Avrupa semalarında kısa mesafeli rotalarda hizmet veren geleneksel yolcu uçaklarının yerini dört yıl içinde bataryalı modeller alıyor.
Havacılık sektöründeki teknolojik ilerlemeler, kıtadaki yolcuların 2030'lu yılların hemen başında sıfır emisyonlu hava araçlarıyla seyahat etmesine zemin hazırlıyor.
Karbon salımını azaltmayı ve Orta Doğu gerilimleri sebebiyle dalgalanan doğalgaz ile fosil yakıt piyasalarına bağımlılığı bitirmeyi hedefleyen bu dönüşüm, ücra coğrafyaları birbirine bağlarken hava ve gürültü kirliliğini de en aza indiriyor.
AVRUPA'DA HER DÖRT UÇUŞ ROTASINDAN BİRİ ELEKTRİKLİ OLUYOR
Euronews'te yer alan habere göre, Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) tarafından paylaşılan teknik veriler, 500 kilometreye kadar olan mesafelerin kıtadaki tüm uçuş hatlarının dörtte birini oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Londra-Dublin, Atina-Santorini, Barselona-İbiza, Nice-Korsika ve Roma-Sardinya gibi en yoğun kullanılan güzergahlar bu operasyon menzilinin tam merkezinde yer alıyor.
Kısa mesafeli hava seyahatlerine 2,5 saatten az süren demiryolu alternatifi bulunması durumunda yasak getiren Fransa ve benzer tasarıyı gündeme alan İspanya'nın adımları, deniz aşırı ada geçişleri trenle ikame edilemediği için havayolu ulaşımına olan gereksinimi ortadan kaldıramıyor.
Petrol fiyatları çıldırdı, sürücüler akın akın elektrikli araçlara koştu: Avrupa'da akılalmaz rekor
ALMAN VAERIDION İLK UÇAKLAR İÇİN 100 SİPARİŞİ CEBİNE KOYDU
Almanya merkezli girişim Vaeridion, geliştirdiği 9 koltuklu elektrikli uçağın yolcu başına kilometre maliyetini uzun vadede 0,50 euronun altına çekmeyi hedefliyor.
Birinci sınıf tren biletleriyle yarışacak bu operasyon için havayolu şirketleri ve jet operatörlerinden şimdiden 100 uçaklık satın alma taahhüdü toplayan şirket, 2030 yılına kadar yolcu taşıma sertifikasını tamamlamayı planlıyor.
İlk nesil bataryalı hava araçlarının sınırlı yolcu kapasitesi ticari jetlerle doğrudan rekabeti zorlaştırsa da küçük filolar başlangıçta tarifeli uçuşu bulunmayan kırsal bölgelerin ulaşım ağını güçlendiriyor.
"ELEKTRİKLİ UÇUŞLAR ARTIK UZAK BİR HAYAL DEĞİL"
Avrupa Ulaşım ve Çevre Federasyonu (T&E) Havacılık Teknik Yöneticisi Carlos López de la Osa, konuya dair yaptığı değerlendirmede bataryalı uçuşlara yönelik önyargılara dikkat çekti.
Sektördeki teknolojik kırılmayı özetleyen Carlos López de la Osa, şunları söyledi:
"Birçok kişi hâlâ bataryayla çalışan uçakları uzak bir hayal olarak görüyor.
Oysa elektrikli ve hibrit uçuşlar, kısa mesafeli seyahati daha sürdürülebilir hale getirmenin ve ithal jet yakıtına bağımlılığı azaltmanın çözümünün temel bir parçası."
Batarya maliyetleri düştü, menzil uzadı: Elektrikli otomobil satışları 6 yılda 10 kat arttı
DEVLER YAVAŞ KALDI GİRİŞİMCİLER 1.500 KİLOMETREYE KADAR ÇIKTI
Airbus gibi küresel devlerin sıfır emisyonlu uçak projelerini ileri tarihlere ertelemesiyle oluşan boşluğu, vizyoner havacılık girişimleri dolduruyor.
Hollanda merkezli havacılık şirketi Elysian Aircraft, Hollanda Kraliyet Havayolları (KLM) ortaklığıyla 2035 gibi erken bir tarihte 90 yolcuyu 1.000 kilometre menzile ulaştıracak batarya-elektrikli bir model geliştiriyor.
Fransız girişim Aura Aero ise 1.500 kilometreye kadar menzil sunan 19 koltuklu hibrit-elektrikli uçağını 2029 sonunda tescil ettirmeyi ve ardından 40 ila 90 koltuklu gövdelere geçmeyi amaçlıyor.
Avrupalı mühendisler, bataryaların ağırlık ve enerji yoğunluğu sınırlarını aşarak 500 kilometrenin üzerini kat etmek için yoğun mesai harcıyor.

HİBRİT MOTORLAR İŞLETME MALİYETİNİ YÜZDE 50 DÜŞÜRÜYOR
Aura Aero Avrupa İşleri Danışmanı Antoine Toulemont, yeni nesil hibrit mimarisinin sunduğu ekonomik avantajları anlatıyor:
"Hibrit olması, uçaklarımızın daha uzun menzile ulaşmasına yardımcı olacak; buna rağmen emisyonları yüzde 80'e kadar azaltıyor ve geleneksel jet yakıtı yerine kolaylıkla sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanabiliyor.
Yakıt fiyatlarının bugünkü seviyesinde bile doğrudan işletme maliyetlerinde yüzde 50 azalma öngörüyoruz."
Bu verimlilik artışı, havayolu şirketlerinin bilet fiyatlandırmasında trenle rekabet edebilmesine imkan sağlıyor.
Evde ütü yapıp yemek hazırlayan insansı robotlar artık hayal değil
GERÇEK SIFIR KARBON İÇİN YENİLENEBİLİR ENERJİ ŞARTI
Elektrikli uçakların uçuş sırasında egzoz salımı yapmaması mutlak anlamda çevre dostu oldukları anlamına gelmiyor; bataryaların şarj edildiği elektrik şebekesinin niteliği ve üretim safhasındaki karbon ayak izi belirleyici rol oynuyor.
Uçuşsuz Birleşik Krallık (Flight Free UK) Direktörü Anna Hughes, şöyle konuştu:
"Elektrikli uçuş, özellikle Londra-Dublin gibi başka ulaşım türleriyle kolayca ikame edilemeyen hatların karbonunu düşürmek söz konusu olduğunda, düşük karbonlu bir seyahat dünyasının vazgeçilmez bir parçası olacak.
Ama gerçekleri de göz ardı etmemeliyiz:
Bu tür uçuşlar, ancak yenilenebilir kaynaklardan sağlanan enerjiyle çalıştığında sıfır karbonlu olur."
TEMEL İHTİYAÇLAR UÇUŞ ELEKTRİFİKASYONUNUN ÖNÜNE GEÇMELİ
Elektrifikasyonla katlanacak elektrik talebinin iyi yönetilmesi gerektiğini savunan Anna Hughes, havacılık faaliyetlerinin barınma, ısınma ve gıda tedariki gibi yaşamsal alanların kaynaklarını tüketmemesi gerektiğini vurguladı.
Ulaşımın karbonsuzlaşmasında ana hedefin seyahat sıklığını azaltmak ve demiryollarına kapsamlı yatırımlar yapmak olduğunu ifade eden Anna Hughes, elektrifikasyonun geriye kalan zorunlu rotalarda devreye girmesi gerektiğini belirtti.
Avrupa Komisyonu ise temmuz ayında sunduğu öneriyle yeşil finansman kaynaklarını sürdürülebilir havacılık yakıtı ve hidrojen çalışmalarının yanı sıra doğrudan elektrikli uçak projelerine yönlendirmeyi amaçlıyor.
Akıllı otomobillerde büyük yazılım alarmı: Elektronik arızaları 6 yılda ikiye katlandı
