Müzayede evinde Nazım Hikmet mektubu skandalı: 'Hiç yayımlanmadı' dedikleri mektup 58 yıldır kitapta

Müzayede evinde Nazım Hikmet mektubu skandalı: 'Hiç yayımlanmadı' dedikleri mektup 58 yıldır kitapta

Phebus Müzayede Evi'nin 'daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış' ifadesiyle satışa sunduğu ve basının manşete taşıdığı Nâzım Hikmet mektubunun 58 yıl önce kitaplaştığı ortaya çıktı. İlk kez 1968'de Bilgi Yayınevi tarafından 'Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektuplar' adıyla basılan eserde bulunan mektup, 1975 tarihli Adam Yayınları baskısında da (s. 367) yer alıyor. Teyitsiz yayılan 'sır mektup' vakası, hem müzayede evlerinin uzmanlığını hem de medyanın kopyala-yapıştır haberciliğini sorgulattı.

SALİHA SULTAN

Phebus Müzayede Evi'nin 1 Kasım'da satışa sunacağını duyurduğu Nâzım Hikmet mektubu etrafında kopan fırtına, hem sanat piyasasının ticari iştahını hem de medyanın kronikleşen teyitsizlik hastalığını bir kez daha gözler önüne serdi. Müzayede evi, Nâzım Hikmet'in Üsküdar Paşakapısı Cezaevi'nden Kemal Tahir'e yazdığı 25 Nisan 1950 tarihli mektubu, "daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış" iddiasıyla bin lira açılış fiyatıyla satışa çıkardı. Mektubu bu ifadelerle sosyal medyada paylaştığı andan itibaren de birçok haber mecrası, iddiayı "76 yıllık sır mektup gün yüzüne çıktı" başlığıyla manşetlerine taşıdı.

Oysa ortada ne bir sır vardı ne de yeni bir keşif. Müzayede evinin sözde yeni mektuba dair paylaşımı önüme düştüğünde, içeriği teyit etmek amacıyla görselini ilk olarak, Kemal Tahir üzerine bilgisine güvendiğim Karar Kitap yazarı Ömer Faruk'a ilettim. Ömer Faruk, mektubu incelerken Nâzım'ın kurduğu "Bir daha tekrar ediyorum, elimi kolumu bir de sen bağlama, kardeşim" cümlesini okuduğu an metni daha önce mutlaka okumuş olduğunda ısrar etti. Yazarımızın şüphesi üzerine izi, doğrudan kitabın eski baskılarında sürdüm.

Nâzım Hikmet'in 1968'de ilk kez Bilgi Yayınevi tarafından basılan "Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektuplar" eserinin, Doç. Dr. Nuri Sağlam'ın arşivinden ulaştığım 1975 tarihli Adam Yayınları imzalı ikinci baskısını incelediğimde gerçek ortaya çıktı. Müzayede evinin büyük bir pazarlama stratejisiyle "kitapta yer almamıştır" dediği mektup, bu baskının 367. sayfasında eksiksiz bir biçimde yer alıyor.

Ortaya çıkan gerçekler ışığında bu vaka şu kritik soruları akıllara getiriyor: Uzmanlık iddiasıyla ortaya çıkan ve tarihi belgeleri binlerce liraya satışa sunan müzayede evlerinin güvenilirliği nerede başlıyor, nerede bitiyor? Satışa çıkarttıkları belgenin üzerindeki tarihi dahi yanlış okuyan, piyasadaki mevcut kitapları taramadan 'ilk kez' ve 'hiç bilinmeyen' gibi iddialı sıfatları ticari birer aparata dönüştüren kurumlara ne kadar güvenebiliriz?

'GELECEKTEN GELEN' MEKTUP

Müzayede evinin vahim hatası sadece kitabın varlığını gözden kaçırmakla sınırlı değil. Basına servis edilen deşifre metninde Nâzım Hikmet'in "14/5/940 tarihli mektubunu bugün aldım" dediği iddia ediliyor. Oysa kurumun bizzat 25 Nisan 1950 olarak tarihlendirdiği bir mektuba, Nâzım Hikmet'in bir ay sonra (14 Mayıs) veya on yıl önce (1940) yanıt vermesi kronolojik olarak imkânsız.

whatsapp-image-2026-10-29-at-09-59-22.jpeg

Müzayede evinin internet sitesinde paylaştığı mektup görselleri yakından incelendiğinde bu tuhaflığın sırrı da çözülüyor: Şairin kendi el yazısıyla son derece açık bir biçimde 14/4/950 (14 Nisan 1950) yazdığı ibare, müzayede evi uzmanları tarafından 14/5/940 olarak yanlış okunmuş. Üstelik ulaşmış olduğumuz Adam Yayınları baskısında da bu tarih doğru biçimde '14.4.950' olarak yıllar önce kayıt altına alınmış durumda.

Bizzat kendi servis ettikleri fotoğrafla ve matbu kitapla yalanlanan bu basit deşifre hatası, 'ilk kez ortaya çıktı' iddiasıyla binlerce liraya satışa sunulan mektubun incelenme süreçlerindeki ciddiyeti ve uzmanlığı da açıkça sorgulatıyor.

Kemal, kardeşim,

Mektubunu, 14.4.950 tarihli mektubunu bugün aldım. Hemen yazıyorum. Şimdi Üsküdar Paşakapısı Cezaevindeyim. Sıhhatim fena değil. Zaten bu rapora lüzum yok, ben vaziyetimi doktorlardan da iyi biliyorum. Rapor bugün yarın Adli Tıp Kurulu’na gidecek. Kararı bekliyorum.

Adli Tıp müessesesinin herhangi bir tesir altında kalmayacağını umuyorum.

Şimdi beni dinle, Kemalkeciğim. Geçen günkü hareketin beni çok kederlendirdi, yerlere serdi, bana fenalık ettin. Eğer sen de aynı hareketi tekrarlarsan, bana herhangi bir yardım sayılmaz, beni içimden vurma sayılır. Ve senden kardeşçe istediğim bir şey var: Bana karşı olan sevgine kapılmamak, benim elimi kolumu bağlamamak...

Bak, senden çok rica ederim, kardeşim, ne olursa olsun, bir daha böyle bir işe kalkışma. Çünkü belki benim burada kalan hakkımın devamını tekrarlamaklığım icap edecek. Beni artık yorulup kenarda bekler tasavvur etme. Ben icap ederse tekrar mücadeleye atılacağım, fakat ölümü beklemek için değil, ölüme rağmen hak ve hakikatin tecellisine bu suretle yardım etmek için.

Bu hususta bana yapacağın en doğru, en kardeşlik yardımı, orada öylece yatıp ölümü beklemek değil; ümitle, azimle yaşamak ve bu hak arama davasında benim, yani hak ve hakikatin hissine kapılarak yapacak şey bana ve hak ve hakikatin aleyhinedir.

Hapislik, karaciğerimizi, akciğerlerimizi, bağırsaklarımızı harap etse de irademizi harap edemez. Bir daha tekrar ediyorum, elimi kolumu bir de sen bağlama kardeşim.

Cümlenizi hasretle kucaklarım, Canım kardeşim Kemal Tahir'im benim...

Müzayede evinin "hiç yayınlanmadı" diye satışa koyduğu mektup, Nazım Hikmet'in 'Kemal Tahir'e 'Mahpushaneye Mektuplar' eserinin 1975 tarihli Adam Yayınları baskısında 367. sayfada böyle yer alıyor.

whatsapp-image-2026-10-29-at-10-02-49.jpeg

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN