Hasidik Yahudilerin suçu ne?

Ruhi Çenet'in, bu yazı yazıldığı an itibariyle 70 milyona yakın izlenen Amerika'daki Hasidik Yahudiler videosunu herkes gibi ben de izledim.

Çenet'in yapımları gerçekten büyük emek verilmiş, takdire şayan işler. Zaten bunca kaliteli prodüksiyon olmasaydı muhtemelen son videonun kapıları kendisine açılmazdı. Ayrıca Hasidik Yahudiler ve onların gizemli dünyası hakkındaki ilk video Çenet'inki değil; bunu Çenet de söylüyor.

Videoyu izleyince siz neler düşündünüz bilmiyorum. 7 Ekim'den bu yana şiddetini artıran Filistin halkı üzerindeki zulüm, soykırıma dönüşen Gazze ablukası, elbette videonun başka bir perspektiften izlenmesine yol açıyor. Michael Jackson'ı bilmeyen, pek çok popüler figürden haberi olmayan bu topluluğun üyelerinin Netanyahu'nun insanlığa karşı işlediği suçlar, Gazze'de yaşanan insanlık dramı hakkında ne düşündüklerini videodan çıkarmak mümkün değil. Televizyon izlemiyorlar, hatta video çeken fotoğraf makinesi bile kullanmıyorlar. Kapalı devre bir yaşam.

Video ile birlikte en çok konuşulan konulardan biri de sosyal yardımlar. Amerikan vergi mükelleflerinin buna öfkelenmesi anlaşılabilir. Ama not etmekte fayda var: Videodan görülüyor ki kapanıp dua edenler olduğu kadar sokaklarda aceleyle bir yerlere yetişmeye çalışanlar, ticaretle iştigal edenler, esnaflar da yok değil. Videodan sonra zihinlerde beliren, sırtüstü yatıp başkasının parasını bekleyen grotesk Oblomov'lar imgesi bu anlamıyla pek doğru değil.

Belki de vurgulanması gereken önemli noktalardan biri şu: Hasidik dünya tek parça değil. Çenet'in belgeselini çektiği Crown Heights'taki Chabad-Lubavitch cemaati, Çenet'in kendi ifadesiyle İsrail yanlısı bir topluluk. Ama New York'taki en kalabalık Hasidik grup olan Satmar cemaati (Williamsburg ve Kiryas Joel), İsrail devletini kuruluşundan bu yana teolojik olarak reddeder; onlara göre Mesih gelmeden kurulan bir Yahudi devleti dinen meşru değildir. Neturei Karta gibi gruplar Filistin mitinglerinde Filistin bayrağı taşır. "Hasidik Yahudiler" diye toptan yöneltilen öfke, Netanyahu'nun en eski Yahudi muhaliflerini de aynı torbaya koyuyor.

21'inci yüzyılda bu denli kapalı bir yaşayışı tercih edip kendi değerlerini yaşatmaya çalışan bir topluluk olarak Hasidik Yahudiler bu nefretin objesi olmayı hak etmiyor. Kendi hallerinde yaşıyor, bekledikleri kurtarıcının bir an önce gelip dünyayı ve kendilerini kurtarması için dua ediyorlar. Netanyahu hükümetinin suçlarının bu topluluğa fatura edilmesi adil olmaz.

Üstelik antisemitik bir dalgaya dönüşen bu tepkiler, Netanyahu hükümetinin ve destekçilerinin en önemli diplomatik kozlarından biri haline geliyor. "Bakın, bıraksalar bizi bir kaşık suda boğacaklar. Yahudi halkının silahlanmasına, kendini agresif biçimde korumasına ses çıkarmamalısınız" savunmasını her yeni nefret dalgası biraz daha güçlendiriyor.

Bence bu nefret, Netanyahu'yu içeride eleştirenlerin bile elini kolunu bağlıyor. Yargıyı budayan, demokrasiyi aşındıran bir hükümetten şikâyetçi olan İsrail toplumunun önemli bir kısmı, dışarıdan gelen her nefret dalgasında biraz daha Likud'un arkasına siniyor.

"Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletten alıkoymasın" şiarını rehber edinen biri olarak Hasidik Yahudilerin bu öfkeyi hak etmediğini düşünüyorum. Haklı öfkenin doğru adresi, inşallah yakında sarsılacak olan Netanyahu ve avanesidir.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.