Papatya falı bakar gibiyiz: Bitecek mi, bitmeyecek mi?

Ne oldu, İsrail-ABD cephesi İran’a açtıkları savaştan vazgeçti ve müzakere masasına oturdu mu?

Trump “Evet, aynen öyle oldu, beş gün dolduğunda göreceksiniz” anlamına gelen sözler sarf ediyor, İran onu yalanlıyor, Netanyahu ise denilenlere aldırmıyor ve hem İran’daki hedeflerine saldırıyor hem de Lübnan’dan bir parçayı kendi topraklarına katma çabasında…

Dünya da bu vodvili seyrediyor…

Pek çok insan süregiden savaş yüzünden eskisinden daha fakir hale geldi, kurumlar varlık sebeplerini kaybetti, ülkelerin ekonomileri de kolayca tamir edilemeyecek darbeler aldı.

Acaba Trump ve çevresiyle Netanyahu ile yakınlarının durumları bu beş gün içerisinde nereden nereye geldi?

Tabloya yakından bakalım…

İsrail’den ve ABD’nin bölgedeki üsleri ile gemilerinden ilk füzeler İran kentleri üzerine 28 Şubat günü atılmaya başlandı.

Hiç kuşkusuz İran böyle bir saldırıya maruz kalacağını bekliyordu, ama saldırının o gün yapılacağını bilmediğini dini lider Ali Hamaney ile 50’ye yakın üst düzey şahsiyetin düşen füzelerle hayatlarını kaybetmelerinden çıkarabiliyoruz.

Kim/ler biliyordu?

Yine hiç kuşkusuz, Trump ve Netanyahu ile onların yakın çevresinde bulunanlar…

Savaş daha önce tanığı olunan savaşlardan çok farklı bir seyir izliyor…

Bir gün, İran’da rejimin değişmesiyle savaşın biteceği duyuruluyor ve rejimin öndegelen isimleri teker teker hayatlarını kaybedince amaca ulaşıldığı için sona yaklaşıldığı düşünülürken, ertesi gün savaşa devam için yeni gerekçeler icat ediliyor…

Önce ABD’nin beş şart ileri sürdüğü duyurulmuştu, önceki gün şart sayısı 15’e çıkartıldı.

Son İranlı yok edilene kadar” denildiği duyulunca savaşın hiç bitmeyeceği düşünülürken, hemen ardından Trump’ın amacın gerçekleştiğini bildirmesiyle gün sayılmaya başlandı.

Dünya lideri olma iddiasındaki bir ülkenin, kendisini ‘barışçı’ olarak tanıtarak seçim kazanmış ve hemen ‘Nobel barış ödülü’ne talip olmuş başkanı, çoluk çocuğun hayatlarına mal olacak kirli bir savaşı çıkartır ve yalan olduğu hemen anlaşılacak söylemlerle süreci yönetir mi?

Cevabın doğrusu şu: Gördük, evet yönetiyor…

Trump sürecin başından beri, üç haftadır defalarca, yalan olduğu ya aynı gün ya da en çok ertesi gün ortaya çıkacak açıklamalarda bulundu.

En yakın müttefiklerini bile boşa çıkartacak açıklamalar…

En son örnek, aralarında İsrail ile ‘İbrahim Mutabakatı’ çerçevesinde yakınlaşmış Körfez ülkelerinin, Mısır ve Ürdün gibi barış anlaşması ile İsrail’in varlığını tanımış ülkelerin ve bu arada Türkiye’nin de dışişleri bakanlarının Riyad’da yaptıkları toplantı…

Katılan 19 ülkenin savaşı bitireceğini sanarak bu işe soyunduklarını sanıyorum.

Savaşı bitireceğini sandıkları, saldırganları görmezden gelerek ikincil önemdeki tahribatı ön plana alıp saldırılanı suçlamalarından belli…

Riyad mutabakatına katılan ülkelerden bazılarının -Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın- iki tarafı savaşı bitirmeyle sonuçlanacak bir müzakereye razı etmek için devreye girdikleri de anlaşılıyor…

Trump’ın son ‘5 gün’ ilanı üç ülkenin girişimi üzerine yapıldığı da belli…

Sonuç alabilecek bir girişim mi bu?

Muhataplar kendileri kadar saf niyetli olsalardı neden olmasın?

Oysa, ABD ve özellikle de İsrail, savaşı başlatmadaki gerçek niyetleri hayata geçmeden durmak niyetinde değil…

İsrail’in gerçek niyetinin ne olduğunu söylemeye gerek yok, ama yine de hatırlatayım: Sınırlarını mümkün olduğu kadar genişletmek ve o sınırlar içerisindeki Filistinli varlığını dalga dalga sona erdirmek…

Gazze’dekiler Mısır’a, Batı Şeria’dakiler Ürdün’e…

Lübnan’ın Litani nehrine kadar kısmı ile Suriye’den Golan’dan sonra Kuneytra’yı da İsrail’e ilhak…

Bir de şu: Geride, bölge ülkelerini sürekli rahatsız edecek suni yapılanlamalar bırakmak…

ABD’ye bu dengede ne düşüyor olabilir?

Her günü 2 milyar dolara mal olan bir savaşa itildi ABD; bu sebeple ekonomik denge bozuldu. Enflasyon.. Stagflasyon… İflaslar… İşsizlik…

ABD’yi bekleyen bu tablo.

Trump ve çevresinin ise, savaşın ilk gününden başlayarak bugüne kadar yapılan birbiriyle çelişen açıklamalar sebebiyle, sürekli altüst olan piyasalardan paylarına hayli yüklü kârlar düşüyorsa şaşırmam.

Petrol fiyatının varili 60 dolardan 120 dolara tırmanması, sonra 100 dolara gerilemesi, bir adım ileride yeniden tırmanışa geçmesi…

Borsa hisse senetlerinin de bir gün yükselirken ertesinde düşmesi, sonra yeniden yükselmesi…

Olabilecekleri önceden görme noktasında bulunanlar için herbiri ekstra kâr kapısı bunların…

İsrail’in niyeti, onların da iştahları tatmin olana kadar bu savaşı bitirmezler…

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.