Edebiyatın sessiz sahneleri

Edebiyat eserlerindeki sofralar, yiyecekler ve bu eylemin gerçekleştiği mekânlar, kurmaca metinlerde adeta bir turnusol kâğıdı gibi çalışır. Bir karakterin neyi, nerede ve nasıl tükettiği; onun ait olduğu sınıfa, dünyayla kurduğu ilişkiye ve çoğu zaman iç dünyasına dair güçlü ipuçları verir. Bu nedenle yeme-içme, metin içinde yalnızca bir ayrıntı değil, ciddi bir biçimde anlam kurucu bir unsurdur. Aynı zamanda, sosyal konumlarının sezdirilmesinde ve ruh hâllerinin açığa çıkarılmasında belirleyici bir işleve sahiptir.

Hayatın akışı içerisinde yer bulamayan, gündelik hayatın karmaşasında sürekli kaybeden ya da yaşadığı kırılmalarla yaşamdan geri çekilen kahramanların yalnızlığı ve mutsuzluğu, edebiyatta çoğu zaman doğrudan ifade edilmez; bunun yerine sofralar, eksilen tabaklar ya da tekrarlanan yemekler üzerinden sezdirilir. Açlık ya da iştah, burada yalnızca fiziksel bir durum değil, varoluşsal bir eksikliğin işaretine dönüşür.

Günümüzde ise teknolojinin hızlandırdığı yaşam biçimleri, insanın gündelik ritmini değiştirdiği gibi, yeme-içme alışkanlıklarını da dönüştürmekte. Hızla geçiştirilen öğünler, yalnız yenilen yemekler ve kısa molalara sıkışan kahveler, modern insanın giderek yalnızlaşan ruh hâlini yansıtır esasında. Edebiyat da bu değişimi, yine en sıradan görünen yerden, yeme-içme edimi üzerinden yakalar.

Yeme-içme ile edebiyat arasındaki bu ilişki yalnızca metinlerde değil, yazarların yaşamlarında da kendini gösterir. Serdar Rifat Kırkoğlu, Yeme-İçme ve Edebiyat başlıklı yazısında Sait Faik Abasıyanık’ın sık sık gittiği Cumhuriyet Meyhanesi’nden söz eder ve bu mekânın, yazarın gündelik hayata dair gözlemlerini besleyen bir alan hâline geldiğini belirtir. Bu tür mekânlar, yalnızca vakit geçirilen yerler değil; anlatının mayalandığı alanlardır.

Benzer şekilde Salah Birsel, Kahveler Kitabı’nda İstanbul’daki kahvehaneleri yalnızca tarihsel birer mekân olarak değil, aynı zamanda edebiyatın dolaşıma girdiği merkezler olarak anlatır. Bu mekânlardan biri olan Meserret Kahvesi, dönemin yazar ve şairlerinin bir araya geldiği, metinlerin konuşulduğu, fikirlerin şekillendiği bir buluşma noktasıdır. Birsel, burayı şu sözlerle tarif eder:

“Meserret Kahvesi tüm İstanbul’un kahvesidir. Orada hiç değilse bir kez oturmamış yazın eri gösterilemez.”

Bu ifade, Meserret’in yalnızca bir kahvehane olmadığını; edebiyatın gündelik hayatla iç içe geçtiği, yazının henüz kâğıda dökülmeden önce dolaşıma girdiği bir alan olduğunu gösterir. Aynı anlatıda, kahvenin bir dönem dergilerin adeta yönetim yeri olarak işlev gördüğü, yazarların burada bir araya gelerek metinlerini tartıştıkları da aktarılır.

Yazarların kişisel tercihleri ile kurmaca metinler arasındaki ilişki de bu bağlamda dikkat çekicidir. Kırkoğlu’nun verdiği örneklerden biri Jean-Paul Sartre’dır. Hayatı boyunca kabuklu deniz ürünleri tüketmeyen Sartre, buna rağmen Bulantı adlı romanında karakterinin zihinsel durumunu anlatırken deniz canlılarına benzetmeler yapar:

“Kafasında çağanoza, ıstakoza benzeyen korkunç düşünceler kurduğunu sanıyorduk.”

Bu durum, yazarın bireysel tercihleri ile kurmaca arasında doğrudan bir örtüşme olmadığını; ancak sembolik düzeyde güçlü bağlar kurulabildiğini gösterir.

Sonuç olarak yeme-içme, edebiyatta çok katmanlı bir anlatım aracıdır. Meserret Kahvesi gibi mekânlar ise bu katmanların somutlaştığı, edebiyatın yalnızca yazılmadığı, aynı zamanda yaşandığı yerler olarak hafızada kalır.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.