Günümüzde milyonlarca akıllı telefon kullanıcısının şikayet ettiği sosyal medya bağımlılığı sorununun temelinde, 2006 yılında iyi niyetle yazılan bir kod dizisi yatıyor.
Uyuyacağını söyleyip yatağa giren ancak 'bir bakmışsın gece saat 3 olmuş' diyenlerin, saatlerce Tiktok ve Reels videoları kaydırması aslında iradesizlikten kaynaklanmıyor.
İnsanların ekran süresi kısıtlama çabalarını boşa çıkaran bu özellik, temelde beynin en zayıf noktalarını sömüren kusursuz bir algoritma mantığı ile çalışıyor.
Uzmanların sıkça tavsiye ettiği dopamin detoksu süreçlerini sabote eden sonsuz kaydırma (infinite scroll) teknolojisi, başlangıçta internetteki eski tip galerilerde yaşanan sayfalama zorluğunu aşmak için tasarlandı.
Apple firmasının efsanevi Macintosh projesini yaratan Jef Raskin'in oğlu Aza Raskin, internet sayfalarında 10 tane fotoğrafı teker teker tıklayıp altındaki paragrafları okumaktan nefret ediyor, sayfaların kesintisiz bir okuma döngüsüne sahip olması gerektiğine inanıyordu.
Bu yüzden sayfaların sonuna gelindiğinde yeni sayfaya otomatik bağlanan ve sonsuz geçiş sağlayan bu sistemi icat etti.
MASUM BİR İCADIN CANAVARA DÖNÜŞMESİ
Aza Raskin'in okuyuculara masum bir kolaylık sağlamak amacıyla geliştirdiği kod, milyarlarca dolar değerindeki teknoloji şirketlerinin elinde daha yüksek kâr amacıyla zamanla devasa bir canavara dönüştü.
Şirketlerin benimsediği bu değişimin arkasındaki psikolojik mühendisliği anlamak için Cornell Üniversitesi'nin 2005 yılında yaptığı ünlü dipsiz çorba kasesi deneyine bakmak gerekiyor.
Araştırmacılar, denekleri iki gruba ayırdı ve birinci gruba normal bir kasede çorba verirken, ikinci gruba altından boruyla bir mekanizmaya bağlı, kendi kendini sürekli dolduran dipsiz bir kase verdi.
Deney sonucunda, bu durumu bilmeyen ikinci gruptaki kişilerin yüzde 73 daha fazla çorba içtiği ve doyduklarını asla anlamadıkları ortaya çıktı.
Çünkü beyinleri, kase bitti sinyalini hiçbir zaman alamıyordu.
Instagram'da riskli içerik arayan gençlerin ailelerine bildirim gidecek
SLOT MAKİNESİ ETKİSİYLE GELEN BÜYÜK BAĞIMLILIK
Sosyal medya devleri, dipsiz kase deneyindeki psikolojik zaafı keşfederek sonsuz kaydırma özelliğini platformlarına entegre etti.
Sayfaların sonundaki fiziksel sınırları kaldıran bu şirketler, telefonlarımızı görsel bir dipsiz kaseye çevirdi.
Bu yetmezmiş gibi sistemi bir de slot makinesi etkisiyle birleştirdiler.
Her kaydırma hareketinde karşınıza ne çıkacağını, bir kedi videosu mu, mizah videosu mu yoksa bir futbol maçı mı geleceğini bilmiyorsunuz.
Bu öngörülemezlik ve belirsizlik durumu, beyinde devasa bir dopamin patlaması yaşatarak kullanıcıları tamamen bağımlı hale getiriyor.
PİŞMANLIK DUYAN MUCİTTEN İNSANİ TEKNOLOJİ HAMLESİ
Sistemin mucidi Aza Raskin, yıllar sonra BBC kanalına verdiği röportajda icadının nasıl büyük bir silaha dönüştüğünü itiraf etti.
Aza Raskin, arayüzlerin üzerine sanki davranışsal uyuşturucu serpiştirildiğini ve kullanıcıları tekrar tekrar ekrana geri getiren şeyin tam olarak bu olduğunu belirtti.
Sadece bu sonsuz kaydırma özelliği yüzünden insanoğlunun bir günde yaklaşık 200.000 insan ömrü kadar vaktini ekran karşısında çöpe attığı ifade ediliyor.
Duyduğu büyük pişmanlık ve suçluluk hissiyle harekete geçen Raskin, Silikon Vadisi devlerine karşı savaş açarak İnsani Teknoloji Merkezi'ni kurdu.
Bugün bu merkez, teknolojinin insanlığı daha fazla sömürmemesi için yoğun bir çaba harcıyor.
Yazdığınız belirli kelimeler Whatsapp üzerinden polis radarına takılıyor
