‘Butlan’ ağır bir ameliyat

CHP iktidara aday olmanın formülünü eni konu bulmuştu. CHP’nin iktidar olabilmek için CHP’nin sahip olduğundan fazlasına ihtiyacı vardı. Hem oy olarak hem de vizyon olarak.

CHP’nin Türkiye ortalamasına hitap etmeyi başarması gerekiyordu.

Bunun için CHP’nin ideolojinde bazı rötuşlar yapılması lazımdı.

Kılıçdaroğlu döneminde bu rötuşların bir kısmı yapıldı. Kılıçdaroğlu CHP’nin başörtüsü yasağı konusundaki geleneksel tutumunu terk etmekle kalmadı bir helalleşme’ hamlesi de yaptı.

Yaptıkları yeterli olmamıştı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 48’de kaldı ve seçimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kaybetti.

Siyaseten doğru olan, kaybedince “Arkadaşlar, cumhurbaşkanı adaylığında ısrar ederek sizi mağlup ettim. Çekiliyorum” demesiydi.

Demedi.

İBB başkanı Ekrem İmamoğlu “Aynı yöntemlerle farklı sonuç beklenmez” diyerek CHP’deki değişim hareketinin işaretini verdi.

İlk kurultayda Özgür Özel genel başkan seçildi.

CHP, Özgür Özel’in liderliğinde girdiği yerel seçimde yüzde 37 oy alarak Türkiye’nin birinci partisi oldu.

Bu, CHP tabanının uzun yıllardır tatmadığı bir siyasi başarıydı.

Ardından operasyonlar başladı.

Envayı çeşit operasyon. Diplomadan yolsuzluğa, casusluktan Türkiye ittifakına kadar.

İBB başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu gözaltına alındı.

Bütün yapılanlar, müteakip cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kazanma ihtimali yüksek olan Ekrem İmamoğlu’nun seçim sırasında cezaevinde bulunmasını teminat altına almaya matuftu.

Fakat Özgür Özel dışarıda rahat durmuyordu.

Şehir şehir dolaşıyor, CHP’nin tabanındaki heyecanı diri tutuyordu.

Bunun tedbirini de aldılar.

Butlan kararıyla Özgür Özel’i CHP’nin genel başkanlığından indirdiler.

Yerine, herhangi bir seçimde iktidara tehdit oluşturmayacağına kani oldukları Kemal Kılıçdaroğlu’nu getirdiler.

Bütün bunların kendiliğinden, hayatın tabii akışına uygun bir şekilde olup bittiğini söylemek mümkün mü?

Mümkün. Söyleyenler var zaten.

İnanan var mı?

Yapanlar dahil kimse inanmıyor.

Bu ağır bir ameliyat.

Sadece CHP’yi değil memleketin bünyesini sarsacak bir ameliyat.

Ana muhalefet partisini ameliyatla alıyorsun, yerine pille çalışan maket gibi bir şey takıyorsun.

Böyle bir operasyonun sonuçları her durumda kontrol edilemeyebilir.

28 Şubat darbesi de Türkiye’de siyasi yapıyı yeniden tasarlamayı hedefleyen bir siyasi operasyondu.

Operasyonun, yolunu kesmeyi, siyasete girmesine mâni olmayı planladığı siyasetçi bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı.

AK Parti hareketinin arkasındaki en önemli muharrik güç 28 Şubat darbesiydi. Bazen söylerim, 28 Şubatçılar yayı fazla gerdiği için bugün ok hala yoluna devam ediyor.

‘İktidar bugün de benzer bir yol takip ediyor, öyleyse bu operasyon da benzer şekilde sonuçlanır’ mı demeye çalışıyorum?

Hayır çalışmıyorum.

Siyasi ve sosyal olaylarda girdi sayısı sınırsızdır. İnsan unsuru her zaman ölçülebilir tepkiler vermeyebilir. Bu yüzden sonuçlar kontrol edilemeyebilir.

CHP’nin butlanla getirilen yönetimi seçilmiş genel başkan Özgür Özel’e parti içinde mücadele alanı bırakmadı.

Özgür Özel ve arkadaşları da siyasi mücadelelerine yeni bir partiyle devam etmeye karar verdiler.

Bu siyasette ilk defa karşılaştığımız bir şey değil. İçeride çalışamayınca çalışabileceğin yere gidersin.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve arkadaşları da aynısını yapmıştı ve umduklarından fazlasını başardılar.

Şimdi kurulacağı söylenen yeni partiyle AK Partiyi eşleştirmiyorum. Her vaka biriciktir.

Özgür Özel’in kuracağı yeni parti de kendi örnekliğini inşa edecek.

Toplumda karşılığı var.

İnsanlar siyasetin değişmezlerinden sıkıldı, yenilik istiyorlar.

Özgür Özel’in yeni partisi insanların bu isteklerine cevap verebilir mi?

Özgür Özel’in ve yeni kurulacak partinin CHP’den fazlasına ihtiyacı var.

Vizyonuyla, oluşturacağı kadroyla CHP’den fazlasını vadeder ve Türkiye ortalamasına hitap etmeyi başarırsa cevap verir.

Hayır, bir yerine iki anahtar değil. Ne veriyorsa bir fazlası değil.

Daha çok özgürlük, daha çok merhamet, insaniyet, refah, huzur gibi şeyler.

Özgür Özel’in genel başkanlığından itibaren CHP’nin maruz kaldığı tazyik de bir faktördür.

Bir çeşit ‘mağduriyet’ etkisi.

Bu kadar tazyik insanlardaki adalet hissini tahrik edebilir.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.