[Karar]
Başbakan Davutoğlu TOBB Genel Kurulu'nda işadamlarına müjde verdi. Başbakan Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürütmekte olduğu müzakereler sonucunda Gümrük Birliği Anlaşması'nın revize edileceğini açıkladı. Davutoğlu, "inşallah 11 Mayıs'ta Brüksel'de Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliğini Güncelleme Mutabakat Zaptı imzalanacak. Türkiye, Avrupa Birliği'nin Serbest Ticaret Anlaşması karar mekanizmalarına doğrudan müdahil olacak bundan sonra" dedi.
Başbakan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
"Biz 8 aylık seçim ekonomisi vaat etmeyeceğiz. Biz 8 yıllık vaatlerde bulunacağız."
"Size bit taahüt olarak bir kez daha söylüyorum. İnşallah 7 Haziran'dan sonra 4 sene reformlara yoğunlaşacağız. İş dünyası ile yakın istişareye önem vermeye devam edeceğiz. Son 20-25 yıllık tecrübe bize ekonomi istikrarı ile siyasi istikrarın birlikte yürüdüğünü göstermiştir."
"Son 12 yılda, 2002 yılında 230 milyar Dolar gayri safi milli hasılamızı 830 milyar Dolar'a çıkardık. Bunu siyasi istikrar ve güvenle sağladık. Türkiye daralan dünya ekonomisine rağmen büyüdüyse bunun sebebi demokrasimizdir. Makro ekonomik göstergelere bakıldığında daralan dünya ekonomisine rağmen Türkiye'nin önü son derece açıktır."
'Mali yapımız Ağrı Dağı kadar sağlamdır'
"Hiçbir seçim ekonomisi tuzağına düşmediğimizin göstergesi son 2 seçimde ve bu seçime giderken cari açığımızın düşmesidir. Şu anda AB ortamalarına göre Türkiye'nin bütçe açığı oranı dünyanın en iyileri arasındadır. Kamu borç stokumuz da düştü. Merkez Bankası rezervimiz ve altın rezervimiz yükseldi. İşte bütün bunlar Türkiye ekonomisinin geldiği önemli noktaların göstergesidir. Sermaye yeterlilik oranımız dünyadaki en iyi ortalamalar arasındadır. Bütün bunlar risklere ve krizlere dayanıklılığımızın göstergesidir. Mali ve finansal yapımız Ağrı dağı kadar sağlam ve dirençlidir."
'Üretim yapan herkes devletin desteğini görecek'
"Reel sektörü desteklemek için her tedbiri alacağız. Üretim yapan herkes devletin desteğini arkasında görecek. İşyeri sayısı ve işçi sayımız 2002'den bu yana iki katından fazla arttı. İşyeri sayısı 727 binden 1 milyon 600 bine çıkmış durumda. İhracatımız 36 milyar Dolar'dan 158 milyar Dolar'a çıktı. Türk girişimcisi 193 ülkeye ihracat yapıyor. İhracatımız 36 milyar Dolar'dan 158 milyar Dolar'a çıktı. Şu anda Türk girişimcisi tam 193 ülkeye ihracat yapıyor. Hem pazarımızı genişlettik, hem ürün çeşitliliğimizi genişlettik."
'En fazla temsil edilen 7. ülkeyiz'
"Türk girişimcisi Afrika'nın Latin Amerika'nın her köşesine gittiğinde Türkiye'nin bayrağını ve büyük elçisini görüyor. Şu anda dünyada en çok temsil edilen 7. ülke konumundayız. Bugün Türk ekonomisi krizlere dayanıklıysa bunun sebebi ekonomiyi dünyanın her yerine açmamızdır. Komşu ülkelere ihtiyacımız da arttı. Latin Amerikya'ya, Doğu Asya'ya açıldık. Ta ki Türk girişimcileri buralarda rahat etsin. İnşallah 11 Mayıs'ta AB ile Gümrük Birliği mutabakat zabtı imzalanacak. Trans Atlantik Yatırım projesini Avrupa Birliği ile nasıl yürüteceğimizi planlayacağız."
"En büyük üretim üslerinden biri Türkiye'dir. Bu Türkiye'nin krizlerden etkilenmemesi için her türlü tedbiri aldık. Nerede bir Türk girişimcisi varsa orada konsolos vardır. Nerede Türk girişimci varsa oraya THY uçacaktır."
'Modern İpek Yolu'nu yapıyoruz'
"Özellikle ulaştırmada 18 bin km duble yol yaptık. Şimdi hedefimiz duble yollardan otoyollara geçişi sağlamaktır. Edirne'den Habur'a kadar bütün ana yolları otoyollarla geçecek projeleri ele aldık. Yüksek hızlı tren hatlarını yaygınlaştırıyoruz. İstanbul'dan Hazar'a kadar yüksek hızlı treni hayata geçireceğiz. Modern İpek Yolu'nu demiryolu haline getirecek ana hat Türkiye olacak. Kuzey'den Güney'e hızlı tren ve hızlı yük taşımacılığına ağırlık vereceğiz. Bunlar temelde hem insanımızın seyahat kalitesini hem de girişimcilerin ulaşımını arttıracaktır. İstanbul havalimanında 25 Nisan'da tarihi bir an yaşandı. Bin 168 uçak indi. Kalkınan bir ekonominin en büyük göstergelerinden biridir. Bugün İstanbul Atatürk Havalimanı kapasitesi en fazla artan limanlardan biridir. Bu yüzden 3. havalimanını İstanbul'da inşaa ediyoruz. Dünyanın en büyük havalimanı, bununla gurur duymalısınız. İstanbul'u dünya ekonomisin merkez şehri yapacağız. Türkiye'nin kapasitesindeki artışın önemli göstergesi altyapı yatırımları. OVİD Tüneli, Ilgaz Tüneli bitiyor. Aşılmaz sanılan dağları aşacağız, geçilmez sanılan denizleri geçeceğiz"
'Savunma Sanayii'nde önü ülkelerden biriyiz'
"Çanakkale Savaşı'nın 100. yılında bir muhasebe yapmamız lazım. 2002 yılında savunma sanayiinde dışa bağımlıydık. 2 santralle nükleer enerjiye giriyoruz. İnşallah 3. santralimizi de devreye sokacağız. Beni derinden yaralayan husus ROKETSAN'ın kapatılması olmuştu. Aynı ROKETSAN şimdi dünya savunma sanayi ile rekabet halinde. Tankı hibe olarak alıyorduk. Milli tüfeğimiz dahi yoktu. Sofistike savunma sanayiinde dışa bağımlıydık. Türkiye Cumhuriyeti devleti şu anda kendi tankını yapıyor.2023 yılında Türkiye'nin kendi savaş uçağı semalarda uçmaya başlayacak. Türk yapımı savaş gemilerine, tanklara, savunma sanayine katkıda bulunan herkese takdirlerimi milletimin adına teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bugün Türkiye savunma sanayinde öncü ülkelerden biri haline geldi."
"Sağlık sektöründe milli aşı ve plazmayı geliştireceğiz. Turizmde 6. sıradayız. Demokrasi ile istikrarı birleştirerek yürümeye devam edeceğiz. Demokrasi fikir ve inanç özgürlüğüne dayanır. Fikir ve inanç özgürlüğü ne kadar iyiyse girişim de o kadar iyidir. Önümüzdeki seçimlerde hepimizin sahip çıkması gereken öncelikli husus demokrasidir."
'Başkanlık sistemini tartışmalıyız'
"Türkiye'de maalesef anayasalar darbe sonrası kaleme alındı ve insandan çok devlete önem verdi. Yeni ve insan onuruna dayalı anayasayı kaleme alacağız. 7 Haziran'dan sonraki ilk maddemiz budur. Bütün aydınlarımızı bu sürece katkıda bulunmaya davet ediyorum. Etkin bir yönetim için ne gerekiyorsa yapacağız. Hiçbir siyasi sisteme ön yargı ile bakmamak lazım. Parlamenter sistem de, Başkanlık sistemi de demokrasileri yaşatır. Türkiye'de parlamenter sistem malul hale getirmiştir. Yeni dönemde başkanlık sistemini tartışmaya hazır olmalıyız. Ekonomik kalkınmayı teşvik edecek bir anayasa kaleme alacağız."
'Asgari ücreti temelde hükümet belirlemez'
"Asgari ücret fermanla, genelge ile verilen birşey değil. Asgari ücret için hükümet karar almıyor. Bir komite tarafından kararlaştırılıyor. Burada önemli olan işveren ile işçilerimizin optimum bir zeminde anlaşması. Eğer böyle bir optimizasyon yapılmazsa sonunda ne olur biliyor musunuz? İşverenlerin üzerinden yük artarsa işyeri kapanır. Kayıtdışı istihdam artar."
