Back To Top
50+1 siyaseti bozdu

50+1 siyaseti bozdu

 - Son Güncelleme: 04.10.2019 Cuma 08:56
- A +

Malum, ilaçların yan tesiri olur. İlacın kutusunu açıp yan tesirlerini okursanız anlarsınız.

Midenize iyi gelir karaciğerinizi hırpalar.

Kanınızı sulandırır, beyin kanaması riskinizi artırır.

Bağırsaklarınıza faydası olur ama uykunuzu getirir.

Böyle can sıkıcı etkiler.

Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 50+1 şartı da aslında lüzumlu.

Adam memleketin cumhurbaşkanı olacak.

Çok yetkili bir cumhurbaşkanının nüfusun yarısından bir fazlasının desteğini alması demokratik meşruiyetin gereğidir.

Hatta birisi kalksa dese ki yüzde 50+1 yetersiz, daha yüksek bir oran olmalı, çünkü Cumhurbaşkanlığı daha geniş bir halk tabanına istinat etmeyi gerektirir, bu da belki çoğu zaman gayrı kabildir ama anlaşılır bir şeydir.

Yani, kurgulanırken doğru kurgulanmış.

Birinci turda yüzde 50’yi geçersen cumhurbaşkanı olursun.

Geçemedin, ikinci turda iki aday olacak, birisi illa ki yüzde 50’yi geçer.

Fakat bu tedbirin ilaçlar gibi yan tesiri var.

Yüzde 50+1, Türkiye siyasetinin, siyasetçilerin, partilerin kimyasını bozdu.

(Bozdu mu, düzeltti mi, yoksa sadece değiştirdi mi? Hangisini beğeniyorsanız onu kullanın, bana göre bozdu.)

Eskiden, bütün siyasi partiler, alışık olduğumuz fikrî veya sosyal bileşenleriyle seçime katılıyordu.

CHP, hafif solcu, bir miktar devletçi, biraz da Kemalist.

MHP, milliyetçi.

HDP, içinde biraz da solculuk olan başka türlü bir milliyetçi.

DP, AP, ANAP biraz liberal biraz kapitalist.

Selamet Partisi, Refah, AK Parti falan kendilerince İslami motifleri ön plana çıkaran yaşam biçimi muhafazakar, fikren modernist partiler.

Herkes kendi nam-ı hesabına yarışıyor.

Yüzde 1 mi alacak 5 mi alacak, 20 mi, 40 mı, alacağını alıp çekiliyor kenara.

Yüzde 50+1 şartı ameliyat etti partileri.

İçlerine davranış değişikliğine sebep olan çipler yerleştirdi.

Bu sayede mesela HDP, tabanda rejimin en muhafazakar partisi CHP’yle işbirliği yapmakta sakınca görmeyecek kadar esnedi.

MHP, mizaç olarak geçmişte asla barışmadığı, 80 öncesi Milliyetçi Cephe hükümetlerinde bile bir arada bulunmaktan mutlu olmadığı ‘İslamcı’ tandanslı bir partiyle ittifak kurma ihtiyacı duydu.

Aynı şeyi AK Parti için de söyleyebiliriz.

Milliyetçi bir parti değildi AK Parti.

Ama yüzde 50+1’in hatırına hem kendi söylemini milliyetçileştirdi, hem de MHP’yle ortaklık kurdu.

Her gün biraz daha milliyetçileşiyor.

CHP ise usul usul sağa doğru kayıyor. Faydasını gördü, biraz daha kayar.

Cumhur ittifakı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve ondan sonra gelecek ‘sağcı’ adaylara 50+1’i garantileyecek bir oluşum olarak tasarlanmıştı.

Mantıklıydı da. Türkiye’de yüzde 65’i aşan bir ‘sağ’ oy tabanı var.

Yani çıkış yok, kıyamete kadar sağcı cumhurbaşkanı, sağcı iktidar.

Ama, kimya bozuldu ya, ‘sağcı’ların bir kısmı, mesela yüzde 65’in içinde varsayılan İyi Parti, kendisini karşı taraftaki yüzde 35’e ilave etti.

Saadetti, küskünlerdi, canı sıkkınlardı derken memlekette neredeyse gramı gramına birbirine eşit, yüzde 50’şerlik iki blok oluştu.

Bir saman çöpü bile dengeyi bozabilir.

Kimse kimsede kabahat aramasın, bunu yapan, yüzde 50+1 şartıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sistemi kendisi kurdu.

Bunu yaparken risk aldı.

Parlamenter sistemde uzun süre iktidarı garanti gibiydi. Yüzde 30’larla, 40’larla bile Türkiye siyasetinin lider partisi olurdu.

Şimdi, yüzde 50’nin bir gram altına düşünce kaybediyorsun.

Yerel seçimlerde bu risk kendini hissettirdi.

Faruk Çelik’i konuşturan bence bir ‘suflör’ değildir. Bu risktir.

Çelik’in meccanen yaptığı bir inovasyon!

Gerçi ortaya attığı yüzde 40+1’in mantığı yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sistemi kurduktan sonra, “Yüzde 50+1 şartı koyacağımıza en çok oy alan kazansın desek daha mı iyi olurdu” diye kendisine sormuş mudur?

Bilmiyorum.

Faruk Çelik’in yüzde 40+1 fikri kendisine sorulunca önce ilgilendi, sonra hemen vazgeçti.

Vazgeçmesi doğruydu çünkü gerçekten, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için yüzde 50+1 şart. Başka türlü olmaz.

İlaç, siyasi meşruiyet için birebir.

Ama yan tesirleri kötü. İşte bozdu partileri, siyasetçileri...

Kurtuluş yok, herkesin, yüzde 50+1’le yaşamaya alışması lazım.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 21:14
Sonuç süper tespit.
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 18:49
Partilerin kimyasını bozmadı, keskinliklerini törpüledi. Bence bu iyi bir şeydir. Akp de biraz törpülense iyi olur. Aşırı, Radikal , ideolojik tutumlar artık halka pek sıcak gelmiyor. Ayrıca, özellikle c.başkanı tarafsız olmalı ve yüzde 50 nin üzerinde bir oyla seçilmelidir ve bunun için de partiler ittifak yapabilirler.
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 16:44
2021 martında görüşmek üzere. Bir filin aslında farecik olduğunu göreceksiniz.
karar okuru 04 Ekim 2019 15:59
50+1 siyaseti bozmuş gibi görünüyor,ama geçmişteki oy oranlarına bakılınca menfi siyasetin 50+1 bozduğu görülecektir.Binayı dönüşümle yenilersin,aracın modelini yükseltir yenilersin,ama seçmeni küstürürsen ,dönüşümünü saylayacak durumlara sokarsan,sentroma giren seçmen dönüşümü hızlandırır.Bilenlerden yardım almak lazım.
konuk1 04 Ekim 2019 14:22
son seçimde akp 42.6 oy aldı sayın faruk çelik oy oranına güvenerek böyle bir fikir attı ortaya halbuki o köprünün altından çook sular akıp birşeyleri götürdü ki 42.6 da mhpnin aday göstermediği yerlerde akpye ittifak sebebi ile verilen oylar var ve %50+1i dahi yeterli görmeyip %49 u nereye koyacağız diyen bir muhalefet dururken bu arada 4,5 seneden geriye nekaldıki sayılı günün ömrü olmaz diye düşünüyorum
Şahin 04 Ekim 2019 13:24
Pardon, AKP ne zaman "modern" bir parti oldu?
E.K 04 Ekim 2019 12:25
Olaya nasil baktiginiza bagli. Bozulan bir sey yok aslinda..Sark kurnazligiyla kisiye ozel, tek adam rejimi olusturmak isteyenlerin hesabi bozuldu. Olan bu...Sittin sene iktidarda kalacagini dusunenler yanildi..Yeni olusumlar, yeni partiler hesapta yoktu...Kivranmalar, kivirtmalar bundan...
özcan 04 Ekim 2019 11:48
Evet sistemin yan etkileri olabilir fakat aslolan neyi düzellitiği. bence buna bakmak gerek. Hangi ameliyat komplikasyonları var diye yapılmaz. 50+1 'in sihirli 1 rakamı gücün ve meşruiyetin belirleyicisi . Bence sistem güzel fakat komplikasyonların sebebi ak partinın eski köyün adetlerine göre hareket etmesindendir. Bu sihirli bir rakamı siyasetçinin yüzünü topluma döndüren asli güce dönüşecek.Bir türlü gerçekleşmeyen siyasi partiler yasası ve seçim yasasını da bu sihirli 1 gerçekleştirmeye muktedir. Aksi taktirde siyaset %49'un aymazlık ve şımarıklığına sahip olmaya devam edecektir.
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 10:01
Ne demek herkesin yüzde 50+1’le yaşamaya alışması lazım? Eksikleri revize edilerek dönülsün parlamenter sisteme. Elektriğe yıllık zam %50'leri bulmuşken bu 40+1 tartışması da cana can kattı yani.
Hüseyin Şenel 04 Ekim 2019 09:36
3’lü kuvvetler ayrılığında “düzeltilmiş Parlamenter Sistem” için ÖRNEK Rfrdm-101 soruları: Başbakan Yasama içinden seçilmiyecek mi? Başbakan Parti Gn.Bşk.olarak kalmayacak mı?Yasama ve Yürütmeye nasıl hakim olamayacak? Başbakanın bakan seçimlerin de sadece liyakatlı parti içi güçlerden,yani yasamadan seçmesi elzem değil mi? %10 baraj kalacak mı?Cumhurbaşkanını parlamento tekrar 367 le mi seçecek?CB.sistemi 15 senede oturacak da,“Düzeltilmiş Parlamenter sistem”i kaç senede oturacak?(%40+1 ile uğraşacağınıza,yola çıksanıza)Parti yöneticilerine değil,Vatandaşa avantajı,getirisi ne?
Hüseyin Şenel 04 Ekim 2019 09:35
Yasama,Yürütme bugüne kadar,ne zaman ayrı idi?Yürütme Seçimin’de neden ISRARLA araya Parlamento konuluyor?(=Baraj sorusu) Ezcümle,ikballer seçmene,liyakate değil,“Parlamenter GenelBaşkanlık sistemi” de ki “tek adama”a bağlı olmayacak mı?Ne düzeltilecek de öyle olmayacak?Geçmişten,gelecekten çok soru var.Onca seçimdir Demokrasi dersi veren,yetmedi kurs açan(İstanbul seçimleri) seçmene anlatamazsınız.. :) beni.. Fakat deniliyorsa;3’lü kuvvetler ayrılığı,Millete boldur.Yasama ve yürütme tek,Yargı,eh ayrı bir güçtür,ikna edebileceğiniz çoğunluk olabilir.Ne yapalım,o zaman işi toruna bırakırız.
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 09:20
Niye , mecburmuyuz bu sisteme. Kim ne derse desin parlementer sisteme dönmek elzemdir. Tek bir kişi Türkiyeyi yönetemez. Hadi ulu bir kişi yönetti ardından gelenin yönetebileceği garanti mi. 82 milyonun vebalini bir kişi yüklenebilir mi.
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 09:11
Evet çok doğru da akşıma geldi hikayeyi yazana hikayeci gelmiş yeni parağraflar bekliyoruz içerin den
Karar Okuru 04 Ekim 2019 00:29
Teorinizde yanlissiniz sayin Comert. Akp eski parlamenter sistemde %35 ile iktidar olarak yoluna devam etseydi bile gelip bu duvara toslayacakti. Cunku ekonomiyi idare edemiyorlar. Insanlar ac ve ac insan selinin onunde hic bir guc duramaz. Bu kadar basit. Akp artik siyasi meftadir.
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 09:13
15
18 yıl üstü üste birinci patiye siyasi mevta diyenin aklına...
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 00:18
İtinayla gündem değiştirilir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN