Kızıl Ordu’ya Hayko zırhı

Kızıl Ordu’ya Hayko zırhı

2024’te Karar’ın ısrarlı takibiyle ‘tarihi bir aşağılama’ hamlesi kapıdan dönmüştü. Bu kararlı duruş meyvesini verdi; Kızıl Ordu Korosu artık o provokatif tarihlerde Türkiye’ye adım atamıyor. Ancak bu geri adım, koronun yeni arayışlara girmesini de beraberinde getirdi. Bu kez Hayko Cepkin’in popüler kimliğini kendine kalkan yapan koro, ‘makyajlı’ bir turneyle yeniden sahneye çıkıyor. Anlaşılan o ki; koro dersini iyi çalışmış ama bizim tarafta yine o malum ‘balık hafızası’ devrede.

Bugün defterimi, 2024’te Karar sayfalarında verdiğimiz ilkeli bir mücadelenin somut bir neticesini not düşerek açıyorum. Hatırlayacaksınız; Rus Kızıl Ordu Korosu’nun Türkiye turnesi, Kırım Tatar ve Çerkes sürgünlerinin o kapkara yıl dönümlerine, 18-21 Mayıs tarihlerine denk getirilmiş; toplumsal vicdanı yaralayan bu ‘zamanlama’ Karar’ın ısrarlı haberleriyle durdurulmuştu. O gün yükselttiğimiz sağduyu sesi, bugün görüyoruz ki sonuç vermiş; koro artık o ‘provokasyona açık’ tarihlerden elini eteğini çekmek zorunda kalmış.

07kr2-kupur.jpg

Bu geri adım, kuşkusuz gazetemizin ve mazlum halkların ortak hafızasının bir zaferidir. Zira turne takvimine baktığımızda, koronun artık o tarihlerde Türkiye’ye gelmeye cüret edemediğini görüyoruz. Karar’ın 2024’te kurduğu o baraj, görünen o ki koronun turne planlarını kalıcı olarak değiştirmiş; artık Kırım ve Çerkeslerin matem günlerinde bu topraklarda pervasızca gövde gösterisi yapamıyorlar.

Ancak bu zaferin ardından koronun, o kaybettiği ‘meşruiyet zeminini’ yeniden kazanmak için seçtiği yöntem de bir o kadar dikkat çekici. Artık o sembolik tarihlerde tek başına sahneye çıkmaya cüret edemeyen yapı, şimdi 2026 turnesi için yanına Türkiye’nin en sevilen rock figürlerinden birini, Hayko Cepkin’i alarak bir ‘imaj restorasyonuna’ soyunuyor. Üstelik koro bu kez işi sıkı tutuyor; 2 Temmuz’da Adana’dan başlayıp Antalya, Ankara, İzmir ve İstanbul’a uzanan geniş bir turne takvimiyle Türkiye’nin dört bir yanına çıkarma yapmaya hazırlanıyor.

Lakin bu tarihlerden geri adım atan koro, yöntemini değiştirse de kimliğini muhafaza ediyor. Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. 1928’de kurulan, notasını tank sesinden, ritmini postal yürüyüşünden alan bir askerî topluluktan bahsediyoruz. Sahneye nota sehpasıyla değil, göğüslerindeki madalyalar ve o heybetli askerî üniformalarıyla çıkıp bir nevi ‘gövde gösterisi’ yapan bir yapı bu. Peki, bu propaganda makinesi nasıl oluyor da her defasında bizim en ‘duyarlı’, en ‘protest’ sanatçılarımızı birer kalkan olarak önüne katabiliyor? Burada, bu koronun daha önce de hayranlarının gönlünde iyilik hareketiyle taht kuran Haluk Levent ile sahne aldığını da hatırlayalım.

Şimdi, 2024’teki o ‘hicap duyduğumuz’ konser girişimini unutup, bu yıl hiçbir şey olmamış gibi Hayko Cepkin ile el sıkışmak; en hafif tabiriyle bir ‘balık hafızası’ vakası. Sürgün dönemlerinde bu mazlum halklara kucak açan, onların acısını kendi bağrında dindiren bu topraklarda; o acıların asıl faili olan bir ordunun vitriniyle rock konserleri vermek, sanatın birleştirici gücü müdür yoksa bir ‘aklama’ operasyonu mu?

Sanatçılarımız bu ‘yumuşak güç’ (soft power) operasyonlarının ne kadar farkında, orası meçhul. Ama görünen o ki, Kızıl Ordu Korosu dersini iyi çalışmış. 2024’te Karar’ın manşetlerine çarpan imajlarını, şimdi Hayko’nun yüksek volümlü rock tınıları ve sahne şovlarıyla ‘makyajlamaya’ çalışıyorlar.

Buradaki asıl mesele müzik değil; o üniformaların Ukrayna’dan Kafkasya’ya uzanan kanlı mirasını, popüler kültürün parıltılı ışıklarıyla perdeleme çabası. Sormadan edemiyorum: Sanat, bir ordunun tarihi ve güncel cürümlerini temizleyen bir ‘deterjan’ mı? Yoksa biz, Kırım Tatar ve Çerkes sürgünlerinin bu topraklarda hâlâ sızısını hissettiğimiz acılarına yabancılaşacak kadar hafızamızı mı kaybettik?

Özetle, Kızıl Ordu, Hayko Cepkin zırhına bürünerek kaleyi yeniden içeriden fethetmeye geliyor olabilir. Ama ‘Karar Defteri’ne not düşmüş olalım: Sanatın gücü, provokatör girişimleri örtmeye yetmez; sadece unutturmaya çalışır. Ve biz, o unutma eşiğinde hâlâ nöbetteyiz.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN