Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (ABD) Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu bünyesinde faaliyet yürüten Digital Planet araştırma merkezi, teknolojik dönüşümün istihdam piyasası üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı bir çalışma yayımladı.
'Amerikan Yapay Zeka İş Riski Endeksi' başlığıyla sunulan rapor, önümüzdeki 2 ila 5 yıllık süreçte milyonlarca istihdam alanının ve milyarlarca dolarlık hane halkı gelirinin ciddi bir tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor.
Yapay zekanın yalnızca rutin ve mekanik görevleri değil, yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren bilişsel ve analitik iş kollarını da doğrudan etkilediği görülüyor.
Google yapay zeka özetleri, haber sitelerinin trafiğini yüzde 50 düşürdü
MİLYONLARCA ÇALIŞAN VE DEVASA GELİR KAYBİ TEHLİKEDE
Araştırmadan elde edilen çarpıcı bulgular, gelecek 5 yıl içinde yaklaşık 9.300.000 kişinin işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini öngörüyor.
Teknolojinin toplumsal ve kurumsal düzeydeki benimsenme hızına bağlı olarak bu sayının 19.500.000 seviyesine kadar tırmanma ihtimali bulunuyor.
Yaşanacak bu istihdam kaybının hane halkı bütçelerinde yaratacağı yıllık azalma ise yaklaşık 757.000.000.000 dolar olarak hesaplanıyor.
Bahse konu olan devasa ekonomik kayıp, Belçika ekonomisinin toplam hacmine denk gelirken, en karamsar senaryoda Güney Kore ekonomisinin büyüklüğüne eşit bir finansal zarara yol açıyor.
YAPAY ZEKANIN ODAKLANDIĞI EN RİSKLİ SEKTÖRLER BELİRLENDİ
Raporda, yapay zeka teknolojilerinin iş gücünü ikame etme oranları sektör bazında paylaşıldı.
Listenin en başında yüzde 18'lik bir oranla bilişim sektörü yer alırken, hemen ardından yüzde 16 ile finans ve sigorta kolları geliyor.
Mühendislik, danışmanlık gibi alanları kapsayan profesyonel ve teknik hizmetler sektörü de yüzde 16'lık tehlike payıyla riskli kategoride konumlanıyor.
Endeks, geçmişteki otomasyon dalgalarının aksine, bu yeni teknolojinin yüksek maaşlı beyaz yakalı meslek grupları üzerinde çok daha büyük bir kâr ve istihdam kaybı yaratacağını net bir şekilde kanıtlıyor.
Yapay zeka çağına Hindistan ve Çin ile birlikte en hazır ülke Türkiye
TARİHÇİLER VE YAZILIMCILAR ALARM VERİYOR
Yapay zekanın en çok tehdit ettiği mesleklerin başında şaşırtıcı bir şekilde zihinsel ve yaratıcı üretim yapan uzmanlar geliyor.
Detaylı analizlere göre, bilgisayar programcıları yüzde 55, web tasarımcıları yüzde 55 ve içerik üreten yazarlar yüzde 57 oranında risk taşıyor.
Araştırmadaki en çarpıcı sonuç ise yüzde 67'lik kayıp ihtimaliyle karşı karşıya olan tarihçilerde görülüyor.
Bilgi işleme ve metin analizine dayalı bu alanlar, algoritmaların hızla gelişmesi nedeniyle savunmasız kalıyor.
FİZİKSEL EMEK VE MANUEL İŞLER GÜVENLİ BÖLGEDE KALDI
Çalışmanın en dikkat çekici çıktılarından biri, yapay zekaya karşı en yüksek direnci gösteren alanların kas gücüne ve fiziksel emeğe dayalı işler olması oldu.
Çatı ustaları, hastabakıcılar ve bulaşıkçılar gibi manuel beceriler gerektiren iş kollarında iş kaybı riski yüzde birin altında kalıyor.
Ekonomik sistemlerin bugüne kadar genellikle düşük değerli veya düşük ücretli olarak sınıflandırdığı bu meslekler, günümüzde ileri teknolojinin dokunamadığı yegane korunaklı sığınak haline geliyor.
Yapay zeka kullanımı, endişeler rağmen hızla artıyor
SİLİKON VADİSİ VE METROPOLLERDE EKONOMİK SARSINTI KAPIDA
Yapay zeka kaynaklı bu istihdam ve gelir dönüşümü, ABD içinde ciddi coğrafi ve politik gerilimleri de beraberinde getiriyor.
Teknolojik yeniliklerin merkezi olan Silikon Vadisi, yüzde 9,9'luk iş kaybı riskiyle listenin üst sıralarında yer alıyor.
New York, Los Angeles ve Boston gibi dev metropollerin her birinin yıllık hane halkı gelirinde 20.000.000.000 dolardan fazla bir kayıp yaşayacağı tahmin ediliyor.
Bu doğrultuda en yüksek risk grubundaki Washington, Massachusetts ve Virginia gibi eyaletler, yapay zekayı yasal olarak düzenlemek amacıyla diğer bölgelere kıyasla dört kat daha fazla yasa çıkarıyor.
Ancak federal hükümet, eyaletlerin yerelde uygulamaya koyduğu bu hukuki kısıtlamaları engellemek için adımlar atıyor.
AKADEMİSYENLERDEN KRİZE KARŞI ÜÇ AŞAMALI ÇÖZÜM REÇETESİ
Digital Planet raporu, yaklaşan bu toplumsal krize karşı üç ana paydaşa hayati sorumluluklar yüklüyor.
İlk olarak politika yapıcılardan işsizlik sigortası sistemlerini modern hale getirmesi, yapay zeka yüzünden kâr marjları ve gelirleri düşen çalışanlara ücret sigortası desteği sağlaması ve eyalet bazında dönüşüm koordinasyon grupları kurması isteniyor.
İş dünyasındaki iş veren kesiminin ise çalışanları doğrudan işten çıkarmak yerine, mevcut iş gücünü yeni dijital yeteneklerle donatması ve yapay zekayı bir ikame unsuru değil, üretkenliği artıran destekleyici bir araç olarak konumlandırması gerektiği vurgulanıyor.
Son olarak eğitimcilerin öğrencilere yalnızca temel teknoloji okuryazarlığı öğretmekle kalmayıp, insan muhakemesi, yaratıcılık ve eleştirel düşünme gerektiren derin insani becerileri kazandırmaya odaklanması büyük önem taşıyor.
Rapor, "Yapay zekanın bir yıkım aracı değil, insan emeğini güçlendiren bir ortak olarak tasarlanması elzemdir" ifadesiyle paydaşları acil önlem almaya çağırıyor.

