Kavurucu yaz sıcaklarının etkisini artırmasıyla birlikte uzmanlar, vatandaşları hayati tehlike oluşturan risklere karşı uyardı.
Dr. Rengin Yiğit, acil tıp uzmanı Aziz Zilan, iç hastalıkları uzmanı Dr. Murat Kemahlı ve Denizli İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Berna Öztürk; temmuz ve ağustos aylarında yükselen neme karşı susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-3 litre sıvı tüketilmesi gerektiğini aktardı.
Hekimler, aşırı sıcaklar nedeniyle sıcak çarpması belirtileri gösteren kişilere acil müdahale edilmesi gerektiğini ve doğru bir güneş çarpması tedavisi için vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını tavsiye etti.
SICAKLIK ARTIŞI VÜCUDA NASIL ZARAR VERİR?
Dr. Rengin Yiğit, aşırı sıcakların pek çok sağlık problemini beraberinde getirdiğini belirtti.
Sıcaklık ve nem artışıyla birlikte vücut ısısının yükseldiğini, normal şartlarda vücudun terleme yoluyla kendini dengelemeye çalıştığını söyledi.
Ancak aşırı sıcaklarda sadece terlemenin yeterli olmadığını vurgulayan uzman isim, yaşlılarda, bebeklerde ve kronik rahatsızlığı bulunanlarda bu mekanizmanın her zaman çalışmadığını ekledi.
Nem oranının yüksek olduğu ortamlarda terleme yoluyla vücut ısısının düşmediğini; obezite, hastalıklara bağlı yüksek ateş, dehidratasyon yani aşırı sıvı kaybı, kalp, ruh ve sinir hastalıkları ile tansiyon düşürücü ve idrar söktürücü ilaç kullanımlarının terlemeyi olumsuz etkilediğini belirtti.
Bu durumlarda yükselen vücut ısısının beyinde ve diğer hayati organlarda kalıcı hasarlar bırakabileceğini söyledi.
Her gün öğle saatlerinde çöken halsizlik, vücudunuz imdat sinyali olabilir
SICAK HAVADAN EN ÇOK KİMLER ETKİLENİR?
Aşırı sıcaklardan en çok etkilenen risk gruplarını sıralayan Dr. Rengin Yiğit, 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar ile 4 yaşından küçük çocukların ilk sırada yer aldığını ifade etti.
Bakıma muhtaç bireyler, hamileler, açık alanda çalışanlar, aşırı kilolu kişiler, şeker, kalp-damar, beyin-damar, psikolojik, karaciğer, böbrek ve kronik solunum sistemi hastalıkları bulunanlar ile sürekli tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları kullananların büyük risk altında olduğunu belirtti.
Sokak çocukları ve evsizlerin de bu grupta yer aldığını, özellikle kronik hastalığı olan ve yalnız yaşayan yaşlıların en yüksek hayati risk taşıyan kesim olduğunu vurguladı.
SICAKTAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?
Dr. Rengin Yiğit, güneş ışınlarının dik geldiği saat 10.00 ile 16.00 arasında mecbur kalınmadıkça sokağa çıkılmaması gerektiğini söyledi.
Dışarıda çalışmak zorunda olanların güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya ve sık sık tuz içeren sulu gıdalar tüketmeye özen göstermesini önerdi.
Açık havada açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysilerin tercih edilmesini; geniş kenarlı, hava delikli şapka ve güneş gözlüğü kullanılmasını tavsiye etti.
Bu saatlerde denize girilmemesi ve güneşlenilmemesi gerektiğini belirten deneyimli doktor, şöyle konuştu:
"Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemeli."
İleri yaş hastalığı olarak biliniyordu: Gençlerde görülmeye başladı
KAPALI ARAÇTA BIRAKILAN BEBEKLERE NE OLUR?
Yoğun fiziksel aktivite ve spor için sabah ve akşam saatlerinin tercih edilmesini öneren Dr. Rengin Yiğit, her bir saatlik spor aktivitesinde en az 2-4 bardak sıvı tüketilmesi gerektiğini belirtti.
Risk altındaki yetişkinlerin ve yaşlıların günde en az iki kez, bebeklerin ise daha sık güneş veya sıcak çarpması yönünden takip edilmesini istedi.
Bebek, çocuk, engelli ve hayvanların kapalı, park halindeki araçlarda kesinlikle bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak şu uyarıda bulundu:
"Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükseliyor.
Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunması hayati önem taşıyor."
Kapalı alanların iyi havalandırılmasını ve güneş gören pencerelerin perdelerle gölgelendirilmesini öneren uzman isim, vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmasını, bu mümkün değilse ellerin, ayakların, yüzün ve ensenin soğuk suyla ıslatılmasını tavsiye etti.
SICAK HAVADA NASIL BESLENİLMELİ?
Beslenme konusunda da önemli ipuçları paylaşan Dr. Rengin Yiğit, susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre yani yaklaşık 12-14 su bardağı sıvı içilmesini önerdi.
Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzelerin bulunması gerektiğini; kafeinli içecekler yerine süt, taze meyve suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tüketilmesini tavsiye etti.
Ağır ve yağlı besinlerden, yağda kızartmalardan kaçınılmasını; yemeklerde bitkisel sıvı yağların kullanılmasını önerdi.
Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı yöntemlerin uygulanmasını isteyen tecrübeli doktor, vücut direncini artırmak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmesini önerdi.
Geri dönüşü çok zor: Uykusuz geçen her saatin kalbinize zarar veriyor
SIVI KAYBINA HANGİ İÇECEKLER YOL AÇAR?
Sıvı alımında su içmenin esas olduğunu belirten Dr. Rengin Yiğit, kafeinli, alkollü ve fazla şekerli içeceklerin vücuttan daha fazla sıvı atılmasına yol açtığını hatırlattı.
Mide kramplarını önlemek amacıyla aşırı soğuk ve buzlu içeceklerden kaçınılması gerektiğini, çabuk bozulma riski taşıyan et, yumurta, süt ve balık gibi besinlerin kesinlikle açıkta bekletilmemesini, gıda hazırlığında hijyen kurallarına azami özen gösterilmesini istedi.
GÜNEŞ ÇARPMASI BELİRTİLERİ NELERDİR?
Diyarbakır Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi bünyesinde görev yapan acil tıp uzmanı Dr. Aziz Zilan da güneş çarpması ve güneş halsizliği konusunda önemli uyarılarda bulundu.
Özellikle temmuz ve ağustos aylarında güneşe aşırı maruz kalınmasıyla ortaya çıkan güneş çarpmasının, vücudun sodyum ve kalsiyum gibi elektrolit dengesini bozduğunu, bu durumun halsizlikten komaya kadar giden hayati bir tablo yaratabileceğini ifade etti.
Güneş halsizliğinin ise bu tablonun daha hafif ve bir-iki saatlik gözlemle tedavi edilebilen bir alt grubu olduğunu belirten uzman isim, burada da kaybolan sıvı ve elektrolitlerin yerine konulmaması halinde durumun komaya kadar ilerleyebileceğini söyledi.
Üç haftadan uzun sürüyorsa dikkat! Ciddi hastalıkların belirtisi olabilir
GÖLGEDE SICAK ÇARPMASI OLUR MU?
Özellikle 65 yaş üstü yaşlılar ile 5 yaş altı bebek ve çocukların yaz aylarında saat 10.00 ile 16.00 arasında büyük risk altında olduğunu belirten Dr. Aziz Zilan; hamilelerin, tansiyon, şeker, böbrek yetmezliği olanların, diyaliz hastalarının ve yatağa bağımlı bireylerin de bu tehlikeyi en derinden hissettiğini söyledi.
Bu kişilerin her gün en az 2,5-3 litre su içmesini, hafif ve sebze ağırlıklı beslenmesini tavsiye eden deneyimli doktor, gölgede kalmanın da terlemeyi ve elektrolit kaybını engellemediğini, gölgedeki sıcaklığın da çarpma riski taşıdığını açıkladı.
Tarım ve yol işçilerinin mutlaka sıvı ve mineral takviyesi alması gerektiğini, tuzlu ayranın harareti almada çaydan çok daha etkili olduğunu vurguladı.
Ayrıca yüksek ateş görülen çocuklarda hemen ateş düşürücü şuruplar kullanılmasının susuz kalan karaciğer ve böbreklere ek yük bindireceği konusunda aileleri uyardı.
Araç içi klimaların park halindeyken soğutma gücünü kaybettiğini de hatırlatan deneyimli doktor, açıkta satılan yiyeceklerden uzak durulmasını, sık sık duş alınmasını ve en az 30 faktörlü güneş kremi kullanılmasını önerdi.
SICAK ÇARPMASI KAÇ DERECEDE OLUR?
İç hastalıkları uzmanı Dr. Murat Kemahlı da sıcak çarpmasının vücut ısısının hızla 40 santigrat derece ve üzerine çıkmasıyla oluşan hayati bir tehdit olduğunu açıkladı.
Vücudun normalde terleme ve susama ile ısıyı dengede tuttuğunu ancak aşırı nemli ve sıcak havalarda bu sistemin çöktüğünü belirten uzman isim; ani yüksek ateş, kuru ve sıcak cilt, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı, halüsinasyon, hızlı kalp atışı ve bulantı-kusma gibi belirtilere dikkat çekti.
5 yaş altı çocuklar, 65 yaş üzeri yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, hamileler, obez bireyler, açık havada çalışanlar ve yalnız yaşayan yaşlıların risk altında olduğunu, sıcak çarpmasına maruz kalan bir kişiye ilk müdahalede serin bir yere alınması, giysilerinin gevşetilmesi, boyun ve koltuk altına soğuk bez uygulanması ve bilinci açıksa su verilmesi gerektiğini ifade etti.
Durum ciddiyse 112 Acil Servis ekiplerinden yardım istenmesini önerdi.
Sabahları baş ağrısıyla uyanıyorsanız nedeni gizli tansiyon olabilir
SICAK ÇARPMASINDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR?
Denizli İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Berna Öztürk de kent genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden kavurucu sıcaklara karşı hayati uyarılarda bulundu.
Vücut ısısının 10-15 dakika içinde 40-41 santigrat dereceye kadar çıkabildiği sıcak çarpmasının kalıcı hasar veya ölüm riskini beraberinde getirdiğini belirten tecrübeli doktor, bu durumda kişinin ateşinin 39,4 santigrat derecenin üzerinde olduğunu, cildin kuru, kırmızı ve sıcak olduğunu ancak terleme görülmediğini aktardı.
İlk yardım esnasında hastanın derhal havadar bir yere taşınması, giysilerinin gevşetilmesi, soğutulmaya çalışılması ve eğer bilinci kapalıysa kesinlikle ağızdan sıvı verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Spor aktivitelerinin serin saatlere bırakılmasını ve saat 10.00 ile 16.00 arasında dışarı çıkılmamasını öneren uzman isim, bebeklerin ve hayvanların araçlarda tek başına bırakılmaması konusunu bir kez daha hatırlattı.
SICAK BİTKİNLİĞİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Güneş çarpmasının yanı sıra sıcak bitkinliği, sıcak krampları, isilik ve güneş yanıklarının da ciddi sağlık sorunları olduğunu ekleyen Uzm. Dr. Berna Öztürk, sıcak bitkinliğinde derinin soğuk ve nemli olduğunu belirtti.
Bu tür durumlarda kişinin gölgeye alınarak tuzlu ayran gibi sıvılarla desteklenmesi, şikayetlerin geçmemesi halinde ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydeden uzman isim, vatandaşların çevresindeki riskli bireyleri de yakından gözlemlemesinin önemine değindi.
Yataktan vinçle kalkanlar dikkat: Halsizlikle mücadelede 5 yöntem
