Erdoğan’dan sonrasını Erdoğancılara tartıştıran cesaret

Sorunun AK Parti mahfillerinde yüksek sesle konuşulmaya başlaması yeni. Ama tartışma aslında eski.

Siyaset, epeydir Erdoğan’ın bir dönem daha aday olup olamayacağı ve nasıl tekrar Cumhurbaşkanı seçilebileceği etrafında dönüyordu.

İktidar ortakları, erken seçim yapmayı reddettiği için mesele daha da karmaşık bir hâl almıştı. Öyleyse bir dönem daha adaylığı Anayasa’ya göre imkansızlaşırdı.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, başından beri çözümler geliştirse de denemeleri yetersiz kalıyor.

Senaryoları bir bir çalışmak gerek, diye yerli ve milli Shakespeare’lerimizi kaçtır göreve çağırıyorum. İşin içinden ancak onların çıkabileceğini son 5 yılda en az iki kere yazdım.

SHAKESPEARE BİLE ONLAR KADAR CESUR DEĞİLDİ

Shakespeare, Bakire Kraliçe devrinde yaşadı. Elizabeth’in yaşı ilerlemişti ve tahtını bırakacaĝı bir vâris getirmemişti dünyaya.

Büyük ozan da oyunlarında sürekli bu veliahtsızlık sorununa, tahtın nasıl el değiştirebileceğine kafa yordu.

Farklı isimler altında anlattığı, Elizabeth’ti ve İngiltere’yi bekleyen gelecekle ilgili belirsizlikler.

Oyunun kahramanı, tereddüt eder de kararını geciktirirse nasıl sonuçlanırdı? Aceleyle erken davranırsa nasıl bir sona varırdı? Bunlarla yattı kalktı. Her ihtimali senaryolarında işledi.

Fakat hep başka isimler altında. Çünkü pabuç pahalıydı. Shakespeare’in dramları o yüzden ya tarihte ya İngiltere’den başka yerlerde geçti.

Türkiye’de ise Erdoğan sonrasıyla ilgili belirsizliği ortadan kaldırma tartışması birden hız ve cesaret kazandı. Görülmemiş bir hız ve cesaret.

Yerli, milli Shakespeare’leri bizdeki belirsizliği çözmeye çağırmıştım ama şakayla karışıktı. Şimdiden ve bu kadar ciddiye bineceğini ummazdım.

Çok şükür Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın varisleri var ama İngiltere gibi babadan oğula devredecek bir taht bizde yok ki hanedan içinde veliaht aransın.

Zaten öne atılan AK Parti’liler de iktidar değişmeden kalsın diye aile içinden seçilebilecek aday beğeniyorlar. Yoksa tahta oturtmaya veliaht bakmıyorlar.

Şamil Tayyar, Erdoğan adına bürokrasiyi kontrol etmek ve partiyle halkın irtibatını sağlamak için, damadı Berat Albayrak’ı güçlü bir göreve atamaya çağırdı.

Mücahit Birinci de karşı bir öneriyle, babasından sonra Cumhurbaşkanlığına ve partinin başına Bilal Erdoğan’ı daha uygun gördü.

Shakespeare, onlar kadar açık ele alamamıştı konuyu.

Cesaretleri oldukça anlamlı. ister zamanının geldiğine inanmalarından alsınlar, ister önerdikleri isimlerin gücüne güvenmelerinden. Bu cesaret, bir şey söylüyor bize.

Yine de Bahçeli hoşlanmadı, bunları Erdoğan’ın yerine aday arayışı olarak değerlendirdi ve doğru bulmadı.

BAHÇELİ’NİN GİDERMEDİĞİ BELİRSİZLİK

MHP liderine göre, önemli olan hem seçimlerin zamanında yapılması hem de şu anda tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşması.

Oysa seçimleri zamanında yapma ısrarı, Erdoğan’ın adaylığıyla ilgili belirsizliği gidermiyor. Çözülecek düğüm orada.

Bahçeli’nin şu ifadesi de manidar:

“Değişik isimlerin yeni aday olarak ortaya çıkarılması” da “millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmesi” de “doğru değildir”.

Arkasından adayımızın Erdoğan olduğu bellidir, diye bitirse belki kafalar karışmayacak.

Halbuki Bahçeli, sözlerini “Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız” diye noktalıyor.

Böylece aday arayışı veya tartışması, kesileceğine büyümeye devam ediyor.

ERKEN SEÇİM MUAMMASI

CHP, erken seçim karşılığında Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünü açmaya razıydı. Tabii sandıkların geçen yıl kurulması şartıyla.

MHP lideri Bahçeli ise Özgür Özel’e o kapıyı şöyle açtırmamıştı:

“Bu hafta erken seçim kararı alalım, diyor. Sanki pazara çıkmış soğan, patates alıyor. Özgür Bey, bırak bu işleri. Hesabını kitabını da seçimlerin zamanında yapılmasına göre planla ve hazırlan... Seçimlerin erkene alınması diye bir şey yoktur. Buna ihtiyaç da yoktur ve gerek de yoktur.”

Peki yeniden adaylığın önü nasıl açılacaktı, yeni Anayasa’yla mı?

Bahçeli ona da kapıyı kapatmıştı. “Terörsüz Türkiye hedefini, yeni Anayasa ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesi kapsamında değerlendirmesi gâfilce bir saptırmadır ve yalandır” demişti.

AK Parti ve MHP liderleri, seçimi zamanında yapma kararlılığını sürdürüyor.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Uçum, bir ay öne çekip seçimi 16 Nisan 2028’de yenilemeyi teklif etti en son.

Bahçeli hemen bu teklifin de erken seçim gibi anlaşılmamasını, zamanında seçimden bir farkı olmadığını belirtti.

Erdoğan nasıl aday olacak, sorusunu tüm gizemiyle ortada bırakıyor.

Haksız mıyım, tam Shakespeare’lik bir muamma.

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.