Avrupa Birliği (AB), döngüsel ekonomi ilkeleri çerçevesinde sanayinin ihtiyaç duyduğu kaynakları karşılamak için rotasını okyanuslara çevirdi.
Hazırlanan güncel raporlar, çelik sektörü için hayati önem taşıyan hammaddelerin, ömrünü tamamlamış gemilerden sağlanabileceğini kanıtlıyor.
Özellikle yeşil mutabakat hedeflerine ulaşmak isteyen birlik, sürdürülebilir üretim metotlarına geçişte hurda gemileri kritik bir rezerv olarak değerlendiriyor.
Yıllardır Asya ülkelerine gönderilen bu gemilerin artık Avrupa içinde kalarak ekonomiye kazandırılması planlanıyor.
Ankara'da milyonlarca liralık proje çöpe gitti: Raylar tek tek söküldü!
SANAYİNİN YENİ GÖZDESİ HİZMET DIŞI GEMİLER
Ekonomim'den Evrim Küçük'ün haberine göre, Avrupa Birliği'nin 'Döngüsel Ekonomi Yasası' kapsamında kamuoyuna sunulan veriler, yaşlanan küresel ticaret filosunun, kıtanın hammadde açığını kapatmada kilit rol oynayacağını gösteriyor.
Rapora göre, hizmet dışı kalan gemiler sadece birer atık değil, aynı zamanda yüksek kaliteli çelik ve inşaat malzemesi kaynağı olarak tanımlanıyor.
Brüksel, bu potansiyeli doğru yöneterek hem inşaat hem de çelik sektörünün karbonsuzlaşma sürecini hızlandırmayı amaçlıyor.
HURDA ÇELİK POTANSİYELİ KATLANARAK BÜYÜYOR
Gemi Sökümü Platformu (NGO Shipbreaking Platform), Sandbag ve Tushia Üniversitesi tarafından yürütülen ortak çalışma çarpıcı sonuçlar içeriyor.
Önümüzdeki on yıl içinde söküme gidecek gemi sayısının beş kat artması bekleniyor.
Bu artış, 100 milyon tonun üzerinde geri dönüştürülebilir çelik anlamına geliyor.
Uzmanlar, hurda çeliğin yeniden işlenmesinin, sıfırdan üretime kıyasla ton başına 1,5 ton karbondioksit tasarrufu sağladığını belirtiyor.
Ahşap devrimi: Çelikten 10 kat daha güçlü ama 6 kat daha hafif!
AVRUPA KENDİ GEMİSİNİ SÖKMEKTE YETERSİZ KALIYOR
Yapılan araştırmalar, bir geminin ağırlığının yüzde 95'ine varan oranda geri kazanılabildiğini ortaya koysa da mevcut tablo Avrupa için parlak görünmüyor.
Avrupa menşeli gemilerin sadece yüzde 1'lik çok küçük bir kısmı birlik sınırları içindeki tesislerde sökülüyor.
2032 ile 2036 yılları arasında her yıl 700'den fazla geminin hurdaya ayrılacağı öngörülüyor.
2033 yılında 12 milyon tona ulaşması beklenen bu hurda hacmi, Avrupa'nın toplam hurda tüketiminin yüzde 15'ine denk geliyor.
ALÜMİNYUMDA STRATEJİK KAYIP ENDİŞESİ
Kritik hammadde rekabeti sadece çelikle sınırlı kalmıyor, alüminyum hurdası da 'stratejik meta' sınıfına yükseliyor.
AB Ticaret Şefi Maros Sefcovic, yılda 1 milyon tondan fazla alüminyum hurdasının ihracat yoluyla Avrupa dışına çıktığını ifade etti.
ABD'nin uyguladığı gümrük tarifelerinden muaf tutulan hurda alüminyum, fiyat avantajı nedeniyle Avrupa'dan ABD'ye akıyor.
Sektör temsilcileri bu kaçışın durdurulması gerektiğini savunuyor.
Şehir hastanelerinde tıbbi ekipmanlar yetersiz ve inşaat hataları var!
ENERJİ KRİZİ GERİ DÖNÜŞÜMÜ ZORUNLU KILIYOR
Avrupa, 2030 yılına kadar kritik mineral ihtiyacının dörtte birini geri dönüşümden sağlamayı hedefliyor.
Alüminyumun hurdadan geri dönüştürülmesi, cevherden üretime göre yüzde 95 enerji tasarrufu sağlıyor.
Yüksek enerji maliyetleri nedeniyle 2011'den bu yana birincil alüminyum üretiminin yüzde 25 düştüğü Avrupa'da, hurda hayati bir önem taşıyor.
Ancak eldeki geri dönüşüm fırınlarının önemli bir kısmı, yeterli hurda beslemesi yapılamadığı için çalıştırılamıyor.
KÜRESEL PAZARDA REKABET KIZIŞIYOR
Project Blue verilerine göre, Avrupa'nın blok dışına yaptığı hurda ihracatı son altı yılda yıllık ortalama yüzde 8,9 oranında artış gösterdi.
Almanya ve İspanya'dan ABD'ye yapılan sevkiyatlar yükseliş trendini sürdürüyor.
Diğer yanda ise Çin faktörü dikkat çekiyor.
2020 yılında hurda ithalatı yasaklarını kaldıran Pekin, küresel piyasadan agresif bir şekilde mal topluyor.
Çin'in 2027 yılına kadar geri dönüşüm kapasitesini 15 milyon tona çıkarma hedefi, Avrupa sanayisini hammadde temini konusunda daha zorlu bir rekabetin beklediğini gösteriyor.

