Bu olup bitenler hayra alamet değil...

Ankara’da yaşadığımız acımasız katliam sorumlu siyasetin önemini, siyasi hassasiyetin değerini bir kez daha ortaya çıkarmış bulunuyor.

Hepimiz biliyoruz ki bu tür terör eylemleri bütün bir ülkeyi, hükümeti, devleti ürkütmek, toplumu paniğe sürüklemek, toplumsal barışı zehirlemek, toplumda kutuplaşma ve çatışma iklimi oluşturmak üzere yapılır. Eğer ülke böyle bir iklime teslim olmuşsa, terör hedefine ulaşmış demektir.

İşte tam da böylesine acılı ve kırılgan günlerde sorumlu siyasetçilere ihtiyaç olduğu ortadadır. Eğer siyasi partiler, sivil örgütler, sendikalar öfkeye teslim olmuşsa hepimiz için felaket başlamış demektir.

Düşünün ki HDP Eş Başkanı Demirtaş katliamda hayatını kaybedenlerin cansız bedenleri meydandan toplanmadan ”bu devletin millete saldırısıdır” derken MHP Genel Başkanı Bahçeli teröre değil, AK Parti’ye öfke kusan bir dil kullanmayı tercih ediyor. Maalesef aynı Demirtaş çıldırmış bir halde, "Devlet katil değil, seri katil" demeye başladı ki bu hepten akıl sağlığını yitirdiğinin bir göstergesidir.

Terör örgütleri sadece Türkiye’de değil, iki binli yılların başından bu yana dünyanın önemli merkezlerinde büyük terör eylemleri gerçekleştirdi ve yüzlerce insan hayatını kaybetti. Evet o ülkelerde de güvenlik zaafları en sert şekilde eleştirildi ama hiçbirinde bizdeki gibi “Katil AKP” benzeri sloganlar atılmadı.

Elbette siyasi partiler iktidar olmak, daha fazla oy almak için her zaman bir mücadele içinde olacaklardır. Ama bunca insanımızı kaybettiğimiz bir katliamın en sıcak ve acılı saatlerinde değil...

Hepimizi derinden sarsan bu katliam sorumlu siyasetin önemini bir kez daha gösterdi ama yaşadığımız günlerin hayatımızda bir farkındalık oluşturabilmesi açısından siyasetin bir başka veçhesine daha dikkat çekmek gerekiyor. Özellikle siyasi liderler etraflarında konuşlanan kişiler, gruplar ya da siyaset dışı yapılar konusunda daha dikkatli ve duyarlı olmak zorundadırlar. Çünkü son dönemde bu kontrolsüz yapılardan yapılan karşılıklı nefret atışları maalesef hem siyaseti, hem de toplumu zehirlemektedir. Zaten terörün kırılgan hale getirdiği toplumsal yapının, ayrıca bir de bu tür siyaset trolleri tarafından kirletilmesi hayatı hepten çekilmez hale getirecektir.

Bununla elbette insanların siyasi tercihlerini sorgulamak niyetinde filan değilim. Bu ülkenin vatandaşı olan her birey kimseye hesap vermeden ister AK Parti'yi, ister CHP'yi, ister MHP'yi isterse de HDP'yi özgürce destekleyebilir. Buna kimsenin de itirazı olamaz. Ama çok kişisel anlamda söylemem gerekirse mesela bazılarının AK Parti'yi desteklemesine, onun lehinde gösteriler ve mitingler yapmasına gönlüm razı değil.

Elbette kimsenin iradesine ipotek koyacak halim filan yok. Ayrıca istesem bile bu konuda ne gücüm ne de yetkim var. Zaten böyle bir şey kelimenin tam anlamıyla abesle iştigal olurdu. Ama her önüne gelenin bir parti lehine gösteri ya da miting yapmasını çok da masum bir durum olarak değerlendiremiyorum.

Doğrusu bu konuda meramımı anlatamamaktan endişe ediyorum ama yine de denemek zorundayım. Mesela, adı darbeciye çıkmış, alenen darbeleri savunmuş birileri AK Parti'ye oy verirse demiyorum ama destek mitingi yaparsa böyle bir durumu endişe ile karşılarım.

Mesela, paralel yapı mensuplarından birileri çıkıp AK Parti'ye destek çağrısı yaparsa, "Neler oluyor yeniden eski günlere geri mi dönüyoruz" diye korkuya kapılırım.

Mesela, 1990'lı yılların karanlık ve karışık işlerine adı karışmış birileri şimdi çıkıp üstelik de kötücül bir dil kullanarak AK Parti'ye oy isterse bu işten endişeye kapılırım.

Galiba burada esas dramatik olan, AK Parti yönetiminin hatta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, geçmişi karışık isimler kendileri için destek mitingleri yaptıklarında sessiz kalmalarıdır. Bunlar hayra alamet işler değil, AK Parti'nin misyonu, vizyonu ve de genetik kodları ile hiçbir akrabalık bağı bulunmayan tiplerin ortalarda bu parti adına dolaşması endişe vericidir.

Doğrusu çok merak ediyorum, farzedelim kimi darbeciler ya da adı mafya dünyası ile anılan kişiler AK Parti lehine mitingler yaptığında acaba 1 Kasım seçimlerinde oylarının dolup taşacağına mı inanıyorlar? Kim bilir belki de sahiden öyledir...

Kuşkusuz bütün bunlar benim kişisel kanaatlerim. AK Parti pekala çıkıp diyebilir ki: "Bizi kim desteklerse kabulümüzdür." Neyse söylediklerimi bir fantezi olarak görün ve unutun gitsin...

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.