Gülizabeth deme lazım olur
Sisi ve Esad'la ipleri koparmanın yanlışlığı, 10 yılda anlaşıldı. Ekonomide makulden kopuşun yanlışlığı ise 5 yılda. İktidar ancak ikna oldu.
"İpleri koparma, lazım olur" diye bir Japon atasözüne dayanarak yanlıştan dönülmesi ne esprilere vurulmuştu.
'İpleri koparmayalım, lâzım olur' diye baştan uyaranlar dinlense dış politikada o 10 yıl, ekonomide de o 5 yıl kaybedilmezdi.
Mehmet Şimşek'in arkasından çalınmadık teneke mi bırakılmıştı. Ne hainliği kalmıştı ne mandacılığı ne de küresel tefecilere çalıştığı. 2018'de 'hain' dedikleri, 2023'te lazım oldu.
"Bebecan deme, lazım olur" şamatası oradan çıkarılmıştı.
"Hain deme, lazım olur" takılmaları doğrulandığına göre her şey mümkün.
Olan olduktan sonra yanlıştan dönülmesini, bedelini ödeyenlerin çoğunluğu şimdiye sorun etmedi.
İktidar da yanlıştan dönüşlerini başarı olarak satabildi o yüzden. Zafer kazanmış, bileğini bükemeyenleri kapısında kuyruğa sokup el öptürmüş, batırmayıp kurtarmış, haklı çıkmış, dediğine gelinmiş tafralarıyla...
Seçimde çoğunluk, bozduğunu düzeltsin diye iktidara yine, yeniden bir şans daha verdikçe yapacak bir şey yok.
Fakat devlet yönetiminde yüzyıllık, binyıllık planlar bu öngörüyle yapılıyorsa yandı gülüm keten helva.
İPLERİ KOPARMA LAZIM OLURMUŞ
Şara'nın Esad'ı devirmesinden daha 5 ay önce, bir cuma çıkışı şunları söylüyordu Cumhurbaşkanı:
“Zamanında Sayın Esed’le ailece nasıl görüştüysek yarın yine olmaz diyemem... Suriye’nin iç işlerine karışmak gibi bir derdimiz asla yok...”
Mısır’la, Suud’la, Emirlikler’le, Suriye’yle ipleri koparırsak bir gün yine lâzım olacağı baştan belliydi oysa. Riskler öngörülemez değildi.
Ama iktidar, uyarılara kulak asmadı. Uyaranları ise kendi ülkesine karşı terör kışkırtıcılarını, darbeci ve katil düşmanları tutmakla suçladı.
İpleri koparmanın yanlışlığını iktidarın kabul etmesi 10 yıl aldı. Ancak uyaranların haklı, uyarıların doğru çıktığını yine inkâr etti, kabule hiç yanaşmadı.
Erdoğan, "sayın kardeşim Sisi”yle barışmanın gerekçesini şöyle açıklamıştı:
“Çünkü Mısır, Emirlikler ve diğerleriyle onca yıllık sıkıntıdan bize karşı yararlananlar oldu. Fırsata çevirdiler, bu ülkeleri onlara kaptıramazdık. Tokalaşınca menfaatlerini bozduk, ondan rahatsızlar...”
Meğer yanlışlarımızdan başkaları yararlanıyormuş.
'Monşer’lerin dediğine gelinmesi 10 yıl sürdü.
Demek ki oyunları bozuyoruz, coşkusuyla bozduğumuz tek şey çıkarlarımızdı.
Artık bizim borumuz ötecek, bölge bizden sorulur, küresel güç olduk, diye bir hışımla kapıyı yüzlerine kapattıklarımızın kapısını çalıp el uzatmayı eleştirmiyorum. Kastım o değil.
Yanlışta ısrardansa dönülmesini tercih eder, desteklerim. Ama ders çıkarmak, hataları tekrarlamamak kaydıyla.
EMPERYALİST DEDİĞİMİZ LAZIM OLUNCA
Rusya'dan S-400 almanın yanlış, F-35'lerin doğru ve NATO'nun gerekli olduğunu da 10 yılda anlamış görünüyor iktidar.
Rusya ve S-400'ler o kadar iyi, NATO'yla ABD ve F-35'ler de o kadar kötü değilmiş aslında.
Trump'ın jest paketinde F-35'lerle KAAN'a jet motoru satışı ve koyduğu yaptırımları kaldırma sözünün olmasına seviniyoruz şimdi.
Amerikan Başkanı Trump bile olsa sevgi ve saygısını kazanmakla gurur duyuyor iktidarımız.
Trump'ın güçlü liderliğimizi överken aferin çeker gibi böbürlenmesi de zora gitmiyor. Hatırını sayarak, ricasını kırmayarak, nazının geçtiği sâdık dost olup sözünden çıkmayarak, ayağına kırmızı halı sererek, NATO liderlerinin inmesi için yapılan havaalanında bir binaya adını vererek, Rahip Brunson'ı bir telefonuyla hapisten bırakarak, Amerikan bayrağı renklerini köprüye yansıtarak, jestlerini karşılıksız bırakmayarak dostluğunu kazandığımızı keyifle söylemez mi ikide bir!
Sevindirik oluyor iktidar fedaileri. Tuhaf bir gururla doluyor göğüsleri.
"ABD Erdoğan'ı istemiyor, operasyon çekiyor, biz burada emperyalizmle savaşıyoruz" modundan çıktılar. "ABD Erdoğan'ı seviyor" modunu geri açtılar.
Bildiğimiz, bilmediğimiz jestlerle karşılık verince dün de saygı ve sevgilerini kazanabilirdik, niye bozuştuk öyleyse, az daha NATO'dan çıkacaktık...
"Emperyalist deme, lazım olur" noktasına da gelmiş bulunuyoruz.
Millete yine, kaybettirilen 10 yılın üstüne bir bardak soğuk su içip zarar ziyanı sineye çekmek kalıyor.
Baştan uyaranlara emperyalizmin uşağı, onun aparatı, bunun projesi, ABD aşığı, dış güçlerin ajanı, Batı hayranı, Trump'ın adamı, Kraliçe'nin Gülü, Gülizabeth filan da dememeliymiş bakın, lazım oluyor böyle.
