Karabüklü Tudor, Alanyalı Farioli
Süper Lig, teknik direktörler için bir “öğütme makinesi” olmaya devam ediyor.
Türkiye’de taraftar baskısı, medya eleştirileri ve siyah pabuçlu adamların yönetimsel kaosu arasında “başarısız” ilan edilerek bavulunu toplayan isimler, kısa süre sonra kendilerini dünya devlerinin kulübesinde buluyor.
Bizim Türk teknik direktörlerin durumu nasıl, diye sorarsak; onlar da belirlenen listenin dışına, sınırların ötesine kendilerini atamıyor.
En iyisi olarak gösterilen Fatih Terim, Arabistan Ligi’nde 23 maça; Panathinaikos’un başında 26 maça çıktıktan sonra geri gönderildi.
Üç yıl üst üste şampiyonluk yaşayan Okan Buruk için Avrupa piyasasından bir teklif yok.
Zor göreve soyunan, Ukrayna’nın (Shakhtar Donetsk’in) çiçeği burnunda teknik direktörü Arda Turan, şimdilik yoluna devam ediyor. Bunun sebeplerinden biri; Avrupa’da futbol oynarken Diego Simeone, Luis Enrique gibi bilgili ve başarılı hocalarla çalışmış, onlardan bir şeyler kapmış olmasıdır.
Süper Lig’in teknik direktör raporuna dönersek; bu sezon 20 teknik adam değişikliği oldu. Beş kulüp üçer teknik adamla mesai yaptı: Antalyaspor, Gençlerbirliği, Fatih Karagümrük, Eyüpspor ve Konyaspor.
En istikrarlı birlikteliği Galatasaray ile Okan Buruk yaptı. Onu, Göztepe’de Stoilov takip ediyor. Bu sezon koltuklarını koruyanlar ise Fatih Tekke, Selçuk İnan ve Joao Pereira oldu.
Kocaelispor, Selçuk Hoca için sabretti ve meyvesini almaya başladı. Yedi haftada puan alamayan Körfez ekibi, 7. sıraya kadar yükseldi. Alanyaspor ise bütçesi düşük olmasına rağmen Portekizli hocasıyla iyi işler çıkarıyor.
Fatih Tekke başarılı; ancak camiası onu her an hedef tahtası hâline getirebilir. Bu hafta yönetime yönelik istifa söylemleri başladı.
Samsunspor transfer tahtası kapalı olmasına rağmen elindeki kadroyla takımı Avrupa’ya götüren Thomas Reisi gönderdi. Gönderen başkanın sitemleri sadece Alman hocanın suçu varmış gibi lanse edildi. Aynı hoca bu takımla başarılar sağlama dımı? Neyse taraftar alkışlayarak hocayı uğurladılar.
Gençlerbirliği'ni düşme potasından çıkarıp biraz nefes almasını sağlayan Metin Diyadin’in sözleşmesi tek taraflı feshedildi.
Ülkemize gelip bu işi anlamıyorlar deyip gönderdiğimiz nice isimler var.
Mancini, Mourinho, Bilic, Rijkaard.
Yanlışlıkla, Guardiola, Arteta, Ancelotti gelse bunları tefe koyup göndeririz!
Fenerbahçe ile şampiyonluğu bir puanla kaçıran Jorge jesus "büyük maçları kazanamıyor" diye gönderildi. Tecrübeli hoca, Al-Hilal ile futbol tarihinin en uzun galibiyet serisi rekorunu kırarak dünya futbolunun gündemine oturdu.
Benzer bir senaryoyu Vitor Pereira ile de yaşadık. Fenerbahçe’de iki farklı dönemde görev alan ve her iki gidişinde de “yetersiz” görülen Portekizli hoca, Türkiye kapısından çıkar çıkmaz rotasını Çin’e, sonrasında Güney Amerika’ya gördüğü saygının ardından Premier Lig takımlarına çevirdi. Perşembe günü yeni takımıyla ülkemize gelecek.
Ama bizim lig daha zorlu!
Mourinho bile bu sistemde başarısız oldu. Başarılı beş hocadan biri olarak gösterilen teknik direktöre, daha göreve gelmeden yapı işlerinden bahsederseniz sonuç bu olur. Şimdi yeni takımıyla yenilgisiz bir şekilde yoluna devam ediyor. Şampiyonlar Ligi’nde play-off oynayacak.
Geriden oyunu kurma sevdası” diye dalga geçilen, “teknik direktör değil, malzemeci olur” denilen Farioli, bugün Avrupa’nın en çok konuşulan genç teknik adamlarından biri. Avrupa’nın en elit kulüplerinden Porto’da, “modern futbolun gerekliliği” olarak alkışlanıyor.
Fizik kondisyon odaklı antrenmanları ve taktiksel tercihleri nedeniyle yerden yere vurulan Igor Tudor, Türkiye’den ayrıldıktan sonra adeta bir kariyer sıçraması dersi verdi: Udinese, Verona, Marsilya, Lazio, Juventus, şimdi Tottenham.
Sanırım bu işi bizim siyah pabuçlular Avrupalı eşofmanlılardan daha iyi biliyor.
