Fenerbahçe başa sardı
Fenerbahçe seçimleri, ülke seçimleri gibi: aday yıpratma, sindirme, hakaret etme gibi gibi şeyler…
Bu konulardan dolayı aday olduğuna pişman olan insanlar var. Son kurban Mehmet Ali Aydınlar.
05.05.2026 tarihinde Aydınlar, Fenerbahçe başkan adaylığından vazgeçtiğini açıkladı. “Yaşananlar, savunduğum değerlerle örtüşmüyor.”
Kulübümüzün içinden geçtiği bu dönemde elimi taşın altına koyarak Fenerbahçe’mizin geleceğine katkı sunmak ve bu camiaya yakışır bir yönetim anlayışını hayata geçirmek için bu yola girdim. Bugün görüyorum ki adımın başkan adaylığı ile anıldığı ilk andan itibaren yaşananlar, söylenenler ve ortaya çıkan tartışma ortamı, hayatım boyunca savunduğum ilke ve değerlerle örtüşmemektedir.
“Birlik duygusundan uzaklaşılan bir ortam oluştu.”
Gelinen noktada camiada bu durum fazlasıyla görülmektedir. Dışarı ile rekabet yerine iç rekabet, sarı lacivertli camiayı yıllardır aşağıya çeken nedenlerden biri.
119 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü, iki üç ismin vereceği kararlara göre yön belirleme durumuna kalmış.
( X) çıkarsa (Y) aday olmaz, (A) aday olursa (B) geri çekilir; aday ( C ) “Ben kimseyi takmam, adayım.” söyleminde bulunulmakta.
“Ben Fenerbahçe’nin kendisiyim.” diyen eski bir başkan var ortada. “Bugün aday olacağım, aday olmayacağım; aday olursam hepsini kırar dökerim.” şeklinde ifadeler. ‘ Sonunda dün öğlen açıklama yaparak adaylığını koydu.
Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının sarı lacivertli kulüp için birçok fedakârlık gösterdiği doğrudur; kulüp için hapis yattığı da doğrudur. Diğer yandan bakıldığında Aziz Yıldırım, Fenerbahçe sayesinde birçok şey kazanmıştır. İş hayatında alınan ihalelerde tanınma konusunda bunu da göz ardı etmemek gerekir. Hep veren taraf değil, alan tarafta da olmuştur.
Camia adeta “Hangi zengin iş insanı gelir?” sorusuna kilitlenmiş durumda. Öyle ki kulübün sportif gerçekleri bile geri plana itilmiş durumda.
Erkek basketbol takımının Final Four yolunda emin adımlarla ilerlemesi bile yeterince gündem olamıyor. Şampiyonlar Ligi hedefi olan futbol takımında ortaya atılan haberler düşman yaratmakta. Tedesco görevinden ayrıldı; dedikodular ve suçlamalar peşini bırakmıyor. Hocası görevdeyken gidip başka hocalarla anlaşıldığına dair haberleri servis edenler yönetim içinden değil mi?
Görev başında bir hoca varken siz nasıl başka hoca ile anlaşabiliyorsunuz. Aykut Kocaman bunu yapmadı, mesela. Aykut Kocaman’a da gidildiğinde, “Hocayla anlaşın, ondan sonra bana gelin.” demişti.
Aziz Yıldırım divan kurulunda yaptığı açıklamada eski oyuncular vakıf kurdular. Oğuz Çetin’e “Gidin, onlardan bilgi alın.” Bu, güzel bir hareket; bilgi almak, akıl danışmak, birlik ve beraberlik açısından istenilen şeylerdir. Ancak Fenerbahçe emektarı olarak konuşulan Oğuz Çetin, spor kanalında sabah akşam görevde olan hocanın yarın gitmesi ve maça çıkmaması yönünde söylemlerde bulunmaktaydı. Eleştiriler olağandır; ancak kulüpte gelinen noktada bu durum eleştiri olmaktan çıkmış, yıpratma ve bezdirmeye dönüşmüş.
Sarı Lacivertli birlik beraberlik adımları atmaya çalışıyor ama sadece sözde kalıyor.
Ali Koç hat-trick yapar mı?
Seçime bir ay kaldı. Resmî görünen adaylar Hakan Safi ve Aziz Yıldırım.
Eski başkanın “Gelin, birleşelim” çağrısına Barış Göktürk onay verdi adaylıktan çekildi.
Bilal Erdoğan ile yakınlığı bulunan Hakan Safi, kayıtsız şartsız yarışa devam etme kararı aldı.
Kulislerde çıkan dedikodu: Ali Koç tekrar aday olur mu? Koç ve kurmayları ile ilgili adaylık adımı ya da açıklaması şu an yok. Kendisi tekrar aday olur mu?
Başarısızlıklar sonrası durum muamma. Aday olup Aziz Başkan karşısında üçüncü bir galibiyet alır mı? Uzun uzun konuşulacak konular bunlar. Sonuca dönersek; Fenerbahçe seçim yolunda tekrar başa sardı.
Denenmiş olan tekrar denenecek. Bakalım bu denemenin kâr-zarar durumu nasıl olacak.
