SALİHA SULTAN
UNESCO Dünya Mirası Selimiye Camii'nin restorasyonu sırasında ortaya çıkan ve KARAR’ın ‘Selimiye kubbesi skandalı’ başlığıyla gündeme taşıdığı kavgada son sözü yargı söyledi. Selimiye Camii Tahkik ve Tetkik Heyeti’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün atadığı Bilim Kurulu tarafından üç kez reddedilmesine rağmen bürokratik tazyikle onaylattığı korsan proje ile, caminin kubbesindeki tarihi tezyinatı yok sayarak yeni bir tasarım uygulama ısrarı mahkeme duvarına çarptı.
Selimiye Kubbesi skandalında yeni gelişme! Bakanlığın yürütmeyi durdurma itirazına ret
KARAR YAZDI, YANLIŞTAN DÖNÜLDÜ
Sürecin başından itibaren "Selimiye'de neler oluyor?" sorusunu sorduğumuz ve korsan projedeki usulsüzlükleri uzman görüşleri eşliğinde aylarca manşetimize taşıdığımız haberlerimizin ardından yüreklere su serpen haber geldi. Edirne İdare Mahkemesi, 31.12.2025 tarihli kararıyla, korsan projeye dur dedi.
Mahkeme kararında sadece kamuoyunda büyük tartışma yaratan bir projeyi iptal etmedi, Bakanlığa aynı zamanda restorasyonun anayasasını hatırlattı. İşte davadaki detaylar:
‘16. YÜZYILA DÖNÜŞ’ İDDİASI MAHKEMEYE DE SUNULDU
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı (Vakıflar Genel Müdürlüğü), mahkemeye sunduğu savunmada; Selimiye Camii Tahkik ve Tetkik Heyeti’nin iddialarından hareketle, kubbedeki mevcut kalem işlerinin ve hat tasarımının yapının inşa edildiği 16. yüzyıl dokusunu yansıtmadığını, daha sonraki dönemlerde (19. yüzyıl) yapılmış ‘niteliksiz’ eklemeler olduğunu öne sürdü. Bakanlık, Selimiye’yi Mimar Sinan dönemindeki özgün haline kavuşturmak amacıyla ‘yeni bir tasarım’ yapılmasının zorunlu olduğunu savundu.
BİLİMİN SESİNE KULAK VERİLDİ
Mahkeme, bu savunmaya karşı aralarında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü bünyesindeki uzmanların da bulunduğu bilirkişi raporlarını ve kurul görüşlerini baz aldı. Bilirkişiler ve koruma kurulları “Kubbedeki mevcut tasarım, her ne kadar 19. yüzyıla ait olsa da yapının tarihsel serüveninin bir parçasıdır ve kendi döneminin sanatsal değerini taşımaktadır” ve “16. yüzyıla ait somut bir veri (iz/kanıt) bulunmadan yapılacak her türlü ‘yeni tasarım’, bilimsel bir restorasyon değil, hayali bir denemedir” yönünde fikir beyan etti.
VE TARİHİ KARAR: KORSAN PROJE İPTAL
Edirne İdare Mahkemesi, bu bilimsel raporlar ışığında kararını şu net maddelerle sıraladı:
1. SANATSAL DEĞER TESCİLİ: Kubbedeki mevcut kalem işleri ve hatlar, "korunması gereken nitelikli sanatsal veriler" olarak tescil edilmiş olup yapının tarihsel bütünlüğünün ayrılmaz bir parçasıdır.
2. ÖZGÜNLÜK UYARISI: Yeterli bir arkeolojik veya sanat tarihi araştırmasına dayanmayan ‘yeni tasarım’ uygulamalarının, dünya mirası yapının özgünlüğünü geri dönülemez şekilde zedeleyeceği hüküm altına alınmıştır.
3. EVRENSEL İLKELERE ATIF: Restorasyonun temel amacının ‘yeniden yapım’ değil, ‘mevcudu koruma’ (konservasyon) olduğu hatırlatılarak, projenin Venedik Tüzüğü standartlarına aykırı olduğuna karar verilmiştir.
4. HUKUKA AYKIRILIK: Bilim Kurulu’nun üç kez reddettiği bir projenin bürokratik yollarla onaylatılması ‘hukuka ve bilimsel verilere aykırı’ bulunarak projenin oy birliğiyle iptaline karar verilmiştir.
RESTORASYONDA ‘KEYFİYET DÖNEMİ’ BİTTİ
Selimiye Camii için Edirne İdari Mahkemesi’nden gelen zafer, Türkiye genelinde devam eden restorasyon çalışmaları için de bir dönüm noktası anlamı taşıyor. Uzmanlar, bu kararın ardından tarihi yapılarda "ben yaptım oldu" anlayışıyla yürütülen projelerin artık yargıdan döneceğinin altını çiziyor. KARAR’ın fikri takibiyle sonuçlanan bu süreç, Selimiye’nin kubbesinin o eşsiz ve orijinal dokusuyla geleceğe aktarılmasını garantiledi.
İSTİNAF YOLU AÇIK
Öte yandan, Edirne İdare Mahkemesi’nin 31.12.2025 tarihinde oy birliğiyle verdiği bu iptal kararı, restorasyon süreci için tarihi bir dönüm noktası olsa da hukuki süreç henüz nihayete ermiş değil. Mahkeme, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolunun açık olduğunu hüküm altına aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yerel mahkemenin bu ‘restorasyon dersi’ niteliğindeki iptal kararını üst yargıya taşıyıp taşımayacağı ise merak konusu.
KARAR GÜNDEME TAŞIDI, DUAYENLER İTİRAZ ETTİ
KARAR Gazetesi olarak ‘Selimiye Kubbesi Skandalı’nı ilk kez 3 Eylül’de “Selimiye’nin kubbesindeki tarih yok ediliyor: Çok geç olmadan bu cinayeti durdurun” başlığıyla gündeme taşıdık. Yaptığımız takip haberlere görüş veren Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. Can Binan, Prof. Dr. Süleyman Berk, Dr. Savaş Çevik ve Abdullah Oğuzhanoğlu gibi Türkiye’nin önde gelen restorasyon, sanat tarihi ve hat uzmanlarının itirazı tek bir temel prensibe dayanıyordu: Koruma etiği. Uzmanlar, üç kez reddedildiği halde, Yüksek Kurul’dan onay alan korsan projede ‘16. yüzyıla dönüş’ iddiasıyla, Selimiye’nin kubbesindeki mevcut 18. ve 19. yüzyıl tezyinatlarının (süslemelerinin) kazınarak silinmesinin, mimari eserin tarihi belleğini silmek anlamına geldiğini savundular. Bu süreçlerin ardından Selimiye kubbesindeki skandal karar bir vatandaş tarafından mahkemeye taşındı. 26 Eylül’de ise “Korsan proje’ye mahkemeden durdurma kararı” haberimiz ile de yürütmenin durdurulduğunu, kubbedeki son sözü mahkemenin söyleyeceğini kamuoyuna duyurmuştuk.
