Trump’a ‘hayır’ diyebilir miyiz?
Çocukluk çağımda kulağıma yerleşmiş tekerleme gibi bir şeydi. Tekerleme zihnimden kayboldu. Sorulu cevaplıydı. “Kimin ümmetindensin? Muhammed Ümmetindenim. Kimin zürriyetindensin? Adem’in zürriyetindenim. Kimin milletindensin? İbrahim’in milletindenim.”
Arap nesep (ensab) alimleri Peygamberimiz’in soyunu Hz. İbrahim’e kadar götürüyorlar.
İsrailoğulları Hz. İbrahim’in oğlu Yakup’un soyundan.
Hz. Meryem’in oğlu Hz. İsa’nın nesebi de Hz. İbrahim’e kadar ulaşıyor.
Kur’an-ı Kerim, Hz. İbrahim’in soyundan olan ve olmayan bütün peygamberlerin ‘Müslüman’ olduklarını beyan ediyor.
Bir bakıma hepsini uzlaştırıyor. Hatta bu dinlerin mensuplarını ortak bir sözde buluşmaya çağırıyor.
Ortak söz? Allah’a hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi ortak koşmamak.
Ama kimse uzlaşmadı.
Nesep açısından Araplarla İsrailoğulları yani Yahudiler amca çocukları. Şimdi kuzen deniliyor. Türkçeye de iyice yerleşti.
Nesep olarak olmasa bile Müslüman olmamız hasebiyle inanç olarak Hz. İbrahim üzerinden Hz. İbrahim’in ahfadıyla biz de akraba sayılırız.
Akrabalar, tarihin hemen hemen hiçbir döneminde birbirleriyle iyi geçinemedi. Hele Hristiyanlar, Yahudilere etmediklerini bırakmadılar.
Müslümanlar Yahudilere nispeten merhametli davrandılar. Ama sadece nispeten.
Hristiyanlarla Müslümanlar arasında da neredeyse bin beş yüz yıldır Salib ve Hilal çatışması devam ediyor. Arada nispi uzlaşma dönemleri ya da uzlaşma ortamları olmuştur. Onları saymazsak bu üç dinin mensupları tarih boyunca birbirlerini yediler.
Birbirlerini yemeseler iyiydi ama araya menfaat girince aynı dinin mensupları da birbirlerini yiyor.
20. Yüzyıl’da Yahudiler, Avrupa’da Hitler’den büyük eza cefa çekti. Üzerlerinden bir soykırım geçti.
Aynı yüzyılın içinde Batı, İsrail’i Ortadoğu’nun ortasına bir bela yumağı halinde yerleştirdi.
İsrail de tarihte başına gelen belaların müsebbibi Müslümanlarmış gibi, Hitler’in ve 14. 15. yüzyıllarda Katoliklerin kendilerine uyguladığı soykırımı Filistinlilere uygulamaya başladı.
Çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç demeden insanları katletti.
Filistinlilerin vatanlarını gasp etti.
İsrail’in günahlarının hepsine başta ABD olmak üzere Batı ortak oldu. İsrail’e soykırım yapma imtiyazı verdiler. 78 yıldır İsrail’in bütün cürümlerine iştirak ettiler.
İsrail 7 Ekim 2023’ten itibaren Gazze’de büyük bir soykırıma girişti. Bilhassa ABD, vicdanı olan bütün insanları yaralayan bu soykırım sırasında İsrail’in başını bekledi, ona silah verdi, cephane verdi, cesaret verdi, şımarıklık verdi.
Trump, 2020 yılında yani Gazze soykırımı başlamadan üç yıl önce Abraham Anlaşmaları adı altında bir anlaşmalar süreci başlattı.
Anlaşmalara, üç din mensuplarının ortak atası kabul edilen Hz. İbrahim’e atfen ‘Abraham Anlaşmaları’ adı verildi.
Anlaşmalar, kabaca, Müslüman ülkelerle İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirmeyi hedefliyordu.
Müslümanların, İsrail’in 78 yıldır yaptıklarını sineye çekmelerini de hedefliyordu.
Başlangıçta Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri anlaşmayı imzalamıştı. Suudi Arabistan henüz imzalamadıysa da İsrail’le el altından ilişki kurmaya başlamıştı. Gazze’deki soykırım, Suudi Arabistan’ın mesafeli davranmasına sebep oldu.
Trump yeniden başkan seçilince, bir taraftan İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı desteklerken bir taraftan da İbrahim Anlaşmaları’nı ihya etmeye çalıştı.
Bu sütunda Abrahim Anlaşmaları’na birkaç defa değinmiştim.
“Trump’ın hayali biz dahil bütün Ortadoğu’yu Abraham Anlaşmaları’nın içine koyup paketleyip İsrail’e teslim etmek. Bunu benim söylediğimden daha nazik bir şekilde söylüyor da… Bu kadar lider bir pakete girer mi? Bazıları girdi bile.” (Ekim 2025.)
Şunlar da ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barrack’ın cümleleri:
“Düşünün, Abraham Anlaşmaları’na bölgenin güçlü oyuncularından Türkiye’yi birleştirdiğinizi. Ama sadece Türkiye değil, Arap olmayan nüfusu Müslüman ağırlıklı bir ülke olarak Türkiye, İsrail, Körfez, Suriye, Lübnan, Irak, Ürdün, kuzeye çıkın Azerbaycan, Ermenistan. Bunları birleştirdiğinizde dünyanın en güçlü bölgesi ortaya çıkar. Neden olmasın?”
“Büyük bir paket yapmışlar. Bizi de paketin içine koymuşlar. Oldurmak istedikleri şey bu. Ağabeyi İsrail olan bir Ortadoğu.” (1 Ağustos 2025.)
Trump iki gün önce Abraham Paketi’ni açtı.
İçinden biz de çıktık. Sam Amca bizi de istiyor.
Bizim duruşumuz Abraham Anlaşmaları’na mesafeli kalacağımızı ağabeyi İsrail olan bir Ortadoğu fikrine katılmayacağımızı düşündürüyor.
Öyleyiz ama durumumuz nazik.
Bu havada Trump’a ‘hayır’ diyebilir miyiz?
