YENİ Parti’yi “yeni” yapacak olan şey…

Geçen gün de yazdım, 1983’te ANAP’ın, 2002’de ise AK Parti’nin kuruluşuna gazeteci olarak tanıklık ettim.

ANAP kurulurken taze bir muhabir sayılırdım. Parti İstanbul’da Adnan Kahveci’nin Harbiye’deki ofisinde kuruluyordu. Gazetem beni oraya yolladı ve içerisinin arı kovanı gibi olduğunu gördüm.

Darbe yönetimi, partilere kurulmaları için çok kısa bir süre vermişti, o yüzden bütün partiler kuruluşlarını tamamlamak, yeterince il ve ilçede örgütlenebilmek için zamana karşı yarışıyordu.

Benim muhabir olarak izlemekle görevlendirildiğim ANAP, Türkiye’nin çeşitli bölgelerine kurucu isimlerden oluşan çeşitli ekipler yolluyordu, onlar o bölgedeki il ve ilçelerde örgütlenmeyi sağlıyordu.

Adnan Kahveci’nin önerisiyle daha sonra ikisi de ANAP hükümetlerinde bakanlık yapacak olan Veysel Atasoy ve Mustafa Taşar’dan oluşan ekibe katıldım, Batı Karadeniz turu yaptık.

O zaman İstanbul dışında bu partiye nasıl bir ilgi olduğunu gördüğümde çok şaşırdığımı hatırlıyorum. Oysa o tarihte ANAP ciddiye alınmıyor, Türkiye için istenen 2,5 partili düzenin buçuk partisi olacağı düşünülüyordu. Zaten o yüzden benim gibi genç ve tecrübesiz bir muhabir ANAP’a “bakıyor”du. Diğer gazeteler için de durum farklı değildi; en tecrübeli siyasi muhabirler ya Turgut Sunalp’in MDP’sine ya da Necdet Calp’in HP’sine görevlendirilmişti.

Ama biz ANAP’a bakan tecrübesiz muhabirler, daha kuruluş aşamasında görüyorduk, bu parti seçimde herkesi şaşırtacaktı.

AK Parti’nin kuruluşunu taşrada izlemedim, ama kurucu genel başkan olarak Tayyip Erdoğan il il, ilçe ilçe dolaşıyordu ve karşısındaki kalabalıkları görmemek imkansızdı.

Erdoğan’ın aylar süren bu çabasına ve gördüğü ilgiye bakınca çok da fazla uzman olmaya gerek yoktu; Ak Parti gümbür gümbür geliyordu.

Şimdi YENİ Parti kuruldu. Gerçi kurulalı daha üç gün oldu ve Özgür Özel henüz sahneye çıkmadı bile ama Anadolu’nun çeşitli yerlerinden akan haberler, bu YENİ Parti’ye muazzam bir ilgi olduğunu gösteriyor. İlçelerde, illerde hızlı bir örgütlenme var.

Benim kişisel tecrübem, bir partiye kuruluşunda gösterilen ilginin çok önemli bir gösterge olduğunu söylüyor. YENİ Parti o bakımdan güçlü bir başlangıca adım atmış gibi duruyor. Ama daha dün bir bugün iki, biraz daha izlemek lazım.

Pazar günü, siyaseti yakından takip eden ve uzunca süre kendisi de bizzat siyasetin içinde bulunmuş bir dostumla sohbet ederken ona söyledim.

Bana göre vatandaş yeni kurulan bir partide iki şeye bakar: 1. Beni temsil ediyor mu? 2. İktidar ümidi veriyor mu?

Bu ikisi bir aradaysa o partiye hücum olur.

Tersten bakalım: Türkiye’de hatırı sayılır miktarda insan yakın zamana kadar CHP’nin kendilerini temsil ettiğini ve Özgür Özel yönetimindeyken iktidar ümidi de verdiğini düşünüyordu. Bugün CHP’nin kendilerini temsil ettiğini düşünseler bile Kemal Kılıçdaroğlu onlara iktidar ümidi vermediği için bu partiden hızla uzaklaşıyorlar.

Nasıl ANAP’ın 1983’te kendisinin merkez sağ geleneği ve hatta Süleyman Demirel ekolünü temsil ettiğini kimseye ispat etmesi gerekmiyor; nasıl Ak Parti’nin 2002’de kimseye kendi dindarlığını anlatması gerekmiyorduysa bugün YENİ Parti’nin de CHP geleneğinden geldiğini kimseye kanıtlaması gerekmiyor.

43 yıl önce ANAP’ın, 24 yıl önce AK Parti’nin ve bugün YENİ Parti’nin sınavı, zaten temsil ettikleri kitlelerin dışında kalanları kendilerine kazanmak.

Özgür Özel bunun için “Türkiye ittifakıyız” diyor; bu sözün altının biraz dolması lazım. YENİ Parti’nin kadrolarının, yeni insanlardan oluşması lazım, eskiyi bire bir tekrarlamak parti açısından hata olur.

Türkiye’de her değişim döneminde “kurucu siyaset”e ihtiyaç olmuştur, bugün de var. Ama YENİ Parti açısından bu kurucu siyaset de kendiliğinden ortaya çıkmış durumda zaten.

Bana soracak olursanız, ortaya YENİ Parti diye bir parti çıkmasını zorunlu kılan şartları ortadan kaldırmak, o “kurucu siyaset”in bizatihi kendisi. Türkiye’nin demokrasi ve özgürlük açığı YENİ Parti’de cisimleşiyor. Şimdi YENİ Parti’nin bu metazori kurucu siyaseti hatasız bir iletişim diline çevirip siyasal iletişimini yapabilmesi gerek.

YENİ Parti’yi “yeni” yapacak olan şey, işte o dil olacak.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.