Tefeci kurbanlarının sesini kim duyacak?

İlhami Işık bir sosyal yardımlaşma fenomeni hâline geldiği için, X’teki çığlığı hemen yankı ve karşılık buldu.

Cafede çalışan oğlu her nasılsa tefecilerin eline düşmüş, çığ gibi katlanan faizin altından kalkamamış, tehdit ve tacizlere dayanamayıp ortadan kaybolmuş, tehditlerle baş başa kalan eşi intihara kalkışmış, hayatları kararmış, ocakları sönmek üzereyken baba haberdar ediliyor...

Biriken borcu bilmiyoruz. İlhami Bey, varlıklı insanlar için küçük ama kendileri gibi garip gureba için ödenemeyecek kadar büyük olduğunu yazmış.

Tanıdık geliyor hepimizin kulağına, tefecilik ne sadece bugünün sorunu ne de sadece Işık ailesinin sorunu.

İlhami Bey’in imdat çığlığını dostları, sevenleri duydu; el uzatmak için dayanışma çağrıları yapıldı. Emniyet devreye girdi, kayıp evladı canına bir şey gelmeden bulundu.

Usta sanatçı Ahmet Güneştekin, eski dostu İlhami Işık’ı yalnız bırakmayacağını açıklarken tefecilere ne olacağını soruyordu.

Bir de orası var tabii...

Işık ailesinin seveni çok, duyarsız kalmadılar, bulaştıkları tefecilerle ilgili adli süreç de işleyecektir.

Ama ya diğer kurbanlar, onları başka tefecilerin eline düşmekten kim kurtaracak?

Önemli olan, tefecilerin can yakmaya devam edemeyeceği önlemleri almak. Sıradaki mağdurların canını, hayatını ve ocağını bu kan emicilerden korumak.

Emniyet Genel Müdürlüğünün sitesinde tefecilik suçu şöyle anlatılıyor:

Bir: “İnsanların finans kuruluşlarından çeşitli nedenlerle kredi temin edememeleri ve içinde bulundukları ekonomik durumun aciliyeti nedeniyle ‘tefeci’ olarak adlandırılan kişilere başvurdukları görülmektedir.”

İki: “Tefecilik Suçu, TCK’nın 241.maddesinde ‘kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır’ şeklinde düzenlenmiştir.”

Ve üç: “Bu suç türünün kanunlaşmasıyla ekonomik ve ticari hayat ile toplumun korunması amaçlanmıştır.”

Demek topluma karşı bir suç bu. Âcil paraya sıkışıp dara düşenlerin çaresizliğini sömürüyorlar. Yasal faizle borç para alamayanları tezgahlarına düşürüyor ve yasa dışı korkunç faizle borç verip ödeyemeyince de ellerinde avuçlarında ne varsa çöküyorlar.

Bozuk ekonomide çaresizlerin sayısı patlarken tefeci sayısında da patlama yaşanması kaçınılmaz öyleyse. Her pazarda, her çarşıda pıtrak gibi bitiyorlar.

Tefeci kurbanları, aynı zamanda ekonomideki bozulmanın kurbanları. Seslerini kim duyacak? Savcıyla, polisle düzeleceğe benzemiyor.

YASAL FAİZ BUYSA YASA DIŞI OLANI DÜŞÜNÜN SİZ

Toplumu saran, yaygın ve yıkıcı bir büyük belâdan söz ediyoruz.

Tefecilik, ihbar veya şikayete bağlı bir suç değil. Savcılar kendiliğinden harekete geçebiliyor, polis operasyonlarla elden geldiğince topluyor. Fakat mevcut ekonomik koşullarda yetmiyor anlaşılan.

Kaç tefeci yakalanıyor, kaçı içeride? Adli istatistiklere ulaşamadım.

Şu kadar ilde birden düğmeye basıldı, onlarca kişi gözaltına alındı diye operasyon haberleri sık çıkıyor. Yine de kökleri kazınamıyor, temizlenemiyorlar işte.

Nasıl bir âfetle karşı karşıya olduğumuzu şuradan anlayın...

Merkez Bankası eski başekonomisti Hakan Kara, X hesabında dünyanın en yüksek yasal faizini veren 5 ülkeyi paylaştı.

Resmi faiz sıralamasına göre Türkiye, Venezuela’dan sonra dünyada ikinci. Bizi Zimbabwe, Arjantin ve Nijerya izliyor.

Küresel çapta en yüksek resmi faiz oranı, yüzde 59. En düşük yüzde 26. Bizdeyse tabelada yüzde 37 yazarken fiili olarak yüzde 40’larda.

Küresel tefeci çetelerine, faiz lobisine karşı ekonomik bağımsızlık savaşı hiç başlatılmasa mıydı? O mücadeleyi şahlanarak kazanmadan önce çok daha iyiymişiz.

Yasal faizle kanımızın emilmesine AK Parti’nin ekonomi kurmayı Nihat Zeybekçi de artık isyan etmişti. Dümdüz demişti ki:

“Yüksek faizle 2024 başında 100 bin dolar, yıl sonunda 125 bin dolar oldu. Bu Türkiye’nin damarlarından çekilen kandır. Hazinenin, devletin değil işçi, emekli, memur, sanayici, esnaf, üretici ve çiftçinin damarlarından çekiliyor.”

E yasal faiz böyleyse yasa dışı tefeci faizi halkı nasıl eziyor, varın siz düşünün.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.