye çalışırken, kendilerinden geçip asgari nezaket kurallarının çok ötesinde"bu millette ve onun oyları ile iktidara taşıdığı parti ve liderine"meydan okumaya çalışırken size onların bu şeametlerini hukuk adına tevil etmek mi düşüyor?Siz bu haller düşmeyin
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 10:29
4
Eğer şiddete çağrı yoksa siyasi iktidara meydan okumak suç değildir. Üslup da ifade özgürlüğüne dahildir.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 10:30
1
Türkiye nin doğuştan elitleri kim? Yetim mustafa kemal mi, çoban sülü mü, turgut özal mı, tayyip erdoğan mı, gurur duyduğunuz helikopterleri füzeleri yapan mühendisleri yetiştiren profesörler mi. Veya metin akpinar mı doğuştan elit?
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 11:56
0
Ne yani meydan okumak suç mu oldu yeni Türkiyede.Lideri putlaştirirsaniz Fetodan IŞID den veya diğer meczup tarikat müdürlerinden ne farkınız kalıyor.Iktidar elestirilebiliyorsa orada demokrasi vardır. Yoksa 80 yaşında adamı yok yere suçlu ilan etmekle olmuyor demokrasi
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 09:00
Bu görüntüler ülkenin gündemine oturtulmuşken tarım bakanının tutuklu rektör olan abisinin duruşması vardı.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 08:56
Bu yazıyı "75 yaş üstü iki komedyen isteseler de ortalama 70 yaş üstü bir kalabalığa konuşup onları “Halkı T.C. Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik” edemezler." diye bitirerek seninde hangi taraf olduğunu tespit ettim. Çünkü Millete mal olmuş sanatçılar ağzından çıkan kelimeleri özenle seçmesi gerekir. Sanatçı sanatçılığını yapacak sanatını icra edecek, sanatını icra ederken yapılsa yorumum farklı olurdu fakat ortama ve topluluğa bakınca her tarafından siyaset kokuyor tahrik kokuyor siyaset yapacaksa yeri de bellidir. Er meydanı herkese
Okur 26 Aralık 2018 09:14
2
Özenle seçsin veya seçmesin, o zaman Ahaber çıkan butun gazeteci, oyuncu vb.. herkese de açılsın bu soruşturmalar onlarda mualifete ve AKP'ye oy vermeye herkese ağızlarını geleni söylüyor (vatan haini dahil..). Önemli olan terazinin eşit tartması... Eline güç olandan yana olması değil.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN