Bir Umut
Süper Lig'de uzun süre yenilmezlik serisi yakalanınca hocaya güven duymaya başlanmıştı. Ancak son dört haftada gelen başarısız sonuçların ardından başkan Sadettin Saran’ın sert açıklamaları, işlerin hiç iyi gitmediğini ortaya koydu.
Ültimatom verdim, gereği yapılacak.”
Fenerbahçe’nin son bir ay içinde sekiz farklı dizilişle sahaya çıkması ise başlı başına bir handikap oldu. Bu süreçte Kasımpaşa, Antalya ve Karagümrük karşısında tam 7 puan kaybettiler.
Stoper hattında yaşanan sorunlara, gol yükünü sırtlayan Talisca nın sakatlığı da eklenince İtalyan teknik adam kendisini adeta bir girdabın içinde buldu.
Aslında dünyanın en iyi takımını alın, bir ay içinde sekiz kez dizilişi değiştirin; o takım bile mutlaka arıza verir. Nitekim arızalar da en kritik anlarda ortaya çıktı. Şampiyonluğa oynayan takım bir anda ikinciliği kurtarma mücadelesi veren bir görüntüye büründü.
Dün akşam Gaziantepspor karşısında Tedesco yine farklı bir dizilişle sahaya çıktı. Elindeki en sağlam hücum hattı olan Nene, Musaba, Asensio ve Cheriff dörtlüsü sahadaydı. Ancak savunma hattındaki tercihler düşündürücüydü.
Belki de daha düşündürücü olanı taraftarın takıma sırtını dönmesiydi. Uzun zaman sonra tribünlerde böyle bir tablo görüldü. Gerçek ültimatomu veren sanki taraftar olmuştu.
Salı akşamı 20.45 teki tablo, geçen cuma günü aynı saatteki tabloya göre biraz daha iyiydi. Fenerbahçe iki gol yememiş, üstüne bir gol atmayı başarmıştı. Oyun gücü çok değişmemişti, sahadaki en büyük fark Asensio nun varlığıydı. İspanyol oyuncu, oyunu okuma ve yönlendirme konusunda yine etkiliydi. Nene, Cheriff ve Musaba da gayret edince takım pozisyon bulmaya başladı.
Tayyip Talha’nın kafa vuruşu gol olsaydı çok farklı şeyler yazıyor olabilirdik.Yine bir yan top organizasyonunda sarı-lacivertliler rakibine kolay bir vuruş fırsatı verdi.
Sıkıntıyı çözen gol ise güzel bir organizasyonun sonucunda geldi. Musaba’nın başlattığı atak, Sidiki’nin driblingi ve Nene’nin bitirişiyle tamamlandı. Fenerbahçe üç pasla çıkarak kontra ataktan golü buldu.
Bu üçlü geniş alan bulduğunda gerçekten etkili oluyor. Ancak kapanan savunmalara karşı zorlandıkları bir gerçek.
Tedesco ikinci yarıya Levent Mercan–Mert değişikliğiyle başladı. Bu değişiklik sakatlıktan mı kaynaklandı, yoksa İtalyan hocanın taktik alışkanlıklarından mı, bunu kestirmek zor.
VAR incelemesi sonrası gelen penaltı golü Kadıköy kabusunu yeniden başlatır mı diye düşünürken, yaşıyla ilgili çeşitli söylentiler dolaşan Kante sahneye çıktı ve golünü attı. Fransız oyuncu takıma uyum sağlamaya başladığını da böylece gösterdi.
Kontra ataktan gelen Nene golleri ise Fenerbahçe için umudu yeniden yeşertti. Malili golcü yaptığı hat-trick ile gecenin yıldızı oldu.
Sarı-lacivertliler, küçük de olsa bir umutla şampiyonluk iddiasını sürdürdü milli araya moralli girdi.
Gaziantepspor bu sene sarı lacivertlilerin can simidi haline geldi. Üç maçta 12 gol yediler. Kupadan sonra ligde de tutunmalarını sağladılar. Burak Yılmaz bu sefer bakalım suçu kimde bulacak.
Sultan Tedesco’nun durumu
İki ay önce sarı-lacivertli taraftarlar ve camia, İtalyan teknik direktör için bu benzetmeyi yapmaya başlamıştı. O günlerde “Sultan” yakıştırması bir övgüydü. Bugün gelinen noktada ise aynı sultanın kellesi isteniyor.
Başarısızlık yaşandığında ilk kurbanın teknik direktör olması gerektiği düşüncesi neredeyse değişmez bir kural gibi işliyor.Rakamlar da bunu açıkça gösteriyor.
Son sekiz yılda tam 12 teknik direktör değişti. Bunun yanında yaklaşık 200 futbolcu transferi yapıldı. Kulüpte iki başkan değişti.
Son dört yılda yapılan transferlerden geriye sadece iki oyuncu kaldı. Onlardan biri şu anda hapiste, diğeri ise kiralık olarak başka bir takıma gönderilmiş durumda…
Samandıra ve Kadıköy çevresinde hâkim olan “sizdenim ama düşerseniz ilk ben vururum” anlayışı, kulübün en büyük problemlerinden biri hâline gelmiş durumda. Sosyal medyada etkileşim peşinde koşan yorumcular, eski futbolcular ve eski yöneticiler de bu ortamı daha da zehirli hâle getiriyor.
Bu nedenle çözümün teknik direktörü değiştirmek olduğunu düşünmüyorum. Asıl çözüm, Fenerbahçe’de teknik direktörlerin sürekli sorun yaşamasına neden olan yapısal problemleri ortadan kaldırmaktan geçiyor.
