'Mutlak butlan' sürprizi: Niye öne alındı?

Şöyle bir gelgelin Bay Kemal'i ayartıp baştan çıkardığından şüpheleniyorum:

'Devlet ve yargı yapacağını yaptı ama eski yönetimin partide hiç desteği yok, varlık gösteremediler, bizim elimizden gelen de budur, bundan sonrası onlarda, parti içinde Özgür Özel yönetimine etkin muhalefet yapmadılar, muhatap yoksa mutlak butlan neye yarar, çıkıp çıkmaması artık onlara bağlı...'

Beştepe'ye yakın bir mutlak butlan taraftarı, aşağı yukarı bunları söylüyordu. Bir hafta önce Halk TV'den İsmail Saymaz'a konuşmuştu. Saymaz, kaynağının Kılıçdaroğlu çevresiyle temasta olduğunu aktarmıştı.

Öyleyse eyleme geçme sırasının kendilerinde olduğunu muhataplarına haydi haydi iletmiş olmalı.

CHP yönetiminin adliye tepsisinde kendisine iade edilmesini sabırla beklerken ne oldu da Kılıçdaroğlu birden hareketlendi?

Güvendiği yerlerden sağlam duyum aldı demek.

BAY KEMAL BÖYLE DEMİYORDU

Diplomasının iptal edildiği gün İmamoğlu'na destek vermiş, siyasi baskıyla adâletin yok edildiğini savunmuştu.

Gözaltına alındığı gün İmamoğlu'na sahip çıkmış, CHP'ye intikam operasyonu olarak değerlendirmiş, 'milli iradeye ve demokrasiye hukuksuz müdahele kabul edilemez' diye çıkışmıştı.

Kurultay davasına karşı olağanüstü kurultay kararı aldığı gün Özgür Özel ve yönetimini kutlamış, bu zor günleri birlikte aşma sözü vermiş, dayanışma duygularını paylaşmış, CHP için 'hukuksuz müdahelelerle teslim alınamaz son kale' demişti.

Hepsi Mart 2025'teydi. X hesabına baktım, hepsi duruyor.

HANİ ÖZGÜR ÖZEL'İN YANINDAYDI

Sonra nisanda Bahçeli bile CHP'ye yargı kararıyla kayyum ne doğru ne mümkün, diye çıkışırken sessizliğe bürünmüştü. Artan eleştiri ve baskıları ise "CHP'ye düşmanlığı yine CHP içinde boğarız evelallah" minvalinde savuşturmuştu.

Temmuza gelindiğinde tekrar açık sözlüydü. "CHP temiz siyasetin evidir" diyordu. AK Parti'nin zenginleştirdiği müteahhitlerin ifadeleriyle soruşturma ve operasyonlar yapılacaksa ayrımsız tüm belediyelere yapmaya çağırıyordu. Tutuklu belediye başkanları ve çalışanlarla dayanıştığını, yanlarında olduğunu, halkın iradesiyle hukukun üstünlüğüne her türlü siyasi müdahaleye karşı olacağını ilan edip bir an önce serbest bırakılmalarını istiyordu.

Bu paylaşımı da sosyal medyasından kaldırmamış, hâlâ orada.

KAYYUMLUĞA ÇANAK TUTTU

Aradan geçen zamanda MHP liderinin tavrı değişmedi. Yargıdan bir mutlak butlan kararıyla CHP'yi Kılıçdaroğlu'na geri verme ihtimali sorulduğunda Bahçeli aynı yerdeydi. Köklü bir siyasi kurum olarak CHP'nin parçalanmasına, bölünmesine ve hukuken zedelenmesine müsaade edilmemesini temenni ediyordu.

Ne değişti de eski lideri Kılıçdaroğlu, CHP için bu kara senaryoya müsaade ediyor? Ne müsaadesi, 'göreve hazırım' videosuyla çanak bile tuttu.

Erdoğan'ın taktığı Bay Kemal lakâbını benimseyerek mutlak butlana oynamak üzere saklandığı yerden çıktı, dün siper olduklarına bugün kılıç çekiyor.

İSTENMEYEN ZORAKİ LİDER

Önceki iddialarını yutma, baştaki duruşunu inkâr pahasına bir videoyla başkaldırdı.

Haram yiyenlerin sığınağı yapanlardan partiyi arındırma, siyaseti kirletenlerden CHP'yi temizleme mücadelesi başlatıyormuş. Yeni mi fark etti, bu aydınlanmayı neye borçlu?

Ortaya çıkıp varlık göstermez, partide bir iç isyana öncülük etmezse mutlak butlan fırsatını kaçıracağı endişesi tetikledi demek.

Ayağına geleni tepmemek için, CHP içindeki gücünü nihâyet ispatlamaya kalktı ama yeterli desteği bulmak bir yana, ters tepti. Meclis grubundan sınırlı fire dışında, parti teşkilatları ve seçmen Özgür Özel'in etrafında kenetlendi.

Diyebiliriz ki Kılıçdaroğlu'nun çıkışı, karşı tepki dalgasının altında kaldı.

İktidar fedailerinin imdada koşması da kurtarmadı. Umduğu karşılığı bulamadı.

ERDOĞAN'IN GÖZÜNDE KOLAY LOKMA

Mutlak butlan kararının çoktan verildiği, bugünün sonunda da UYAP'a yükleneceği iddiası, tam burada anlam kazanıyor.

Düşünün; CHP'nin başına mahkeme kararıyla dönme hırsı, hevesi "CHPyi Erdoğan'ın partisi yaptırmayacağız" duvarına çarpmış...

Genel Başkanlığa oturduğu günden itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu hakkında söylediklerini, onu nasıl kolay bir lokma olarak gördüğünü hatırlatan arşivler açılmış...

"CHP'nin başında bu beyefendi olduğu sürece işimiz kolay, hamdediyorum" küçümsemesinden "ayak oyunlarıyla gelen ayak oyunlarıyla gider" imalarına...

"Bay Kemal CHP'nin başına gelmiş en büyük talihsizlik, vakti geldi, 2023'te onu siyasetten emekli ederek CHP'yi de bu eziyetten kurtacağız" alaycılığından "Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemi şimdikinden farklıydı, (centilmence) kıyasıya yarıştık, hamdolsun hepsinde ipi biz gögüsledik, herhangi bir sıkıntı yaşamadık" özlemine kadar....

Ana muhalefet lideri olarak Erdoğan'dan aldığı ne kadar eski yergi, yeni övgü varsa ortalığa dökülmüş...

İşte 'dayanın, iki güne mutlak butlan geliyor' müjdesi o akşam yetiştiriliyor.

ÖZGÜR ÖZEL'İ HAZIRLIKSIZ YAKALAMA ŞAŞIRTMACASI MI?

Kılıçdaroğlu neye uğradığını şaşırarak bunalmış hâlde âcil yardım beklerken TGRT'den anons edildi. Ama rüzgârı Kılıçdaroğlu'ndan yana çevirmeye o da yetmedi.

Zaman ayarlı, piyasaları ilk şoktan koruyacak bir planlama gözetiliyorsa mutlak butlan için bu akşam uygundu aslında.

Bay Kemal'i CHP'nin başına geri döndürmek için, uzun bayram tatili öncesindeki son mesai bitiminden iyi zamanlama mı olurdu?

Anonslar doğru, duyumlar gerçekmiş. Fakat sürpriz oldu, bir gün öne çekildi. Direnemesinler, diye yönetimi hazırlıksız yakalamak için mi?

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.