Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bakanlığının son 18 ayını Ankara'da bir basın toplantısı ile değerlendirdi ve toplantı sırasında önemli açıklamalarda bulundu.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bu yıl Türkiye'nin büyümesinde iç tüketimin ön planda olacağını belirterek, "Gerek sanayi üretimi gerek kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi gibi rakamlara bakıldığında ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre daha yüksek bir büyümeyle karşılaşılacak" dedi.
Zeybekci, Ekonomi Bakanlığı'nın son 18 ayını değerlendiren basın toplantısı düzenledi.
Türkiye ve küresel ekonomilerindeki gelişmeler ve Bakanlığın çalışmaları hakkında bilgi veren Zeybekci, dünyanın 2014 yılında küresel ekonomi açısından durgun ve siyasi karışıklıklarla geçerken, Türkiye'nin yüzde 2,9 büyüme ile birçok ülkeden ve 21 AB ülkesinden daha hızlı bir büyüme gerçekleştirdiğini söyledi. Zeybekci, küresel ekonomideki durum dikkate alındığında Türkiye ekonomisinin bu denli büyümesinin yeterli olmamakla birlikte son derece önemli olduğunu ifade etti.
Dış ticarette meydana gelen olumlu seyrin 2014’teki büyümeye de doğrudan yansıdığına işaret eden Zeybekci, "Yüzde 2,9’luk büyümemizin yüzde 1,8'lik kısmı doğrudan net iharacat artışımız ile sağlanmış oldu" dedi.
Türkiye'nin bu yılın ilk çeyreğinde ise beklentilerin üzerinde yüzde 2,3 büyüdüğünü belirten Zeybekci, "Bu büyüme oranıyla birlikte Türkiye, son 22 çeyrektir üst üste ortalama yüzde 5,2'lik kesintisiz büyümeyi yakalamış oldu" diye konuştu.
Bu yıl ilk çeyrekteki büyümenin iç talep kaynaklı olduğunu gördüklerine dikkati çeken Zeybekci, "2015 yılında Türkiye'nin büyümesinde iç tüketim ön planda olacak" ifadesini kullandı.
"İkinci çeyrek daha yüksek bir büyümeyle karşılaşılacak"
Gerek sanayi üretimi gerek kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi gibi rakamlara bakıldığında ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre daha yüksek bir büyümeyle karşılaşılacağını belirten Zeybekci, ancak kendilerinin 2023 hedeflerine giden yolda bu büyüme ivmesini halen yeterli bulmadıklarını söyledi.
Bu yılın Ocak-Mayıs döneminde ihracatın yüzde 8,4 azalarak 61,6 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 10,5 düşüşle 88,5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Zeybekci, ihracatın ithalatı karşılama oranının geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 67,9’luk seviyeden yüzde 69,5'e ulaştığını, dış ticaret açığının ise yüzde 15,2 azalarak 26 milyar dolara gerilediğini kaydetti.
"Daha çok mal satıyoruz ama gelirimiz az görünüyor"
Son açıklanan TİM rakamlarına göre Haziran ihracatının yüzde 6,4 azaldığını, ilk 6 aylık ihracatın ise yüzde 8,1 düştüğünü belirten Zeybekci, "Size şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu gerileme 'daha az ihracat yapıyoruz' demek kesinlikle değildir. Tersine daha çok mal satıyoruz ama bu malların dolar değeri daha düşük olduğu için gelirimiz az görünüyor. Ayrıca bu sadece bizde yaşanan bir gelişme değil, dünyaya baktığımız zaman pariteden kaynaklanan bu gelişme dünyada çok daha yüksek oranda gerçekleşiyor" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin ihracatının dünya ticaretinden aldığı payın 2013 sonunda binde 9 iken, şu anda ihracatın daralmasına rağmen, bu oranın binde 9,2 seviyesine ulaştığını bildiren Zeybekci, şöyle devam etti:
"Diğer taraftan AB’den aldığımız pay da tarihi bir seviyeye ulaştı. AB'nin ithalatından aldığımız pay yüzde 1,15 ile şimdiye kadarki en yüksek seviyesine, yani tarihimizdeki en yüksek seviyeye ulaştı. Bu yılın ilk 4 aylık döneminde ülkemizin hizmet ihracatı 11,5 milyar dolar oldu. Aynı dönemde hizmet ticaretinden elde ettiğimiz dış ticaret fazlası da yüzde 2,5 artışla 4 milyar dolar oldu."
"Cari açıkta başarılı bir grafik var"
Ocak-nisan döneminde giriş yapan doğrudan yabancı yatırımların, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,6 azaldığını ve 4 milyar dolar olduğunu belirten Zeybekci, bunun doğrudan net bir azalış olmadığını, doğrudan yabancı yatırım girişlerimizin dörtte üçlük kısmını AB'den avro olarak aldıklarını, pariteden kaynaklı bir azalma yaşandığını kaydetti.
Cari açıkla mücadelede 2015 yılında Türkiye'nin 2014 yılındaki gibi başarılı bir grafik sergilediğini ifade eden Zeybekci, "Cari açığımız 2015 yılı Ocak-Nisan döneminde yıllık bazda yüzde 13,4 geriledi ve 16,7 milyar dolardan 14,5 milyar dolara düştü. Cari açıkta ilk 4 ayda yaşanan bu 2,2 milyar dolarlık iyileşmeye esas katkı mal ve hizmet ithalatındaki 7,5 milyar dolarlık daralmadan kaynaklanıyor" görüşüne yer verdi.
"Fed'in faiz gerçekleştirmesi kolay olmayacak"
Bu yıla dönük küresel ekonomik gelişmeleri değerlendiren Zeybekci, ABD ekonomisinin toparlanma sürecine girdiğini gördüklerini söyledi.
Bu kapsamda, Fed’in bu yılın sonuna doğru faiz artırımına gideceğinin öngörüldüğünü belirten Zeybekci, "Ancak burada önemli bir konu daha var, bu faiz artırımına gitmek Fed için genel anlamda bir söylentiyle, bir beklenti yaratılarak dünya ekonomisinin bundan olumsuz bir şekilde etkilenmesi, faizlerde yansıması, dünyanın bundan çalkalanmasını hep beraber görüyoruz ama bu gerçekleştirme anlamında o kadar kolay bir sonuç olmayacak" dedi.
Ekonomi Bakanı Zeybekci, şöyle devam etti:
"Geçen yıl ile kıyasladığımızda sadece pariteden kaynaklanan yüzde 22'lik bir düşüş yaşandı, geçen sene ile hemen hemen aynı şekilde bir doğrudan yabancı sermaye girişi sağlamamıza rağmen parite değişikliğinden dolayı yüzde 22'lik bir değişim var. Bu şu demek, geçen sene aynı marka araç birisi ABD'de üretilsin, biri AB'de üretilsin, geçen sene ABD’de üretilen otomobil yüzde 22 daha pahalı hale geldi. Siz faizi artırdığınız zaman ABD'de, Amerikan Dolarını cazip hale getirdiğiniz zaman, dünyadaki bütün fonların dolar talep etmesiyle doların değerinin yükselmesi, ABD ekonomisi için ABD ihracatı için sürdürülebilir değildir. ABD'nin aşırı değerli dolarla dış ticaretinde zorlanacağını düşünüyoruz. Fed’in faiz artırımında agresif bir politika izlemesini bu sebepten dolayı beklemiyoruz. Dolayısıyla Fed’in faizleri yıl sonuna doğru düşük miktarlarda artırmasını 'belki' diyerek bekliyoruz. Bunun Türkiye üzerindeki etkisi hemen hemen sıfır seviyesinde olacaktır."
"İhracatta olumlu gelişmeleri göreceğiz"
Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 40'nı AB ile yaptığını, doğrudan yabancı sermaye girişinin yüzde 75'e yakınını AB'den aldığını anlatan Zeybekci, Fed'in faiz artışı yönünde atacağı adımların, Türk ekonomisini etkilemesinin beklendiğini ifade etti. Diğer taraftan Avrupa Merkez Bankasının ekonomik canlanmayı temin etmek amacıyla şu an itibarıyla 1,1 trilyon avroluk varlık alımına dayalı genişleyici bir politika uygulamasını seçtiğini anlatan Zeybekci, bunun Türk ekonomisi üzerinde olumlu etkileri olacağını, ekonomi için bir fırsat ortaya çıkaracağını söyledi.
Bunun AB ekonomisinde de olumlu olarak yansıdığına işaret eden Zeybekci, parite etkisinin de katkısıyla Avrupa Birliği ekonomisinde bir canlanmanın Türk ekonomisinin çok önemli noktada etkileyeceğine dikkati çekti.
Zeybekci, "Bu sene onun için ikinci yarıdan itibaren ihracatımızda parite etkisinin, o baz etkisi de ortadan kalkacağı için ikinci yarıdan itibaren ihracatımızda olumlu gelişmeleri biz ikinci yarıda görmeye başlayacağız" ifadelerini kullandı.
5 Serbest Ticaret Anlaşması daha yürürlüğe girecek
Gümrük Birliği'nin güncellenmesi çalışmalarına değinen Zeybekci, 2016'da başlayacak müzakerelerde çok hızlı bir şekilde sonuç alacaklarını düşündüklerini söyledi. Halihazırda yürürlükte olan 17 Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ve önümüzdeki dönemde yürürlüğe girecek 5 STA'nın olduğunu bildiren Zeybekci, "Bu, ihracatçılarına 300 milyon nüfuslu, 3,8 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi olan bir alanın serbest bir şekilde açılmış olmasını sağlıyor" diye konuştu.
Türkiye'nin kalıcı bir şekilde büyümesinde ihracata dayalı büyümenin önemini vurgulayan Zeybekci, bu kapsamda ihracat ve yatırım destekleri hakkında bilgi verdi. Zeybekci, 2015 sonu itibariyle başta hedef ülkeler olmak üzere ihracat açısından önem arz eden beş ayrı ülkede "Türkiye Ticaret Merkezleri” projesini hayata geçireceklerini kaydetti.
Yerli sanayicinin korunması için yeni tedbirler alındı
Yerli sanayinin korunmasına ve ithalata ilişkin faaliyetlere de değinen Zeybekci, ithalata yönelik politika araçlarının yurt içi piyasaların düzgün işlemesinde ve gelişmesinde önemli rol oynadığını söyledi.
Yapılan damping soruşturmaları neticesinde, 6 farklı ülke menşeli 7 ürün grubunda, 11 adet dampinge karşı yeni önlem yürürlüğe girdiğini bildiren Zeybekci, "Halen dampinge tabi 5 ürün grubunda 4 ülkeye karşı 8 adet önlemlerin etkisiz kılınması soruşturması devam ediyor" dedi.
Tüm ülkelere yönelik olarak PET (Polietilen tereftalat), gözlük çerçeveleri ve çantalar ve benzeri mahfazalar ithalatında uygulanan korunma önlemlerini uzattıklarını anlatan Zeybekci, "Şu an itibariyle cep telefonları, baskı ve yazı kağıtları, duvar kağıtları, porselen ve seramikten sofra mutfak eşyası ithalatına yönelik olarak başlattığımız korunma önlemi soruşturmaları halen devam ediyor" şeklinde konuştu.
"Türkiye'nin ayakkabı ithalatı düşecek"
Geçen sene başlatılan ayakkabı ve ayakkabı aksam parça ithalatında yüzde 30-50 arasında değişen ilave gümrük vergisi koyduklarını hatırlatan Zeybekci, şöyle devam etti:
"Geçen süre zarfında ayakkabı ithalatımız yüzde 20 oranında azaldı ama ayakkabı ithalatındaki etkin dönemin biz 2015 yılının ikinci döneminden itibaren başlayacağına inanıyoruz. Ve burada Türkiye'deki yerli üretime önemli bir destek vermiş olacağız. Türkiye'nin ayakkabı ithalatı bu uygulama konmadan önce tam 1 milyar dolardı, bu uygulamadan sonra biz bunun yarı yarıya düşeceğine inanıyoruz."
Aliağa'da serbest bölge kurulması çalışmaları
Serbest bölgelerin cazibesinin artırılmasına yönelik düzenlemeyi TBMM’ye sevk ettiklerini anımsatan Zeybekci, "Kanun tasarısının TBMM'nin yeni döneminde çok hızlı bir şekilde görüşülmeye başlayacağına inanıyoruz" dedi.
İstanbul Atatürk Havalimanı Serbest Bölgesini yüksek teknoloji üssüne dönüştürmeyi amaçladıklarını belirten Zeybekci, Ege Serbest Bölgesinin alanının genişletilmesine yönelik çalışmaları başlattıklarını ifade etti.
Zeybekçi, İzmir için serbest bölgelerin önemini üst düzeyde gördüklerine işaret ederek, "Aliağa bölgesinde yeni bir serbest bölge kurulmasıyla ilgili çalışmalarımızı başlattık. Bunu da bu yıl içinde, birkaç ay içinde, sonuçlandırmayı ve İzmir'e ikinci bir serbest bölge kazandırmayı başaracağız" dedi.
Türkiye'nin turizme yönelik önemli bir potansiyeli olduğuna dikkati çeken Zeybekci, şunları kaydetti:
"Akdeniz ve Ege sahillerinde, Ege'nin komple kullanılmasını sağlayacak sadece oteller anlamında değil, Ege Denizi'ndeki tüm turizm hareketleri için bir cazibe noktası olacağına inandığımız 'turizm ve ticaret serbest bölgeleri' kurma düşüncemiz var. Bununla ilgili Orman ve Su İşleri Bakanımız, Maliye Bakanımız ve Turizm Bakanımızla ortak bir çalışma başlattık. İnşallah önümüzdeki dönemde bu bölgelere kurduğumuzda buraların Akdeniz'de ve Ege'de farklı bir yapıyla cazibe noktaları haline geleceğini göreceğiz."
Üç ülke kaynaklı ihracat kaybı
Zeybekci, jeopolitik risklerin 2015 yılında ekonomiyi etkilemeye devam edeceğini belirterek, "Bu yılın ilk 5 ayında Irak, Rusya ve Ukrayna kaynaklı 2,5 milyar dolarlık mal ihracatı kaybı yaşadık. Yıl genelinde bunun 3,6 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Bavul ticaretinde yılın ilk 4 ayında, Rusya ve Ukrayna kaynaklı kaybımız 1,1 milyar dolara ulaşmış durumda. Yıl genelinde 1,7 milyar dolarlık bir düşüş öngörüyoruz" dedi.
Turizm sektörünün de söz konusu risklerden etkilendiğini kaydeden Zeybekci, "Yılın ilk 5 ayı için Rusya'dan gelen turist sayısında yüzde 28'lik, Ukrayna'dan gelen turist sayısında da yüzde 9'luk bir düşüş yaşandı. Yıl genelinde bu ülkelerden kaynaklı turizm gelirlerimizde yaklaşık 800 milyon dolarlık bir düşüş bekliyoruz. Ancak bu düşüşü diğer ülkelerde yakaladığımız artışla telafi ediyoruz" diye konuştu.
Zeybekci, müteahhitlik sektöründe de Rusya ve Irak kaynaklı yaklaşık 300 milyon dolarlık bir gelir kaybı yaşandığını belirterek, 2015 yılında yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin 22-23 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini anlattı.
"Paritenin ihracata olumsuz etkisi 12,6 milyar dolar olacak"
Ekonomi Bakanı Zeybekci, bu yıl ihracattaki düşüşün büyük oranda pariteden kaynaklandığını belirterek, "İhracatımızda ilk 6 ayda yaşadığımız yüzde 8,1'lik gerileme, parite 2014 yılındakiyle aynı olsaydı yüzde 0,5 artışa dönüşecekti. İhracatımız aslında artıyor fakat ihracatımız dolar üzerinden hesaplandığı için rakamlarda düşmüş gibi gözüküyor" ifadelerini kullandı.
Zeybekci, paritenin bu seviyelerde seyretmesi durumunda ihracat ve ithalata yaptığı düşürücü etkinin yıl sonunda 12,6 milyar dolar seviyesinde olmasının öngörüldüğünü bildirdi.
Sadece ilk 6 ayda paritedeki gerilemenin ihracatı 7,2 milyar dolar aşağı çektiğini anlatan Zeybekci, "Yıl genelinde petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüşün ihracatımızı azaltıcı etkisinin yaklaşık 10,7 milyar dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz" dedi.
Zeybekci, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu tahminlerimiz neticesinde 2015 yıl sonu ihracatımızın 147 milyar dolara, ithalatımızın ise 216 milyar dolara gerileyeceğini öngörüyoruz. Geçen yıl yüzde 65,1 olan ihracatın ithalatı karşılama oranının 2015 sonunda yüzde 68 civarında olmasını bekliyoruz.
Bavul ticareti ve serbest bölgelerden gerçekleşen net ihracatı da eklediğimizde gerçek ihracatımızın 158,5 milyar dolar olmasını öngörüyoruz. Bu değerle birlikte ihracatın ithalatı karşılama oranı tarihi bir zirveye ulaşarak, yüzde 73,7'ye yükselmiş olacak.
Geçen yıl 84,6 milyar dolar olan dış ticaret açığının 2015 sonunda 69 milyar dolara gerilemesini, dış ticaret açığının 15,6 milyar dolar azalmasını bekliyoruz."
"Cari açıkta göründüğümüzden iyi noktadayız"
Zeybekci, 2014’te 46,5 milyar dolarlık cari açık verildiğini belirterek, cari açığın bu yıl 38 milyar dolara inmesini ve cari açığın milli gelire oranının yüzde 5 seviyesine yaklaşmasını beklediklerini bildirdi. Zeybekci, şu değerlendirmede bulundu:
"Cari açık ülkenin o yıl dış kaynaklardan sağlaması gereken finansmanın bir göstergesi olarak kabul edilir. Ancak Türkiye’nin verdiği cari açığın tamamı dış finansman gerektiren bir cari açık değildir. Geçen yıl verdiğimiz 46,5 milyar dolarlık cari açığın dış finansman gerektiren kısmı 37,7 milyar dolar. Yani aradaki 8,8 milyar dolarlık kısım dış finansman gerektirmiyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi, verdiğimiz cari açığın 5,7 milyar dolarlık kısmının Türk Lirası ile veriliyor olması. İkincisi de ithalatta uyguladığımız gözetim uygulamalarının ithalatımızı 3,1 milyar dolar fazla gösteriyor olması...Yani biz Türkiye olarak cari açık konusunda göründüğümüzden daha iyi durumdayız."
Zeybekci, 2015’te cari açığın GSYH oranının yüzde 5,2 civarında gerçekleşmesini, bunun da dış finansman gerektiren kısmının yüzde 4 seviyesinde olmasını beklediklerini ifade ederek, "Bu da şu demek Türkiye için artık cari açık önemli bir problem olmaktan yavaş yavaş çıkıyor. 2015 sonu itibariyle Türkiye cari açıkta çok daha farklı bir noktaya gelmiş olacak" dedi.
ANKARA/AA
