Kimin kasası dolu olmalı?

Şartlar zor…

Hem ihracat tarafı sıkıntılı hem iç piyasa.

Maliyet baskısı ile faiz baskısı beraber yürüyor. Özellikle dış ticaret açısından içeride artan maliyetler dışarıya yansıtılamıyor.

Defalarca söyledim ama tekrar edeyim: Eskiden kur baskısı (değerli TL) olduğunda faiz ucuzdu. Oysa şimdi hem faiz pahalı hem de TL pahalı.

Çifte kıskaç.

Üretici zorda ama rantçı acayip karda.

Örneğin bir gayrimenkulünüz var diyelim. 4 yıl önce fiyatı 100 bin dolar ise şimdi en az 200 bin dolara çıktı. O gayrimenkulün amortisman süresi 30 yıldı. Bu demektir ki kirası 278 $...

Şimdi gayrimenkulünüz en az 200 bin dolar oldu. Ama amortisman süresi 30 yıldan 15 yıla düştü. Eğer eski amortisman süresi geçerli olsaydı kiranız 278*2 = 556 $ olacaktı. Oysa amortisman süresi de yarı yarıya düştüğü için artık kiranız 556*2) =1.112 $ etmektedir. Gayrimenkul fiyatı dolar bazında 2 kat artarken kirası 4 kat artıyor.

Bu oranlar elbette mutlak değil. Ama burada yaklaşık değerleri veriyorum…

Son 4 yılda hangi üretici ve/veya ihracatçı böyle bir para kazanabildi? Sanayideki daralma her şeyi ifade ediyor olmalı.

Lakin bir yer daha bu dönemde çok para kazandı. DEVLET

Başkasının parasını başkası için harcayan kurum…

Bundan yaklaşık 4 yıl önce devlet (Merkezi Bütçe) 150 milyar dolar para topluyordu. Mart sonu itibari ile son 12 ayda toplanan para artık 352,2 milyar dolara ulaştı.

Muhteşem bir rakam.

Bakın bu para nakit gerçekleşmesi. Yani kasaya giren para…

Son 12 ayda 352 milyar lira toplayan Merkezi Yönetim 338,4 milyar dolar faiz dışı ve 57,4 milyar dolar da faize para harcamış.

Kamunun para toplaması ve para harcaması mutlak anlamda zararlı veya karlı değildir. Burada bazı ayrıntılara bakmamız gerekiyor.

1-) Önce para toplama kısmına bakalım: Kamu ısınan ekonomide para topluyorsa sorun değildir. Hatta faydalıdır da… Lüksten ve lükse varan tüketimden ne toplarsanız kardır. Lakin işletmeden, üretimden ve de maliyet artırıcı kesimden para topluyorsanız eyvah…

2-) Harcama kısmı da mutlak anlamda kötü veya iyi değildir. Mesela tarım için sulama ya da üretim için ucuzlatıcı harcama kötü değildir. Lakin harcamanız faiz ve ranta (3-5 müteahhide) gidiyorsa eyvah…

Daha basit formüle edelim: Verimsiz alandan toplayıp verimli alana harcıyorsanız kamu iyidir. Lakin verimli alandan para toplayıp verimsizliğe harcayan bir kamunuz varsa yandınız.

Şimdi ortama bakalım.

Üretici şirketler adeta sermaye kıskacında. TL’nin reel değerini taşıyacak bir karlılık durumu yok. Bu reel faizi de taşımak imkansız (ITO’ya göre reel faiz yüzde 10 iken TÜİK’e göre yüzde 16)

Soralım kendimize şimdi…

Hazine geçen yılın ilk 3 ayında 2 trilyon 422 milyar lira toplarken şimdi yüzde 65 artışla 4 trilyon para toplamış.

Kısaca devletimiz kasasını doldurmak için adeta salma yapmış.

Zaten kredi-faiz ve kur kıskacındaki bir reel sektör bu yükü taşıyabilir mi? Ya da bu salmanın maliyetini kaç kişi işten kovularak ödeyecek?

Bu dönemde kasası dolması gereken sanayici iken tam tersine kasasını dolduran bir kamu ile karşı karşıyayız…

Lakin hiç merak etmeyin… Ekonomik programımız tıkır tıkır işliyor (diyorlar).

İşçinin asgari ücretine yüzde 27,0 zam yapan devletimiz kendi gelirine yüzde 65,0 zam yapmış… Vatana-Millete hayırlı olsun

YORUMLAR (13)
13 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.