9 Ağustos 2020 Pazar
BIST 100
1060.59
%2,53
DOLAR
7,2916
%0,86
EURO
8,5355
%-0,93
ALTIN
477.149
%-0,48
22°/29°
İSTANBUL
Aralıklı bulutlar
29.05.2020  00:53
SON GÜNCELLEME: 
29.05.2020  00:56
Post-hakikat ülkesi
12
+
-
Önce bir hakikatlilikle başlayayım: “Post-gerçeklik” yazmamı beklerdiniz. Ama gerçek hakikat değildir ve hakikat de gerçek değildir.

Rahmetli büyüğüm ve dostum Tarık Buğra karşısında çaresiz kalan TV sunucusu son bir hamle yapıp sormuştu: “Hakikat yerine gerçek dersek ne kaybederiz?” Tarık Bey’in cevabı unutulmaz: “Hakikati kaybederiz!” İşte böyle benim hakikatli okuyucularım... 

PARA VE İKTİDAR HAKİKATI YENER

Neymiş post-gerçeklik? Hakikatin devalue olması. Önemini kaybetmesi. Kimin daha fazla kanalda daha fazla gösterildiğinin hakikatin yerine geçmesine post hakikat diyorlar. Batıda örnek olarak “sigara kanser yapar mı?” münakaşaları gösterilir. Sigara şirketleri kesenin ağzını açar, ağzı açılan keseye iştah duyan birkaç prof., dr., vs’yi televizyonlara çıkarırlar. Sigaranın kanser yaptığının henüz ispatlanmadığını anlatır bu ücretli bilim adamları. Tek onlar çıkarsa insanlar şüphelenir diye mesela böyle üç “uzman”ın karşısına bir de doğruyu söyleyen bir uzman çıkarılır. Doğrucu uzmanın konuşma özürlüsü tercih edilir. Ücretliler onun canına okur ve seyirci sigaranın zararsızlığı kanaatine bir adım daha yaklaşır. 

Hakikati siyasî güçle de devalüe edebilirsiniz. Yeter ki elinizde emir kulu TV kanallarınız olsun. 

Türkiye’de pek olmayacak şeyler anlatıyorum değil mi?

GERÇEĞİN KIYMETİ ABARTILMIŞTIR

Özeti şu: Gerçekle yalanı münakaşa ettirirseniz yalan taraftarları kazanıyor. Karşı iddiayı çürütmeniz gerekmiyor. Sadece tereddüt yaratmanız yeterli. Sonra bastırın parayı, bastırın parayı… Ve yalan gerçeği yeniyor. 

Bu kanser meselesi, sigara içenlerin içmeyenlerden 70 kat (yazıyla yetmiş kat) daha fazla kanser olduğu anlaşılınca kapandı. Artık her paketin üzerinde gerçek yazıyor. Fakat yalanın gerçekle mücadelesi kırk yıl sürdü. 

Bu münakaşa dünyada değil de sırf bizde olsaydı yine hakikat mi kazanırdı? Şüpheliyim. 

Bizde yalan o kadar kötü bir şey değildir. Gerçeğin değeri de biraz abartılmıştır. Eğer bir post-hakikat duvarı olsaydı, hani ses duvarı gibi, biz onu çoktan aşmıştık...

Ne diyordu bir eski başbakanımız: “Siyasetçinin seçimden önce ve sonra söyledikleri aynı olamaz.” Yani halkı kandırmak, ona yalan söylemek hoş görülmelidir.  Ve herkes yapıyor diye ekliyordu, “Bütün dünyada böyledir.” Dedikleri doğrudur. Son kısım hâriç. Dünyada bir siyasetçi bir kere yalan söyleyebilir. Yalan ortaya çıkınca o artık siyasetçi olmaz. Onun ünvanı bundan böyle “yalancı”dır. 

POLİS YOKSA GAZLA

Biz özeliz. Özelliğimizi iki hikâye ile misallendireyim. 

Biri gerçek. Popüler psikoloğumuz Doğan Cüceloğlu’ndan. Ağabeyiyle oturdukları apartmanın kapısından girip asansöre yönelirler. Asansörün kapısına, bir kâğıt yapıştırılmış: “Arızalı.” Cüceloğlular merdivene yürürken içeriye baba yiğit bir komşu girer. Yazıyı okuyup orada duran kapıcıya seslenir: “Ağa, asansör bize de mi arızalı?”.

Gerçek olmayanı da şöyle: Temel ile Dursun, kamyonlarını 5m’nin üstünde yüklerler. Bir tünele gelirler. Tünel girişinin üstünde bir yazı: “Azami yükseklik 4 m.”

Muavinlik görevini üstlenen Temel sağa-sola bakar ve direksiyondaki Dursun’a seslenir: “Polis yok, gazla!”. (Temel ile Dursun’dan özür dilerim. Belki memleketin en akıllılarıdırlar. Fakat fıkraların tadı onlarla çıkıyor.)

Yanımdan bir trafik polis ekibi geçiyor. Arabada dört memur var ve hiç birinde maske yok. Bir Sağlık Bakanlığı (112) ambulansı mahallede bir evin önünde duruyor.

Şoför, hemşire ve hasta yakını. Kimsede maske yok. Bunlar otoritenin yasağa uyma mecburiyeti olmadığı düşüncesi: “Ağa, asansör bize de mi arızalı?”. 

Maskesi çenesine veya boynuna inmiş insanlar görüyorsunuzdur. Yasak sonrası insanların üst üste olduğu çarşı-pazar manzaraları. Bunlar da “Polis yok, gazla” cinsinden. 

DERLER

Nesiller söylenenle yapılanın bir birine uymadığı bir ortamda yetişmişse post-hakikat dünyasına girmeleri daha kolay, daha zahmetsiz; kendiliğinden oluveriyor. 

Virüs var diyorlar. Sosyal mesafe diyorlar, maske diyorlar. İnsanlar pek inanmıyor gibi. Ama mikrofon tutup sorsanız, bülbül gibi tekrarlarlar: Sosyal mesafe korunmalı, maske takılmalı! 

Ne diyordu eski siyasetçi? Dünyanın hiçbir yerinde seçim öncesi söylenenle seçim sonrası yapılan tutmaz. İşte bu yüzden inanmıyoruz. Siyasetçilere de virüse de.

Hangisi daha tehlikeli, bilmiyorum. 

Fıkralarla başladım, fıkrayla bitireyim. Köyün müezzini vefat etmiş. Ezanı okuyacak güzel sesli kimse de gelmiyor köylünün aklına. Musikiyle meşgul olan bir Ermeni dostları hâriç. Çaresiz ona giderler. Agop önce itiraz eder, “İyi ama ben Müslüman değilim. Olur mu?” Neyse rica ederler ve sonunda minareye çıkar: “Allahu ekber… derler…. Eşhedü enne la ilahe illallah.. derler”. Her cümleden sonra “derler”. Ve ezan böyle başlayıp biter. 

Maske… derler. Sosyal mesafe… derler. Demokrasi… derler. Basın hürriyeti… derler. 
 

YORUMLAR (12)
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yazarsever
30.05.2020 01:12
19.47 yazar ve seni keyifle okudum. İskender abi hatta bence ender olarak bulunan bey çok şükür
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.05.2020 22:05
Bir çocuk polisin kırmızı ışıkta geçtiğini görmüş.Ben ise doğduğum şehirde azdaha bir arabanın altında kalıyordum.Suçum yayalar için yanan yeşil ışıkta karşıya geçmek.Elimle arabadakilere yeşil ışığı gösteriyorum.Parka yasak yerde duruyorlar ve beni dövmeğe geliyorlar.Şans eseri karşıdan bana doğru polis geliyor.Tekrar geriye dönüyorlar.Kırmızı ışıkta geçen polis,kırmızı ışıkta geçen lümpen siviller.Al birini,çarp diğerine ki kafaları karılsın.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Türkçe Sözlük
29.05.2020 19:47
MUHAFAZA-KAR: (anlamı) Her şart için kârını muhafaza altına almak adına tüm değerleri evirip çevirerek menfaatine uyarlayan kişi. DİN-DAR : (anlamı) Dinin evrensel hakikatlerini hayatına tatbik etmek yerine dini kendi çıkarına uyarlayarak bahane-mazaret-gerekçelar arasına hapsedip dini daraltan kimse. (Günümüzdeki tanımları.)
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
karar okuru
29.05.2020 19:14
Gerçek olanla, Hakikat olan nedir. karışık bir konu. sırf bununla ilgili bir yazı yazarsanız bilgi sahibi oluruz diye düşünüyorum sayın hocam.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Muhtefi.
29.05.2020 17:28
PostHakikat kanimca Muhafazakarlara çok yakışıyor. :)))...uydur, uydur soyle..gelsin mangirlar,koltuklar vb..
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Adem Saracoglu
29.05.2020 14:37
Keyifle okudum)
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Hüseyin Şenel
29.05.2020 14:14
F.Nietzche’nin,“Sanat gerçekten(hakikatten)daha değerlidir”diye tercüme edebilirmiydik?Yazık oldu giden o kelimelere. Hala gönderiyoruz..Moderatör sıkılmadan diyor ki:Halkımız anlamıyor efendim.Sade konuşun(150 kelime ile) He,bence ne hacet konuşmasına,yüzünün mimiklerine baksınlar daha kolay anlaşılır..Hadi bunu “Siyaset” konuşanlara dedin onu anlarım..Konularının toplamı 150 kelimenin çeşitli varyasyonları.Survivor konuları gibi..İyi de bunu çıkardığın Prof.’a nasıl dersin? Hakaret eder gibi.”Senin bilgi seviyen 150kelimeye sığar?” Prof. çıkarma o zaman.Siyaset konuşanı çıkar.O bilir zaten.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.05.2020 13:22
Güzel bir yazı, elinize sağlık. Yurt dışından ülkemize sıla-i rahme geldik. Kızım 4-5 yaşında ve bir şehrimizin tam merkezinde ailecek geziyoruz. Kızım bana seslenerek baba gördün mü? dedi. Neyi dedim. "Polis kırmızı ışıkta geçti" dedi. Memleketimizi mümkün olduğunca çocuklarımıza güzel göstermeye çalışıyoruz. Bu olay içinde dalgınlık yapmış olabilir eğer bilerek geçtiyse hata etmiştir dedim. Olayı alttan almaya çalıştım. Kurallara önce kamu görevlisi uyacak vatandaş onu örnek alacak. Yoksa işte böyle gelmiş böyle gider der dururuz....
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
İ. Yalçın
29.05.2020 12:06
Basın hürriyeti... derler. Demokrasi... derler. Hukukun üstünlüğü... derler. Güçlünün sözü değil, sözün gücü... derler. Desinler. Derler diyenler de bir gün diyemez olur. Gün ola harman ola.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Pazara düzen yok
29.05.2020 07:42
Yurtdışında yaşıyorum. Coronavirus ilk günlerinde market yapamadım bir süre. Çünkü içeri belli sayıda müşteri alıyorlardı. Sıra beklemek gerekiyordu. Geç kalınca bir şey kalmıyordu alınacak. Türkiye’de pazar yerlerine hiç bir sınırlama yok. Tezgahlar dip dibe. Vatandaş istediği gibi grip çıkıyor. Kendilerinin kontrol etmesini nasıl bekliyorsunuz? Belediyeler hiç bir kural getirmemiş. Eski düzen devam. Halbuki marketler var. Kapatın pazarları. Yada haftada bir kaç gün açın. Çözüm çok. Akıl derseniz hiç yok. Boş laf ise çok.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.05.2020 03:17
Değerli yazar.Ülkemizdeki asansörler hep başta yoksullar,fakirler ve güçsüzler olmak üzere normal vatandaşlarımıza arızalı olarak gösterildi.Yürüyün bakalım merdivenlerden dendi.Hürriyet gazetesinde çalışanların yöneticilerle ayni asansörü kullanması yasak.Düşünün bir kere,günde 8saat temizlik yapan bir emekçi Yalaka başları ile ayni asansörü kullanıyor.Kimin utanması gerekir?
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
karar okuru
29.05.2020 01:17
eski başbakanımız dediginiz çok eski degil daha 2 yıl önceki başbakandı yanılmıyorsam.ne denirki anadoluda bir söz vardır.'süt neyse kaymak da odur'
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
SON DAKİKA HABERLERİ
  • Korona tedavisi gören yaşlı hastayı terk ettiler
    03:12
  • Resmi toplantı AK Parti İl Başkanlığında yapıldı
    03:12
  • Milleti seviyorsan damadını görevden al
    03:11
  • Kontrolsüz tatil!
    03:11
  • Cumhur ittifakının içine girmeyiz
    03:10
  • Sakarya'da abi-kardeş dehşet saçtı
    03:10
  • Yüzde 51 için yola çıkıyorum
    03:09
  • Hakaret nedeniyle istifa eden işçiye çifte tazminat
    03:09
  • Bu bir deprem mi yoksa dünyanın sonu mu?
    03:08
  • 60 kişiye bulaştı, 7 kişi öldü
    02:55
  • Gösteri hakkını destekliyoruz
    02:48
  • Göstericiler bakanlık binasını bastı
    02:45
  • Mardin'de kısmi sokağa çıkma yasağı kararı
    02:23
  • Rektör hakkında soruşturma başlatıldı
    02:16
  • Türkiye’nin UNESCO hat dosyasına İran’dan itiraz
    02:07
YUKARI