Back To Top
Marx’ı sakince ele almak

Marx’ı sakince ele almak

 - Son Güncelleme: 07.08.2019 Çarşamba 11:17
- A +

Hece dergisi Temmuz Ağustos 2019 sayısında Karl Marx’ı ele aldı. İki yıl boyunca büyük emek verilen bu çok özel çalışmada ekonomiden sanata, kadın meselesinden modernleşmeye birçok başlık var. Toplam bin 380 sayfa boyunca Marx ve Marksizm bütün yönleriyle ele alınmış. Rasim Özdenören’in ‘Diyalektik Üzerine Mülahazalar’ başlıklı giriş yazısında açıkladığı gibi Kant Hegel ve Marx ile yüzleşmekte geciken düşünce dünyamız için çok kıymetli bir açılım. Yazıların bir kısmı Marksizmi destekliyor, bazıları reddiye şeklinde bir kısım yazılar ise orta bir noktada. Giriş yazılarında derginin, görüş ve düşüncelerin geniş bir yelpaze içinde ortaya konmasına zemin hazırladığı ve her bir yazıdaki fikirlerin yazarını bağlayacağı hatırlatılıyor.  

Özdenören’in hatırlattığı gibi Türkiye 1926’da faşist İtalyan Ceza Yasasını bazı küçük değişikliklerle benimsemişti. Yasanın 141. ve 142. maddeleri, adını vermeden komünizmi ve onun propagandasını en ağır biçimde cezalandırıyordu. İnsanlar çok ağır cezalar alarak işkence görürken, Marksizm üzerine konuşmak, nesnel yorumlar geliştirip analiz etmek de imkansız hale getirildi.

***

Avrupa felsefesini hatta Müslüman dünyayı derinden etkileyen bir düşünme ve çözümleme biçimini sahada ve halklar üzerinde yarattığı etkilerle birlikte yeniden ele alan ve bir şekilde tartışmaya açan, iki ciltten oluşan özel sayı tebrik ve teşekkürü hak ediyor. Türkiye’de Marksizmin özellikle muhafazakar çevrelerde fikri boyutlarıyla ele alınmasında ihmalkarlık olduğu çok açık. Daha çok pratik siyasete yansıyan yanlarıyla gündeme alınıp sahadaki etkileriyle değerlendirildi. İndirgemeci bir yaklaşımla bağlamından koparılmış ‘Marx din afyondur demiş’ yaklaşımı, insanlara devlet eliyle bir hakaret sözcüğü olarak Marksist denmesi, tıpkı feminizmin soğukkanlılıkla kritik edilemeyip, bilimsel manada tartışılamadan erkek düşmanlığına ingdirgenmesine benziyor.

Özel sayının editörlerinden Ramazan Yelken’in sunuş yazısında vurgulandığı gibi sol çevreler de dahil sıklıkla Marksizm ve sosyalizmin öldüğü söylemiyle karşı karşıyayız. Fakat Marx entelektüel ve akademik dünyada hala üretici bir esin kaynağı olmaya yeni bir takım yorumlarla güncellenmeye devam ediyor.  

Yelken’in hatırlattığı gibi günümüzde Marx’ın üretim araçlarından söz ederken buharlı makineden yola çıktığı doğrudur. İnsanlılık o günden bu güne endüstriyel olarak elektrik, bilgisayar, siber fiziksel sistem devrimlerini yaşayıp yapay zeka da denilen “endüstri 0.4” aşamasına gelip dayanmış olabilir. Fakat bu devrimler dünyada hakça paylaşmayı getirmemiş yoksulluğu eşitsizlikleri daha da derinleştirmiş durumda. Adı konmamış kölelikler, sömürünün en sofistike biçimleri üretimin en çok olduğu şimdiki zamanda yaşanıyor. Marx’ı farklı kılan, hâlâ akıl ve kalplerde yer bulmasını sağlayan durum, onun diğer düşünürlerin aksine sadece olanı yorumlamakla kalmayıp bizzat harekete geçmiş olması. Bir de yeni yaklaşım biçimleriyle güncellenmesi hala tartışılıyor olması. Eylem adamı olarak yoksulluğun eşitsizliğin emek sömürüsünün son bulması için sahaya inmesi mücadele etmesi de elbette değerli.    

Liseden ayrılırken yazdığı kompozisyon, “Bir genç adamın meslek seçimi üzerine düşünceleri” gelecekteki hedefleri hakkında ipucu verir nitelikte. Bu yazıda bütün insan soyu için çalışmasına hangi meslek daha çok imkan verecekse onu seçmesi gerektiğini ifade etmişti. Benciliğin küçük ve sınırlı zevklerinden kurtulmak istiyordu. Sadece kendi refahı ve kariyeri için meslek seçmenin değil, başkalarına hizmet etmek ve ezilenlerin haklarını savunabilmek için yapılan işlerin insanı kusursuzluğa götürebileceğine inanıyordu.

***

Eva Weissweiler’in Babasının Kızı Kızı Tussy Marx kitabında ince ayrıntılar var. Zaman zaman başlarına, kitapların üzerine su damlayan evlerde yaşamak filozofu üzüyordu. Siyasi ve askeri manada oldukça saygın bir ailenin kızı olup birkaç dil konuşan eğitimli karısına iyi imkanlar sağlayamamak ve sürekli arkadaşı Engels’in maddi desteğine muhtaç olmak Marx’ı çok yıpratmış. Gerçi bütün sınıfsal evlilik zorunluluğunu bir yana bırakıp onu seçen Jenny için defterler dolusu sone, şiir, epigram, balad ve romanslar yazmıştı. Yoksulluk, zatürre ve ilaç parası bulamamak gibi sebeplerle iki çocuklarını bir yaşlarındayken kaybetmeleri çok üzücüydü fakat üçüncü oğulları Edgar’ı sekiz yaşında kaybettiği gece Marx’ın siyah saçlarının bembeyaz olduğu söylenir.

Sonuçta inandıkları için elini taşın altına koymuş birinden söz ediyoruz. Yazdığı söylediği yaptığı her şey elbette tartışılacak, övülecek yerilecek, bazı yaklaşımları çürütülecektir. Aliya İzzetbegoviç Doğu ve Batı Arasında İslam’da Marksizmin zafiyetlerini ele almıştır mesela. Dergideki mütevazı yazımda buna değinmiştim. Fakat Marx inandığı gibi yaşamaya çalışmış, bedel ödemiş bir düşünce ve eylem adamı ve ikiyüzlülükler içinde boğulduğumuz günümüzde hala büyük bir değer bu.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
2 12 Ağustos 2019 10:19
İlk defa karar gazetesinden bir yazıyı sosyal hesabımdan paylaştım... Bravo..... engeller ve ön yargılar yıkılmalı.. Bu İslamın dar döngüsünden kurtulması için gerekli
KARAR OKURU 11 Ağustos 2019 07:50
Marx'ın anlattığı veya tavsiye ettiği iyi şeylerin hangisini İslamiyette bulamadınız a benim canlarım..
KARAR OKURU Yasin 07 Ağustos 2019 22:48
20 yıldır konuştuğum herkese şunu demişimdir, "gerçek ve samimi bir dindar, mutlaka ama mutlaka Marx ve Marksizm ile kucaklaşmak durumundadır. Bu husus samimi bir dindarın turnusol kağıdıdır". Aksi ya samimiyetsizlik, ya da bilgisizlik içerir.
Daima guncel 07 Ağustos 2019 17:21
Marx butun omrunu insanlarin yoksulluktan nasil kurtulabileceginin analizlerini gelistirmeye verdi. Kurulu duzen ve zenginler onu sevmeyebilir. O yoksullarin bilimcisiydi. Sadece entellektuel degil ayni zamanda ahlaki bir dev!
okur 07 Ağustos 2019 13:22
"sakince" ne güzel. Çok beğendim.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 10:30
Fakat bu da çok eksiz bir analiz efendim.Yani Marksı yeniden anlamak muhafazkarların asla ilgilenmedikleri bir alan oda marxsit iktisatta yatmakta .Marxın din afyondur demesi hiç şüphesiz kendi tarihsel zeminde anlatmak istediği ile çok doğru ama o da yetmez.Aslıda Marxın tüm tezi META üzerinden olmakta.Onun Tarihin determinist yorumundan yola çıkıp ortaya koyduğu tarihsel materyalizm aslına değişim soyolojisi içinde sömürülen ve sömüren emek kapital arasında değil ,birey- devlet arasında olmuştur
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 03:36
Marxin anası son derece zengin Hollandalı bir ailedir hatta dayıları Philips firmasının sahipleridir fakir olduğu konusundaki konuşulanlar doğru olmayabilir
Salih Göncü 07 Ağustos 2019 09:41
0
Hem ana hem baba hem de eşinin ailesi zengindiler. Kendisi fikirleri sebebiyle hem afaroz edilip hem de vatandaşlıktan çıkarılınca, yokluk içinde yaşamıştır.
KARAR OKURU Yasin 07 Ağustos 2019 00:00
Marx sız bir gelecek tasavvuru düşünülemez bence. Kutsal kitaplarda öğütlenen, ideal insan/toplum hedefine ulaşmak için marx'ın ve marksistlerin söylediği/söyleyeceği çok şeyler vardır. Ve marksist bir düşüncede vicdan/ahlak olmazsa olmazdır. Ütopik sosyalistleri de unutmayalım. Saygılar
KARAR OKURU 11 Ağustos 2019 07:58
0
Ütopik mütopik bilmem. Rusya daki devrimi bilirim. Milyonlarca insanı katleden vicdan ve ahlaka hayran olamıyorum. İnsanoğlunun bulabildiği en iyi rejim veya yönetim şeklini, kudretliler keşfetti. Bu vesileyle daha kudretli oldular. Kendime anlatacağım en vicdanlı en ahlaklı en namuslu rejim İslamiyetti. O'nu da malesef kudretliler zaptetti.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN