Küresel perakende devleri ve tüketiciler, yapay zeka teknolojilerinin sunduğu otonom alışveriş modelleriyle yeni bir dijital dönüşüm dalgasına adım atıyor.
Ernst & Young (EY) ile NielsenIQ (NIQ) tarafından yayımlanan son küresel araştırma raporları, satın alma kararlarında geleneksel mağaza vitrinlerinin yerini algoritmaların aldığını gösteriyor.
Değişen tüketici alışkanlıkları karşısında yapay zeka sistemlerine uyum sağlayamayan markalar pazar payını kaybederek tamamen görünmez olma riskiyle karşı karşıya kalıyor.
ALGORİTMALARDA YER ALMAK EN BÜYÜK REKABET AVANTAJI
850'den fazla üst düzey yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen küresel araştırma, geleceğin pazar stratejilerini gözler önüne serdi.
Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 47'si, önümüzdeki beş yıllık süreçte en kritik rekabet avantajının yapay zeka tarafından önerilen ürün listelerinde yer almak olacağını düşünüyor.
Ancak bu büyük dönüşüme karşı şirketlerin hazırlık düzeyi oldukça düşük seviyede seyrediyor.
Zira aynı araştırmada, bu alanda yeterli hazırlığa ve donanıma sahip olduğunu belirten şirketlerin oranı yalnızca yüzde 21 seviyesinde kaldı.
Müşteriler artık reklamlara değil yorumlara bakıyor
HAZIRLIKLI OLAN ŞİRKETLERİN ORANI YALNIZCA YÜZDE 21'DE KALDI
Konuya dair önemli değerlendirmelerde bulunan EY Türkiye Şirket Ortağı, Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Kaan Birdal, dijitalleşen pazarda başarı kriterlerinin tamamen değiştiğini ifade etti.
Markaların gelecekteki konumunu belirleyecek unsurları şu sözlerle açıkladı:
"Markalar için başarı artık yalnızca tüketiciye doğrudan ulaşmakla ölçülmüyor.
Dijital platformlar ve yapay zeka sistemleri tarafından önerilen seçenekler arasında yer alabilmek, yeni dönemin en belirleyici başarı kriteri haline geliyor."
OTONOM TİCARET DÖNEMİ DOĞU PAZARLARINDA HIZ KAZANIYOR
NIQ tarafından hazırlanan 'The Commerce Revolution: Where East Meets West' adlı küresel rapor, otonom ticaret döneminin dünya genelinde büyük bir ivme kazandığını gösteriyor.
Araştırma verilerine göre, Doğu Avrupa genelindeki tüketicilerin yüzde 40'ı yapay zeka destekli alışveriş modellerini denemeye açık olduğunu belirtiyor.
Bu oran Orta Doğu ve Afrika bölgesinde ise çok daha yüksek seviyelere ulaşıyor ve tüketicilerin yaklaşık üçte ikisi bu yeni sistemlere sıcak bakıyor.
Rapor, tüketicilerin belirli bir ürünü aramadan sadece dijital platformlarda gezinerek alışveriş yaptığı 'keşif odaklı ticaret' modelinin hızla ana akım haline geldiğini gösteriyor.
Markaların yeni stratejisi: Tam set yerine ürünü parça parça satmak
TÜRKİYE GÜÇLÜ E-TİCARET BÜYÜMESİYLE ÖNE ÇIKIYOR
Söz konusu raporda, Türkiye'nin de içinde yer aldığı Doğu Avrupa ile Orta Doğu ve Afrika bölgelerinin bu dijital dönüşümün tam merkezinde konumlandığına dikkat çekiliyor.
Sosyal ticaret, hızlı teslimat modelleri, finansal teknoloji çözümleri ve yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri bu pazarlarda büyük bir hızla yaygınlaşırken, Türkiye de sergilediği güçlü e-ticaret büyümesiyle küresel arenada dikkat çeken ülkelerin başında geliyor.
Tüketicilerin teknolojik yeniliklere hızlı adapte olması, Türkiye pazarını markalar için kritik bir cazibe merkezi yapıyor.
CEO'LARIN EN ÖNEMLİ YATIRIM GÜNDEMİ YAPAY ZEKA
Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık şirketi KPMG tarafından hazırlanan 'Perakendede Yapay Zeka Kullanımı' başlıklı rapor da perakende sektörünün yatırım iştahını net bir şekilde ortaya koydu.
Araştırmaya göre, tüketici ürünleri ve perakende sektöründe faaliyet gösteren en üst düzey yöneticilerin, yani Chief Executive Officer (CEO) görevindeki liderlerin yüzde 64'ü yapay zeka entegrasyonunu en önemli yatırım önceliği olarak tanımlıyor.
Sektördeki liderlerin yüzde 73'ü ise önümüzdeki 12 aylık dönemde toplam bütçelerinin yüzde 10 ile yüzde 20 arasındaki payını doğrudan yapay zeka yatırımlarına ayırmayı planlıyor.

