Aziz İhsan Aktaş davasında savunmalar sürüyor: "Avcılar Belediye Başkanı sezgiyle tutuklandı, bu artık infazdır"

Aziz İhsan Aktaş davasında savunmalar sürüyor: "Avcılar Belediye Başkanı sezgiyle tutuklandı, bu artık infazdır"

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de görülen ve çok sayıda CHP'li belediye başkanı ile belediye çalışanlarının yargılandığı 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" davasında savunmalar devam ediyor. Tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın avukatı, müvekkilinin somut delillerle değil, "sezgiye dayanarak" tutuklandığını belirterek iddianamedeki çelişkilere dikkat çekti.

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” davasında sanık avukatlarının savunmaları alındı. Tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, müvekkilinin somut delil olmadan tutuklandığını savunarak, “Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı. Bu Türkiye’de bir ilk. Müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir. Bu artık infazdır” dedi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde bulunan 3 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen duruşmada sanık avukatları savunma yaptı. Duruşmada çok sayıda tutuksuz sanığın avukatı, müvekkilleri hakkında somut delil bulunmadığını savunarak beraat ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talebinde bulundu.

İETT VE BELEDİYE PERSONELLERİ İÇİN BERAAT TALEBİ

İhaleye fesat karıştırma suçundan tutuksuz yargılanan sanık Samet Alptuğ Arıkan’ın avukatı, müvekkilinin 12 yılı aşkın süredir İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde çalıştığını, halen Kağıthane Garaj Müdürlüğü’nde görev yaptığını söyledi.

Arıkan’ın adının daha önce herhangi bir soruşturmada geçmediğini belirten avukat, müvekkiline isnat edilen eylemlere ilişkin dosyada veri bulunmadığını savundu. Avukat, Arıkan hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraat kararı verilmesini talep etti.

Tutuksuz sanık Yunus Garajı Şube Müdürü Şevket Eygi’nin avukatı Burcu Kılıç da savunmasında, müvekkili hakkında somut delil bulunmadığını söyledi. İhalelerin EKAP üzerinden açık biçimde yürütüldüğünü belirten Kılıç, tekliflerin elektronik ortamda verildiğini ve ihale ilanına kadar kimse tarafından görülemediğini ifade etti.

Kılıç, “Yalnızca bir kişinin beyanlarıyla mesleklerini yıllarca layıkıyla yapan insanların yargılanması ceza muhakemesine de karşıdır” dedi.

“HANGİ FİRMALAR OLDUĞU BELİRTİLMEMİŞ”

İETT İhale İşleri Şube Müdürü Cevdet Akarsu’nun avukatı da müvekkili hakkında suçun maddi unsurunun oluşmadığını savundu.

İddianamede Akarsu’nun bazı firmalara ihaleye girmemesi yönünde telkinde bulunduğunun ileri sürüldüğünü ancak bu firmaların hangileri olduğunun belirtilmediğini ifade eden avukat, müvekkilinin Aziz İhsan Aktaş’ı tanımadığını ve onunla görüşmediğini söyledi.

Akarsu’nun firmalarla görüşmesi olmadığını belirten avukat, beraat ve adli kontrol tedbirinin kaldırılması talebinde bulundu.

AVCILAR BELEDİYESİ PERSONELLERİNDEN SUÇLAMALARA RET

Avcılar Belediyesi Afet İşleri personeli Gökhan Kaymak’ın avukatı, müvekkili hakkında bazı ihalelerin yaklaşık maliyet fiyatlarına ilişkin bilgi sızdırdığı iddiası bulunduğunu ancak bunların hangi ihaleler olduğunun belirtilmediğini söyledi.

Kaymak’ın herhangi bir amirinden, üstünden veya belediye başkanından bu yönde emir ya da yönlendirme almadığını savunan avukat, suçlamaların soyut kaldığını ileri sürdü.

Avcılar Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Şefi Hüseyin İnan’ın avukatı da müvekkilinin yaklaşık maliyet hesaplama komisyonunda görev yaptığını belirtti. Avukat, İnan’a herhangi bir firma lehine baskı yapılmadığını, müvekkilinin şirketlerden gelen teklifleri inceleyerek yaklaşık maliyet hesabı yaptığını söyledi.

İnan’ın hiçbir firma ile görüşmediğini savunan avukat, “Müvekkilime yönlendirilen suçlamalar tamamen yapmakla sorumlu olduğu görevlendirmelerdir” dedi.

“İHALELERDE KAMU ZARARI YOK”

Avcılar Belediyesi ihale birim yetkilisi İbrahim Koçyiğit’in avukatı Ziynet Uğur da müvekkilinin piyasa fiyat araştırma komisyonu üyesi olduğunu belirtti.

Koçyiğit’in suçlandığı iki ihalede herhangi bir kamu zararı bulunmadığını söyleyen Uğur, söz konusu ihalelerin birçok kez denetimden geçtiğini ve ihaleye fesat karıştırma suçu tespit edilmediğini savundu.

Uğur, Aziz İhsan Aktaş’ın müdafiisinin sunduğu bilirkişi raporlarında dahi bu iki ihale yönünden ihaleye fesat karıştırma suçunun tespit edilmediğini belirterek, müvekkilinin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istedi.

Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürü İsmail Kurtuluş’un avukatı da müvekkilinin ihalelerle ilgili bir dahli olmadığını savunarak beraat talebinde bulundu.

Avcılar Belediyesi Veteriner İşleri Şefi İzzet Yamaç’ın avukatı Salih İsmail Ergün ise müvekkilinin yaklaşık maliyet belirleme komisyonunda görevlendirildiğini söyledi. Firmaların tekliflerini belediyelere e-posta yoluyla ilettiğini, Yamaç’ın da bu teklifleri değerlendirerek yaklaşık maliyet hesapladığını belirten Ergün, “Burada herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir” dedi.

ÇAYKARA’NIN AVUKATI: “İDDİANAMEDE FAHİŞ HATALAR VAR”

Duruşmada tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal da savunma yaptı.

Köksal, iddianamede ciddi hatalar bulunduğunu savunarak, dosyanın esas hakkındaki mütalaaya doğru ilerlediğini düşündüklerini söyledi.

Çaykara’nın tutuklanma gerekçesini eleştiren Köksal, “Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı. Bu Türkiye’de bir ilk” dedi.

Köksal, Aziz İhsan Aktaş ve yakınlarının, Plaka Tanıma Sistemi kayıtları üzerinden müvekkilini suçladığını öne sürdü. Mahkemenin bu kayıtları dosyaya aldırdığını belirten Köksal, etkin pişmanlık beyanlarının değiştirilerek bir algı oluşturduğunu ve bunun önyargıya yol açtığını savundu.

“ÇAYKARA BU DENKLEMİN NERESİNDE?”

Köksal, savunmasında Aziz İhsan Aktaş, Erhan Daka ve Alican Arabacı’nın yer aldığı bir şema üzerinden değerlendirme yaptı. Bu şemada Utku Caner Çaykara’nın yer almadığını savunan Köksal, iddianamede yaratılan bir kurgu ile müvekkilinin bu denklemin içindeymiş gibi gösterildiğini söyledi.

İhaleye fesat karıştırma suçunda yalnızca bir menfaat iddiasının yeterli olmadığını belirten Köksal, suçun kast unsurunun da ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

Köksal, “Burada da bilmek yetmez, istemek gerekir. Bunlara dair iddianamede hiçbir şey yok. Yalnızca Aziz İhsan Aktaş’ın beyanları var” dedi.

“AZİZ İHSAN AKTAŞ’IN İCBAR EDİLDİĞİNE KİM İNANABİLİR?”

Çaykara’nın tutuklu olduğu suçlamanın irtikap olduğunu hatırlatan Köksal, bu suçun oluşması için icbar unsurunun bulunması gerektiğini savundu.

Aziz İhsan Aktaş’ın halen ihale alabildiğini belirten Köksal, “Bu güçteki Aziz İhsan Aktaş’ın icbar edildiğine kim inanabilir?” diye sordu.

Menfaat iddialarına da yanıt veren Köksal, para iddiasının müvekkiliyle ilgisinin olmadığının ortaya çıktığını savundu. Araç kullanımına ilişkin iddiaları da reddeden Köksal, Çaykara’nın seçimlerde kullandığı iddia edilen araçların eski belediye başkanına giydirmeli olduğunu öne sürdü.

Köksal, iddianame savcısının PTS raporuna iddianamede yer verdiğini ancak bu raporu kendilerinin görmediğini belirterek, kayıtları basına yansıyan görüntüler üzerinden incelediklerini söyledi.

“LEHE DELİL OLDUĞU İÇİN EKLENMEDİ”

Köksal, PTS görüntülerinin basına servis edilmesinin ardından seçim kampanyası görüntülerini tek tek incelediklerini ve araçların eski belediye başkanına giydirmeli olduğunu tespit ettiklerini savundu.

Bu kayıtların lehe delil niteliğinde olduğunu ileri süren Köksal, “Başsavcılık bunu görmedi mi zannediyorsunuz? Gördü ancak lehe delil olduğu için eklemedi” dedi.

“HİÇ DOĞMAMIŞ İHALEYLE SUÇ TAMAMLANMIŞTIR DENİLİYOR”

Köksal, iddianamenin “hukuki hatalarla dolu” olduğunu savunarak, özellikle 28 numaralı eyleme dikkat çekti.

Söz konusu eylemde henüz doğmamış bir ihaleyle ilgili suçun tamamlanmış gibi gösterildiğini ileri süren Köksal, müvekkilinin maddi unsuru ortaya konulmadan manevi unsurunun kurulmaya çalışıldığını ifade etti.

Köksal ayrıca, bu aşamada esas hakkındaki mütalaaya gidilmesinin de ciddi hata olacağını savundu. Çaykara hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının istendiğini de belirten Köksal, buna da itiraz etti.

“BU SAATTEN SONRA TUTUKLULUK İNFAZDIR”

Savunmasının sonunda mahkeme heyetine seslenen Köksal, müvekkilinin işlemediği bir suç nedeniyle tutuklu bulunduğunu savundu.

Köksal, “Suçun oluşmadığına dair artık bir şüphe yoktur. Bu saatten sonra müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir. Bu artık infazdır” dedi.

Ümitsiz olmadıklarını belirten Köksal, savunmasını Attila İlhan’ın dizelerine atıf yaparak tamamladı ve Çaykara’nın tahliyesi ile beraatini talep etti.

AVUKATLARDAN ORTAK TALEP: BERAAT VE ADLİ KONTROLLERİN KALDIRILMASI

Duruşmada söz alan sanık avukatlarının büyük bölümü, müvekkilleri hakkında somut delil bulunmadığını, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını, iddiaların çoğunlukla beyanlara dayandığını savundu.

Avukatlar, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesini ve tutuksuz sanıklar yönünden adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.

Davanın görülmesine sanık avukatlarının savunmalarıyla devam ediliyor.

İlgili Haberler
YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN